15 Nisan 2014 Salı

Kamera arkam

Sevgili blogcan nabrut mim yapmış yazılarınızı nasıl yazıyorsunuz diye.
Bende tam böyle bir soru bekliyordum, derdimi dökecek.

Kendi pc'im eski arada sırada nete girmiyor. Zaten bloglara yorum bırakmıyor da.  Bende çoğunlukla ablamın tabletini kullanıyorum. Tablette Türkçe karekter yok sinir oluyorum tek tek düzeltmek zor. Resim çek yükle tablette kolay ama link vermek kes kopyala zahmetli.
Çoğunlukla tabletten taslak yapıyorum pc den devam ediyorum.
Bazende yazdığım taslakları unutuyorum :)
Şaka yapmıyorum ciddiyim. Şuan tabletteyim pc den bakarım.
( 22 taslak varmış,  neler olduğunu unuttum bile )



Bilgisayarda ekran olarak türbenin bahçesi var. Yahya efendi yada yusa hazretlerinin mekanı.  Tam olarak hatırlamıyorum. Sonbaharda arkadaşlarla Beykoz korusuna kahvaltıya gitmiştik ardından türbe gezmiştik. Güzel bir gündü.


Duvarlarda mezar taşları var, manzara güzel gidin diyeceğim de neresi :)
Yazı yazarken masa kullananlardan değilimdir. Pc, tablet her ne varsa elimde/kucağımda onunla boş bulduğum heryere oturabilirim.
Son zamanlarda internet kalitesizligi yüzünden yazı yazmam zaman alıyor.  Bende yazıyı bitirip yayınlamaktan vazgecebiliyorum :(

Mim içinde başka bir açıklama gerekiyor muydu? Bilemedim şimdi.
Benden bu kadar, isteyen üzerine alınıp cevaplasın. Kimse okumazsa ben okurum.
Esenkalın efendim, soğan doğrayın geldim gözler fena, daha devam edemeyeceğim.

12 Nisan 2014 Cumartesi

Hayal kırıklığı; bebek pikesi

Söze nasıl başlasam bilemedim o kadar ki üzgünüm.
Annem pikeyi getirdiğinde masayı topluyordum. Tüm tencereleri yıkadım yine sakinleşemedim. Incesaz dinledim, üstüne yeni türkü dinledim yok yok sakinleşemedim.  
Makinayı boşaltıp elde mi yıkasam.
Daha önce bebek pikesi işlediğimi söylemiştim.  Annem 3 tane örneği pikeciye getirdi. Kuşlu olanı erkenden yapmasını ve sade olsun istedik ortaya çıkan tablo bu.


Ilk bakışta güzelmiş gibi ama değil. Dört sıra kuş olması gerekiyordu bir tanesinin üzeri kapatılmış. Baş taraftaki kareli küpür ne alaka yani. Seccade mi bu? Hadi yaptın neden kuşları kapattın. Ben o kuşlara emek sarf ettim di mi?


Yastık niyetine işlediğim daracık olmuş içine ne konulur ki. Çarşafda  pikeye göre büyük olmuş. 


Pikenin altına kumaş dikilmemiş. Kenarlarına kocaman kumaş dikene kadar altına dikilseymiş iyiymiş. 
Özetle canım sıkıldı,  emeğim heba edilmiş geldi bana.
Haklı degil miyim?
Hı birde kullanılan kumaş tiftiklenmiş.
 Bunca kusura 60 lira vermiş olmamız da cabası. 
Küpür güzel ama köşe kıvrımlarının kesilmesi gerekmez miydi?
Bilirkişi olmadığım halde bunları söylüyorsam bilir kişi kim bilir ne kusurlar bulur.
Ben sakinleşmek için uğraşlar bulmaya gidiyorum, sizde motive edici yorumlar bırakın olur mu?

6 Nisan 2014 Pazar

Şark Han

Blog aleminde şarkhan'ı görüyordum.  Bende gitsem diyordum, sevgili blogcanlar ucuz olduğunu söyleyince bende arkadaşlarla gideyim dedim.


Blogcanlar yerinin karışık olduğunu söylediler,  biz gitmeden kroki çıkarmıştır hiç zorlanmadan bulduk. 


Pek çok yerde gördüğümüz objeler.


