24 Ocak 2015 Cumartesi

kargo heyecanı

Allahım ne mutlu bana küçük şeylerden mutlu olabiliyorum :)
Yeni yıl gelmeden ablam derin tarihe abone olmuştu.  Derginin gelmesi biraz gecikti.  ilgili kişileri arayınca iki dergiyide anında gönderdiler.  Ablam dergiye babam için abone olmuştu. Babama sordum derginin ekini kullanmayaçağını söyledi.  
Takip edenler bilir derginin eki Osmanlıca ajanda.


Benden ajandaya el koydum.
Ablamla aramızda ajanda/not defteri muhabbeti döner durur. İstisnasız tüm ajandalarında gözüm vardır.  
"Ajandaya kitap notlarını yazacağım" dedim. Ablamda yazabilirmiş. "Ama ben osmanlıca yazacağım" dedim. "Olabilir" dedi ve ajanda bana kaldı. 
Osmanlıcayı benim yazmamı beklemiyorsunuz di mi? Netten baktım,  çeviri yaptım :)


Ilk etapta ajandaya sol taraftan başladım baktım ay kısmına aralık yazıyor ( o kadarını okuyabiliyorum ) döndüm sağ yüzünden yazdım.  Tarih attım adımı yazdım.  Adımı beğenmedim tekrar yazdım. 
Ablam gelmeden bir kaç sayfaya da not yazdım.  Ajanda kesin benim :)
Ikinci kargo babil.com dan. Menekşe abla Salih Suruç'un kitabını alacakmış ablamdan rica etmiş bende yanına kendi istediğim kitabı ilave ettim.


Salih Suruç'un efendimizi anlattığı iki ciltlik kitabı daha önce okumuştum,  tavsiye ederim. Ibn batutanın seyehatnamesi uzun zamandır aklımda idi, ablam almış oldu.
Netten sipariş listesi hazırlıyoruz. Baktık kitap 26 lira, benzer kitap 12 lira. Diğer yayın evinde batutanın  efsanevi yolculuğu yazıyor. Ablam " bak bunu al efsanevi diyor, senin kitapta efsane yok cok sıkıcı" amaç ucuza kaçmak.  O zaman kitap yudundan vazgeçip babil.com a baktık. Bir iki lira fark ediyor. Bizde babil den sipariş verdik. Salı günü sipariş verdik cumartesi geldi. Biraz geç geldi. Kitap yurduna nazaran daha düzgün paket yapıldığı için geç gelmesi gözüme batmadı. 
Şimdi Osmanlıcamı çalışsam kitap mı okusam?

12 Ocak 2015 Pazartesi

Habesistanda bir mevsim

Allahım bir kitabı okumak bu kadar mı zaman alır? Kaç kere niyetlendim, okuma listelerine ilave ettim, çıkardım bor türlü okumak nasip olmadı.
Kitabı aylaaaar aylar önce (baktımda iki yıl once imiş) menekşe abla vermişti.  Hani okuyupta bitiremediğim "menekse ablanın verdiği kitaplar" diye etiketliğim kitaplar. Evet evet bildiniz. Kitap o zamandan beri okunmayı bekliyordu. 
Menekşe abla 24 ocak 2004 de okumuş, beyaz afetin istanbul'u perişan ettiğinde diye not düşmüş.  Demek ki bende kar yağdığı zaman okumalıymışım. 


Kitap Artur Rimbaud üzerine kişileştirme imiş.  "Artur Rimbaud da kimmiş?" dediğinizi duyuyor gibiyim.
 Çekinmeyin sorun sorduğunuz şahısda yazarı tanımıyor zaten. Kendisi Fransız,  farklı bir kişilik.  Benim sevebileceğim bir kişilik değil,  o sebepten detaya girmeyeceğim. 
Kitaba anı yada biyografi niyeti ile başladım.  Her anıda olabileceği gibi birazcık seyehatname türüne kayıyor.  
Özetle bu seneki hedefim olan anı,  biyografi, gezi ve mektup türlerinden pek çok özelliği içinde barındırıyor. 
Ee öyleyse ben bu kitabı neden sevemedim?
Anlayış tarzına bir türlü karar veremediği için mi yoksa anlattıklarını mantıklı bulamadığım için mi? 
 Kitabın bazı bölümleri birinci ağızdan, bazı bölümleri de üçüncü tekil şahısdan. Aa birde konu geçişleri nasıl olduğunu anlamadan olaylar bir Fransa'da hastanede birde çöllerde geçiyor.  Bir orada bir burada!

