24 Ocak 2020 Cuma

Pancarlı Tabbule

8.1.20
Blog yazmaya ilk başladığımda bir heves her şeyi paylaşırdım. Daha dorusu yeni şeyler yapmaya ve paylaşmaya hevesim vardı. Belkide vaktim vardı. Artık hangisi ise pek emin olamıyorum. Bildiğim bir şey varsa paylaşmak güzel. Sonraki süreçlerde işime yarıyor. 
deneme yemek yapmayı pek severim. Yemek yapmadan önce nette üç beş tane tarife bakar sonra kendi bildiğime göre takılırım. Bir kenara not almayınca bir defa   yaptığım tarif ikinciye farklı bir tat almış oluyor.
Bir heves yıllar önce oluşturduğum bir tarif defterim vardı. Oradan bakıp yaptığım bir iki çorbam vardı. Barbunyalı mısır unlu misler gibi çorba! Keşke tarifi buralara da yazaydım. Yazaydım da kombi borusu patlayınca mahvolup gitmeyeydi. Halbuki Kuşaktan kuşağa gidecek bir tarifti. Olmayan torunlarım adıma çorbacı açıp köşeyi dönecekti :) 
O kadar değilse de evdeki insancıklar geçen sene çok güzel ekşili pancar çorbası yapmıştım mis gibinin devamını yenmeyecek kadar ekşi ( limon kabukları baştan itibaren çorba içinde olunca ) çorba olarak görmeyeydiler iyiydi :)

Pancar kültürümüz yoktu bizim. Pazarda bir turşucumuz vardı oradan turşusunu alıp ablamla yerdik. Aile boyu kansız oluşumuz bizi  bolcana kırmızı meyve ve sebzeler tüketmeye yönlendirince hayatımıza girmiş oldu. 
Dediğim gibi geçen sene şahane bir çorba yaptım ama tarif olmadığı için bu seneki hüsran oldu. O zaman denenmiş bir tarif olsun  dedik. 
Diyetisyen arkadaşın ( @kevsernalbantoglu_ )  hesabından  gördüğüm tarifi denemeye karar verdim. 
Kinoalı pancarlı tabbule .
 9.1.20
Tarifi okurken aklımda kara buğday vardı. Iyy ne biçim nimet demiştim denediğimde.   Gerçi biz onu yıllar önce üç günlük detoks programında kullanmıştık. O günden sonra dahada yemedim. Neyse markete geldim. Bir baktım kinoa başka bir şey :) neyse ki evde var dedim. Eve geldim bir heves yemek yaptım, resmini çektim.  
Ablam ''bunu çok pişirmişsin, Kevser'in resmi  böyle değil ''dedi. Sonraki gün  iş yerinde anlatıyorum tarifin hikayesini. Arkadaş ''kinoa ne bilmiyorum '' deyince bende netten açtım gösteriyorum ki kineo değil chia yapmışım. 
:)
Gülsem mi ağlasam mı bilmiyorum. 
Ne tarifmiş kara buğday, kinoa ve chia her biri ile yakıştırıldı. Yani ben yakıştırdım :)





Muhtelif yerlerden bulduğum fotoları paylaşıyorum. Eminim sizde ayırt edemeyeceksiniz.
Etseniz de '' yok ya onlar neymiş falan '' diyeceksiniz. Yani demeniz gerekiyor :)

Neyse efendim benim chialı yapış yapış tarifimde güzel oldu. En azından biz beğendik.

En kısa zamanda Kevser Hanımın tarifini de deneyeceğim. Önce bir kaç kişiye sorup teyit edip öyle alacağım kinoayı :)

Durumu Kevser Hanıma anlattım. Bana diyet yemekleri konusunda ders vereceğini söyledi. 
Diyet mi yazdım ben! Yok ya ne diyeti , benim ki yeni tatlar denemek. Yoksa boy kilo indeksine göre kilolu gözüküyor olmam sorun değil :)
...

24.01.2020
pancarı kısırlık bulgurla yaptım. Çok güzel oldu. Hatta tekrar denersem içine nar ya da greyfurt ilave etmeyi düşünüyorum. 

