16 Ağustos 2014 Cumartesi

Fennari işler; şişe süsleme

Sebebi yada nereden türediği bilinmez. Boş işlere bizim orada fennari işler denir.
Ben çok severim fennari işleri.  Hem bir şeyin fennari/boş olması göreceli bir kavramdır.  Benim için gerekli olan başkası için boş/fennari olabilir.
Vakit geçirmek için uğraştığım herşey annem için fennaridir. 
Bakış açısı ne diyelim.

  Uzun zamandır şişe süslemeyi düşünüyordum.  Netten pek çok örnekler inceledim, nasıl yapılır kendi çapımda öğrendim. 


Başararısız olma ihtimaline karşılık masrafa girmedim. Mevcut olan duvar boyasını kullandım.  Şişe içlerini boyama kısmında başarılı olamadım.  Içindeki fazla boya çıksın diye ağzı aşağıda bir gece beklettim, sabaha tüm boyanın aktığını gördüm. Cam boyası olsa akmayacağı aşikar. 


Dış kısımlarının hoyanmasında sorun yok.
Neyse masraf yapmadan boyama hevesimi almış oldum. 
Geçen gün Menekşe Abla ile Eminönüne gittik. Ben erken gidip tahtakalede dolaştım.  Henüz nerede ne var bilmesemde tahtakalede dolaşmayı seviyorum. 


Ben çok açılmadım uzun zamandır almak istediğim hasır ipten bir tane aldım.  Minik mandallar olmazsa olmaz. 
Iki adet kaktüs ve ablam resim çekilirken kullansın diye renkli gözlük. 
Gözlüğü beğenmedi,  aynalı istemişti beğenmediğim için almadım.  
Kaktusler uygun olunca iki tane aldım.  O fiyata çok çeşit yoktu. Bir tanesi ablamın aldığının bir çeşidi.  


Şişe süsleme için çocuk gibi heyecanlandım. Akşamdan planlar yaptım.  Sabahda tüm materyallerimi önüme döktüm.  
Kopanaki ve fermuarlar ablamın iş yerinden.  Mandallar farklı zamanlardan tahtakaleden. Yapıştırıcılar babam sağolsun. 
404 ' ün tüm çeşitleri vardı.  İpi sararken civisiz civi diye adlandırılanı kullandım.  Kopanakiler için şeffaf zehir kullandım.  Zehir diyorum çünkü beni mahvetti. Eldiven kullanmadım parmaklarım yandı. Gözlerimde yandı.  
Kullanırken ipin üzerinde hafif hafif buharlar bile tüttü.
Yaptığım hiç akıl karı değil biliyorum. Siz yapmayın diye anlatıyorum. Birde ne kullanmam gerektiğini söylerseniz fena olmaz.



İlk etapta şişeleri hazırladım. 


Zor kısım bundan sonra.  Ne kullansam ki. 



Her ihtimali tek tek değerlendirdim.


En sonunda bunlara karar kıldım.  Kalemlik üzerinde mandallı uğur böceği büyük kaçtı belki değiştiririm.


Şimdilik böyle kalacaklar.  Nerede nasıl kullanırım karar vermedim.  Aklım çerçeve yapmak var. İçinde de anahtar. En kısa zamanda tahtakaleden anahtar ve çerçeve bakılacak.  

Benden bu kadar. Sizin fennari fikirlerinizi alalım. 


14 Ağustos 2014 Perşembe

küçük mutluluklar; kaktüs

Küçük şeylerden mutlu olabilmek  ne güzel. Tüm gün minik bir kaktüslere bakıp bakıp mutlu oldum.

Ablamla netten seracı bulmuş bakıp duruyoruz, ne alsak diye. 
Neymiş kendimiz gidip görmeliyiz. Böyle diye diye seraya gidemedik. Ablam onun yerine eminönünden kaktüs almış. Annem görmesin diye kamufle etmiş.  


Sabah züccaciye den plastik renkli kase alıp altlarını deldim. Daha önce pet bardağa diktiğim kaktüsüde değiştirdim. 


Daha önce yaşadığım olaydan dolayı kaktüslere gözüm gibi bakıyorum.  
Saksılarını değiştirdim her gün büyüme oranlarına bakıyorum.

 Halamın çiçeklerini kıskandım.  Halam köyden dönene kadar büyümezseler halama emanet vereceğim.


