27 Şubat 2013 Çarşamba

Yazar ayları- Marıo Vargas Llosa


Yazar ayları tam hız devam ediyor. Şubat ayı için seçilen Isaac Asimov ben okuyamadım. Kitabı bulamayınca etkinlik sahibi sevgili pınar kitap göndermeyi teklif etti. Severek kabul ettim ama kargo şirketi adresimi bulamamış. Bilmeden taşındım mı ne. 
Kitap yorumları olumlu olunca etkinliğe katılanları pek kıskandım.  
Şubat ayını okuyamadım madem bir aksilik çıkmadan mart ayına başlayayım dedim ve Elebaşılar/Hergeleler'e başladım. Şimdilik 65 sayfa okudum. Yazarın kendisi de bu kitabı sanatsal bulmamış ben neden başladım bilmiyorum. Belki bitirince beğenirim. 
Etkinliğe katılmak ve daha fazla bilgi edinmek için tık tık.
Herkese keyifli okumalar. 
Allah'a emanet olun. 

25 Şubat 2013 Pazartesi

Kartepe


Daha önce küçük ablam gitmiş çok memnun kalmıştı.  Büyük ablam ve arkadaşlarla gitmeye karar vermiştik ama bir takım sorunlardan dolayı ertelenip duruyordu. Beni araba tuttuğu için günü birlik gezilerde pek gözüm olmuyor. Yorulurum midem bulanır geziden zevk alamam gibi kırk bin bahane ile gitmek istemedim.  

İstekli gitmedim. Bir kere söz vermişim gideyim, oturur kitap okurum diyordum. Küçük ablamda istemiyorum diyorsun ama en çok sen eğlenip geleceksin dedi. 
Öyle mi oldu acaba :) aynen öyle oldu. 


Biz giderken boğazda sis vardı. 


Kar olmayacak diye korktum bir an.




Neyse ki bizi idare edecek kadar vardı. 










Kuş evlerine bayıldım.





Gittiğimiz zaman kızak kiraladık. Kaydığımız yer tam olarak bu kısımdı. Çok eğlendik. Olayı biraz abartmışım kolumu kaldıramıyorum omzumu incitmişim. Sesimde gitti ama olsun eğlendim. Bu beni bir ay idare eder :)

Kardeşimi kıskandırdım ailecek gitmeye karar verdik. Çıkmaz ayın son perşembesi tekrar gidiyoruz :)
Olur da yolunuz düşerse benim gibi çoşmayın, bir yerlerinizi incitmeyin, kendinize dikkat edin. 
Kalın sağlıcakla. 

12 Şubat 2013 Salı

Bu aralar ben


Bu aralar blogumu pek ihmal ettim biliyorum. Gerekli mazaretlerim vardı. Daha önce kursa başladığımı belirtmiştim. İşsiz bir mühendis olarak belki bir umut iş bulurum diye  iş güvenliği uzmanlığı eğitimine katılayım dedim. 

Kardeşim geçen sene gitmişti sınıf arkadaşlarının genç olduğunu söylemişti bende sınıf arkadaşlarımın genç olacağını düşünmüştüm. Sınıfa bir girdim amcamlar sıralanmış. Len ne oluyor işiniz gücünüz var neden gençlerin ününü kapatıyorsunu diyeceğim diyemiyorum. Zaten sekron ve asekron derslerden memnun kalmamıştım çemkireceğim çemkiremiyorum zoraki hanım kız olmaya çalışıyorum, gördüm büyük insanları sinir oldum (okuyanda küçük olduğumu sanacak)  Teknik öğretmenleri hadi anladım çalıştıkları okulun İSG ne bakacaklar da emekli kimya mühendisi amcam bir git ya ne işin var orada. 
Neyse kursdan memmun kaldım mı? İlgilenenlere tavsiye eder miyim onu anlatayım. Bilir kişi miyim ne :)

Çoğu dersimize giren (5 gün) kursun ortaklarından biri olan hocayı pek sevemedim. Ne ders anlatmasını ne şahsını sevdim. Onun dışında gayet iyiydi. Tam alıştım kurs bitti o ayrı dava. 







 Yeni yönetmeliğe göre İSG uzmanları zorunlu olmuş olsa da yönetmelikte acık kalan pek çok nokta var. Eğitime başvuran  kişide çok. İş bulsak bile piyasa değeri çok düşük olacağını düşünüyorum.  
Bol keseden atan hocamıza göre köşeyi dönecekmişiz, yalan. Kardeşim iki yıldır uzmanlık yapıyor hocanın abarttığı kadar kazanmıyor.  Belirli bir eğitimden geçmeyen bir insana iş öğretmek, kurallar koymakta kolay olmayacağına göre sert ve sabırlı yapıya sahip olmak gerek. 
(Otorite kursam bile sabırlı değilimdir).
Neyse kurs sona erdi. Blogumla daha çok ilgileneceğim mi acaba? Kurs son testim pek iç acıcı değildi o yüzden harıl harıl ders çalışmam lazım. Tabi ki bloguma bakacağım yorumlara cevap vereceğim ama izlediğim blogların iki hafta içinde ne yaptıklarına bakabilirmiyim bilemiyorum. Derslerden dolayı kitapta okuyamadım. Yukarıda ki iki kitabı da yarıladım sayılır mı acaba :) Kendimi bahane bulan çocuk gibi hissettim  
Her gün 6 ders görüyorduk akşam gelince çalışacağım diyorum rengarenk kağıtlar çıkarıyorum iki konu çalışıp bırakıyorum. Ders kitaplarını baş ucuma koydum ara ara çalışacağım artık. Benim gittiğim kurs kitap vermedi sadece cd verdi onada bakasım yok. Allahtan kardeşimin gittiği kurs vermişti.  Birde kardeşimden defter yürüttüm turuncu yapraklı çalışmasam olmaz dimi :)