...

Bir sonraki paylaşımı şeker pancarıyla yapmak istiyorum. Paylaşmasam da bir şeyler deneyeceğim. 
Gecen gün bir adet şeker  pancarı aldım pazarcı güldü bana '' abla çok sevecek az aldığına pişman olacaksın'' dedi. Sevdim mi? Fena değil. 
Yeni şeyler deneyeceğim kesin. Şimdilik sadece haşlayıp yedik. Bir sonrakini  tahinle yiyeceğim. Yada artık Allah ne verdiyse :)



Tarifi benim gibi hatalar yapmayın diye Kevser Hanımın sayfasından alıyorum :)
Allah'a emanet olun.

MALZEMELER
1 su bardağı kinoa
1,5 su bardağı su (kinoayı haşlamak için)
2 küçük kırmızı pancar
Yeşil soğan
Dereotu
Maydanoz
2 yk zeytinyağı
3 yk limon suyu
1 yk nar ekşisi
Tuz .
👉Kırmızı pancarları güzelce yıkayıp,haşlıyoruz.
👉Pancarlar haşlanmaya yakınken, kinoayı yıkıyoruz ve 10 dakika kadar haşlıyoruz.Ardından altını kapatıp dinlenmeye alıyoruz.
👉Haşlanan kırmızı pancarları blendırdan geçirip, kinoa üzerine döküp karıştırıyoruz. 2 dakika kadar kısık ateşte ara ara karştırıp, 5 dakika tekarardan dinlendiriyoruz.
👉Doğradığımız yeşillikleri, tuzu, zeytinyağı-limon ve nar ekşisini de ekliyoruz.
👉İsterseniz kornişon turşu da ekleyebilirsiniz.

Pancarı sevmiyorsanız alternatif olarak salça/domates sosu ekleyebilir veya yeşilliklerini arttırarak sossuz da hazırlayabilirsiniz.




14 Ocak 2020 Salı

Ocak ayı okumaları

2019 dan kaç tane yarım kitap devrettim ben bile bilmiyorum. Bildiğim bir şey varsa 
önceliğimin yarım kalan kitapları bitirmek olacağı.

Azda olsa bir şeyler yazmak istiyorum sonra yazması ve takip etmesi  zor oluyor. 



Lawrence Durrell  - Labirent


2019 sahaflar festivalinden konusu ilginç geldiği için aldığım bir kitap. Konusundan daha ziyade tarzı değişikti. Kişileri tasvir etmekten labirente gelemedik. Az biraz yazarı araştırdım. Dedim herhalde kitap yazarı İskenderiye dörtlemesinden o kadar ki kişilerden  hikayeye gelmedi. Tam hikayeye geldi ki kitap bitti. Onca detay verdin de akıbetleri ne oldu niye vermedin e mi ! Ben mi kaçırdım emin değilim. Üç kişinin akıbetini öğrenemedim. Buna rağmen kitabı ve yazarın dilini sevdim.

Murathan Mungan  - Mahmut İle Yezida


Daha önce yazarın kaf dağının ardı adlı kitabına  başlayıp bitirmemiştim. Dili ağır gelince son hikaye kalmıştı. Beyoğlu 2019 sahaflar festivalinde yazarın kitabını tereddütle aldım, severek okudum. Yazarın Mezopotamya üçlemesinden biri. Bir oyun olur ki oyun okumayı pek sevmem. Buna rağmen sevdim.
Oldum olası imkansız aşk muhabbetini anlamamışımdır. Birbirinizle olamayacaksanız denk gelip de aklınıza farklı fikirler sokmayın dimi ! Yok illa bir yerlerde denk gelinecek o anaların canı yanacak.

