Yaşar Kemal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yaşar Kemal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Kasım 2014 Perşembe

okuyorum

Yuppi kitap okuya biliyorum :)
 Uzun zamandır kitap okuyamayınca incecik iki kitabı bitirdiğine seviniyor, kaldı ki biri çocuk kitabı. 

Ilk kitap Ahmet Ümit ten. 


Sizde benim gibi yazarın masal kitaplarından bihaber misiniz?
Yazar ilgi alanıma girmeyince neler yazar pek takip etmiyorum.
Iki kitabını okudum "Aman aman çok güzel" diyemedim. 

Sınıf kitaplığını oluşturmak için çocuklardan kitap istedim. Gelen kitaplardan biriydi olmayan ülke.  Masalda severim başlayayım dedim. 
Her masal sonunda var olması gereken dersi ben çıkaramadım.  Aman aman diyecek bir konusuda yok. O yüzden kitabı sahibine verdim.

Ikinci kitap bir Yaşar Kemal eseri.


 Ağrı Dağı Efsanesi sürekli adı geçen ama hikayesi bilinmeyen olarak belleğimin bir köşesinde durur. Aydınlığa kavuştu, çok şükür.  Aydınlık Yaşar Kemal eliyle olması güzel. 
Güzel olmasına güzelde olumsuz olarak gördüğüm bir nokta Osmanlı devletini hoş bir şekilde göstermemiş.
Buna rağmen kitabı beğendim.  
Yaşar Kemal okumalarını ara ara devam edeceğim. 
Benden bu kadar. 
Esenkalın. 



17 Ekim 2014 Cuma

Ağır aksak okumalar


 Mevsimlerden mi bilinmez kitap okuyamıyorum.  Daha doğrusu okuduğumu sanıp yazıya dökünce okumadığımı fark ettim.
Minicik gibi gözüken kocamaaan kocaman kitaplar okudum halbuki.
Neden eziklik psikolojisi yaptım ki.



Böyle düşünmeme sebep olanları görmemezlikten geleceğim,  yokmuşlar gibi davranacağım.



Efendim neler neler okumuşum.

Üç Anadolu Efsanesi


Kitap alışverişi yaptığımda öylesine sağa sola bırakmıştım kitapları.  Kitaplığı düzenlediğim gibi Yaşar Kemal kitaplarımı elime aldım.  
Fazla beklemeden okumaya kararlıyım. 
Çantada taşınabilincek en ince kitap, beklemeden bir çırpıda bitti. 
Köroğlu efsanesini herkes bilir.
Alageyik ve Karacaoğlan hikayesini daha önce duymamıştım.
Türk sineması tadında kahramanlık, mertlik ve sevdalık hikayeleri.
Yaşar Kemal okumayanlara başlangıç kitabı olarak tavsiye ederim. 

Deli Kadın Hikayeleri


Allahım birileri benimle acil ilgilenmeli. Piskopat hikayeler nasıl beğenilir.  Ben normal değil miyim yoksa.
Yazarın okuduğum ikinci kitabı.
Daha önce kırmızı zaman'ı okuyup ilginç bulmuştum.  Arayı açmadan okuyayım dedim.
Hikayeler birbirinden ilginç ve hüzünlü.
Daha doğrusu iç karartıcı.
Cizimlerde bir o kadar iç karartıcı.
Icim karardı,  bunlar nasıl hikayeler desemde beğendim :)
Insan evladı çelişkiler dolu.

Erenlerin Bağında


Lisede iken beğenerek okumuştum.  Ikinci kez okudum ve beğendim.  
Okuyunuz efendim.

Hacı Ağa


Yazarın daha önce Kör Baykuş adlı eserini okumuştum.  Arayı açmadan ikinciyi okuyayım dedim.
Çıkarları doğusunda hareket eden, halkı sömüren uyuz bir karekterimiz var. Okuyorsunuz ve size yabancı gelmiyor çünkü "oooo, senden çok var" bu şarkı hacı ağa için değildi ama cuk oturdu.
Bu arada hacı ağa yalancı hacı.
  Haca gitmemiş ama güzel numara yapıyor.

