31 Ağustos 2012 Cuma

İmam Şamilin Hatıratı


 Kitap kulemi yaptıktan sonra aşka geldim daha düzenli kitap okumaya başladım. Biraz sekmeye uğradı. İki kitabı yarım bıraktım ama olsun.

İlk yarım kitabım Sinan Akyüz'ün İncir kuşları.


Normalde listemde yoktu. Pazar günü plaja gitmiştik, plajda güneşlenirken Doğu Rumelinin Kayıp Köyleri yada İmam şamilin hatıratını okumam abes kaçacağından yanıma roman aldım hem ince bitirmesem de yarılarım dedim ama okuyamadım. Bosna da savaş döneminde geçen bir aşk hikayesi. Daha çok savaşın soğuk yüzünün yansıtılacağını düşünerek aldım. 80. sayfaya geldim hala aşk romanı, güzel bir kurgu olsa katlanılır ama yok beğenemedim. Basit geldi. Daha ilk görüşte vıcık iltifatlar, basit espiriler  
( beğenmedim ya sürüyle kulp bulacağım).
Ha bide arka kapakta kızın Müslüman Boşnak, oğlanın Hıristiyan Sırp olduğu yazıyor. İlgi çeksin diye, halbuki oğlanın babası Müslüman Boşnak annesi Sırp ve Hıristiyan değil. Oğlanda Müslüman.
Özetlersek ilk 80 sayfayı beğenmediğim için şimdilik yarım.  Belki ilerleyen zamanda okur beğenirim,  bilemeyeceğim. Tamamen okurken ki ruh halime bağlı.

İkinci yarım kitabımda Doğu Rumeli'nin Kayıp Köyleri.


Yazarın Üniversitede yükselmek için yapmış olduğu tezlerden biri. Konu itibarı ile gayet güzel düşünülmüş. Güzel bir şekilde derlenmiş. Kitabın ilk kısımlarında balkanlarda göç ve göçün arka planı hakkında bilgi verilmiş. Daha sonraki kısımda İslimye sancağı üzerinden örneklendirme yapılmış. Sancağa bağlı kazalar, terkedilen, zorla boşaltılan, adları değiştirilen köyler.
Birinci kısmı tam okudum, ikinci kısım biraz akademik ağırlıklı, bol kaynaklı olunca sıkıcı oldu. Olayın özünü kavradım diyerekten kitap yarım bırakılmış oldu.

Ve bitirilen bir kitap :) İmam Şamil'in Hatıratı.



Kitap duygu, düşünceden daha ziyade olayların akışına göre aktarılmış. Şu tarih de şurası fethedildi, bu kadar kişi şehit oldu gibilerinden. Açıkçası beklentilerimi karşılamadı. İnsanlara şavaş kitabı sunmak yerine neden savaşıldığı anlatılsaydı daha iyi olurdu. Daha önce okuduğum İmam Şamil kitabı olmasaydı pek bir şey öğrenmiş olmazdım.Bu kitap daha önce okuduklarımı pekiştirmiş oldu. Kitap çeviri olunca dip notları da bol oluyor. Benim ilgimi daha çok dip notlar çekti. Dip notlar dönem hakkında daha çok bilgi veriyor.

Kitap listemdeki Deli kurt ve beyaz dişi okuyasım yok. Galiba onların yerini başka kitaplar alacak.

Herkese keyifli okumalar.


29 Ağustos 2012 Çarşamba

Kaktüs


Çiçekleri her zaman sevmişimdir. Kalın yapraklı çiçekleri cılız çiçeklere nazaran daha çok severim. İncecik narin çiçekler güzel dursa da hemen kırılacak, solacak izlenimi verdiği için benim tercihim kaktüs yada sukulent cinsleri olmuştur. 


Bunlar bayramda gezmesinden. Varlığını unutmuştum.

Mısır çarşısının yanları, arka taraflar çiçekçiler, pet shoplar. 