Oscar Wilde - Lady Windermere'in Yelpazesi


Kitabı Beyoğlu sahaflardan almıştım. Vakit sınırlı olunca pek bir şey araştırmadan serden 4 kitap almıştım. Eve geldikten sonra oyun olduğunu öğrendim. Oyun sevmesem de bunu sevdim. Düşündüm de 2020 de okuduğum ikinci oyun ve ikisini de sevdim. Demek ki daha önce güzel bir oyuna denk gelmemişim. Artık seviyorum diyeceğim J
Efendim yazarın dilini seveceğimi düşünerek aldım kitabı . Kitapta az biraz ilerleyince kitabın pek tanıdık geldiğini gördüm. İzlediğim ve saçma bulduğum bir filme benziyor. Oyun 1892 de yazılmış izlediğim film o kadar eski değil tabi. 
Filmi buldum geldim  Gizemli Kadın ( A Good Woman )  

Efendim kitabın yazıldığı yada  filmin çekildiği dönemi bilmediğimiz için bazı şeyleri anlamakta zorlanabiliriz. Sosyetenin samimiyetini birbirlerinde ağırlanmalar, balolar falan pek anlamıyorum. Demek ki biraz daha Jane Austen okumalıyım J
Filme nazaran kitabı güzel buldum. Tavsiyemdir.

Melih Arat  - El Yazısındaki Sır


E kitap olarak daha önce okumaya niyetlenip bitiremediğim bir kitap. Yanıma kitap almadığım zaman ara ara okuduğum ve e kitap olarak okuduğuma pişman olduğum bir kitap.
İçindeki verileri uzun araştırmalar sonucunda tespit ettiklerini yazmışlar. O yüzden bir kere okuyup geçmek yerine ( gerçekten ilgi alanınıza giriyorsa tabi ) baş ucunda basılı olarak bulundurup ihtiyaç olunca bakılmalı. Aslında bizim gibi sıradan insanlar için bir esprisi olan kitap değil. Yazıma bakarak kişiliğimi analiz ettim tamam da devamında ne olacak. Bana bir öneri sunmuyor haliyle sadece tespit ediyor. Bir işveren olsam birilerini işe alsam da kararsız kalsam belki yazıya bakarım. O da ülkemiz için imkansız. En ucuz kim çalışır ya da en torpilli kim. Piyasa özeti bu sonuçta.  Eee kitabı niye okudum o vakit ? Cevabı bende bilmiyorum. Sadece merak da olabilir. İlla bir cevap olmak zorunda değil. Bu kitabın ardından sadece  Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın Marifetnamesine bakmak yetecek . En azından bizden diyeceğim de herkes de bir cerrahi müdahale var.

Ebubekir Hazım Tepeyran  -  Küçük Paşa 


Kitap hakkında bilgi sahibi değildim. Sahaflara özellikle eski kitap almak için gitmiştim. Varlık yayınları gereksiz pahalı olunca farklı yayınevlerine yöneldim.
Bir gezi yazısı beklerken köy romanı ile karşılaştım. Sefil mi sefil, vizdansız mı vicdansız. Çocukluğumuz da üvey ana kavramını karanlıklarda burundan solucan veren insan figürü ile korkutulma sebebimiz buymuş demek. Demek ki eskiden de zalim kişiler varmış.  
Efendim kitapları eski basım tercih etmem şuan ki basıma göre daha zengin kelime dağarcığının olması. Altını çizer yeni kelimeler öğrenirim dedim de cümlenin gidişatını bile anlamadığım oldu L
Ah cahil ben.
...
Ocak ayı okumalarının ilk postası bu şekilde. Devamı gelir mi, kitap okur muyum bilemiyorum. 
...
Sınava hazırlandığımı söylemiştim ya dördüncü kez başarılı olamadım :(
Ciddi anlamda insanın moralini bozuyor, hayata karşı motivasyonunu düşürüyor. Hiç bir şey yapasım gelmiyor. 
 Ders çalışmaya başlamam gerek o yüzden aklımdaki gibi bir okuma yapamayacağım. En azından mayısa kadar . 
Benden bu kadar , sizler neler yapıyorsunuz? 

...

Allah'a emanet olun. 

