31 Aralık 2014 Çarşamba

2014 yılında okuduklarım




Eskiye nazaran az yazsamda 2014 yılında okuduklarımı yazmazsam olmaz.


Benim en sevdiğim post olur kendileri.
 Birileri okusun diye değilde kendi  okuduklarımı düzenli görmek için.
Kimleri okumuşum,  ne tarz okumuşum,  yeni yılda neler okumalıyım?
Geçen seneki okuma hedefim çok kitaptan daha ziyade yeni yazarlar tanımak. Hedefime ulaştım galiba.



30 yeni yazar tanımış oldum. Hikaye, roman,gezi, şiir...
Pek çok tür okumuşum.
Ağırlık Kubbealtı, Timaş, Can, Yapı kredi, İnsan ve Dergah yayınları olsa da pek çok yayın evi keşfetmişim.


Aynı yazardan birkaç kitap okuduğumda oldu tabi.
Samiha Ayverdi ve Yaşar Kemal'in 3 kitabını okumuşum. 8 yazarında 2 kitabını, bunlar;
Sibel Eraslan, Ahmet Ümit, Sadık hidayet, Ahmet Hamdi Tanpınar, Faik Baysal, Mine Söğüt, Necip Fazıl ve Albert kamus.

Yerinde güzel seçimler  on kitaba bedel oluyor. o yüzden 60 küsür kitap az gelmedi gözüme.

Kısacık listeme bakacak olursak;

Dan Brawn - Ihanet noktası - Altın Kitap - 512
Ahmet Mithat Efendi - Müşahedat - Kum saati yayınları -341


Anne Frank'ın Hatıra Defteri - Epsilon yayınları - 341


Sinan Yağmur - aşkın gözyaşları III kimya Hatun - Karatay yayınları - 263
Gonçarov - Oblomov -Beda yayınları - 684
Ahmet Ümit - Sultanı öldürmek - Everest Yayınları - 51


Sibel Eraslan - Siret-i meryem - Timaş yayınları - 350


Gabriel Marquez - Yüz yıllık yalnızlık - Sander yayınları - 430
Sefer Turan - Fuat Sezgin ile bilim tarihi sohbetleri - Timaş -194


Refik Halid Karay - Memleket Hikayeleri -İnkılap yayınları - 180
Sadık Hidayet - Kör Baykuş - YKY - 95 
Ahmed Hamdi Tanpınar - Mahur beste -Dergâh yayınları - 175
Yusuf Atılgan -Anayurt Oteli -YKY - 108
A. Soljenist - Ivan Denissovic'in bir günü - Altın kitap - 373
Semiha Ayverdi - Küplücedeki Köşk - Kubbealtı Neşriyat - 278


Mario Levi - Istanbul bir masaldı - 741
Samiha Ayverdi - Hey gidi günler hey - Kubbealtı Neşriyat - 264
Samiha Ayverdi - insan ve şeytan - Kubbealtı Neşriyat - 256

Faruk Nafiz Çamlıbel - Han Duvarları - MEB 
Iskender Pala - Efsane - Kapı yayınları - 392
Dunya Edebiyatından Seçme Öyküler - KKM - 288
Ayşe Kulin - Köprü - Everest Yayınları - 240
Faik Baysal - Kırmızı sardunya - can - 200

Mine Söğüt - Kırmızı zaman - YKY - 220
Sarah jio - Mart menekşeleri - Arkadya yayınları 336
Jane Austen - İnanç - Halk el sanatları neşriatı - 224



Necip Fazıl Kısakürek - Ahşap konak - Büyük doğu - 123


Cevdet Kılıç - Bilgelik hikayeleri - İnsan kitap - 358
Ahmet Rasim - Şehir mektuplar - elips - 208


Yusuf Has Hacip Kutag gubilik  seçmeler - Türk edebiyatı vakfı


Necip Fazıl Kısakürek - Cile - Büyük Doğu - 525
İrene Nemirovsky - Fransız Süiti - Pegasusu - 464


Safiye Erol - Leylak zamanı -  Kubbealtı Neşriatı - 96
İbn Hazm - Güvercin Gerdanlığı - insan yayınları - 274