Hepsi birbirinden güzel.



taş kaktüs 15 lira


Sarkan tesbih misali adını bilmediğim hoş bir çiçek. Satıcıya cekebili miyim dedim. ücret ödersin dedi. Bende reklam yapıyorum siz ödeyin dedim. Tabi ki öyle bir şey olmadı. Resmimi çektim. Satıcıda başka müşteri ile ilgilendi.


mamalar ne alaka ise,


Renkli kaktüsler 40 lira idi. Arkalarda başka renklerde vardı, kalabalık olduğu için her şeyi çekemedim. 


En çok yetiştirilen mini kaktüsler 2,5 - 3 - 5 lira civarında. Almak isteyen olursa seçenekler bol. Bir göz atın derim.

Benden bu kadar. Allah'a emanet olun.

26 Ağustos 2012 Pazar

Kitaplaşma etkinliği

Rüzgara doğru'nun etkinliği yapılalı bayağı oldu. Araya bayram falan girdi. Birde ben fotoğraf yüklemede sorun yaşayadığım için bu postu gecikmeli olarak ve bana ait olmayan fotoğraflarla hazırlamış bulundum. Daha sonra belki resimleri değiştiririm.
Etkinlikte adadeniz ile eşleşmiş karşılıklı anlaşarak kargolarımızı bayramdan sonra göndermeye kara vermiştik. Çarşamba günü ikimizde paketleri kargoya verdik, Benim paket elime ulaştı ama gönderdiğim paket bir sorundan dolayı bana geri dönme yolunda.



Klasikleri her zaman sevmişimdir. Bu tarz kitabı/kitapları ilk kez görüyorum. Aynı ciltte iki farklı yazarın eşsiz eserleri. Bir yüzünde siyah lale öteki yüzünde nana. Siyah laleyi daha önce okumuştum. Nana okumak istediğim kitaplardan birisiydi. Adadeniz sayesinde edinmiş oldum. Sevda kadınlarını ilk defa duyuyorum. Umarım beğenirim. İlerleyen zamanlarda kitaplarımı okuyacağım.



Çarpı işi kitap ayracı ve lavanta kesesini unutmamak lazım. İkisi de çok hoş işlenmiş. Bende etamin den ayraç yapmaya çalışıyordum ama arkalarını ne yapacağıma karar veremediğim için yarım kalmıştı. Fikir sahibi olmuş oldum. En kısa zamanda bende deneyeceğim.
Güzel paketinden dolayı adadenize ve böyle güzel bir organizasyona vesile olduğu için rüzgara doğruya kocaman kocaman teşekkürler.

Keyifli okumalar. Allaha emanet olun.

24 Ağustos 2012 Cuma

Od


Bir süre önce almıştım ama okumak bu günlere kalmıştı. İskender Pala severek takip ettiğim yazarlardan biridir. Diğer kitapları gibi bu kitabını da pek beğendim. Son 40 sayfaya gelince biter korkusu ile ara verdim. o ayrı. Baba oğul'un kavuşma anını dört gözle bekledim (beklediğimden daha sade cıktı).


Kitapta pek çok yerin altını çizdim. Hem beğendiklerimin hemde anlamını bilmediğim kelimelerin. Mini lügatdan var alan kelimelerin anlamına bakıp kitaba not düştüm. 

Kısa kısa notlara bakacak olursak;

Alemde sevgiden daha büyük bir umut da, sevgiden öte bir korkuda yoktur. Sevgiden korkmak, korkunun en yüksek derecesi, sevgiden umut etmek umudun en yüksek kertesidir. Sevgilisi olmayan biri, yaşadığını sansa da yürüyen ölüden ibarettir!

Doğruluk mu daha büyük meziyettir, yoksa yiğitlik mi? Bütün insanlar doğru olsaydı yiğitliğe lüzum olmazdı.

Mekan zamana zarf olmaz derler.

Sevgilinin gözünden akan bir damla, bir erkek için ne hazinedir,  ya da hazineyle tartılır. Çaresizlik yollarımızı bağladıysa o damlayı görseniz de iç acıtır, görmezden gelseniz de.