7 Ocak 2020 Salı

2020 'ye girerken havadan sudan

2 ocak 2020
Ne çok severiz yıl sonu / başı  mütalaası yapmayı. düşünüyorum ne yazsam ki? Geçen sen ne yazmışım diyorum. Az biraz yazmama kızmışım :)
Zorlamalıyım bir şeyler yazmak için. 
Az biraz daldan dala olsa da.
...
2018 bol sıkıntılı , hastalıklarla geçti. 2019 da değişen bir şey olmadı aslında.  Sadece hayata bakış açım değişti. Daha sakin biri oldum. Alerjim hala var. Nefes alamıyorum ama ilaçta kullanmıyorum. Kullanınca da aynı durum nihayetinde. Kendimi iyi hissediyordum. Ta ki eğitime gidene kadar. Arkadaş durdu '' Sen hırlıyorsun '' dedi. Bu benim nefes alma rutinim.  Hırlıyorum :)
Şaka bir yana geçen seneye göre daha iyiyi.
Bu sene migren ve sinirsel göz seyirmelerim var sadece.

Geçen gün göz kapağı yaptırmak için doktorla görüşmeye gittik. Yanımda patron olduğu için gözümün seğirdiğini söyleyemedim. Sonra bana ''evde sorunların mı var?'' diye sorar :(
Geçen  sene mide bulantım ve kulak ağrım var diye doktora gittim. Dişlerini sıktığın için kulağım ağrıyormuş. Mide bulantım da psikolojikmiş. Bunu söyleyince sorunun kendi takıntılarından değilde benim evimden kaynaklı olduğunu söyleyecek kadar yüzsüz. 
 İki yıldır bu adamla çalışıyorum alışmış olmam lazım . Alıştım umursamıyorum diyordum ki şiddetli  baş ağrısına uyandım. 
...
Aslında güzel şeyler yazmaya gelmiştim. 
Ne var güzel bir şey ?
Sağlıklıyım, huzurluyum, kimseye muhtaç değilim. 
Yeter mi ? Mutsuzluğumuza bakılırsa yetmiyor. 
...
Neler yapmışım 2019 da?
Sinemaya, tiyatroya gitmedim galiba. Tembellik  edip yazı yazmayınca böyle oluyor. 
Konser ?
Şerefiye sarnıcında iki konsere gittim. Müthiş bir yer . Kesinlikle bir konser dinlemelisiniz. 
Sarnıç Haricinde biraz yöresel takılmış. Farklı zamanlarda, farklı  yerlerde Resul Dindar, Ekin Uzunlar ve Samida dinlemişim. 
A unutuyordum tatile gittiğim yerde Ayna konserine denk geldim ama tamamına katılmadım. Açık hava konserleri gençken güzel oluyor. 
...
Üç farklı tatile gidip üçünde de problem yaşadık. 

Amasra , Safranbolu gezisinde üç gün diye niyetlenip. İki güne döndük. 


Amasra 'ya ikinci gidişim. Birileri masraflarımı karşılasın Koşa koşa tekrar giderim. 


Tekne ile açılamadım içimde kardı resmen. 



Bursa gezisinde koltuk olmadan araç buzluğu üzerinde gezdik. 





İğneada ya giderken otobüsü kaçırdık. Bir günümüz gitti. Bir sonraki sefer için hem bekledik hem aktarmalı gittik. 





Tüm bunlara rağmen üç gezimde güzel geçti. 
Bunların dışında İstanbul için de gezdik ara ara. Karda kışta çiçekte böcekte. 
...
Azda olsa kitap okudum. 
Okuduğum kadar düşündüm mü? O konudan pek emin değilim. Sadece okumak için değil.  Bana bir şeyler katmasını da önemsiyorum. 
34 kitap okumuşum
15 tane yeni yazar keşfetmişim. Kadın yazar ağırlıklı okuyacağım demiştim ama olmamış . Bu yeni yazarlardan 12 tanesi erkek, 3 tanesi kadın. 
2019'un bana kattığı en güzel şeylerden biri. Ali Ayçil, Poe ve Münire Danış  ile tanışmam oldu. Münire Danış'dan tek kitap okudum. En kısa zamanda ikinci kitabı da okumak istiyorum. 
...
2019 dan 20'ye pek çok yarım kitap bıraktım. Öncelikle onları bitirmeyi düşünüyorum. 
...
Sıkıldıkça etamin işliyorum. Bir ben değil annemde etamine sardı. Tabi onunkiler daha makul şeyler. Benim gibi yapıp yapıp kenara atmıyor. Direk akraba kızlarına havlu işliyor. 