 Yazara göre harar da gece olunca yaşlı ve hastalar sokaklara bırakılıyor ki aslan ve köpeklere yem olsun. Galiba kusacağım. 
Rimbaud ticaret için gittiği Habeşistan da daha önce kimsenin gitmediği bölgelere gidiyor. Peki ama o bölgeler neresi ki?
 Bir harita ile kitap tamamlanmış olsaymış fena olmazmış.  
Kitabın sonuda pek ani bitti. Sanki kitap yazılırken yazar ölmüş de bilgilerin kaynağı kesilmiş gibi.
Bazı türleri hiç anlayamadım gitti!

5 Ocak 2015 Pazartesi

Yeni yılın ilk kitabı

Aman efendim bu günler yıllarda hiç durmuyor, koşuyor. Hiç sormak yok "bu insancıklar  bu hıza yetişir mi, neler yapar?"
Saka maka yıllar geçiyor yıpratarak.
Yeni yıl gelmişte 5 gün geçirmiş.  Bu beş gün nasıl geçmiş neler yapmışım diye bir baktım. Koca bir HİÇ.  
Boş boş evde oturdum. Birgün çalıştım yine tatil. 
2014 yılında blogumu ihmal ettim okuduğum kitapları dahi yazmadım.  Yeni yılda düzenli blog yazar miyim bilmiyorum, bunu zaman gösterecek.  Şimdiden ilk kitabı yazayım geri belki gelir.
2014 yılında 69 kitap okumuşum.  Bence güzel bir başarı. 2015 de bu istikrarı sağlar mıyım? Cevapsız. 
Geçen seneki hedefim yeni yazarlara öncelik tanımaktı bu seneki hedefim gezi yazıları ve Şark edebiyatı. 
 Henüz bir listem yok, önerilere açığım.  
Aklımda ibni battuta seyehatnamesi var ama masraf yapmakta istemiyorum. Malum kule gibi okunmayı bekleyen kitaplar var.
Yıllar önce Menekşe Ablanın verdiği kitaplar hala okunmadı. Sahaflardan aldığım kitaplara başlamış olsamda henüz yarı olmadı.

 (5 tanesini okumuşum)





 (5 tanesini okumuşum)

(Ay böyle yazınca/resmedince güzel okumuşum diyorum. Hemende şımarıyorum canım)

Bir yerden baslamak lazım dedim ve yaz kampında beri okunmayı bekleyen Sisle gelen yolcu kitabına başladım. 


Yazarın daha önce şeytan yemini adlı kitabını okumuştum.  O kitapta da sonu tahmin edemedim bu kitapta da.
Yuppi içimde bir psikopat yok :)
Efendim koca kitapta kimlik aradık aradık bulamadık. 
Nasıl mı?
 Bir ilaç firması çoklu kişilikler üzerine bir araştırma yapar, kobay olarak bildigimiz fare yada maymunları kullanmaz. Kenarda kıyıda kalmış silik, yalnız karekterleri seçer. Artık onlar sisle gelen bavulsuz birer yolculardır. Geçmişe dair tek bir hatıraları bile yoktur.
 Kahramanımız diğer kişilerden farklı olarak her karekterinde de süper yetenek! Bir yerlerde bir anarmallik olduğunu fark eder ve geçmişin peşine düşer.  Her seferinde farklı bir kişi ile karşılaşır.  Matruşka bebekler gibi. Actıkca yeni kişilik.  Zaten projenin adıda matruşkadır. 
677 sayfayı heyecanla okudum. Her bölüm sonunda yeni bir tahminde bulundum, sonuç fıss. 
Yok artık böyle saçma bir son olamazdı.

Yeni yılda beklentilerim değişti galiba, kolay beğenmiyorum. 
Eskiden Atlas dergisini severek takip ederdim. Şimdi son iki sayısını aldım eskisi gibi heyecanlanmadım.

Yeni kitaba başladım zorla okuyorum. Çok mu sıkıcı ben mi mükemmelli arıyorum bilemedim.
Ben orta yolu bulup kitap okuyacağım.  Siz sevgili okurkar buraya kadar okuduysanız biraz daha sabredip kitap önerisinde bulunur musunuz. Şark edebiyatı ve gezi yazısı düşünüyorum.  Tasavvufda olabilir.
Esenkalın efendim. 

