29 Mayıs 2015 Cuma

Gittim geldim, döndüm durdum.

"Blog gibi hayattan da elimi eteğimi çektim. Inzivaya çekildim mağaramda yaşıyorum" demek isterdim ama inzivaya çekilecek mağaram yok. Aynı kalabalıklar içinde yalnız yalnız dönüp duruyorum. Aynı insanlar, aynı saçma ayrıntılar. 
Bir ara bir geziye gittim. Kayda değer bulupta not düşemedim. 
Kitap okudum paylaşayım dedim. Baktım ki okuduklarımı sindirememişim sadece göz atmışım.
Hafta sonu gezmek istiyorum korkuyorum  Kuzey Kore misali baskı görürüm.  Fetih coşkusu varken başka bir yerde gezilir mi!
mazallah başka yerlerde gezdiğim duyulur.

Özetle hayattan bir bıkkınlık var. Sonum hayrolsun. 
Biraz gezi biraz kitap bahsedeyim. Biraz diyorum ama uzun olacak. Seneye  döner okurum.

Batı karadeniz gezisi

Gezmeyi sevdiğimi düşünüyordum.  En azından arkadaş bulunca dünyanın öteki ucuna giderim diye düşünüyorum.  Tabi arkadaş bulunca!
Öğrencilik yıllarımda bolca gezdim. Mezun olduktan sonra pek gezdim denilemez. Sakarya, Kocaeli bu kadar. Uzak mesafe değil,  günübirlik kısa mesafeler.
Samimi arkadaşım olmadan gittiğim ilk gezimi gerçekleştirdim. Uzun bir aradan sonra bu şekilde bir gezi olmamalıydı. Memnun kaldın mı sorusuna tek cevabım yalnız kaldım :(



Ilk olarak Abantta kahvaltı yaptık.


Daha önce Abanta gitmiş biri olarak memnun kalmadım.
Ardından yedi göllere gittik.



Zaytung haberi vardı bir nefes almak için onca yol çekilmez gibilerinde. Bu gezide onun gibi yedi tane göl görmek için onca eziyet çekilmez,  kaldı ki gördüğüm göl sayısı 5. Yoksa 6 mıydı?  O kadar ilgiliyim yani.
Yedi göllerden sonra Amasra ya gittik. Yedi göllerin yolu bizi 3 saat geçiktirdiği için Amasra kalesine gece çıktık. Tercihim gündüz olsada gece halide güzeldi. 


Deniz üzerinden gün batımı izlemeyeli uzun zaman oldu.


Gezinin ikinci günü Kastamonu'da başladı.  Kastamonu hakkında bildiğim tek şey sarımsak, Ilgaz dağları ve dağlarda ki şelaleler falan.
Daha doğrusu ben Kastamunuyu Atlas dergileri ile tanıdığım için doğal güzelliklerini bilip tarihini bilmiyormuşum. Şehri görünce bayıldım,  daha detaylı bir gezi ile eski şehrin tüm sokaklarını gezmek istiyorum.


Evlerin çatısı bile ilgi çekiyor.


Kastamunudan sonra Safranboluya gittik. Beklentimin altında küçük bir yerdi. Heryer turistlerin ilgisine göre çarşı pazar. O yüzden doğal bulmadım.  Kristal teras ve mağaraya gitmesem neden geldim ki diyebilirim.



Bu geziden çıkardığım anlam ben kalabalık ve doğal durmayanı sevemiyorum.
Özetle gezi göz görgümü ve sabun stogunu artırmış olsada sevemedim. Çok yoruldum. Bir hafta uyudum yine dinlenemedim.
Öğrenci iken her geziyi bir ay anlatır etrafımı bıktırırdım. Şimdi unuttum gitti. Sadece abartıp fazla sabun almışım onlar göze çarpıyor. 
Okuduğum kitaplara sıra geldi galiba. 


Aa çok yoruldum yorum yazamayacağım.  Halbuki küçük prensi yazmak için gelmiştim.  Artık başka yazıya derim ama yazmam :)
Esenkalın. 




2 yorum:

  1. Tek değilsin amma...Bu bıkkınlık halinden bir an önce kurtulmanı diliyorum....sevgiler :)

    YanıtlaSil
  2. :) gezme taam sen sadece kitap okuuuu :)

    YanıtlaSil

Sizden alalım bir fikir....