...
Etamin dışında 2019 başında teraryum hevesim vardı. Sedum tarzı çiçeklere kafayı  takmıştım. Baktım ki olmuyor, sade takılıyorum artık. 


...
Hayattan ne istediğimi bilmek adına yazmam gerekiyormuş. Kendimi zorluyorum ama yazacak bir şey bulamıyorum. 
Ramazanda Şükür defteri tutuyordum. Oruç tutmakta çok zorlanıyorum. eski enerjim kalmadı diye sürekli dua ediyordum ramazandan önce. Fiziksel  anlamda zor olsa da eskiye nazaran daha rahat geçti. Bu sefer iş ortamında gerginlikler yaşadım. Bolca dua ettim ve yazdım. 
Gerginliği kendi adıma sakin geçirdim. Karşı taraf hiç bir şey olmamış gibi davranıyor diye gıcık oluyordum. Ortak plan yapmayarak tavrımı gösterdim. Biraz sert oldu ama hak ediyorlar. 

Neyse ki konu bu değil. Konu 2020 den neler beklediğim. Klişeler dışında bir beklentim, hayalim yok. Ne istesem ki bilemiyorum. 
Bolca dua etmem gerektiğini Manevi yönden az biraz zayıfladığımı fark ettim. Tek temennim bu yönden. Rabbim cümlemizi hayırlı kullarından eylesin. Karşımıza hayırlı insanlar  çıkarsın.
Allah'a emanet olun. 
07.01.2019

30 Aralık 2019 Pazartesi

2019 Okumaları

2019 okumalarını yıl başında hedefledim mi emin değilim. Bildiğim bir şey varsa elimde mevcut olan kitapları bitirmeden başka kitap almayacağıma karar vermemdi. Uydum mu? Pek sayılmaz.
Bu kararı verip de uymamak genel bir davranış olsa gerek kiminle konuşsan ''aynen ayne'' diyip duruyor. 
Neler aldığımı keşke vaktinde not alsaydım. Neler almış ve neleri okumuşum.  En azından 2020 de planlar yapmama yardımcı olurdu.

2020!
 Çocukluk hayallerimin yanında ne kadar uzak bir tarih. Hiç gelmeyecekmiş gibi. Halbuki çok çabuk geldi. Geçmez dediğimiz sıkıntılar geçti. Hiç ayrılmayalım dediğimiz arkadaş ortamları dağıldı. Dağıla dağıla kendi başımıza kaldık.
O kadar yalnız kaldık ki kalabalık yorar oldu. ''Yalnızlık ne güzel nimet'' der olduk. 
...

2019 nasıl geçti?
Ben bile bilmiyorum nasıl geçti.
Yine hastalıklı geçti. Her şeyin başının sağlık olduğunu, gerisinin pek önemli olmadığını hatırlattı.
...
Kalabalıktan kaçıp kaçıp kitaplara sığınsam da kitap okuma hızım hep ağırdı. Pek paylaşmasam da . Hatta hiç paylaşmadım.
...
Dinlenmek amaçlı spora gidiyorum, etamin işliyorum.
Etamin işleyip kenara atsam da dinlendiriyor.
Dikiş dikmeyi gerçekten öğrendiğimde kenara attıklarımı değerlendiririm diye umuyorum.

Aralarda da kitap okuyorum işte.


İstatislik rapor tutmayı severim. Kaç kitap okumuşum, hangi yayınevinden , hangi ülkeden  ne tarz okumuşum. 
Yeni yazarlar, yeni türler  keşfetmiş miyim mesela.