Özetle dört tane kitap okumuşum.  Dördünüde tavsiye ederim.
Esen kalın. 

29 Eylül 2014 Pazartesi

Yeniden Sahaflar

Henüz gribi atlatmamışken yapılacak en güzel şey nedir derseniz cevap olarak sıcak çay ve kitaptır derim. 
Teoride güzel bir fikir olsada pratikte uygulama bulmuyor. 
Hasta halimle cumartesi günü için plan çizdim.

  Tahtakaleden yaprak ve anahtar figürü,
 Doğu banktan tablet kılıfı ve hafıza kartı,
Keskin colordan yeni defter ve kart,
Küçük Ayasofya Medresesi ve ismek kurs merkezi,
Istanbul üniversitesi botanik bahcesi.

Bunca şey için erkenden yola düşmem gerekirdi ama olmadı.  Menekşe abla ile iletişimde sorun yaşadık.  O yüzden planda değişiklik yaptım.  
Tahta kaleden anahtar ve yaprak figürleri alınmakla kalınmadı tablet kılıfı da tahtakakeden alındı. 


Anahtarlardan etamin pano yapmak istiyorum. Netten biraz fikir bulmam lazım. Yaprakları ablam istedi. Özellikle gümüş rengi aradım ablam sarı yok muydu dedi. 


Tablet kılıfı beyazdı. Bir senede oldukça kirlenmiş pembe bir kılıf güzel oldu.

Keskin colora yalnız gitmek istemedim. Cağaloğlunda çıkarken hakikat kitap kirtasiyeye uğradım.  Aklımda siyah yapraklı defter almak vardı kalabalıktan bakamadım.  


3 defter alıp çıktım. 
Ardından Küçük Ayasofya  Camiine gittik.
Ismek küçük Ayasofya kurs merkezinde kursa başvurmuştum yeri görmüş olayım dedim. Hem yer ters hemde saatler :(
 Menekşe abla sahafları görmediği için botanik bahçesinden vazgeçtik. Yağmurlu bir cumartesi üzerleri kapalı bir sahaf gezdik :(
 Kitapların üzerin kapalı olması kitap almamıza mani olmadı.  Topladık kitapları geldik.


Varlık yayınlarından kitap bakmak aklımda yoktu. Birileri bakarken dikkatimi çekti ve dört tane aldım. 


Dört adet Yaşar Kemal ve aradığım yazar Faik Baysal.
Kut'ul Amare uzun zaman önce listeme eklenmişti.


Banu Avar da aradığım bir yazardı.  Malesef ki pek yoktu.
Yakup Kadri Karaosmanoğlu  Erenlerin bağında lisede okuyup beğendiğim bir kitaptı.  Bakalım ilgimi çekecek mi?

16 adet kitap ve yordunlukla eve varmış oldum. Önceki hafta dokuz kitap almıştım.  Üsküdar sahaftan da 5 kitap.
Uzun süre kitap almayı düşünmüyorum.
Benden bu kadar,  esen kalın efendim.

2 Mart 2014 Pazar

Kış Okuma Şenliği



Bir okuma şenliğininde sonuna gelmiş olduk. Klişe olmuş bir cümle " zaman ne çabuk geçiyor"
Bazı kitapları severek okudum, bazılarını katogoriye uygun başka kitap bulamadığım için.  Bazıları emanet bazıları kitaplığımda okunmayı bekleyenlerden. 
15 farklı katogoriden 17 adet kitap okuduk. 
Bunlardan 9 tanesi Türk yazar, 8 tane yabancı kitaplar. Seri kitabı haricinde iki adet kitap Samiha Ayverdi den okumuşum. 9 adet kitabı kütüphaneden ödünç almışım.  Elimdeki kitaplarin 4 tanesini sahaflardan almışım. 
Çok uzatmadan kitap listeme geçiyorum. 

