26 Şubat 2014 Çarşamba

Hint filmleri 2

 
Uzun zamandır film izlemek istiyordum ama ne izleyeceğime karar veremiyordum. Bir de yanlızken film izlenmiyor. İnsan istiyor ki izledikten sonra yorum yapacak birileri olsun yanında.  O yüzden yorumlanmış bir film seçtim,  film blog aleminde pek çok kişinin izleyip tavsiye ettiği film oldu. "Sende Rabbimi Gördüm"


3 idiot, udaan kadar etkilemesede beğendim. Zaten tür olarak farklılar neden kıyaslıyorum ki. Oğlanın ezük büzük hallerine hayran kaldım. Tamam şaka, güzel rol yapmış. Saf gibi sefer tası taşıması yok mu? Çok sevimli.


Filmi özetlesem mi ki :)
Yok yok özetlemeyeceğim. 
Efendim ben uzatmayayım, güzel bir film izlemenizi tavsiye ederim. 

Ilk filmi beğenince ikinci filmde aynı oyuncudan olsun dedim ve "chennai express " filmini izledim.


 "A çok güzel, izleyin efendim" demeyeceğim  ama güzeldi.  Dedesinin dizinin dibimden ayrılmayan esas oğlan dedesi vefat edince küllerini dökmek için  yola çıkıyor.  Yolda babasının istediği kişi ile evlenmek istemeyen esas kızımızla karşılaşıyor. Esas kızın peşindeki kötü adamlar olmazsa olmaz tabi.


Filmi özetledim, o yüzden "bu kadarda saçma kovalama sahnesi mi olurmuş" dememek için izlemeyin. Yada izleyin siz bilirsiniz. Görsel olarak güzel yerlerde çekilmiş, sırf manzara için izlenebilir. 
Benden bu kadar. 
Hint filmi önerilerine açığım. Amir kaan filmleri hariç,  pek çoğunu izlemişimdir.

19 Şubat 2014 Çarşamba

Şubat okumaları 2


Bir başka tembel insan yazısı ile karşınızdayim :)
Eskiden blog daha mi eğlenceli idi, yoksa ilk heveslerden mi blogları oku oku bitmezdi.
Bu aralar tüm blog aynı kitabı okuyor, aynı kozmetik ürünlerini kullanıyor gibime geliyor.
Hal böyle olunca bloga bakasım gelmiyor.
Kitapları da ard arda bitirmişim madem unutmadan yazıvereyim.

Ilk kitap olan bilim tarihi sohbetlerini uzun zamandır okumayı düşünüyordum.  Ablam güz doneminde yüksek lisans başvuru sınavında işine yarar diye almıştı.  Sınavı merak ediyorsanız ablam sınavı geçip yedek listede idi ama asıllardan sıra gelmedi.

Fuat Sezgin adından önce kurmuş olduğu müzeyi tanıdım.  Gulhane parkı içinde Islam bilim sanat muzesi.
Müze benim çocukluk hayellerimin toplandığı nokta. Müzede pekçok materyal bulunsada benim favorim usturlaplar. Küçükken astronot olmayı hayal ederdim.


Kitap hakkındaki düşüncelerimi yazmam gerekiyordu galiba :) kitap bir röportajın yazıya dökülmüş hali.  Hal böyle olunca dilini beğenemedim.  Bazı yerler tekrar ediyordu. Tekrarlar sıksada bilim tarihi hakkinda fikir sahibi olmama engel olmadı.

Yüz yıllık yalnızlık

Daha önce kitaba başlayıp yarım bırakmışım.  Yazar ayları bahanesi ile kitabı tekrar okumaya kararverdim.


Kitabı bitirdim, ne yazacağıma karar veremedim. 
Kitabı sevdim mi sevmedim mi bilemedim. 
İlk sayfaları daha önce okuduğum için kim kimdir zorlanmadım. Daha önce okurken kitabın başındaki krokiye bakıp bakıp durmuştum. Bu sefer kişileri oturtabildim. 

Kitabı bitirene dek sinir mi oldum, acıdın mı, merak mı ettim duygularımı anlayamadım. 
Nasıl bir aile ya kimse kimse ile ilgilenmiyor. Daha doğru bu nasıl ilgi dedim. kitaptaki yalnızlık o kadar dokundu ki çarpık ilişkiler gözüme batmadı. Tamam gözüme battı ama yalnızlık kadar değil.

Kitabı kütüphaneden ödünç aldım. Oldukça eski bir kitap. 82 basım benden yaşlı. Hem kitap eski hemde konu karmakarışık farklı bir duygu içinde okudum.

