iran edebiyatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
iran edebiyatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ağustos 2014 Perşembe

Okuma şenliği ikinci ay


Okuma şenliğinde ikinci ay oldu. Okuma hızımdan ziyade okuduklarımı önemseme başladım.
  Okuduğum kitaplar okumak için geç kaldığım kitaplar. Daha önce okusaymışım iyi olurmuş.
Roman okuduğumu gören birisi Şark edebiyatı okumamı tavsiye etmişti.   


 Şark edebiyatı deyince aklıma hep dini kitaplar geliyor. Ben yeterince dini kitap okudum, ihtiyacım yok havalarında idim. 


Kitap okumanın bir kültür olduğunu henüz idrak edememişim :(

Başlangıçi Şark edebiyatı ile yapmış bulunuyorum.

9. Kategori; Adında bir sayı geçen kitap

Üç müslüman bilge,  S. Hüseyin Nasr, insan yayınları, 

Cahillik had safhada :(


 Bahsedilen bilgiler hakkında hiç bir fikrim yoktu.  Halada yok, yani alt yapı olmayınca tek kitapla bilgi birikimi olmuyor. En kısa zamanda konu ile alakalı kitap okuyacağım.

30. Kategori; 17. 18. 19. Yy'da yazılmış birer kitap


Bir Papazın Osmanlı Günlüğü,  John cover,  dergah yayınları, 

Kitabı yıllar once Beyazıt kitap fuarından almıştık.  Bir ara başlamış bırakmıştım.  Her şeyin bir zamanı olduğu gibi bu kitabın da zamanı yeni gelmiş olmalı ki bir çırpıda bitti.


Kitap 17. Yy sonlarında yazılmış, 18 yy da yayınlanmış. 
Papaz Osmanlı topraklarında ki kiliselerin durumunu incelemek  için görevlendiriliyor.  Görevi süresince gördüklerini kaleme döküyor.  Kitabın ön sözünde detaylı bilgi verdigi için yazarın o dönemde sıkıcı bulunduğu yazıyor.  Ben detaylı bulmadım, hatta yüzeysel buldum.
 Bir papazdan bu derece yüzeysel bir kitap beklemiyordum. Gözlem yapıyor ama yaptığı gözlemi hakiki bilgilerle pekiştirmiyor. Tv değilki izleyip geçiyorsun e mübarek,  bir sor neden diye. 
Yabancılar gözünden Osmanlı Devletini anlatan başka kitap varsa okumak isterim. Konuya ilgi duyuyorsanız  ilk olarak bu kitabı tavsiye etmem :(

Şarktan Haber, Muhammed Ikbal, sufi kitap, 239 sayfa

Ben bu kitaba başlarken ablam üç müslüman bilge'ye başlamıştı.  Kitabı okumayacağım dedi. Bende bunu okumayacağım/ okuyamayacağım dedim. Baksana ne ağır dedim iki satır okudum, bırakamadı.


Gizli derdi olmayan insanın teni var ama canı yoktur.
Eğer can istiyorsan sonsuz bir aşk ve hummalı bir çırpınış iste!

29. Kategori; şimdiye kadar kitabını okumadığım yabancı yazar

Türk yazarları geçen ay okudum. Bu ay yabancı yazarları okuyup kategoriyi bitirdim. Yabancı erkek yazarıda değiştirdim. 

Siyasetname,  Nizamülmülk,  dergah yapanlar,  286



Kitaba sinir olduğumu daha önce belirtmiştim. Iran toplumunda kadına hoş gözle bakılmadığını bilmeyen kaldı mı? Detaylara girmeyeceğim.

En mavi göz, Toni morrison,  can,  190 sayfa

Bazı kitapları hiç alamayacağım. Sefillik başka şekilde de anlatılabilirdi. 


Cinsellik bile sayılmayacak olaylar bu kadar ön planda olmamalı.  
Daha önce iki defa başlayıp bırakmıştım.  Bu sefer bitsin istedim.