10 puan Altın kitap yayın evinden

Dan Brown - Ihanet noktası,  512 sayfa

10 puan sahaflardan yada kütüphaneden alınmış

Samiha Ayverdi -  Ibrahim Efendi Konağı,  Kubbealtı Neşriyat,  426 sayfa


10 puan adında bir hayvan var olan


Kristin Hannah - Ateşböceği yolu, Pegasus yayınları,  480 sayfa

15 puan 600 sayfadan uzun

Goncarov - Oblomov, beda yayınları, 684 sayfa

15 puan nobel ödüllü almış yazar

Ernest Hemingway - Canlar kimin için çalıyor,  Bilgi yayınları, 496


15 puan Türk edebiyatında klasik

Ahmet Mithat Efendi - Müşahedat, Kum saati yayınları 364

15 puan hiç Okumadığım Bir Ülke

Oscar Wilde - Dorian Gray'ın Portresi,  salyongoz yayınları,  357 sayfa



20 puan sinemaya uyarlanmış kitap 

Jose Saramago - Körlük,  can yayınları,  360 sayfa

20 puan kış mevsimine uygun teması olan

Ahmet Ümit - Sultan Öldürmek,  everest Yayınları,  512 sayfa



25 puan yasaklanmış bir kitap okumak

Anne Frank'ın Hatıra Defteri,  Epsilon yayınları,  341 sayfa

25 puan Atatürk ile ilgili bir kitap

Hıfzı Topuz - Gazi ve Fikriye,  286 sayfa

25 puan en az 5 adet kitabı yayınlanmış bir yazarın ilk kitabı

Samiha Ayverdi - Batmayan gün,  Kubbealtı Neşriyat,  335 sayfa



25 puan biyografi yada otobiyografi okuyanlar

Sibel Eraslan - Siret-i meryem,  Timaş yayınları 350 sayfa

30 puan okuma yazmayı öğrendiğim yıl yazılan kitap


40 puan bir üçleme yada aynı seriden 3 kitap okumak

Yaşar Kemal - Bir ada hikayesi yapı kredi yayınları

Tanyeri Horozları,  441 sayfa


7225 sayfa ile listem tamamlanmış oldu. Bunca yazıyı 7225 sayfa için mi yazmışım ya :( 17 kitap icin sayfa sayısı az geldi gözüme.  
Listeyi hazırlarken " bunu ne zaman okumuşum?" Dediğim kitaplar oldu. O kadar iz bırakmışlar :) 
Türk olarak Ahmet Mithat Efendi, Samiha Ayverdi ve Yaşar Kemal kitaplarını tavsiye ederim. Yabancı olarak Oblomov ve Dorian Gray'ın Portresini tavsiye ederim. 
yazacak çok şey var ama bu kadarla sonlardırsam iyi olur.
Esenkalın efendim. 

4 Aralık 2013 Çarşamba

Kış Okuma Şenliği - Kasım



40 puan; Bir Üçleme Okuyanlar

Ben üçlemeyi tamamlayamadım şimdilik iki kitap

Bir Ada Hikayesi - Yasar Kemal  

Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana
 Yapı Kredi Yayınları -  318 sayfa

Karıncanın Su İctiği
Yapı Kredi Yayınları - 508 sayfa

15 puan; Nobel Ödülü Almış Yazar

Çanlar Kimin İçin Çalıyor -  Ernest Hemingway      
    Bilgi yayınları -   496 sayfa

15 puan; Hiç Okumadığım Bir Ülke

Dorian Gray'ın Portresi - Oscar Wilde        
    Salyongoz yayınları  - 368 sayfa

10 puan: Sahaflardan Satın Alınmış Olan

İbrahim Efendi Konağı  -  Samiha Ayverdi
Kubbealtı Neşriyat 440 sayfa

10 puan; Adında Bir Hayvan adı olan

Ateşböceği yolu - Kristin Hannah
Pegasusu yayınları -  624 sayfa

25 puan; Mustafa Kemal Atatürk hakkında yazılmış olan

Gazi ve Fikriye - Hıfzı Topuz
Remzi kitapevi - 286 sayfa


İbrahim Efendi Konağı ağır olmakla birlikte, geneli kafa yormayan bir çırpıda okunan kitaplardı. O yüzden kitapları okurken zorlanmadım hemencecik  bittiler.
Toplam 2874 sayfa okumuşum. Puanlama nasıl yapılmalı bilemedim sonuçta serinin üçünü okumadım. Seri puanını eklemezsek 75 puan ediyor.