Feridün Attar - Mantıku't Tayr - kırkambar kitaplığı - 332
Franz Kafka - Dönüşüm - Antik batı klasikleri - 78
S.Hüseyin Nasr - Üç müslüman bilge - İnsan yayınları - 184


John Covel - Bir papazın Osmanlı günlüğü - Dergah yayınları - 189


Nizamülmülk - Siyasetnama - Dergah yayınları - 286
Muhammed İkbal - Şarktan haber - Sufi Kitap - 239
Toni Morrison - en mavi göz - can yayınları - 192
Sibel Eraslan - Canfeda; Hz. fatıma - Timaş yayınları - 366
Dido Sotiriyu - Beden selam söyle Anadoluya - alan yayınları - 243

Mustafa Ulusoy - giderken bana birşeyler söyle - Timaş yayınları - 272
Sebahattin Ali - Değirmen - YKY - 137
Faik Baysal - Elleri Sesinin rengindeydi - can yayınları - 184
Nazan Bekiroğlu - Nun masalları - 150
Yaşar Kemal - Çıplak ada çıplak deniz - YKY - 267
Jules Verne - Dünyanın Hakimi - ithaki - 275
Albert Camus - Yabancı - can - 116
Paul Auster - Görünmeyen - can - 237
Albert Camus - veba - altın kitap - 280

E. Hemingway - Yaşlı adam ve deniz - bilgi - 132
Aldous Huxley - cesur yeni dünya - ithaki - 346
Geothe - Genç Weltherin anıları - kum saati - 128
Yaşar Kemal - üç anadolu efsanesi - YKY - 222


Mine söğüt - Deli kadın hikayeleri - YKY - 172


Yakup K. Karaosmanoğlu - Erenlerin Bağında - MEB - 118
Sadık Hidayet - Hacı Ağa - YKY - 105

Stendhal - Kırmızı siyah - Beda - 702
Yeni hikayeler 1954 - varlık yayınları
Yaşar Kemal - Ağrıdağı Efsanesi - YKY - 220
Ahmet Ümit - Olmayan ülke - 120
Ahmet Hamdi Tampınar - Beş şehir - Dergah yayınları - 208


Jerzy Kosinski - Boyalı kuş - e yayınları - 233
Roald Dahl  - Charlıe'nin çikolata fabrikası - can yayınları - 188
Filibeli Ahmet Hilmi - Amak-ı Hayal - Lacivert Yayıncılık -160
Yasar Kemal -Cakircali efe

Liste uzun olmasada bu postu yazmam hayli vaktimi aldı. Bu ttnet çok olmaya başladı.  Birgün net var üç gün yok.
O yüzden kapanışı süslü cumlelerle yapmaya vaktim yok.
Yeni yılda,  bol kitaplı keyifli günler geçirmeniz dileği ile esenkalın. 

20 Aralık 2014 Cumartesi

Şark Han bilmem kaç

Ivır zıvır bir şey almak istediğim zaman aklıma tahtakale gelir. Pek çok şeyi bir arada. Aklında olmayan ne varsa alıp eve dönülebilir. Neyse ki ben çok açılmadım.  Dersim bitince gittim. 8 saat dersin ardından birde topuklu ayakkabı eziyeti çok gezmeme engel oldu.
 Eskiden boy ve kilomu sorun etmezdim, gül gibi yaşıyordum.  Aklıma kim soktu ise boyama göre kilomu fazla bulduğum için topuktan vazgecemiyorum. Zayıflayayım düz giyineceğim. 
Neyse efendim sınıfın birine 100 alan olursa küp ( adını hâlâ daha bilmiyorum, bir bilen aydınlatsın) alacağım dedim. Bir hafta geçti ben daha almadım. 


Bu küpleri geçen seneki öğrencilerimde görmüştüm.  Küp ip şeklinde açılıyor sonra eski haline getirmeye çalışıyoruz.
 Henüz yapamadım kendime güveniyorum, bir ara yapacağım :)


Kalemleri de öğrenciler için aldım. 


Veee geldik asıl anlatmak istediğim konuya.
 Maket Yapımı
Pek çoğunuz ilk öğretimin zamanı kıl testere ile kendi maketini yapmıştır.
 Ben yapmadım kardeşimin vardı.
  3- 5 parçadan zürafa çıkarmıştı.



