doğan kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
doğan kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ocak 2015 Pazartesi

Yeni yılın ilk kitabı

Aman efendim bu günler yıllarda hiç durmuyor, koşuyor. Hiç sormak yok "bu insancıklar  bu hıza yetişir mi, neler yapar?"
Saka maka yıllar geçiyor yıpratarak.
Yeni yıl gelmişte 5 gün geçirmiş.  Bu beş gün nasıl geçmiş neler yapmışım diye bir baktım. Koca bir HİÇ.  
Boş boş evde oturdum. Birgün çalıştım yine tatil. 
2014 yılında blogumu ihmal ettim okuduğum kitapları dahi yazmadım.  Yeni yılda düzenli blog yazar miyim bilmiyorum, bunu zaman gösterecek.  Şimdiden ilk kitabı yazayım geri belki gelir.
2014 yılında 69 kitap okumuşum.  Bence güzel bir başarı. 2015 de bu istikrarı sağlar mıyım? Cevapsız. 
Geçen seneki hedefim yeni yazarlara öncelik tanımaktı bu seneki hedefim gezi yazıları ve Şark edebiyatı. 
 Henüz bir listem yok, önerilere açığım.  
Aklımda ibni battuta seyehatnamesi var ama masraf yapmakta istemiyorum. Malum kule gibi okunmayı bekleyen kitaplar var.
Yıllar önce Menekşe Ablanın verdiği kitaplar hala okunmadı. Sahaflardan aldığım kitaplara başlamış olsamda henüz yarı olmadı.

 (5 tanesini okumuşum)





 (5 tanesini okumuşum)

(Ay böyle yazınca/resmedince güzel okumuşum diyorum. Hemende şımarıyorum canım)

Bir yerden baslamak lazım dedim ve yaz kampında beri okunmayı bekleyen Sisle gelen yolcu kitabına başladım. 


Yazarın daha önce şeytan yemini adlı kitabını okumuştum.  O kitapta da sonu tahmin edemedim bu kitapta da.
Yuppi içimde bir psikopat yok :)
Efendim koca kitapta kimlik aradık aradık bulamadık. 
Nasıl mı?
 Bir ilaç firması çoklu kişilikler üzerine bir araştırma yapar, kobay olarak bildigimiz fare yada maymunları kullanmaz. Kenarda kıyıda kalmış silik, yalnız karekterleri seçer. Artık onlar sisle gelen bavulsuz birer yolculardır. Geçmişe dair tek bir hatıraları bile yoktur.
 Kahramanımız diğer kişilerden farklı olarak her karekterinde de süper yetenek! Bir yerlerde bir anarmallik olduğunu fark eder ve geçmişin peşine düşer.  Her seferinde farklı bir kişi ile karşılaşır.  Matruşka bebekler gibi. Actıkca yeni kişilik.  Zaten projenin adıda matruşkadır. 
677 sayfayı heyecanla okudum. Her bölüm sonunda yeni bir tahminde bulundum, sonuç fıss. 
Yok artık böyle saçma bir son olamazdı.

Yeni yılda beklentilerim değişti galiba, kolay beğenmiyorum. 
Eskiden Atlas dergisini severek takip ederdim. Şimdi son iki sayısını aldım eskisi gibi heyecanlanmadım.

Yeni kitaba başladım zorla okuyorum. Çok mu sıkıcı ben mi mükemmelli arıyorum bilemedim.
Ben orta yolu bulup kitap okuyacağım.  Siz sevgili okurkar buraya kadar okuduysanız biraz daha sabredip kitap önerisinde bulunur musunuz. Şark edebiyatı ve gezi yazısı düşünüyorum.  Tasavvufda olabilir.
Esenkalın efendim. 

20 Eylül 2013 Cuma

Bozkırın efendisi Murat kınıkoğlu


Kitap babamın. Babam tarih kitabı okur, herkesinde kendi okuduklarını okuyup, tastiklemesini bekler. Onun zevki dışında okunan tüm kitapları boş iş olarak algılar. 
Uzun zaman önce babamın kitaplarından kendi okuyabileceklerimi ayırdım. İçlerinde bu kitap yoktu o ayrı dava. 
Okuma şenliği kapsamında yazarın  yada karakterin adı ile aynı ad  yada soyadı taşıma şartı olunca okuyayım dedim. Hatta daha önce okumaya niyetlendim ama okumadım. İyiki de okumamışım. İsteksiz okusam kesin beğenmezdim. 


Ablam yüksek lisans için özel bir üniversiteye başvurdu. Çarşamba günü İngilizce sınavı vardı. Ablam sınavda iken bende kitaba başladım. Sessiz bir yer ( bildiğiniz mezarlığın içi) rahatça kitap okudum. Bir ara ablamın arka kapıdan çıkıp gitmediğini düşünmedim değil :) 10 da girdiği sınavdan 12'ye çeyrek kala çıktı. Yanımda anne kız vardı. Bende ablamı bekliyorum dedim kız ''ben dolaşırken ablanızı gördüm önlerde oturuyordu'' dedi. Biz çok dikkat etmesek de birbirimizi benziyormuşuz.  

Kitap oldukça sürükleyici. Yatıyorum kalkıyorum elimde. Bugünde son 75 sayfası kalmış uyandığım gibi okur bitiririm diyordum ki ablam ''benle okula gel'' dedi. Yedeklerde ikinci sırada ''gidelim konuşalım burs istemiyorum ama beni alsınlar diyelim'' dedi. 
Okulun içinde ilerliyoruz Arap bir kız selam verdi ''kardeşler'' dedi. Bizde evet kardeşiz dedik. İnsanlar nelere dikkat ediyor diye düşünürken ablam '' kız Türkçe pratik yapmak için selam verdi, -ler -lar çoğul ekini öğreniyor galiba'' dedi. Gerçekten insanlar farklı farklı şeylere takılıp kalıyor yada algıda seçicilik mi demek gerek. 

Kitap 550 sayfa, 3 günde okudum. 
 Orta Asya Türklerinin yeme içme alışkanlıklarını,  inanışlarını, yaşayışlarını kısacası yaşam mücadelesini anlatıyor. Daha önce Şamanizim üzerine kitap okumuştum. Akademik araştırma şeklinde başlık başlık ayrılması güzeldi ama aklımda hiçbir şey kalmadı. Roman içinde okuyunca daha bir kalıcı oluyor. 
Eski dönemleri anlatsa da günümüze de ders veriyor. Çinlilerin Türk kültürünü unutturmak için yaptıkları düşünülünce bugünde benzer olayların yaşandığını görüyoruz. 
Kitabı anlatmam gerekirse Çin boyunduruğunda yaşayan Türk boylarını birleştirmek tek bir kehanete bakıyor. Gözü bir kuş tarafından çıkarılan şaman intikam için ortaya laf atıyor, yaşlı bir destancı da tüm Türk obalarına bu kehaneti yayınca dağınık Türk obaları bir sancakta toplanıyor. Toplanana kadar çok çan yanıyor, ağır bedeller ödeniyor o ayrı dava.

 ''En hızlı yayılan virüs; fikirdir'' diye boşuna dememişler. 



Resim yüklerken sorunlar yaşadım. Daha canlı resimler yükleyecektim olmadı. Bu resimde normalde düz ama buraya gelince asilik yapası tuttu. Mini halı yanlış hatırlamıyorsam İran'dan gelmişti. Kitap boyunca atlardan bahsedilince paylaşmadan edemedim. 

Kitap uzun, yazılar ince ama konu akıcı olunca zorlanmadan okunuyor. İmkanınız varsa okumanızı tavsiye ederim .

Keyifli okumalar.