Benim için zaman kaybıydı.

19. Kategori; Halen yazmaya devam eden yazar

Canfeda Hz. Fatıma, Sibel Eraslan, Timaş,  366


Sibel Eraslan'ın okuduğum ikinci kitabı.  Dilinin ağır olacağını düşünüp daha sonra mı okusam diye düşündüm.  Dil diğer kitaba göre daha sade, başlamamla bitirmem bir oldu.

16. Kategori; herhangi bir edebiyat ödülü kazanmış bir kitap

Benden selam söyle adadoluya, Dido Sotiriyu, alan, 243

 Menekşe ablanın verdiği kitaplar o kadar çok ki oku oku bitmiyor. Bu kitapta onlardan biri. Daha önce başlamış ama bitirememiştim, nasip bu vakte imiş.


Kurtuluş savaşı ve savaştan önceki dönemi bir Rum köylüsü ağzıyla aktarıyor.  Daha önce de yazılanları dogruluğundan şüphe ettigim için yarım bırakmıştım şuan dahi fikirlerim değişmedi.
Bir Rum kitap yazıyor ve alttan alttan Türklerin Ermenileri katlettiği fikri veriliyor.  Amaç ne ise kitaba 1982 yılında  Abdi Ipekci Türk Yunan dostluk ödülü veriliyor.

5. Kategori; kişisel gelişim

Giderken bana bir şeyler söyle,  Mustafa Ulusoy, Timaş yayınları,  272 sayfa

Mustafa Ulusoy'u yıllar önce arkadaşım tavsiye etmişti.  Ay terapisini okuyordu. Aklımın bir köşesinde yer etmiş.

 Gazetedeki yazılarını arada bir takip ediyordum. Arada bir diyorum çünkü üst üste okunmuyor ağır geliyor.


Kitabı okurken kısmen begendim kısmen sıkıldım.  
Kitap bir üçleme imiş ben diğerlerini okur muyum bilmem.
Kisaca konuya değinmek gerekirse. Ölüm üzerine terapi öyküleri.  

13. Kategori; aynı zamanda çevirmenlik yapan yazar. 

 Sebahattin Ali, Değirmen,  Yapı Kredi Yayınları,  137

Yazarı ilk Kuyucaklı Yusuf ile tanıdım.  Tamam güzel kitap ama bir yazar neden bu kadar abartılır diyordum ki kürk mantolu madonna ile karşılaştım.


Kitap iki kısım ve kısa hikayelerden oluşuyor.
Kitabın başında yazarın notu var acemi işi notlar olduğuna dair.
 Anlayacağınız değirmen yazarın çıraklık eseri. Büyüyünce herkesin etkileneceği kitaplar yazacağım diyor satırlar.  Sanmayın ki hikayeler sıkıcı.  Hikayeler güzel olsada bir kürk mantolu madonna da değil.
Okuyun karar verin.

2. Kategori; sadece bir kitabını okuduğun ve sevdiğin bir yazardan ikinci kitap

Ellerin sesinin rengindeydi, Faik Baysal, can, 184

Faik Baysal ile hikaye sevdiğimi keşfettim.
 Yazarın ağır hikayelerine alıştığımdan mı bilinmez bu kitap daha sade geldi.
Yazarla birlikte duyguların rengi olabileceğini görmüş oldum.
Pembe bir dokunuş, mavi ses...
Yoksa siz hala yazarı keşfetmediniz mi?



15. Kategori masal kitabı

Nun masalları,  Nazan Bekiroglu, Dergâh,  150

Herkes her kitabı okuyamaz bir kez daha gördüm.  150 sayfa nasıl zorladı anlatamam. 



1. Kategori yaz mevsimini çağrıştıran bir kitap

Çıplak deniz çıplak ada, Yaşar Kemal,  Yapı Kredi Yayınları,  267

Daha önceki etkinlikte serinin üç kitabını okumuştum.  Dört gözle hikayenin olumlu bitmesini bekledim. Kitaba başladım yeni karekterler eklenmiş hikayeye.  Poyraz, vasili, Nişancı unutulmuş bir an.