Bilmek, çare olmayı gerektirir. 

Nefsine ağır geleni sakın kimseye tatbik etme! Düşmanın  dahi insan olduğunu unutma. İnsan için en kutsal ibadet çalışmak, doğruluk ve insan sevgisidir. 

Şu alemin şartlarına uydur ama insan ol. Hani su, girdiği kabın şeklini alır ama özde aynı kalır ya.

Dünyalığı sevmek, dostun düşmanı sevmesi gibidir.

Herkes dağa odun için gittiğimi sanıyordu ama ben od için gidiyordum. 

Bir kimse tüm yaratılmışları bilse ama Hakkı bilmese ona hakim denilmez.

Doğru yola gider isen, er eteğini tutar isen, bir hayırda eder isen, birine bindir, hiç az değil.

Can huzuru ve din rahatlığı elbette fakirliktedir.

Dende madde lehine bozulunca insan nefsi, mana lehine bozulunca da ruhu öne çıkıyor. Biri diğerini bastırıyor.

Dertli ne ağlayıp gezersin burda
Ağlatırsa Mevlam yine göldürür
Nice aşık kondu göçtü buradan
Ağlatırsa mevlam yine güldürür

Sır layık olmayana ifşa bulunmaz.

mini lügat

Od: ateş
Hanendelik: şarkı söyleyen
Fütüvvet: gençlik
Remiz: işaret
Peyk: bir şey etrafında ona bağlı dönmek, uydu
Çalap: Mabud, mevla, Allah
Beli : evet
Tecessüs: bir şeyin iç yüzünü görmek

Kitabın tamamını yazacağımı düşündünüz değil mi? Yazmak isterdim ama vaktim yok, çok üzüldünüz biliyorum :)

Benden bu kadar kitabı en kısa zamanda okumanızı tavsiye ederim. 
Keyifli okumalar, Allaha emanet olun.

Bu arada kırtasiyeleşme etkinliğine katılmak isteyen varsa tık tık

22 Ağustos 2012 Çarşamba

Kitap kulem


Bir furyadır almış gidiyor, ben yapmazsam olmaz :)
 Kitap listesi yapmasam da emanet aldığım kitaplarımı ayrı koyar oradan teker teker okurum. Araya da kütüphaneden (babamın kitaplarından)  kitap sıkıştırırım. 
Kule bahanesi ile kitap listesi de yapmış oldum. 

Deli kurt ve Beyaz diş emanet o yüzden en kısa sürede okunacak.

Burada olmayan 3 kitap daha var okunacak olan.

Bir Papazın Osmanlı Günlüğü
Efrasiyab'ın Hikayeleri
Amak-ı Hayal

 Ablamın ve kuzenin kitapları burada bahsetmiştim.

Azar azar listeleyip çabuk bitirmek istiyorum. Bakalım nasıl olacak. 

Şuan Od'u okuyorum. Belki yarına biter. Bittiği zaman paylaşırım.

Herkese keyifli okumalar.

20 Ağustos 2012 Pazartesi

çekilişler

Çekilişler konusunda şanslı olmasam da ablamın deyimiyle görmemiş gibi yine yayınlıyorum. Ablam çok kızıyor ''başvurana kadar git al kendine durumun yok mu sanki'' diye. hediye olunca çok farklı, postacı gelince çok mutlu oluyorum.kendime alıp kargoya mı vereyim :)

kulturelf kitap çekilişi yapıyor hem de İhsan Oktay Anar katılmamak olmaz 13 eylüle kadar tık tık



Aynı blog iki çekiliş. Üstelik kitaplardan  birisi yazarın şahsına ait. İlk çekiliş için son gün 1 eylül, ikincisi için 7  eylül