Deniz Baykal defne sabunu kullanıyormuş. Yoksam gençliğin sırrı defne sabunu mu :)



Boy boy, çeşit çeşit kandiller. Sadece mint ve pudra yok.


Askılık


Bunların adı ne bilmiyorum. Maketin parçaları uygun şekilde kesilip paketlenmiş. Çeşitler boldu, erkek çocukları için ideal hediye.


Şark han 6 katlı biz 3 katı gezdik. Mescitden çıktık ki her yere örtü serilmiş. 
Genel olarak çeşitler bol olsada fiyatlar uygun değildi.  Hani piyasanın altı idi, mübala sanatı. 


Bu kuşları almayanı vuruyorlar :)
Geçen hafta Bakırköy pazarına gittik. Orada da vardı. Hava tam fırtına havası olunca erken dönmüştük.  Fiyatlar aynı.  Hatta küçük kuş 5 lira idi. Ben 7,5'a aldım. 
Sadece bu kuşları alacaksınız Bakırköy pazarına gidin derim :)

Bir iş yapıyorsanız özenerek yapın.  Ne biçim boyamışlar. Üzerlerine yanlışlıkla renkli su dökülmüş gibi. 
Neyse efendim " ben 350 liraya iç organları gözüken saat almak istiyorum" derseniz çok güzel,  ilginç saatler var.

Gezin görün yeride prakit bulunabilecek bir yerde. Türk Telekom'un yanından gireceksiniz.  Bana tarif eden ptt dedi. Allahtan pimpirikliyim haritadan baktım.

Mısır çarşısının peynirciler tarafindan girince ilk sokaktan (sabuncu han sk ) yukarıya çıkın 4 yol ağzına gelince bir taraf marputcular, bir taraf tahtakale caddesi (sağ taraf). Tahtakale caddesinde Türk Telekom'dan içeri girin, ilk soldaki çıkmaz. 

Komik bir tarif oldu. Siz zekisinizdir anlarsınız. 
Esenkalın efendim.

30 Mart 2014 Pazar

Küplücedeki Köşk - Samiha Ayverdi


Samiha  Ayverdi okumalarım devam ediyor.

Kitabı Beyoğlu sahaflardan almıştım.  Arayı açmadan okuyayım dedim. Hem bu sene elimde okunmayı bekleyen kitapları okumaya karar verdim, kararımda durmalıyım.



Kitap biyografi, anı, deneme olarak sınıflandırılmış. Neden anı derseniz ön sözden alıntı yapmak istiyorum.

Onun maksadı, kaybetmemiz gerektiği halde elimizden çıkan maddi manevi kıymetlerle yeni nesilleri buluşturmaktır.  Çünkü içinde doğduğu ve büyüdüğü toplumun değerleri anlaşılmaz bir hızla insanımızdan uzaklaşıyor,  yeni nesiller onun teneffüs ettiği güzelliklerden mahrum bir dünyaya gözlerini acıyor.

Anı gibi anlatılarak toplumsal pek çok konuya değinilmiş.
Daha once Ibrahim Efendi Konağını okumuştum.  Kitapta konağını adı geçiyor.
Konular birbirinden bağımsız o yüzden ara verilerek okunanilir. Ben okurken ara vermedim,  yer yer sıkıldığımı belirmem gerek. Diğer kitapları daha yavaş araya başka kitaplar koyarak okuyacağım.
Keyifli okumalar.
Esenkalın. 

26 Mart 2014 Çarşamba

Ivan Denissovic'in Bir Günü

Yazar hakkında hiç bir fikrim olmadasa kitabı not almışım.   Yazar aylarında A. Soljenitsin okunuyor olmasını baha ederek kitaba başlamış bulundum.
Kitabı yazar ayları ve okuma şenliği kapsamında okudum.

Ivan Denissovic'in bir günü bana cok ağır gelmiş olmalı ki bir haftada okudum. Diğer hikayeleri de aynı şekilde. Tamam biraz abartıyorum. 373 sayfalik bir kitap bu kadar sürede okunmamalı, kendime kızıyorum.  İçimden kitap okumak gelmiyor, kendimi ancak bukadar zorluyorum. 