31 Aralık 2014 Çarşamba

2014 yılında okuduklarım




Eskiye nazaran az yazsamda 2014 yılında okuduklarımı yazmazsam olmaz.


Benim en sevdiğim post olur kendileri.
 Birileri okusun diye değilde kendi  okuduklarımı düzenli görmek için.
Kimleri okumuşum,  ne tarz okumuşum,  yeni yılda neler okumalıyım?
Geçen seneki okuma hedefim çok kitaptan daha ziyade yeni yazarlar tanımak. Hedefime ulaştım galiba.



30 yeni yazar tanımış oldum. Hikaye, roman,gezi, şiir...
Pek çok tür okumuşum.
Ağırlık Kubbealtı, Timaş, Can, Yapı kredi, İnsan ve Dergah yayınları olsa da pek çok yayın evi keşfetmişim.


Aynı yazardan birkaç kitap okuduğumda oldu tabi.
Samiha Ayverdi ve Yaşar Kemal'in 3 kitabını okumuşum. 8 yazarında 2 kitabını, bunlar;
Sibel Eraslan, Ahmet Ümit, Sadık hidayet, Ahmet Hamdi Tanpınar, Faik Baysal, Mine Söğüt, Necip Fazıl ve Albert kamus.

Yerinde güzel seçimler  on kitaba bedel oluyor. o yüzden 60 küsür kitap az gelmedi gözüme.

Kısacık listeme bakacak olursak;

Dan Brawn - Ihanet noktası - Altın Kitap - 512
Ahmet Mithat Efendi - Müşahedat - Kum saati yayınları -341


Anne Frank'ın Hatıra Defteri - Epsilon yayınları - 341


Sinan Yağmur - aşkın gözyaşları III kimya Hatun - Karatay yayınları - 263
Gonçarov - Oblomov -Beda yayınları - 684
Ahmet Ümit - Sultanı öldürmek - Everest Yayınları - 51


Sibel Eraslan - Siret-i meryem - Timaş yayınları - 350


Gabriel Marquez - Yüz yıllık yalnızlık - Sander yayınları - 430
Sefer Turan - Fuat Sezgin ile bilim tarihi sohbetleri - Timaş -194


Refik Halid Karay - Memleket Hikayeleri -İnkılap yayınları - 180
Sadık Hidayet - Kör Baykuş - YKY - 95 
Ahmed Hamdi Tanpınar - Mahur beste -Dergâh yayınları - 175
Yusuf Atılgan -Anayurt Oteli -YKY - 108
A. Soljenist - Ivan Denissovic'in bir günü - Altın kitap - 373
Semiha Ayverdi - Küplücedeki Köşk - Kubbealtı Neşriyat - 278


Mario Levi - Istanbul bir masaldı - 741
Samiha Ayverdi - Hey gidi günler hey - Kubbealtı Neşriyat - 264
Samiha Ayverdi - insan ve şeytan - Kubbealtı Neşriyat - 256

Faruk Nafiz Çamlıbel - Han Duvarları - MEB 
Iskender Pala - Efsane - Kapı yayınları - 392
Dunya Edebiyatından Seçme Öyküler - KKM - 288
Ayşe Kulin - Köprü - Everest Yayınları - 240
Faik Baysal - Kırmızı sardunya - can - 200

Mine Söğüt - Kırmızı zaman - YKY - 220
Sarah jio - Mart menekşeleri - Arkadya yayınları 336
Jane Austen - İnanç - Halk el sanatları neşriatı - 224



Necip Fazıl Kısakürek - Ahşap konak - Büyük doğu - 123


Cevdet Kılıç - Bilgelik hikayeleri - İnsan kitap - 358
Ahmet Rasim - Şehir mektuplar - elips - 208


Yusuf Has Hacip Kutag gubilik  seçmeler - Türk edebiyatı vakfı


Necip Fazıl Kısakürek - Cile - Büyük Doğu - 525
İrene Nemirovsky - Fransız Süiti - Pegasusu - 464


Safiye Erol - Leylak zamanı -  Kubbealtı Neşriatı - 96
İbn Hazm - Güvercin Gerdanlığı - insan yayınları - 274


