10 Mart 2021 Çarşamba

Takvim Yaprakları Hızla Uçuşurken


07.03.2021

 Yuppi 2021 yılının ilk yazısını nihayet yazmaya karar verdim. 

Karar verdim de ne yazacağım?

Gecen sene bu zamanlar her gün olmasa da haftada bir muhakkak yazı yazacağım diyordum.  Güzel de başladım bir tane dağınık defter bitirdim, daha düzenli yazdığım ajandayı yarıladım. Buna rağmen aylar var ki elime ajandamı almıyorum. 

Ara ara telefonun not defterine okuduğum kitapları not alıyorum. İstegramda yayınlarım diyorum yayınlamıyorum. 

...

Bu aralar sürekli benzer rüyalar görüyorum, onları mı yazsam diyorum. Sonra kendime gülüyorum. Beşinci günü ''kaldığım yerde devam ediyorum'' diyecek kadar benzer konular. 

Bu arada tekrarlanan rüyalar bireysel zayıflık ve korkuya yada kişinin geçmişinde veya yaşadığı dönemde var olan bir şeyle başa çıkamamasına işaretmiş. 

O kadarını ben de biliyorum, çözüm?

Rüyalarımda genelde köydeki dereyi görüyorum ama kendi halinde değil daha geniş, berrak ve derin. Bir an taşıp bana zarar vereceğini düşünüyorum, korkuya kapılıyorum ama sudan bana zarar gelmiyor. Aksine bir rahatlama geliyor. Bazen yüzüyorum, bazen üzerinde bot ya da kayıkla gidiyorum.

Bir de kitaplar var rüyalarımda. Kitap yok da kitabın var olduğunu düşünmek var. Arazinin bir yerinde benim bir kütüphanem varmış. Mağara ya da yer altı odası gibi bir yer.  Acaba  kitaplarım ıslanmış, zarar görmüş müdür diye düşünüyorum. Kedimce tedbirler alıyorum. 

Geçen gün ilk defa bana ait olmayan kitaplar vardı. Derenin karşısında sergi bir yerdi, balkon ya da camdan bakıyordum sanki elimi uzatmışım gibi ama olmadı ulaşamadım.

10.03.2021

Yazmak rahatlatıyor, hele konuşacak birini bulamazken. 

Gecen sene 8 martta Ankara'dan arkadaşım gelmişti. Onunla uzun uzun konuşmuştuk. Ardından hastalık yayıldı, ücretsiz izin, işten çıkarılma falan derken iletişim nasıl kurulur unuttum.

-Merhaba 

-Merhaba

''Eee başka ne konuşuluyordu'' derken işe başladım. ''Dönemsel bir iş kimseyle konuşmasam da olur '' diyerek başladım. Hem saatlerce oturup konuşasım var,   hem de yeni insanlarla muhattap olasım yok. Ne şahane çelişki. 

 Henüz iş arkadaşlarımla muhabbete girmedim. En yakın kafede üç saat oturup iş arkadaşlarımı beklerken kafeci ve ailesi ile tanıştım. En yakın camiye gidip kendimi tanıttım, abdesthanenin yedek anahtarını aldım. Eve geldim hevesle anlatıyorum. İletişim kurmuşum anlatılmaya değer buluyorum. Ablam '' ne var bunda '' diyerek iletişim kurma heyecanımı yarım bıraktı :)

Özetle gezmeyi, tozmayı, konuşmayı bol kahkahayı özlemişim. 

O kadar ki kafeler acıldı diye''eski iş arkadaşlarımla  buluşsam mı?'' dedim ama kendileri hevesimi kursağımda bıraktılar. Tatsız mevzuyu aklıma getirmemeyi düşünüyorum. Zamanı gelince benlik bir şey olursa gider ifademi verir bunlarla muhattap olmam artık.

Neyse konuyu güzel bağlayacağım. Sağlığım sıhhatim yerinde onca zamanı evde geçiren biri olarak dışarı çıkmak zor gelmedi. Bilakis akşam güneşini ne çok severmişim onu hatırladım. 

Gideyim de güneş nereden batıyor keşfedeyim. 

Allah'a emanet olun.





6 yorum:

  1. konuşmayı ben de unutmuşum :)

    YanıtlaSil
  2. geçmiş olsun ya neyse o tatsız mevzu için. eh bir yıldır evdeyiz, ben de market dışında hiç çıkmadım. iş için hayırlı olsun. cami iletişim ablan hoştu. rüyaların, dere ve kitaplar ne güzel rüyaymış onlar :)

    YanıtlaSil
  3. Merhaba, diyerek bir yerden başlayalım :D

    YanıtlaSil

Sizden alalım bir fikir....