...
Babil kraliçesi - Selami İzzet Seder - İlkay yayınları
Mehmet Ali Bey-   Ayyar Hamza 


Beyazıt sahaflardan arkadaşa kitap alıyordum 3 kitap 20 lira indirim yapmak yerine dördüncü kitabı alın dedi. Baktım baktım bir şey bulamayınca bunu aldım.  Beğenmedim gittim geri vermeye. Normalde beğenmediğimi birine veririm ciddi zaman kaybı kimsenin zamanını alamam dedim. Yerine Mehmet Ali Bey'in  Ayyar Hamza'sını aldım.  Onu da beğenmedim ama geri vermeyeceğim. Öğretmen olan kuzene vereceğim. 


Benim beğenmeme bakmayın iki yazarında sevenleri çok. Hatta Mehmet Ali Bey'in   pek çok eseri tiyatroda sahnelenmiş. Okuduktan sonra bir iki oyununu izlediği ve beğenmediğimi hatırladım.

Can yayınları indirimi

 Geçen sene 7 liradan almış okumamıştım.


Yazarın okuduğum ikinci kitabı. Latin Amerika edebiyatı sevmediğimi söylemiş miydim :(
gerçi tecrübelerim Marquez, Luis Borges ve Mario Vargas tan ibaret :)


Değişik bir tarz. 

Necip Mahfuz edebiyatı diyeceğim.  Bir tane mi olumlu bir şey olmaz memleketin ile ilgili.
A. Maalouf ta benzer kültür ama onun kitapları rahatsız edici değil.  
Memleketini zalimce eleştirmesi dışında gayet akıcı bir kitap




Hasan Ali Toptaş - Everest Yayınları

Gölgesizler ,  Heba


Yazar uzun zamandır okuma listemdeydi. Liste dediğime bakmayın bildiğiniz defter. Neler okumuşum, neler okumalıyım diye tuttuğum. Defter bitince okunmayan kitaplar yeni deftere geçiriyorum sürekli. Yazarda uzun zamandır defter defter gezdi de en son 2019 da okundu. Bu da benim ayıbım olarak kenarda kalsın : )
...


Yazarı oyunca anne olduğu zamanlarda takip ederdim . Araya zaman girdi unuttum gitti diyeceğim diyemiyorum. Kuzenlerim severek takip ediyorlar. Madem bu kadar seviliyor takip edeyim dedim. Sevdim. En az kitabını sevdiğim kadar. 
...
Gabrial Marquaz 

konu genel olarak mide bulandırıcı olsa da bir şekilde merak edip okuyor insan. 

Kırmızı pazartesi,
Kitap bir bana mı yarım kalmışlık hissi verdi. Konuşacak çok şey vardı zaman yoktu gibi . 

...
sahaf kitaplarım 
2018 sahaf kitaplarını say say bitmez :/ 
Haliyle 2019 başında kitaplar bitti. 


Erzurum Yolculuğu - A. Puskin - Iş Bankası yayınları
Kitabı başka bir seyahatnamede atıf yapıldığı için not almıştım. Tam bir hayal kırıklığı oldu. içeriğinde bir şey yok desem yeri. O kadar ki sadeydi. 

Çöl Masalları Tayfun Pirselimoğlu - İthaki yayınlar

fikir sahibi olmadan  aldığım bir kitap . Değişik bir tarz. Genel olarak yazarın hayal gücü farklı. İlginç hikayeler var. Fakat hikayelerin bağlanma mevzusu olmamış. 

...

Alemdağda Var Bir Yılan  - Saik Faik Abasıyanık - İş Bankası Yayınları


Kırmızı pazartesiyi ofisteki herkes okuyunca başka bir kitap okuyalım tartışırız dedik. dört kişinin başladığı kitabı sadece ben bitirdim . Okurken bir sevdim bir sevdim anlatamam !
...
Kırmızı Defter -  Paul Auster - Can Yayınları


Yazarın okuduğum 123 kitabı. Şaka şaka o kadar olmadı. Dördüncü kitabı, daha önce okuduğum kitapların taslakları gibi bir his oluşturdu. 
...
Operadaki hayalet  Caston Leroex 



Operada hayalet olmadığını biliyordum ama böyle bir şey de beklemiyordum .