Feridün Attar - Mantıku't Tayr - kırkambar kitaplığı - 332
Franz Kafka - Dönüşüm - Antik batı klasikleri - 78
S.Hüseyin Nasr - Üç müslüman bilge - İnsan yayınları - 184


John Covel - Bir papazın Osmanlı günlüğü - Dergah yayınları - 189


Nizamülmülk - Siyasetnama - Dergah yayınları - 286
Muhammed İkbal - Şarktan haber - Sufi Kitap - 239
Toni Morrison - en mavi göz - can yayınları - 192
Sibel Eraslan - Canfeda; Hz. fatıma - Timaş yayınları - 366
Dido Sotiriyu - Beden selam söyle Anadoluya - alan yayınları - 243

Mustafa Ulusoy - giderken bana birşeyler söyle - Timaş yayınları - 272
Sebahattin Ali - Değirmen - YKY - 137
Faik Baysal - Elleri Sesinin rengindeydi - can yayınları - 184
Nazan Bekiroğlu - Nun masalları - 150
Yaşar Kemal - Çıplak ada çıplak deniz - YKY - 267
Jules Verne - Dünyanın Hakimi - ithaki - 275
Albert Camus - Yabancı - can - 116
Paul Auster - Görünmeyen - can - 237
Albert Camus - veba - altın kitap - 280

E. Hemingway - Yaşlı adam ve deniz - bilgi - 132
Aldous Huxley - cesur yeni dünya - ithaki - 346
Geothe - Genç Weltherin anıları - kum saati - 128
Yaşar Kemal - üç anadolu efsanesi - YKY - 222


Mine söğüt - Deli kadın hikayeleri - YKY - 172


Yakup K. Karaosmanoğlu - Erenlerin Bağında - MEB - 118
Sadık Hidayet - Hacı Ağa - YKY - 105

Stendhal - Kırmızı siyah - Beda - 702
Yeni hikayeler 1954 - varlık yayınları
Yaşar Kemal - Ağrıdağı Efsanesi - YKY - 220
Ahmet Ümit - Olmayan ülke - 120
Ahmet Hamdi Tampınar - Beş şehir - Dergah yayınları - 208


Jerzy Kosinski - Boyalı kuş - e yayınları - 233
Roald Dahl  - Charlıe'nin çikolata fabrikası - can yayınları - 188
Filibeli Ahmet Hilmi - Amak-ı Hayal - Lacivert Yayıncılık -160
Yasar Kemal -Cakircali efe

Liste uzun olmasada bu postu yazmam hayli vaktimi aldı. Bu ttnet çok olmaya başladı.  Birgün net var üç gün yok.
O yüzden kapanışı süslü cumlelerle yapmaya vaktim yok.
Yeni yılda,  bol kitaplı keyifli günler geçirmeniz dileği ile esenkalın. 

20 Aralık 2014 Cumartesi

Şark Han bilmem kaç

Ivır zıvır bir şey almak istediğim zaman aklıma tahtakale gelir. Pek çok şeyi bir arada. Aklında olmayan ne varsa alıp eve dönülebilir. Neyse ki ben çok açılmadım.  Dersim bitince gittim. 8 saat dersin ardından birde topuklu ayakkabı eziyeti çok gezmeme engel oldu.
 Eskiden boy ve kilomu sorun etmezdim, gül gibi yaşıyordum.  Aklıma kim soktu ise boyama göre kilomu fazla bulduğum için topuktan vazgecemiyorum. Zayıflayayım düz giyineceğim. 
Neyse efendim sınıfın birine 100 alan olursa küp ( adını hâlâ daha bilmiyorum, bir bilen aydınlatsın) alacağım dedim. Bir hafta geçti ben daha almadım. 


Bu küpleri geçen seneki öğrencilerimde görmüştüm.  Küp ip şeklinde açılıyor sonra eski haline getirmeye çalışıyoruz.
 Henüz yapamadım kendime güveniyorum, bir ara yapacağım :)


Kalemleri de öğrenciler için aldım. 


Veee geldik asıl anlatmak istediğim konuya.
 Maket Yapımı
Pek çoğunuz ilk öğretimin zamanı kıl testere ile kendi maketini yapmıştır.
 Ben yapmadım kardeşimin vardı.
  3- 5 parçadan zürafa çıkarmıştı.