Gelecek ay buluşmak dileği ile esenkalın.

2 Aralık 2013 Pazartesi

Kitap Listem - Kasım


Kitapları toplu yorumlama fikrini beğendim. Blogger okuyucusu olarak aynı anda bir kaç kitabı görmek benim için daha avantajlı oluyor, bu yüzden bende toplu olarak yayınlayacağım.
Bu listem dört âdet kitaptan oluşuyor. Bir kısmını ara vermeden okudum, bir kısmını kitap aralarında. Bir kısmını sevdim, bir kısmını gereksiz buldum. 



İbrahim Efendi Konağı - Samiha Ayverdi

Yazarın okuduğum üçüncü kitabı daha önce Mabette Bir Gece ve Hancı'yı okumuştum.  Kitabı Beyoğlu sahaflardan almıştım. Yılbaşı gelmeden okumaya niyetim vardı okuma şenliği bahanesi oldu.


Kitap romanmış gibi gözükse de değil.  Daha çok bir dönem denemesi. Osmanlının son dönemlerinde bir konak üzerinden İstanbul da/Osmanlı da yaşam gözler önüne seriliyor. Kahve kültürü, misafir ağırlama,  ramazan hazırlıkları, ramazan geceleri, bayramlar ve pek çok şey.  
Şaşalı bir hayattan sefil bir konuma düşüşü. 
Asıl zenginliğin köşkler, konaklar, mücevherler olmadığını, hepsinin gelip geçici olduğu güzel bir dille anlatılmış. 

Güzel bir dil demişken kitabın dili ağır, günümüz gençlerin anlayamyacağı kelimeler mevcut. Bir kısım kelimelerin açıklaması dip not olarak mevcut.
Ben kitabı beğendim, tavsiye edilir efendim.
Okuyun, okutun.

Ateşböceği Yolu - Kristın Hannah

Yazarın daha önce kış bahcesini okuyup beğenmiştim. Bunu beğendim mi? Henüz kara veremedim. Bir önceki kitapla kıyaslayınca cinsellik çok fazla idi, olmasa da olurdu. 11 yıllık yatılı okul hayatımda dünya etrafında dönsün isteyen  kadar pek çok insan vardı. Lise dönemimde böyle bir arkadaşım vardı. Yanlış arkadaş seçimi olduğunu fark ettiğimde fazlasıyla takıntı sahibi olmuştum. Pek çok takıntımın kaynaklarıdırlar. Onlar yaptığı için en saçma şeylerden tiskinmişimdir. O yüzden gazeteci kızımıza sinir oldum.

 Bir dostluk hikayesi diyorlar kitap için. Ne kadar derdimi anlatınca anlayacağını bilsem de ben anlatmadan bilsin isterim. Madem dost bilsin di mi?



Fark ettim de kitap bana dost bildiğim ama dost olmayanları hatırlattı. Bu yüzden burada bırakacağım.
Kitabın sonunda çok ağlamışım başıma ağrılar girdi. Bir daha ağlak bir şey okumam.
Tamam taman okurum ama yakın zamanda değil :)


Kitap ne anlatıyor bir giriş yapıverseydin demeyin. Onun yerine bu yazıyı okuyun.


Karıncanın Su İçtiği  - Yaşar Kemal

Ada serisinin ikinci kitabı, ilki geçen listemde vardı. Fırat suyu kan akıyor baksana güzeldi beğenmiştim ama farklı geldi. İkinci kitapta Poyraz Musa, Vasili ve Lena anayı bulacağımı sanmıyordum meğersem devammış.