Kitaplar konusunda aç gözlü olduğumu birkez daha ispatlamış oldum. Geçenlerde bir kitap severin günlüğü  fazlalık kitaplarını dağıtıyor.  Gündüz baktım " elimde okunmayi bekleyen bir sürü kitap var" dedim kitaplara talip olmadim. Aksam baktım kitapların bir kısmı duruyor. Dayanamadim iki kitaba talip oldum. Kitaplar cuma günü geldi. Iç sese buradan teşekkürler.


Cumartesi günü menekşe abla "kitap alacağım Beyazıt'a gidelim" dedi. Kendisi bir, ben ise dört kitap ile döndüm.  Menekse abla benim gibi değil.  Alıp alıp yığmıyor okudukça alıyor.  


 Geç keşfetmis olduğum samiha ayverdi den iki adet kitap aldım.  Efsane ve memleket hikayelerini uzun zamandır okumak istiyordum bulmuşken aldım.  
6 adet yeni kitabim oldu,  ne zaman okurum bilemem. 

Benim gibi olan pek çok kişi var biliyorum. 

Bol kitaplı günler,  esen kalın efendim. 

12 Şubat 2014 Çarşamba

Siret-i Meryem - Sibel Eraslan

Geçen sene Nuriye Celegen'in Aşk-ı Sukun kitabını okuyup beğenmiştim.  Ardından benzer bir konu Sibel Eraslan okuyayım dedim, olmadı.  Okurken nasıl bir ruh hali içinde idim acaba, daha önce okuyamadığım kitabı severek okudum.  
Kitaba pazartesi başladım. Ilk gün 100 sayfadan fazla okumuşum.  Halbuki geçen sene 146 sayfa okuyabilmişim.

Kitaptan ziyade kitap okuma hikayemden bahsedeceğim.  Elifeyi duymayan yoktur. Kendisi Ask-i Sukun'u okuduğuna dair post yapmıştı bende "bu kitabı birlikte okuyalım mı" teklifinde bulundum, bir baktım ki 5 kişi birden okuyormuşuz.


Daha önce Sibel Eraslan okumadım.  Arada bir gazetedeki yazılarını okurum. Fatih Citlak ile sık sık TRT de ki iyi fikir'e katılırlar. Ikisinide dinlemek güzel, tavsiye ederim. Madem dinlemekten zevk alıyorum kitabını da okuyayım dedim.
Kitaba başlamamla bitirmem bir oldu. Hem hızımdan dolayı hemde kitabın sonundan dolayı şaşkınım. Insan klasik biyografi kitaplarindaki sonlardan bekliyor. Şaşkın ben :)

Kitabı beğendim okumanızı tavsiye ederim. 
Yazarın elimde Hz.Fatıma'yı anlatan kitabı var. Aynı tarz kitapları ard arda okuyamadığım için bir kaç ay sonra okuyacağım.  Bu zaman zarfında Fatih Citlak dan bir kitap okumak istiyorum, tavsiyesi olan var mı?

10 Şubat 2014 Pazartesi

Birlikte Okuyoruz

Blog aleminin en güzel yanı bir kitabı yada yazarı aynı anda okumak. Eskiden bazı kitapları kuzeninle birlikte okurduk. Birlikte okumaktan kasıt aynı anda kitaba başlamak olsa da bizimkisi biraz farklı. Sesli olarak bir kaç sayfada bir dönüşümlü okumak. Kuzenim tane tane okur, bense hızlı hızlı. Bir an önce ilerleyip neler olduğunu bilmeliyim. 

Birlikte okumak denince aklınıza pek çok farklı grup gelebilir. Pınarın düzenlemiş olduğu  okuma şenliği, yazar ayları bunlardan biri. 

Yazar aylarına uzun zamandır katılmıyordum. Bu ay Gabriel Marquez okunuyor. Uzun zaman önce yüzyıllık yanlızlığa başlamış yarım bırakmıştım. Bu ay kitabı okumaya karar verdim. 


İkinci okuma etkinliğide Elife den, Daha önce Sibel Eraslan'ın Sıret-i Meryem adlı kitabını dili ağır olduğu için yarım bırakmıştım. Beraber başlasak mı diye bir teklifte bulundum. Sevgili elife etkinliğe çevirmiş. Şimdilik 5 kişiyiz. Katılmak isterseniz tık tık


Şuan elimde Fuat Sezgin Bilim Tarihi Sohbetleri var. İnce olduğu için hafta sonu bitiririm sanıyordum ama olmadı. Hz. Meryem ile ikisini bir okuyacağım ardından Yüzyıllık yanlıklık gelecek. Bir aksilik çıkmazsa tabi ki.
Benden bu kadar esenkalın efendim. 