Geniş evim olunca (bu hayellerin sonu gelmez ) aklımda maket yapımı ile ilgilenmekte var.
Kıl testere ile uğraşmak istemeyenler için hazır plakalar var. Size düşen numaralara göre uygun yerleri birleştirmek.


Bizim maket iki plakadan oluşuyordu.  Zor sayılmaz 1 buçuk saatte yaptık.  Daha doğrusu ablam yaptı. Güya ablama almıştım,  sürekli  müdahale ettim :)


Örnek fotoğrafla kıyas yapınca gitarın duruşu pek olmamış gibi. 

Güzel bir uğraş bence çocuğunuza almalısınız.
Esenkalın efendim.
gitmeden blog arkadaşımızın kitap çekilişini duyuralım.
6 adet kitap ile çekiliş yapılıyor. 
Kitaplar nelermiş, çekiliş şartları nelermiş bakmak isterseniz buyrunuz.
Bu sefer gidiyorum, esenkalın.

5 Aralık 2014 Cuma

Bilim Tüneli

Mall of istanbula bilim tüneli gelmiş duydunuz mu?
Nasıl yani,  tünel mi var gerçekten?
:)
Öğrenciler trene binip tünel gibi bir şeyin içinde geleceklerini sanmışlar.
Bilim tünelin duymadım,  görmedim.  
Fen Bilimleri öğretmeni olan arkadaş öğrencileri götürmeyi düşünüyorum dedi ve eyleme döktü. 
Bizede beraberinde gitmek düştü. 


Tünel hakkında bir fikrim olmadan gittim. Fuar alanı bekliyordum, kafamdakinden biraz farklı ve küçük geldi gözüme. 
Her kısım için görevli öğrenciler var konu hakkında bilgi veriyorlar.
Bazılarının mikrofonu var, bazılarının anlatma yeteneği. 
 Bazıların da ikiside yok.


98 öğrenci 5 öğretmen olarak gittik. Öğrenciler ilgili idi ama grupların kalabalık olması biraz zorladı.  Sonlara doğru farklı grupların gürültüsünden hiç bir şey duymadım. 
Bizim miniklerde gayet sessiz gezdiler, not aldılar,  sorular sordular.  Sorulara cevaplar verdiler.
Maşallah bizim kızlara. 
Eve dönünce birazcık araştırma yaptım. 
 "ben bunu fark etmemişim" dediğim bir kaç nokta oldu.
Görevli olunca tadı çıkmıyor.  Ancak çocuklar gördü mü, duydu mu, iyiler mi? 
Çok şükür menmun kaldılar. 

Dönüşte alış veriş merkezi içinden geçerken laf  yedik birazcık. 

 Unutmuşum kendisine benzemeyenleri yargılayan bir toplum olduğumuzu!

27 Kasım 2014 Perşembe

okuyorum

Yuppi kitap okuya biliyorum :)
 Uzun zamandır kitap okuyamayınca incecik iki kitabı bitirdiğine seviniyor, kaldı ki biri çocuk kitabı. 

Ilk kitap Ahmet Ümit ten. 


Sizde benim gibi yazarın masal kitaplarından bihaber misiniz?
Yazar ilgi alanıma girmeyince neler yazar pek takip etmiyorum.
Iki kitabını okudum "Aman aman çok güzel" diyemedim. 

Sınıf kitaplığını oluşturmak için çocuklardan kitap istedim. Gelen kitaplardan biriydi olmayan ülke.  Masalda severim başlayayım dedim. 
Her masal sonunda var olması gereken dersi ben çıkaramadım.  Aman aman diyecek bir konusuda yok. O yüzden kitabı sahibine verdim.

Ikinci kitap bir Yaşar Kemal eseri.


 Ağrı Dağı Efsanesi sürekli adı geçen ama hikayesi bilinmeyen olarak belleğimin bir köşesinde durur. Aydınlığa kavuştu, çok şükür.  Aydınlık Yaşar Kemal eliyle olması güzel. 
Güzel olmasına güzelde olumsuz olarak gördüğüm bir nokta Osmanlı devletini hoş bir şekilde göstermemiş.
Buna rağmen kitabı beğendim.  
Yaşar Kemal okumalarını ara ara devam edeceğim. 
Benden bu kadar. 
Esenkalın. 