Mürebbiye -  Hüseyin Rahmi Gürpınar


Yazarın tarzını daha önceden bildiğim için zorlanmadan zevkle okudum. 

Ömer Seyfettin  - Yüksek Ökçeler

Komşumuz tavsiye etmişti. Severek okudum. Eski basım olması da ayrı güzel. Daha sık eski basım okumalıyım.  


Ömer Seyfettin denince aklıma sürekli Beyaz Lale gelir. Resmen çocukluk travması! Hangi mantık o kitabı ilk okul çocuğuna okutur ki. 
Bu yaşımda bile zor geliyor bu tarz hikayeler okumak. ( Şuan devşet hikayelerini okuyorum Ömer Seyfettin'in bomba adlı hikayesinde kaldım. ) Yazarken bile kolumun dermanı çekiliyor, uyuşuyor. 

Okur yeğenime veririm dedim de vermeyeceğim.  Birbirinden muzip, okurken zevk aldığım hikayelerden aynı zevki almayacağı için bir süre daha benimle kalacak. Zaten eline verdim dilinden dolayı bir şey anlamadı.

Bu arada 2019 sahaf kitabı olur kendisi. Yeni yıl hedefim 2019 sahaf  kitapların yarısını,  daha eski sahaf kitaplarının  hepsinin bitirmek. Aman ne büyük hedef demeyin ne kadar zor bilirsiniz. İnsanın aldıkça alası gelir. 

Ali Ayçil Kitapları

2019 'un bana kazandırdığı güzel yazarlardan biri
Yazarı ilk nerede duydum emin değilim. Ramazanda kitap fuarına gidince çok gezmeden bir kaç kitap almıştım. Sur kenti ile o şekilde tanıştım. Güzel masal tadında bir  kitap. Yazarın başka kitabını okumak istiyorum dedim. Okuyucu yorumları ile kovulmuşların evine başladım. Aynı yazar farklı tarz. Bu kez deneme kitabı ama ne deneme. Ölüm, aile ilişkileri ve geçmişten kopamama üzerine biraz ağır kitap. İkisini de tavsiye ederim. 
Timaş yayınları, Dergah yayınları



Edgar Allan Poe Kitapları 

Bu yıl tanışıp sevdiğim yazarlardan biri. Her yerde  Poe diye yazdım durdum. Bu sefer yazmayacağım siz okuyun .
Kuyu ve Sarkaç, can yayınları
 Bir Kudüs Öyküsü, İlgi kültür sanat yayınları 


Dünya Klasikleri - Rus Edebiyatı

Rus edebiyatı sevmeyen yoktur. İki kitapta farklı dönemlerde geçiyor. 
Babalar ve Oğullarda kuşak çatışmasını görürken Köpek kalbinde insanoğlunun nankörlüğünü görüyoruz. 
 Bildiğim bir yayınevi olmadığı için biraz tedirgin olarak alsam da severek okudum kitapları, tavsiye ederim. 
İlgi kültür sanat yayınları 

     
Alakarga Yayınları 

Yayınevini keşfedeli iki sene oluyor. Pek duyulmamış güzel kalemler var. Şirinevler de  gittiğim bir sahaf var. Eskiden yolum düşünce giderdim. Bu sene kitap için yolumu o kalabalığa çeviriyorum. 
Bu üç kitap biraz, yok yok baya ağır geldi. Ağır ağır ilerledi, zorlayarak bitti. 
Buna  rağmen Cem Kalemder'in Klanını aldım. Sakin bir kafayla okurum. 


Kayıp Gergedanlar -Cem Kalender
Güvercinler Zamanı - Şermin Şahin
Ayakları Pürdikkat Refakatçi Haydutlar - Özcan Doğan


Erlend Loe - Doppler - YKY

İlk defa Norveç edebiyatı okudum. Doppler okunması gereken değişik bir karakter .