7 Şubat 2014 Cuma

Şubat okumaları

Başlarken sıkılıp ilerleyen sayfalarda beğendiğim iki kitapla karşınızdayim. Oblomov'u aylar önce sahaftan almıştım.  Okuma şenliği bahanesi ile başlamış oldum. Oblomov'un tembelliği bana geçmiş olmalı ki güzelim kitabı bir haftada okudum. Kitap hakkinda uzun uzun yazamayacağım.  Okuyun fikir sahibi olun derim, o kadar.


Sultanı öldürmek kitabını gecen sene ( yoksa daha önce mi?) kuzenim almıştı.  Bir ara başlamıştım ama devam edemedim. Etkinlik bahanesi ile elimdeki kitapları bitirmeye çalışıyordum.  Kitabın varlığını bile unutmuştum ki kuytulardan çıkarıp okudum. Kitaplığımız küçük olduğu için her kitap pratik ulaşılabilir yerde değil. 
Polisiye kitaplar sevdigim tarz olmasada insan okurken elinden bırakmıyor.  Sonunu tahmin edemedim. Sadace Müştak yapmamıştır diyordum, bir ara teyze kızı kıskanmıştır diye şüphelerim vardı çıkmadı. Bir kaç polisiye kitap okuyunca sonunu tahmin edebilirmiyim acaba :)
Dizilerde/filmlerde her zaman benzer isimlere alıştığımız için mi ne   kitaptaki isimler farklı geldi.
Müştak,  Nüzhet,  Fazilet, Şaziye...
İki kitabı da beğendim,  tavsiye ederim.
Bir sonraki kitapta buluşmak dileği ile esenkalın efendim.

4 Şubat 2014 Salı

Okuma Şenliği - Ocak ayı

Zaman ne çabuk geçiyor. Daha dün okuma şenliğine başlamıştık bugün üçüncü ay yazısını yazıyorum. 

Bu ay iyi okuyamadığımı düşünüyordum yazıya dökünce fena bulmadım :)


10 puan Altın kitap yayın evinden bir kitap okumak

Saçma bulduğum kategori olur kendileri. Yayın evi bana destek çıkmadı ki okuyayım diyerek diretmiş olsam da bir süre sonunda okudum. Bu katogoride Dan Brawn okumayanı vuruyorlar diye bende okuyayım dedim :) 
Kitabı beğendim. Macera sevenlere tavsiye ederim. 

Dan Brawn - İhanet Noktası- 512 sayfa

15 puan Türk edebiyatında klasik kabul edilen

Çalıkuşu falan yazmamı bekliyorsanız yanılıyorsunuz. Daha önce okumuştum. 
Çalıkuşunu 5. sınıfta iken ablam almıştı lise bitene kadar her yıl olmasa da sık aralıklarla tekrar okudum/izledim. O dönemde Sefiller, Çalıkuşu ve Sara'nın Öyküsü favori kitaplarımdı.

Ahmet Mithat Efendi - Müşahedat - Kum saati yayınları- 364 sayfa

25 puan yasaklanmış bir kitap okumak. 

Aklımda Gazap üzümlerini okumak vardı. Abime giderken elimin altında taşınabilinecek ebatlarda bir kitaba ihtiyaç vardı. O yüzden bu kitap okundu.

Anne Frank'ın Hatıra Defteri -  Epsilon yayınları- 263 sayfa

25 puan biyografi yada otobiyografi okuyanlar

Bu kategoriye karar veremedim gitti. En son Kimya hatun okundu. O da mecburi; abime giderken yanımda ince kitap getirme...
Ne saçma bahane demeyin İstanbul da yolculuk yapmak ne zor biliyor musunuz?

Sinan Yağmur - Aşkın gözyaşları III kimya Hatun -  Karatay yayınları - 263 sayfa

15 puan 600 sayfadan fazla kitap  okuyan

Üşenmediğim bir zaman yorum yazacağım.

Goncorov - Oblomov - Beda yayınları- 684 sayfa


Oblomov'u bitirmem biraz zaman alsada okuma hızımdan memnunum.  Toplamda 5 kitap, 90 puan ile 2164 sayfa okuma yapmışım.  Geriye sadece kış temalı kitap kalıyor.  Sürekli fikir değiştirsemde son kararım "sultanı öldürmek" olacak gibi.
Benden bu kadar efendim, esenkalın.