   

resimdeki kitaplar için 28 eylüle kadar tık tık



kırmızı kiraz 100 izleyici şerefine çekiliş yapıyor 3 eylüle kadar tık tık




kitap kurdu böjükün  eylül ayı çekilişi için 13 eylüle kadar tık tık



ben ölmeden 3. çekilişini yapıyor 26 eylüle kadar tık tık



Nur'S Studio çekilişi için 5 eylüle kadar tık tık



mavi umut ikinci çekilişini yapıyor. 8 eylüle kadar tık tık
  

Beyaz kitaplık 5i kitap çekilişini yapıyor ilgilenen olursa 8 eylüle kadar tık tık



Edda'nın dünyasının çekilişi için 31 ağustosa kadar tık tık



Aslının dünyası sürpiz bir çekiliş yapıyor, ilgilenen olursa 10 eylüle kadar tık tık



K. B. desing butik çekişi için 20 eylüle kadar tık tık




mügenin listesi kitap çekilişi için 30 eylüle kadar tık tık




18 Ağustos 2012 Cumartesi

Ramazan biterken



Bir ramazanı daha gerine bıraktık. Gelsin bayram mesajları :(
Kalıp mesajlar kadar kızdığım bir şey olamaz. Kendince cümle kuramıyor musun yani.

Eski ev arkadaşım kalıp mesaj sevmediğimi bildiği halde günde 3 tane mesaj atarak mesneviyi bitirmiş bulundu :)
Kendisi kimseyle anlaşamaz, insanları sevmez ama dostluk ve arkadaşlık üzerine mesajları ile beni ciddi ciddi sıkıyordu. İstemiyorum gönderme diyemiyorum. Ablam bana acıdı ''iyide bana ne '' diye mesaj attı. Bir şey derse ''ablam gönderdi, haberim yok dersin'' niyetine. Tüm arkadaş çevresini kendinden uzaklaştıran vatandaş ( tek görüştüğü lise arkadaşı ve ben)  kızmadı '' A yaşıyorsun'' diyerekden cevap attı. En son ramazanda uyku düzenimi bozduğu için engelledim.

Niye mi yazıyorum. Tekrar ediyorum kalıp mesaj atmayın ya. ''uyuz nasılsın'' kafiyeli bir mesajdan daha güzel geliyor bana. Hele üç kız kardeşin üçüne de aynı mesaj ıyy. En son kuzen attı. Ayıptır yapma dedik.
''Volkan konak vari cevap veriyorum; Ablalarım neden mesajlarınızı birbirinize okutuyorsunuz, hepinize ayrı mı yazacağım'' Bak bacaksıza. Gülsem mi kızsam mı?
Neyse ben kimseye mesaj atmayı düşünmüyorum birkaç kişiyi ararım, bitti.

Bu arada Üniversite başvuruları açıklandı. Yanlış soru sayısı doğruların iki katı olan ablam AÖF sağlık kurumları işletmeciliğine yerleştirildi. Tüm yılı yatarak ve Kore dizisi izleyerek geçiren kuzenim Atatürk Ü. İngiliz dili ve edebiyatına, Atanmayı bekleyen ablası da ( edebiyat öğretmeni) Marmara ilahiyata yerleşti.

Baraj aşağıya çekilmişken, kontenjanlar artırılmışken açıkta kalan var mıdır diye konuşurken var olduğunu gördük. Yok artık bunlara da verecek cevap bulamıyorum. Hoş benden açıklama da beklemiyorlar, ama olsun :)

Neyse çok konuştum (yazdım), benden bu kadar. Allaha Emanet olun. İyi bayramlar.

Not: Çevrenizdekilere  lütfen kalıp mesaj göndermeyin.

16 Ağustos 2012 Perşembe

Kartpostallaşma etkinliği 2


Kartpostallaşma etkinliğinden bahsetmiştim. Bugün iki paketim de geldi.


ilk paketim göçmen kızın dan 


İstanbul kartlarım, kahvem, kremim veeeeeee paralarım. Para koleksiyonu yaptığımı bildiği için bana Bulgaristan parası göndermiş. Kremin aynısından severek kullanıyorum. Kahveyi sevdiğimi daha önce bahsetmiştim. Paket çok ince düşünülmüş. Her birini ayrı ayrı çok severim. Hepsi bir arada daha güzel olmuş.