Yekta Kopan  - Sakın Oraya Gitme - Can Yayınları 

Yekta kopan da ilk defa okuduğum yazarlardan. Bana hitap etmedi dememek için yazarın  bir kitabını daha okuyacağım.  
 Kitap yurdu 5 kitap 15 TL kampanyasından aldım.
 Şuan okumak gibi niyetim olmasa da kenarda dursun diye aldığım kitaplarım var. Sizlerinde var biliyorum :)


Susanna Tamaro - Kökler, Yollar ve Bitik Bedenler 

Yazarın okurken en çok sıkıldığım kitabı . İlginçtir içinde kürtaj yaptırmak teması yok. Diğer okuduklarımda vardı. Tabi bir arayış, bir yere ait hissedeme duygusu bu kitapta da vardı. 
Kitap yurdu 5 kitap 15 TL kampanyasından . 



Sem ve Pervane Münire Danış  - Timaş Yayınları

Kitapta altını çizdiğim o kadar çok satır var ki. Tembellik etmeyip ayrı bir postu hak ediyor. 


Yeri gelmişken bu iki kitap en sevdiklerimden :)

Üç Kızkardeş - İclal Aydın


Bazı kitaplar benlik değil .

Carbon kitap cep boy

Serinin kitaplarını merak ediyordum. cep boy olunca sade mi olur diye tereddüdüm vardı. Denemek amaçlı dört kitap aldım ikisini hemen okudum. yollarda çantada taşımak için ideal bir boy.

Ferdayı Garam - Mehmet Rauf 

Türk klasiklerini severim de bu karakterlere sinir oldum. Bir aile büyüğü de çıkıp ergenlerin deprosyonunu terlikle kovmadı ya :)
Şaka bir yana diline bayıldım. 


Gece uçuşu - Antoin De Saint Exupery
Küçük prensle tanıdığımız yazarın daha gerçekçi bir romanı. Roman mı hikaye mi emin değilim. Anıları deseler ona da inanırım. Savaş dönemi ruh halini bol uçuşlarla anlatıyor. Kısacık bir kitap. O kadar kısa ki bir şeyler yarım kalmış izlenimi uyandırıyor. 
...
Galiba tüm kitaplar bu kadar. 

Genel istatistik raporlar tutmak gerekirse genel olarak can yayınları okumuşum. 


Ardından İlgi kültür yayınları.


Okuduğum çok kitabı / yazarı sevsem de Ali Ayçil ve Münire Danış favorim yazarım oldu.



Yılda iki defa sınava hazırlanmam bitap okuma hızımı ciddi anlamda düşürdü. 
Buna rağmen okuma hızımdan memnunum. 

 Çoğunu paylaşmadım. Gönül her birini paylaşmak isterdi ama olmuyor. 2019 da iki telefon alıp dört telefon değiştirince her bir telefonla farklı şeyler çek. Çektiğin fotoğrafları saklayamama sorunu hevesini kaçırıyor. 
Yok aslında telefonumun kırılması. Aldığım telefonun daha 6 ay dolmadan çalınması falan derken insanın teknolojik nimetlere karşı hevesini kaçırıyor. Bir de şahane giden iş yaşamımı düşününce . İş dışında en sakin şekilde kalmaya çalışıyor insan. 
Bu yıl kış hiç gelmemiş olsa da gün ışığına hasret kaldım. Bir ışık yakalayamıyorum ki. Kitaplarımı, çiçeklerimi, etamin işlemelerimi fotoğraflayayım. 

 Blog dışında geçen sene arkadaşların zoru ile instegram hesabı açtım. Kendilerine blogumun olduğunu söyledim ama adını söylemedim. Çünkü onları burada çekiştireceğim :/



aman ne şahane profil :/

Anlatılacak o kadar çok şey var ki. Neyi sıralasam bilemiyorum o yüzden burada bırakacağım. Belki okuyup paylaşmadığım  kitapları blogda /  instegramda paylaşırım. 

Şimdilik hoşça kalın. 

Dinledikçe içinize huzur dolan bir iki parçayı kitap önerisi ile birlikte  aşağıya not eder misiniz :)