Artık 13 çeşit kaktüsüm var bakalım yaz sonuna kadar ne kadar büyüyecekler yada kaç tanesi yaşayacak.  Bir tane kurumak üzere :(

Net yoktu beklerken aklımda kırk bin düşünce vardı sokaktaki gürültüden hepsi uçtu gitti.
 Karşı komşunun oğlunun asker düğünü var.
Tüm sokak inledi ama oyun oynamayı beceremiyorlar. 
Küçük ablama diyoruz git bir yol yordam göster gürültü yaptıklarına değsin. 

Sanatsal yazılarım yarım kaldı  :)

 Ben gidiyorum sessiz kuytu köşe arayacağım. 

6 Ağustos 2014 Çarşamba

Otağtepe

Ablam uzun zamandır gidelim diye tutturmuştu. Arkadaşda kitap okumak için ideal yer diye söylemişti.  Tamam tamam ta karşı tarafa kitap okumaya gitmem.  Hoş avrupa yakasında bir yerede sadece kitap okumaya gitmem. Havalar çok sıcak.  Kafamı dahi camdan dışarı çıkarasın yok.

Otağtepeye bayramda gittik. 


Gittimiğimizde kapanmasına 20 dakika kalmıştı.  



Yirmi dakikada tüm köşeler olmasada pek çok yerini adımladık.



Her merdivende, her bankta oturduk resim çekildik.



Kardeşimi çileden çıkardık "birde burada çek" diye.


 Yirmi dakika kısa olduğu için her şey yüzeysel kaldı.  Manzaranın tadını çırakamadık. 

En kısa zamanda tekrar gitmeli, manzaranın tadı çıkarılmalı ve kitap okunmalı. 
 Esenkalın. 

4 Ağustos 2014 Pazartesi

Toprak


Keykubad'ın tahtı,  Cem'in tacı toprak.
Kilise, put yerleri, Kabe, toprak.
Lakin bilmiyorum, benim cevherim nedendir?
Gözüm,  göklerin üstünde; tenim toprak.


Muhammed Ikbal, Şarktan Haber

2 Ağustos 2014 Cumartesi

Siyasetname- Nizamülmülk

Kitap yazılarını tek tek yazmayıp toplu şekilde yazmaya karar vermiştim.  Kitaba o kadar kızdım ki hemen post hazırladım.  
Halbuki yorumlanmayı bekleyen iki kitap var.

Kitap yorumlarını toplu yazınca istediğim her alanda etiketleme yapamıyorum.  Bir bende mi sorun çıkıyor yoksa genel mi?


Iki sene önce beyazit kitap fuarindan alınan bir kitap daha. Alırken çok merak ederek almıştım.  
Malesef ki beklentilerimi karşılamadı.  Başlarda iyi gidiyordu. 

Kitapta kadına karşı yaklaşımı beğenmediğim için bir kopukluk başladı.
Hepimizin bildiği üzere peyganber efendimiz, her konuda eşlerinin fikrini alip uygulamaya koymustur. 
Yazar ise kafasından hadis uydurmuş. 
"Islerinizi kadınlarla meşvered ediniz. "Böyle olmalı" dediklerinin aksini yapınız. "
Var mı böyle saçmalık!
Gerek islam öncesi,  gerekse islamiyetten önce Türkler her zaman kadına değer vermişler ve meclislerinde söz hakkı tanımışlardır.  Eski Türklerde önem arzeden konulara "analık hakkı" dendiği ve "tanrı hakkı" ile eşit ölçüde değer verildiği bilinen konulardır. 
Yazar Iranlı olduğu için Türk toplumunda kadına verilen önemi bilememiş.

  Sürekli şarap meclislerinin olması da kitabın ciddiyeti konusunda şüphelerimi artırdı.  Islam dünyası diye adlandırılan bir kesimde şarap ne alaka.

Nizamülmülk Iranlı, kitapta pek çok inanıştan ( mezhep diye geçiyor, ben ise  4 hak mezhep dışındakiler mezhep diyemeyeceğim) bahsediliyor. Acaba yazar hangi inanış temsil ediyor. 
Hak olan bir mezhep olamaz.  

Siyaset alanında kitap belki öncü eserlerdendir. Ben son kısımlardan dolayı sevemedim. Konuya hakim olmayanlar okumasın derim. Yoksa okudukları ile yanlış hüküm verebilir.

Internet aleminde yapılan yorumlara bakayım dedim. Şaşırdım, galiba yanlış kitabı okumuşum!  Kitapta Selçuklular hakkında bilgi bulacağınızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz.  Daha önceki devirleri anlatıyor.  Internet yorumlarına aldanmayın.
Yazar hakkında pek çok övgüler var. Pek çok alanda ilklerin öncüsü! Beklide öyledir, ben şuanda uyuz oldum o yüzden övücü cümleler kuramayacağım.