 Ulaşım sorunundaki saçmalıkları artık başka zaman anlatırım. 
Esenkalın, beni özlemeseniz de olur :) 

5 Şubat 2013 Salı

Yazar aylar- Isaac Asimov

Sevgili Pınarın düzenlemiş olduğu yazar ayları son gaz devam etmekte. Şubat ayı için benim daha önce okumadığım bir yazar Isaac Aisimov seçildi. Aslında bilim kurgu ile aram yok. Yeni tarzlara açık olmak gerek diyerekden yazarın bir kitabını okumaya karar verdim. Bilmediğim bir yazar olduğu için kitap satın almayacağım halk kütüphanesinden ne bulursam artık onu okurum. Halen daha kursum devam ettiği için şubat 15 den sonra kitap seçimi yapacağım (aklımda iken kütüphaneyi arayıp kitap sorsam fena olmaz).



Etkinliğe katılmak için blog yazarı olmaya gerek yok. Kitabınızı okuyup Pınara mail gönderebilirsiniz. Bilim kurgu ile ilgilenen herkesi bekleriz 
( sanki ben organize ediyorum da bekleriz diyorum :p).


Ben sıkıcı kursuma gidiyorum 
( kurs bitince izlenimlerimi yazarım).

Keyifli okumalar. 

2 Şubat 2013 Cumartesi

Ayın bilonçosu


Yeni yılla birlikte kendimce karalar almıştım. Bu kararlar genel olarak kitap okuma üzerine. Malum çalışmıyorum olur da bir iş bulursam kitap okumaya vaktim olmaz diyerekden bol bol kitap okuyayım dedim.

Kitap listesi yada kulesi yapınca hevesim kaçtığı için kağıda dökmeden kafamda liste yaptım. Uydun mu? Kısmen. Neyse ki iç ses ''ne  oldu yaptın listeyi de uyguladın mı?'' demedi. Uzun süredir  Kore dizisi/filmi izlemiyordum. Bir iki tanede film ve dizi izledim. 
Bu ay okumak içim ince kitaplar seçtim. Toplam  7 kitap  ( Midak sokağı, Yaşatma ideali, Cennet imkansız aşk mümkün, Başkası olduğun yer, İçimizdeki bir yer, Başkasının karısı, İstanbul kahini ) 1600 sayfa.

İzlediğim filmlerden aklıma gelenleri yazıvereyim. 


Ma boy 3 bölümlük bir dizi aslında. Sanat lisesi öğrencileri arsında geçiyor. Erkek kılığına giren kızlara alışığız bu dizide tam tersi oğlan kız kılığına giriyor. Maşallah oğlan pek bi güzel  tık tık

İkinci dizimiz bebek yüzlü güzellik. 20 bölüm kore dizisinde olmazsa olmazı her şey mevcut. Mücedele eden bir kız ve onu seven iki oğlan mevcut. Kızımız her zamanki gibi mantıklı olmayanı seçer. Muhakkak birileri hastalık geçirir. Sarhoş olunur sırtta taşınır. Omuzda uyunur falan filan kore dizilerinde olmazsa olmazı kar sahnesi yoktu o ayrı :)

Ahmaklık mucizesini uzun süredir izlemeyi düşünüyordum. Bu güne nasipmiş. Biraz ağladım, gülemedim. 

Evimizdeki dolandırıcı; bekar genç anne ve kızı yalnız yaşamaktadır. Bir gün evlerine kiracı gelir ve hayatları değişir. 


Udaan'dan daha önce bahsetmiştim. 



Bana ingilizce öğret ingilizce kursunda geçiyor. Biraz gülüp biraz ağlanıyor. 

Aslında başka filmlerde vardı ama anlatmaya değmeyince paylaşmadım. Bunları tavsiye ederim. 

Bu aralar mesleki eğitime gidiyorum evime en yakın kursu seçtim güya, benim çıkış saatime araba kalmıyor. Kursun olduğu yerde kuş uçmaz kervan geçmez bir yer. İlk gün ağlayasım geldi gece gece (akşam 3 - 9 arası ders) ne yapacağım diye. 15 gün yok gibi bir şeyim daha sonra görüşürüz. 

Kalın sağlıcakla. 
Bol keseden atan hocaya sinir oldum belirtmeden edemeyeceğim.