Geniş evim olunca (bu hayellerin sonu gelmez ) aklımda maket yapımı ile ilgilenmekte var.
Kıl testere ile uğraşmak istemeyenler için hazır plakalar var. Size düşen numaralara göre uygun yerleri birleştirmek.


Bizim maket iki plakadan oluşuyordu.  Zor sayılmaz 1 buçuk saatte yaptık.  Daha doğrusu ablam yaptı. Güya ablama almıştım,  sürekli  müdahale ettim :)


Örnek fotoğrafla kıyas yapınca gitarın duruşu pek olmamış gibi. 

Güzel bir uğraş bence çocuğunuza almalısınız.
Esenkalın efendim.
gitmeden blog arkadaşımızın kitap çekilişini duyuralım.
6 adet kitap ile çekiliş yapılıyor. 
Kitaplar nelermiş, çekiliş şartları nelermiş bakmak isterseniz buyrunuz.
Bu sefer gidiyorum, esenkalın.

5 Aralık 2014 Cuma

Bilim Tüneli

Mall of istanbula bilim tüneli gelmiş duydunuz mu?
Nasıl yani,  tünel mi var gerçekten?
:)
Öğrenciler trene binip tünel gibi bir şeyin içinde geleceklerini sanmışlar.
Bilim tünelin duymadım,  görmedim.  
Fen Bilimleri öğretmeni olan arkadaş öğrencileri götürmeyi düşünüyorum dedi ve eyleme döktü. 
Bizede beraberinde gitmek düştü. 


Tünel hakkında bir fikrim olmadan gittim. Fuar alanı bekliyordum, kafamdakinden biraz farklı ve küçük geldi gözüme. 
Her kısım için görevli öğrenciler var konu hakkında bilgi veriyorlar.
Bazılarının mikrofonu var, bazılarının anlatma yeteneği. 
 Bazıların da ikiside yok.


98 öğrenci 5 öğretmen olarak gittik. Öğrenciler ilgili idi ama grupların kalabalık olması biraz zorladı.  Sonlara doğru farklı grupların gürültüsünden hiç bir şey duymadım. 
Bizim miniklerde gayet sessiz gezdiler, not aldılar,  sorular sordular.  Sorulara cevaplar verdiler.
Maşallah bizim kızlara. 
Eve dönünce birazcık araştırma yaptım. 
 "ben bunu fark etmemişim" dediğim bir kaç nokta oldu.
Görevli olunca tadı çıkmıyor.  Ancak çocuklar gördü mü, duydu mu, iyiler mi? 
Çok şükür menmun kaldılar. 

Dönüşte alış veriş merkezi içinden geçerken laf  yedik birazcık. 

 Unutmuşum kendisine benzemeyenleri yargılayan bir toplum olduğumuzu!

27 Kasım 2014 Perşembe

okuyorum

Yuppi kitap okuya biliyorum :)
 Uzun zamandır kitap okuyamayınca incecik iki kitabı bitirdiğine seviniyor, kaldı ki biri çocuk kitabı. 

Ilk kitap Ahmet Ümit ten. 


Sizde benim gibi yazarın masal kitaplarından bihaber misiniz?
Yazar ilgi alanıma girmeyince neler yazar pek takip etmiyorum.
Iki kitabını okudum "Aman aman çok güzel" diyemedim. 

Sınıf kitaplığını oluşturmak için çocuklardan kitap istedim. Gelen kitaplardan biriydi olmayan ülke.  Masalda severim başlayayım dedim. 
Her masal sonunda var olması gereken dersi ben çıkaramadım.  Aman aman diyecek bir konusuda yok. O yüzden kitabı sahibine verdim.

Ikinci kitap bir Yaşar Kemal eseri.


 Ağrı Dağı Efsanesi sürekli adı geçen ama hikayesi bilinmeyen olarak belleğimin bir köşesinde durur. Aydınlığa kavuştu, çok şükür.  Aydınlık Yaşar Kemal eliyle olması güzel. 
Güzel olmasına güzelde olumsuz olarak gördüğüm bir nokta Osmanlı devletini hoş bir şekilde göstermemiş.
Buna rağmen kitabı beğendim.  
Yaşar Kemal okumalarını ara ara devam edeceğim. 
Benden bu kadar. 
Esenkalın.