Benden bu kadar, esenkalın. 

mim


Eskiden ne çok mimler vardı.  Cevapla cevapla bitmezdi.
Cevaplamakta okumakta herzaman eğlenceli olmuştur. Blog yazarlarını tanımak için bir yol mimler. 
Geçenlerde kitap eylemcisi beni mimlemiş. Arayı açmak olmaz. Bakalım neler varmış. 




1. Kitaplığımızdaki En İlginç Kitap İsimleri Hangileridir?


Saf gibi tüm kitaplığı taradım acaba hangi kitap.  Mesela 
Düğümlere Üfleyen Kadınlar olabilir. Düğümlere insan neden üflemek istesin ki. 
Yada 
Efrasiyab'ın Hikayeleri olabilir. KPSS sınavına kadar Efrasiyap ismini yazarın uydurduğunu düşünüyordum. 

 Cahillik zor zanaat :)


2-2014 Yılı başından bu yana kaç kitap okudunuz?

Kitap eylemcisi 71 kitap okumuş ben nasıl 38 adet kitap okudum derim ki.

3-2014 yılı için , bu yılın kitabı dediğiniz kitap hangisidir?


Faik Baysal - Kırmızı sardunya 
Gonçarov -  Oblomov

4-2014 yılında ilk defa okudum dediğiniz yazar hangisidir?

Bu seneki hedefim yeni yazarlar keşfetmek olduğu için bu liste uzar gider.

Gonçarov, 
Refik Halid Karay, 
Sadık Hidayet,
Ahmet Hamdi Tanpınar, 
Yusuf Atılgan, 
Mario Levi,
Faik Baysal,
Mine Söğüt, 
Sarah jio,
Cevdet Kılıç, 
Irene Nemirousky, 
Safiye Erol, 
Ibn Hazm,
Feridüddin Attar,  
Franz Kafka, 
S. Huseyin Nasr,
John Covel

17 yazar ile bereketli bir yıl olmuş.

5-2014 yılı için okuma hedefiniz?

50 diyeyim, daha fazla okursam mutlu olurum :)

6-Kitap okumak tamam da en az onun kadar sevdiğiniz diğer etkinliğiniz?

Bu aralar çiçeklerle uğraşıyorum.  Malum yağmurda mahvoldular. Hergün tek tek ilgileniyorum. Abartıp topraklarını değiştiriyorum falan...



7-Diğer etkinliği sevme nedeniniz?

Sevmenin nedeni olur mu?

8-Blog okurlarından istek, rica, dilek ve temennileriniz?

Bilemedim şimdi. Hep beraber eski canlılığımıza dönelim.  Eskiden böyle değildik. 

Bir iki soru ilave etsem mi ki. Ben bi ara vereyim bakayım aklıma birsey gelecek mi?
Sevgili ttnet sorun çıkarmazsa hemen döneceğim. 

Bir günlük aradan sonra aklıma soru gelmedi.  Benden bu kadar kalın sağlıcakla.  

31 Temmuz 2014 Perşembe

Göksu deresi

Yıllar geçtikçe bayramlar daha mı sıradanlaşıyor ne. Alelade bir tatil  gibi geçti.  
Akrabaların pek çoğu şehir dışında idi. Var olanlar ilk gün bizde toplandı bayram birgün de bitti.
Ikinci gün gezelim dedik, herzaman ki biz hir türlü karar veremedik. Nereye gitsek diye. Ortak karar deniz kenari idi. 

En son göksuda karar kıldık.  


Benim gezme anlamışım sokak sokak gezmektiktir ama sıcak hava izin vermedi. Bizde öğretmen evinde oturduk. Manzara güzel yolu düşen uğramadan geçmesin.


Türk klasiklerinin olmazsa olmazıdır göksu deresi. Bir sandal sefası muhakkak yapılmalıdır. Yoksa o roman yarım kalır. 


Sandal sefası yapamayınca resmettik geldik. :(


 Daha serin havada arkadaşlarla gitmeyi düşünüyorum. Belki sandal sefası da yaparız. 


Eski zamanlarda göksu nasıldı diye merak ederseniz buyrun.



Acaba kitap severlerle toplanıp Türk klasikleri okumaya mı gitsek.  Şaka şaka,  yeni tanışan insanlar kitap okumaz  muhabbet eder  dimi.

 Esenkalın efendim.