İlk kitapta Poyraz Musa hiç kimsenin yaşamadığı Rumlar tarafından boşaltılmış bir adaya (karınca adası) yerleşir. Vasili adanın yerlisi, adayı terk etmez ve ilk adaya yerleşeni vuracağına yeminler eder. Bir süre birbirinden köşe bucak kaçarak yaşarlar.  Poyraz Musa kendini öldürmek için arap çöllerinden onu takip eden kişileri bildiği için tedirgin bir hayat sürer ta ki Lena adaya gelene kadar. ardından vasili ile dost olurlar.
İlk kitabı özet geçtim ki ikinciye gelebileyim. İkinciyi  de bir sonraki kitapla özetleyeceğim :)


İkinci kitapta adanın yeni misafirleri vardır. Kadri kaptan ve anası melek hatun, Giritli ağaefendi ve kızları, Baytar cemil, Nişancı veli ve torunları...

Her gelen kendi hikayesi ile gelir. 
Savaş, kıyım  gören eski insan olur mu? Eski hatıralar gözünün önüne gelse de zevk verir mi? 
Kitapla birlikte  Mezopotamya dan Girit'e pek çok yerin savaş hikayesini okuyacaksanız.

Okuyun okutun efendim. 


Gazi ve Fikriye - Hıfzı Topuz 

Daha önce Hıfzı topuz okumadım. Daha doğrusu bitirmedim. Emanet kitap alıp başlamış bitiremeden iade etmek zorunda kalmıştım. 
Aklımda Hıfzı topuz okumak vardı. Kuzenimden Camlıcanın üç gülünü aldım. Okuyup geri vereceğim güya bir yılı aşkındır okunmayı bekliyor. 


Bu kitap babamın kitaplığından. 
Beğendim mi? Kesinlikle hayır. Yazmaya yeni başlayan birisi daha güzel yazardı eminim. Duygu yok. Atatürk profili daha faklı çizilebilirdi. Hangi meyhanede ne içtiler, kimlerle içtiler, imkanlar elvermedi istediklerini içemediler...
Atatürk'ün içtiğini herkes biliyor tamam, o kadar ön plana çıkarılmaması gerekir bence. 
Kitabın tek güzel yanı fotoğraflı olması. Eski fotoğraf bakmasını severseniz fotoğrafları başka yerden de bulabilirsiniz. 

Benden bu kadar.
Esenkalın efendim.

14 Kasım 2013 Perşembe

Kitap listem


Ve olan oldu her şeyden çabuk sıkılan acemi blogger blogdan da sıkıldı.  Post girmeye üşendiğim için tüm kitapları bir yazıda paylaşıyorum. 
Sıkılan  arkası yarın şeklinde okur. Okumamazlık yok yani :)


Dorıan Gray'ın Portresi -  Oscar Wilde

Öğrencilik yıllarımda arkadaş okuyordu ''etkileyici, kesinlikle okumalısın'' demişti. Düzenli bir okuma olmasa da arada bir elime alıp rastgele okuyordum. Aklımda diyaloglar kalmıştı.  Beyoğlu sahafta görünce hemen aldım.  Kış etkinliğinde okurum düşüncesi ile başlamamıştım.
Dorian Gray'ın Potresi doğal olarak Doriandan bahsediyor. Benim favorim Lord Henry.  Lord Henrinin hayata bakışı olayları yorumlamasına bayıldım. Her yere geç gitmesine sinir oldum o ayrı dava. Neymiş efendim zaman kaybi imiş. Ben dakik insanın geç   kavramım randevu saatinden on dakika öncesidir. Bu kitabi okurken birisini bir saat bekledim. Neymiş efendim muhabbet bölünmesin diye telefona bakmamış. Bu konuda takıntılıyım ya  Rabbim beni bu şekilde imtihan ediyormuş.



Kitabı beğenerek bir çırpıda okudum. Okumamış olanlara tavsiye edilir. 

Kısa notlar;

Renkli tuvalde ruhu açığa vurulan ressamın kendisidir.

