Ne uzak yolmuş öyle :)
Her fırsatta ablalarımdan bahsediyorum da sadece üç kardeşmişiz gibi mi algılanıyor acaba. Biz 5 kardeşiz ben dört numarayım. Aramızda da yaş farkı yok. Hepimiz art ardayız.
Büyük ablamla yabancı gibi büyüdük desem yeri. Onu nenem büyüttü, kontes vari pek kibarcıktır. Ben köyde büyüdüm gayet kazmayım :) Üniversitede arkadaşlarım ablalarımla konuşmalarımı duyunca şok olurdu. Büyük ablam ''buyur beybi'' der küçüğü '' ne var?'' Bende ikisinin arasıyım, dengeliyim desem olmayacak. Kendime özgü uyuzluklarım var tabi ki.
Her daim küçük ablamla uğraşırdım. ''Git bugün seni dövmeyeçeğim'' derdi. Ben Nihale misali zorla kaşınırdım. Arada sırada ablam hatırlatıyor ''döveyim mi seni'' der bende ''sana sarılırım'' derim. Kendisine dokunulmasından hoşlanmaz. Ay küçük abla demek ne sıkıcı sanki gerçekte ablamı diyorum yazdım gitti Ayla. Titiz, düzenli pratik vede uyuz (düzenli değiliz diye başımızın etini yiyor) ablamın adı Ayla.
Aylanın her daim günlükleri olurdu. Benden gizli bir şeysi olmazdı ama ben günlük gizli olduğu için hep merak ederdim. Hep yakalanırdım. Daha doğrusu okurken yakalanmazdım ama okuduğumu anlardı. Bir keresinde defteri çekmeçeden almadan önce ipten çerçeve yaptım defterin etrafına tekrar yerine koyacağım güya yine anladı. Ben yine dayak yedim.
Ne ezikmişim ben ya :)
Küçük Emrah bana acıyıp teselli edecek.
Şimdilik bu kadar devamı ne zaman gelir bilemem.
Benden daha anormal aile ilişkileri olan paylaşabilir.
Esenkalın.
Gitmeden resimde beni bulun demeyeceğim. Tanıyanlar bile bilmiyor.