15 Kasım 2014 Cumartesi

Neler oluyor hayatta

Allahım neler oluyor hayatta. 

Günler çok  mu çabuk geçiyor.  Dünya kendi etrafında çabuk dönüyorda güneşin etrafında hiç mi dönmüyor.
Gün bitiyor ne olduğunu anlamadan. Gün bitiyorda haftalar geçmiyor gibi.
Sonbaharı gelmiş mi gitmiş mi anlamadım.  Bari kar yağsada kış gelmiş desek.
Okul dönemine hızlı başladık ( geçen seneki okulda çalıştığımı söylemiş miydim).  Geçen seneki öğrenciler başarılı idi. Bu seneki öğrenciler başarısızlar. Moralim bozuldu, hırs yaptım.  Seviyelerini yükselteceğim diye kendimi paraladım.  Sürekli sınav yap, ödev kontrol et, ömür bitti. Hal böyle olunca kitap okumaya vakit bulamıyorum.

En son bir ay önce kitap yazısı yazmışım.  Bir ay içinde neler yaptım kitap okumak yerine?
Kuzenim evlendi.
 3 kız olunca her hafta biri için alış veriş yapıldı. Düğün güzeldi.  Biz yabancının düğününe gider gibi gittiğimiz için halam biraz kırgın. Haklı da uzun zaman bir arada yaşadık, onlar ev alıp biraz uzağa taşındılar her fırsatta gitmek mümkün olmuyor. Ev kurma aşamasında olmasada misafir ağırlama için gitmeliydik.


Rabbim mesud eylesin.

Başka neler yaptım.  Spora başladım. Kezban Parisde misali ilk günden biraz fazla yüklenmişim her yerim ağrıyor. Soranlara on kişi tarafından dövüldüm diyorum :)
Başka başka minik öğrencilerimle pek çok anım var ama başka zamanlara. Sadece geçen seneki tecrübeler işe yarıyor.  Ses yükseltmeden tek kaş ile sınıf susabiliyor.

Kitap yazısı yazmaya gelmiştim hevesim kaçtı galiba.

Ilk kitap varlık yayınlarının yeni hikayeler 1956.


Bakmayın yeni hikaye olduğuna kendisini sahaftan aldım.  Şuan çok iyi tanıdığımız yada artık yazmayan pek çok yazarın ilk hikayeleri.
Güzel olmakla birlikte biraz karamsar hikayeler. Dönemin getirdiği bir şey mi bilemedim. Bir tane neşeli, mutlu sonla biten hikaye yok.
Dikkatimi çeken bir şey paylaşayım.  "Deniz banyosu" tabiri.
ilk olarak Albert Camus'un yabancı adlı kitabında gördüm.
Anladığım kadarı ile bizim plaj dediğimize o dönem banyo deniyor. Yüzmek diye bir tabir yok banyo yapmak var.
Hangi yazarlar var derseniz?
Ahmet Hamdi Tanpınar,
Faik Baysal,
İlhan Tarus,
Ziya Osman Saba,
Cemalettin Akın,
Turan Bakır,
Vus'at Bener,
Sabahattin Kudret Aksal ve daha fazlası.
Hikaye sevenlere seriden bir iki kitap okumalarını tavsiye ederim.

Ikinci kitap dünya klasiklerinden.  Stendhal den kırmızı ve siyah.


Bu kitabı uzun zamandır okumak istiyordum. Kütüphaneden ödünç almak istedim pek çok çevirisi vardı karar vermediğim için kalmıştı. Sahafta görünce alayım dedim.
Benim kitabın sayfa sayısı 702. Çantada taşınmıyor. Bitmesi günler aldı.  Menekşe ablanın başka bir çevirisi vardı.  Onun evine gidince oradan takip ettim. Kitaplarda olay örgüsü parelel gitmiyor. Tuhaf doğrusu.
Baş kahramanımız Juliene yer yer uyuz oldum bazende hak verdim. Kitap sonunu saçma bulsamda kitabı beğendim.
Iki kitabıda tavsiye ederim.

Benden bu kadar bu puslu havada ablamla sonbahar resmi çekmeye gideceğiz.  Artık çürümeyen yaprak bulursak.
Esenkalın.

