10 Ekim 2014 Cuma

Ahde Vefa

"Ahde vefa" iki kelime dört hece 8 harf.
Kelime manasına bakılınca hukuksal açıdan pek çok tanım yapılabilir.
Genel ifade ile "verdiğin sözde durma" 
Ahde vefa için illaki söz mi vermek gerek. Alacak verecek  meselesi mi olması gerek. Ahde vefa için gönül hoşnutluğu yeterli olmaz mı?
 Çocukluk oyuncaklarımızı büyüyünce baş ucumuzdan ayırmayız neden?
 Bu bizim vefamızı gösterir.  

Ilk kalem, ilk mektup, ilk bilet...

Pek çok obje yada mekanlar bizim için özel olabiliyor. 

Yakup Kadri Karaosmanoğlu -  Erenlerin Bağında

Vefa göstereceğim kitaplardan biri. 
Çocukken favori kitaplarım. 
Sara'nın Öyküsü,   Sefiller ve Çalıkuşu. 
 Erenlerin bağında favori kitabım mıydı hatırlamıyorum ama beğenerek okuduğumu hatırlıyorum. 
Bir kaç cümleyi alıntılamışım. Onları  hatırlıyorum. 

Yıllar yarlardan, yarlar yıllardan vefasız… Kara baht bir kasırga gibi. Bu ne baş döndürücü iş? Geceler günleri, günler geceleri kovalıyor; cefalar cefaları kolluyor. Saçlarımızda aklar akları, alnımızda çizgiler çizgileri doğuruyor. Tevekkül güç, isyan vahim; felek hiç rahmetmeyecek mi? Heyhat, aziz dost, onu döndüren kara bahtın kasırgası…

Hiç aklımda yokken sahaflarda görmüş oldum. Hemen alıp, okuyup lise yıllarıma dönmeliyim dedim.

Lisede iken nasıl okumuşum,  anlamışım bilemedim. Bu dönemde okudum zorlandım.  
:(

Ey yuvasız bülbülden daha garip olan ruh, söyle sığınağın neresidir?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sizden alalım bir fikir....