Kitabın tarzını çözemedim desem yeri. Roman diye geçiyor,  bence hikaye. Içinde 6 tane hikaye var. Hikayelerden biri 100 sayfa sürerken diğeri 2 sayfa sürebiliyor. Kitap hatalı mı basıldı diye düşünmeden edemiyor insan.

Efendim kitap hakkında yazacağımı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.  Bildiğiniz Rus Edebiyatı.  Sefil insanlar  ve sanki onlarla birlikte yaşıyormuşsun hissi uyandıran başarılı yazarlar. Yazarın herhangi bir kitabını okumanızı tavsiye ederim. Yok ya tavsiye etmiyorum, zaten merhamet izliyorum öleceğim dramdan üzerinede rus edebiyatı sıkıyor. Bir kaç neşeli kitabın ardından belki okunur. 
 Ben çok saçmalamadan gideyim. 
Esenkalın.  

25 Mart 2014 Salı

Istanbul Tasarım Merkezi - Serap Ekizler Sönmez

İstanbul tasarım merkezinin seminerlerini, atölye çalışmalarını internet üzerinden takip ediyordum lakin mesafeden dolayı gidemiyordum. Nasıl oldu ise dün Menekse abla ile gidelim dedik.
Yer olarak biraz ara sokaklarda kalıyor ama bulması kolay.


Program 18:30 da başlıyor. Menekşe abla işten çıkıp geldiği için ucu ucuna yetiştik. Çok az kişi vardı. Birebir oturduk desem yeri.

Konuşmacının  İslam mimarisinde geometrik desenler üzerine çalıştığını az çok biliyordum mart ayı konusu kimyadaki kristal sistemlerin geometrik desenlerle paralelliği idi. 
Program başlamadan kimyacı var mı? diye sorulunca bir an organik kimyadan soru gelecek sandım. Tamam okul zamanı organik kimyam iyiydi ama aradan kaç asır geçmiş :)


Sunumdan sonra öğrendiklerimizi uygulamaya döktük. Resme bakınca dökemediğimi fark ettim :)
Minik olana kafes sistemi deniyor. Olayı tam anlayamadım. Namazda geçiyordu diye soramadım. Sadece ilk altıgeni gösterdim.  

Tasarım merkezinde ilginç atölyeler var. Yeteneğim olsaydı eskiz atölyesine gitmek isterdim. 
Yeteneğim ve vaktim var diyorsanız Osmanlı Mimarisini çizerek ve gezerek öğrenmenizi tavsiye ederim. 

Daha geniş zamanda gidip bina çevresini gezmek istiyorum. 
Benden bu kadar, Birazcık çizim mi çalışsam ne :)
Esenkalın efendim. 

22 Mart 2014 Cumartesi

Etamin Seccade 2

Tamam etamin işlemek insanı rahatlatıyor ama bukadarı da fazla. Daha önce masa örtüsü işlediğimi söylemiştim. Bitirdiğimi sanıyordum ama yapraklar iki sıra olacakmış,  tekrar elime almam gerekiyor. Neyse efendim etamin işlediği duyanlardan seccade talepleri olunca kırmayayım dedim. Ilk seccade ne oldu, kermes oldu mu bilmiyorum. Ikinci seccade de kuzen için yapıldı.  Örnek aynı kişiden geldi. Arkadaşın etamin seccade koleksiyonu olsa bu kadar olur. Yalnız renk uyumları konusunda hem fikir olamadık. 


Morlar maviler benim favori rengim. Güzel bir seçim yapmış olmalıyım ki abimin eşi bile beğendim.  Kendisi renk uyumlarımdan dolayı boşuna yorulduğumu söyler her daim.


Krem etaminden sıkılmış olsamda renk uyumu açısından krem en uygun renk. 

  
Örnekte değişiklik yaptım. Ortanın çıkış yerleri birbirini tutmuyordu. Benimki de sade oldu gerçi.  Yaprakların yerlerini belirlemek için bir kaç defa sökmen gerekti. O kadar sıkıldım ki daha fazla yaprak ilave etmedim. 


Lale modelini severek işlesemde seccadeden daha ziyade  masa örtüsü daha uygun olur. Örnek çıkarmak isteyenler için  yakın çekim yapıyorum.  
Uzun zaman elime iğne almam artık.  Seccade işleyeceğim  diye kendimi paraladım. Birazda kitap okuyayım.  
Benden bu kadar esenkalın efendim.