2 Kasım 2014 Pazar

ve nihayet

Yıllardır Atatürk alberetumuna gitmek için plan yapmışızdır. Sonuç hüsran. 
Artık plan yapmayı bırakmıştım ki öğretmen arkadaş "öğrencileri getireceğiz, gelir misin? " dedi. 
Elime fırsat geçirmişim kaçırır mıyım. 
Ablam çarşamba günü gitmişti. Etraf çürümüş havada soğuk olur dedi.
Bende kendimce kalın giyinmişim. Dondum resmen.


Suyun rengi berrak olsa, güzel güzel yansımalar olsa fena olmazdı.





Sarı yapraklara bayılıyorum. 


Su içindeki ağaçların ne olduğunu bilemedim şimdi. 


Yollar, yollar



Kocayemiş ve alıçlar henüz bitmemiş. 


Türkiyenin çalıları diye NTV den çıkma bir kitap var.
Ablam yeni aldı.  Kitabı bir günde bitirdim güya.  Pek çok ağacı tanımadım. Bu nasıl okuma diye kendime kızıyorum.


 Kitap özentisiz basılmış ondan aklımda kalmamış :)


Bu taşlık alan normalde dere. Biz gittiğimizde kuru idi dereyi takip ederek diğer göle gittik.


 Yanlış hatırlamıyorsam çoban püskülü. 
Çok hoş di mi.

Benden bu kadar. Gitmek isteyene tek uyarım kalın giyinin, eldivenleri unutmayın.  Sahi benim eldivenler nerede?

16 Ekim 2014 Perşembe

Ağır aksak okumalar


 Mevsimlerden mi bilinmez kitap okuyamıyorum.  Daha doğrusu okuduğumu sanıp yazıya dökünce okumadığımı fark ettim.
Minicik gibi gözüken kocamaaan kocaman kitaplar okudum halbuki.
Neden eziklik psikolojisi yaptım ki.



Böyle düşünmeme sebep olanları görmemezlikten geleceğim,  yokmuşlar gibi davranacağım.



Efendim neler neler okumuşum.

Üç Anadolu Efsanesi


Kitap alışverişi yaptığımda öylesine sağa sola bırakmıştım kitapları.  Kitaplığı düzenlediğim gibi Yaşar Kemal kitaplarımı elime aldım.  
Fazla beklemeden okumaya kararlıyım. 
Çantada taşınabilincek en ince kitap, beklemeden bir çırpıda bitti. 
Köroğlu efsanesini herkes bilir.
Alageyik ve Karacaoğlan hikayesini daha önce duymamıştım.
Türk sineması tadında kahramanlık, mertlik ve sevdalık hikayeleri.
Yaşar Kemal okumayanlara başlangıç kitabı olarak tavsiye ederim. 

Deli Kadın Hikayeleri


Allahım birileri benimle acil ilgilenmeli. Piskopat hikayeler nasıl beğenilir.  Ben normal değil miyim yoksa.
Yazarın okuduğum ikinci kitabı.
Daha önce kırmızı zaman'ı okuyup ilginç bulmuştum.  Arayı açmadan okuyayım dedim.
Hikayeler birbirinden ilginç ve hüzünlü.
Daha doğrusu iç karartıcı.
Cizimlerde bir o kadar iç karartıcı.
Icim karardı,  bunlar nasıl hikayeler desemde beğendim :)
Insan evladı çelişkiler dolu.

Erenlerin Bağında


Lisede iken beğenerek okumuştum.  Ikinci kez okudum ve beğendim.  
Okuyunuz efendim.

Hacı Ağa


Yazarın daha önce Kör Baykuş adlı eserini okumuştum.  Arayı açmadan ikinciyi okuyayım dedim.
Çıkarları doğusunda hareket eden, halkı sömüren uyuz bir karekterimiz var. Okuyorsunuz ve size yabancı gelmiyor çünkü "oooo, senden çok var" bu şarkı hacı ağa için değildi ama cuk oturdu.
Bu arada hacı ağa yalancı hacı.
  Haca gitmemiş ama güzel numara yapıyor.

Özetle dört tane kitap okumuşum.  Dördünüde tavsiye ederim.
Esen kalın.