İkinci paketim ayşegülce den


Etaminden kart ve kitap ayracı yapmaya çalışıp da bir türlü beceremidiğim iki obje. neskacem, mini mandalım,  çerçevem ve çiçek yapısını anlatan kartım. Hepside çok şirin. 

İki arkadaşında paketlerine bayıldım. İkisine de bu güzel paketlerden dolayı teşekkür ederim. 
Böyle güzel organizasyonlara vesile olan arkadaşlarada teşekkürü borç biliriz :) 

Teşekkürler Elife, teşekkürler greta   

Benim paketlerim bu kadar güzel olmadı, daha doğrusu vaktim olmadığı için paket hazırlayamadım :) Kurban bayramına artık.
Herkese iyi bayramlar, Allah'a emenet olun.

13 Ağustos 2012 Pazartesi

Kartpostallaşma Etkinliği

Kendimi bildim bileli mektuplaşmayı sevmişimdir. Gelişen teknoloji ile mektuplaşma olayı sekteye uğramış olsa da iki arkadaşımla mektuplaşmayı sürdürüyorum. ( amma abarttım ama 1 yıldır mektuplaşıyoruz ). Sevgili elife bayram kartı gönderelim mi deyince çok sevindim. Kişiler belirlendiği gibi ev sahibi olarak tüm katılımcılara cici cici paketlerini hemen gönderdi. 
Benim resim yükleme ile ilgili probleminden dolayı resimler bu güne kaldı. 
Şahsen böyle bir paket hazırlamamış olmanın utancını yaşıyor olsam da, paylaşmadan edemeyeceğim.


paketim


Paketimin içi; el yapımı not defteri, hoş bir kaşık, kalem, kitap


veeeeeeee el yapımı kartpostalım. 

Elifenin etkinliğinde ayşegül ile eşleştik. 

İçimdeki kelebeklerde çok hoş bir karpostallaşma etkinliği düzenledi. Oradan da Göçmen kızı ile eşleştim.

Bir aksilik olmazsa kartlarımı yarın postaya veriyorum. 

Güzel ciciler hazırladım demek isterdim, ama vaktim yoktu. Bir daha ki bayrama artık.

Şimdiden hayırlı kandiller. Dualarınızı eksik etmeyin. Allah'a emanet olun.

11 Ağustos 2012 Cumartesi

15 yıl sonrası mimi


Yasemin kokulu hayat beni mimlemiş. ilk mimi 2 ay sonra cevapmamış olmanın mahcupluğu ile hemen cevaplamak istiyorum.


15 yıl sonraki hayallerim. 


Mesleğimle ilgili olarak kendimi geliştirmiş, güzel yerlere gelmiş. Ama uzun süreli çalışmayı düşünmeyen bir anne :P (hiç gülesim yoktu). Kızları (2 kız, 1 oğlan ) ile birlikte denize nazır bahçeli, geniş balkonlu ( hem geniş balkon hemde bahçe alçak dala konamadım ) evde mutlu mesut yaşıyor (baba bol bol seyahata çıkabilir, çok görüşmesek de olur). Tek dertleri emekli olduktan sonra ne tarz etkinlikler yapacaklarına karar vermek. Biri der çömlek yapalım, biri der resim yapalım. Yaz tatillerinde karavanla zaten geziliyor. Oğlanda bahçenin bir köşesinde ağaç evinde ( ağaç ev çocukluk hayalimdi) kuzenleri ile oynasın. Yazık çocuklar anneanne, babaanne olmadan büyümesinler, onlarla birlikte oturalım ama her işime karışmasınlar. Dede olsun mu bilemedim şimdi, anaları dede nedir bilmediği için burası biraz olmadı ( diğer yerler oldu yani ).