Önceki kitaplarda savaş yaraları ağırlıkta idi bunda ise politik çıkarlar ve sevdalık.

Bir ayda böyle bitti.
Bu yazıyı bir ayda bitirdim. Bakalım okur kaç günde bitirir :)

12 adet kitap okumuşum.  Bunlardan 6 tanesi Türk yazar.
Kitapların 3 tanesi hikaye, 4 tanesi roman.
Yayın evi olarak 3 tane dergah, 2 şer tane can, Timaş ve yapı kredi yayınları, ardından insan, sufi, alan.

Geçen ay 9 kitap ile 2026 sayfa kitap okumuştum.

Bu ay ise 12 kitap ile toplam 2709 sayfa kitap okumuşum.

Geriye 14 Kategoride 19 kitap kaldı.  Hepsini okur muyum bilmem.  Daha ne okuyacağıma karar vermediğim kategoriler var.
Bu aylık bu kadar.  Gelecek ay buluşmak dileği ile esenkalın.


2 Ağustos 2014 Cumartesi

Siyasetname- Nizamülmülk

Kitap yazılarını tek tek yazmayıp toplu şekilde yazmaya karar vermiştim.  Kitaba o kadar kızdım ki hemen post hazırladım.  
Halbuki yorumlanmayı bekleyen iki kitap var.

Kitap yorumlarını toplu yazınca istediğim her alanda etiketleme yapamıyorum.  Bir bende mi sorun çıkıyor yoksa genel mi?


Iki sene önce beyazit kitap fuarindan alınan bir kitap daha. Alırken çok merak ederek almıştım.  
Malesef ki beklentilerimi karşılamadı.  Başlarda iyi gidiyordu. 

Kitapta kadına karşı yaklaşımı beğenmediğim için bir kopukluk başladı.
Hepimizin bildiği üzere peyganber efendimiz, her konuda eşlerinin fikrini alip uygulamaya koymustur. 
Yazar ise kafasından hadis uydurmuş. 
"Islerinizi kadınlarla meşvered ediniz. "Böyle olmalı" dediklerinin aksini yapınız. "
Var mı böyle saçmalık!
Gerek islam öncesi,  gerekse islamiyetten önce Türkler her zaman kadına değer vermişler ve meclislerinde söz hakkı tanımışlardır.  Eski Türklerde önem arzeden konulara "analık hakkı" dendiği ve "tanrı hakkı" ile eşit ölçüde değer verildiği bilinen konulardır. 
Yazar Iranlı olduğu için Türk toplumunda kadına verilen önemi bilememiş.

  Sürekli şarap meclislerinin olması da kitabın ciddiyeti konusunda şüphelerimi artırdı.  Islam dünyası diye adlandırılan bir kesimde şarap ne alaka.

Nizamülmülk Iranlı, kitapta pek çok inanıştan ( mezhep diye geçiyor, ben ise  4 hak mezhep dışındakiler mezhep diyemeyeceğim) bahsediliyor. Acaba yazar hangi inanış temsil ediyor. 
Hak olan bir mezhep olamaz.  

Siyaset alanında kitap belki öncü eserlerdendir. Ben son kısımlardan dolayı sevemedim. Konuya hakim olmayanlar okumasın derim. Yoksa okudukları ile yanlış hüküm verebilir.

Internet aleminde yapılan yorumlara bakayım dedim. Şaşırdım, galiba yanlış kitabı okumuşum!  Kitapta Selçuklular hakkında bilgi bulacağınızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz.  Daha önceki devirleri anlatıyor.  Internet yorumlarına aldanmayın.
Yazar hakkında pek çok övgüler var. Pek çok alanda ilklerin öncüsü! Beklide öyledir, ben şuanda uyuz oldum o yüzden övücü cümleler kuramayacağım.

Benden bu kadar, esenkalın.