Bilinçle Korkaklık aynı şeylerdir. Bilinç şirketin piyasada bilenen adıdır.

Basit keyiflere bayılırım ben, karmaşık ruhların son sığınağıdır onlar.

Hayır işleri ile uğraşanlar,  bütün insanca duygularini yitiriyorlar. Bu onların ayırt edici özelliği.

Var olan her güzel şeyin ardında trajik bir şey gizliydi. En sıradan çiçeğin açması için bile dünyanın doğum sancısı çekmesi gerekiyordu...

Evlenmenin gerçek kusuru insanı bencil olmaktan alıkoymasıdır. Bencil olmayan kişilerde renksiz kişilerdir.

İyimserliği küçümserim ben. İyi şeyler düşünmemizin nedeni, kendi kendimizden korkmamızdır.

Yaşadığımız çağda ancak en gereksiz şeylerin bizim ihtiyacimiz olduğunu anlayamıyorlar!

Dedikodular hiç ilgimi çekmez.  Yeniliğin çekiciliğinden yoksundurlar.

Belkide insanın en rahat göründüğü an rol yaptığı andır.

Bu bencil düşünceler Henri'ye ait. O devirde insan duymaya pek alışkın değil, bu devirde ise normal.

Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana - Yaşar Kemal



Kitap Zamanının eski sayılarında seri hakkında yorum okuyup kitapları not almıştım. Kış ayları etkinlik kapsamında okuyayım dedim. Halbuki elimde okunmayı bekleyen metal fırtına 1, 2 var. 

Bir mübadele romanı bekliyordum. Belkide öyledir. Benim çıkardığım ise savaş yaralarının kim olursa olsun insanları derinden etkilediği ve yalnızlıktı. 


Hancı - Samiha Ayverdi



Beyoğlu sahaflardan almıştım. Yazarın okunmayı bekleyen dört adet kitabı var elimde bir yerden başlamak lazım diye kış etkinliği başlayana kadar en incesini alıp başladım. Her kitap arasında 40 - 50 sayfa okuyarak bitirmiş oldum. 
Akıcı, edebi bir dili var okumanızı tavsiye ederim. 

Çanlar Kimin İçin Çalıyor- Ernest Hemingway



Daha önce yazarın kitabını okumamıştım. Aklımda ihtiyar adam ve deniz vardı ama incecik olduğu için onu etkinlik bittikten sonra okumaya karar verdim.
Daha önce savaş kitabı  okumuş ve beğenmiştim. Bunu da beğeneceğimi umuyordum ama umduğumla kaldım. Kitap 495 sayfa, sürekli kendini tekrar edip duruyor. Koca kitapta hikaye yok gibi bir şey. Hele vicdan 3 -5 satır. Bir insan neden Amerika dan kalkıp İspanya ya savaşmaya gelir, amacı ne? Olayların tekrarı yerine bir amaç anlatılmış olaydı iyiydi.
Son dönemde parklarda yatan Suriyelileri görünce ablama ''ben olsam ülkemde kalır, bildiğim yerde ölmeyi beklerdim'' demiştim. Ablamda benim düşüncemin yanlış olduğunu, intihar yerine geçeceği için Rabbimizin bu tarz şeyleri yapmaktan kullarını men ettiğini söylemişti. Bu olayın ardından olası bir durumda kendini öldürmeyi düşünen insanları okumak içimi kararttı.
Biri ustura taşır, biri yakasına zehir saklar, birileride arkadaşından kendisini öldürmesini ister, arkadaşta kabul eder. Çok vefakar arkadaş!
Bir rivayete göre yazar intihar ederek hayatına son vermiş.
Beğenen muhakkak olur ama ben beğenmedim.

Şimdilik listen bu kadar. Kitap okumaya ara verip biraz dergi okumaya karar verdim.
Daha sonra ne okuyacağım henüz karar vermedim. Okuma şenliği listem bu şekilde, genel olarak değişiklik yapacak gibiyim.
Esenkalın.