15 yıl sonraki  gerçekler  :)



mutsuz, sıkıcı bir iş. Nihayet küçük ablamı evlenmeye ikna etmişiz. Büyük ablamla birlikte yaşıyoruz. Hep güzel bir bahçemiz olsun diye hayal kuruyoruz ama faaliyete geçmiyoruz. Ablamın çiçekleri hep kuruyor, kurumayanlar camdan düşüyor falan. Bende yeni yemek deneyeceğim diye halen daha güzel yemek yapmayı beceremeyen biri olarak, bayramlarda yeğenlerin gelmesin beklerim. Hatta şeker, çikolata reklamlarında beni oynatsınlar. Yalnız sefil hala diye :)  Ha bide kedi köpek alsak mı diye kararsızız. Şimdi ölünce kokup çevreyi rahatsız etmeyelim. Bir ses bir işaret verir minik dostumuz. 



şimdi kimleri minlesem? semacım çok sık yazmadığını bildiğim için rahatsız etmiyorum, sandukam ve asabi bakire galiba sizi rahatsız edebilirim :)



kalın sağlıcakla 


10 Ağustos 2012 Cuma

Ramazan günlerim


Ev hanımı modun da evde oturmak kadar sıkıcı bir şey olamaz. Bugün ne pişirsem, hadi pişirdin beğenildi mi derdi. Çok sıkıcı :(

Hele 5 kişilik evde güzel bir sofra hazırlamışken iftara iki kişi kalmış olmak ayrı. 
(ikisinden biri oruç tutamadığı için bir saat önce yemek yemiş ) 
Birde bu yetmezmiş gibi sahura kalkamamış :(  Babamın iftardaki halini merak ediyorum. 

Resim yükleyemediğim için canım denemelerimden mahrum kaldınız :) biliyorum.

Öncelik soğuk çorbaya


İçinde haşlanmış mısır, yeşil mercimek, barbunya var. Hepsi ayrı ayrı haşlanmış ve yarım bardak kadar.  1-2 bardak çırpılan yoğurdun içine ilave ediliyor. Üzerine nane, kırmızı biber ve benzeri tüm baharatlar ilave ediliyor. Mısırı buzluktan çıkarmıştım hafif pişmemişti, o yüzden babam beğenmedi. Ben beğendim ve tavsiye ederim. İnternet aleminde soğuk çorbalara bakınca hepsinde nohut vardı ben ıslatmayı unuttuğum için (daha doğrusu tadilat halindeki mutfakta malzeme bulmakta zorlandığı için ) koyamadım bir daha ki sefere nohutlu yapacağım.

Bulgur çorbası


1 su bardağı ince bulgur, 1 adet kuru soğan, 3 adet domates, 2 adet yeşil biber, tuz, baharat falan filan
İnce doğranmış soğan ve biber hafif pembe olunca üzerine bulgur ve domates ilave edilir. Biraz pişirdikten sonra varsa et suyu, yoksa benim yaptığım gibi normal su :)
Fikrimi soraçak olursanız normal bulgur daha iyi olabilir. Tadı güzeldi. 

Erişteli nohut çorbası

                                    resim alıntıdır

1 bardak haşlanmış nohut, 1/2 bardak erişte, 1 adet kuru soğan, 2 adet domates, üzeri için maydanoz, tuz, biber....
Soğan ve biber kavrulur, üzerine domates ve nohut ilave edilir. Daha sonra kapak kapatılarak  biraz pişirilir. Üzerine isteğe göre su koyduktan sonra ( ben katı çorba severim ) kaynamaya bırakılır kaynadıktan sonra erişte ilave edilir.  Bakliyat sevenler denemeli tadı güzel. 

içecekler


Havalar ısınınca ev yapımı içecekler gündeme geldi.  İlk yaptığım limonatayı pişirmiştim. Pek beğenilmediği için onun tarifi yok.

4 adet limon rendelenir (  blendirden geçirerekte yapabilirsiniz) bir bardak şeker içinde bekletildikten sonra (yaklaşık 1 saat bekliyor) üzerine 7 bardak soğuk su ilave edilir. Buzdolabında 1-2 saat bekledikten sonra süzdürüp servise edilebilir.

                                                               karışık meyve suyu


Görmüş olduğunuz üzüm, limon, kırmızı erik ve pepinoyu blendirden geçirip 5 bardak suya, 1 barak şeker ile pişirdim. 
Ben beğendim kuzen şekerli bulduğu için üzerine su kattık. Kuzen yine beğenmedi. Sonraki gün iftarda amcam ve halam vardı. Sağolsunlar yengem ve halam beğendi.



Rengi böyle bir şey.

Denemelerim bununla da sınırlı değil. Karpuzu blendirden geçirip taze nane ile servis yaptım ablam beğenmedi, sulu bulmuş.  O yüzden ikinci sefere üzerine su ilave ettim bir şeye benzemedi. kavun, karpuz şeftali karışımı da denedim söylüyorum ''malzemeleri ziyan etmeyin ''

Erik kompostam

 

Malzemeler görüldüğü üzere; 1 kilo erik, 1 çubuk tarcın, ve karanfil.
Eriklerin çekirdeği ayıklandı,  ürezine 5 -6 bardak su ve 1 bardak şeker ilave edildi. Renk vermesi için bir iki tane çekirdek de dahil edildi. Çok pişirdiğim için görmüş olduğunuz gibi dağıldı. Tarcın dan dolayı kardeşim beğenmedi. O yüzden bir daha ki yapışımda tarcın, karanfil koymadım. Dün mürdüm eriğinden yaptım. Dün evde olmadıkları için vede ev kızı sahura uyanamadığı için tadına bakamadılar. Ben beğendim.  

Nohut salatası; 



Sık sık yaparım içeriği evdeki malzemeler göre değişir. İçindeki beyazlar sarımsak turşusu sakın denemeyin diye koyuyorum. Yoksa daha güzelleri burada mevcut. Sarımsaktan dolayı tadı güzel olmadı.

Geçen gün arkadaşlarla birlikte iftar edecektik ben. zeytinyağlı dolma vede salata yaptım. Abuk subuk salatalarım dan dolayı normal salata yap içinde domates salatalık olsun dediler :)
Blogun birinde salatalık dolması duymuştum. hazır dolma yapmışken bir iki doldurayım dedim. Sonuç; salatalık cacık, salata gibi pişmeden daha güzelmiş :) dolma tarifi vermiyorum Hatice özdemirden almıştım.

Ha birde duru mutfakta gördüğüm salatayı denemeden edemedim. Tabi ki de uyarlama yaptım. 3 adet haşlanmış ezilmiş patates, 1 adet rendelenmiş kabak, 1 -2 adet rendelenmiş salatalık. Karıştırılıp üzerine sarımsaklı yoğurt ilave ediliyor. İlk gün yemedik ablam bizimkiler çiğ kabak yemez dedi. O yüzden sonraki gün domatesle soğan kavurup hazır içe karıştırdım. Sebzeli börek niyetine sardım gayet güzel yendi.
Aklıma koymuşum bir kere çiğ kabağı deneyeceğim ya o yüzden iç malzemenin hepsini böreğe katmamıştım istediğim salatayı yaptım ve yendi :)

                            Karalahana sarması


bunları annem köye gitmeden önce sarmıştık. iç malzemeyi annem hazırladığı için bire bir ölçü veremem. İçinde pirinç, bulgur, dövülmüş mısır var. Ayrıca soğan, maydanoz, baharat dememe gerek var mı?

Herkese afiyet olsun. 
Birkaç gün önceki sıcaklardan dolayı aksatmış olduğum kuran okumalarına ağırlık vermem gerek. Güya hedefim kadir geçesine hatimdi. Şimdiki hedefim bayramın birinci gününe bitiyor. 

Ramazanın son on günlerinde olması muhtemel olan kandil gününü en iyi şekilde geçirmek dileği ile Hayırlı ramazanlar. 

Lütfen Amerikan vari bencilce ''kendine iyi bak'' demeyin ''Allaha emanet ol'' daha iyi.


Bunca yazıyı kesintisiz okuyan var mı?

Allaha emanet olun.