Antik kentleri oldum olası sevmişimdir. Side gördüğüm en büyük yer galiba. Girişten araçla çarşıya yakın bir yere bırakıldık. Yürüye yürüye girişe döndük. Arada görmediğimiz yerler kaldı mı acaba diye düşünüyor insan. Gezerken harita ile gezmek en mantıklısı.
Aynı gün Manavgat şelalesine de gittik.
Resimlerini videolarını görmüş olsam da kendini görmek ayrı bir şey.
Rabbim ne güzel şeyler yaratmışsın öyle. Şelaleye hayran kalarak en yakın antik kente yola çıktık. Lyrbe antik kentine giderken yol üstünde tarihi köprü ve yazıtı mevcut olmayan kalıntılardan geçtik.
Yangınları haberlerden takip ediyorduk ama yerinde görmek çok üzücü. Gözünün alabildiği tüm dağlar kül olmuş. O hali ile beğendiğimi düşünürsek yeşil halini görünce ayrı mest olurdum herhalde.
Nasıl yapılmış, neler yaşanmış düşünmeden edemiyor insan.
Paylaşırım diye bolca manzara resmi çekmiştim ama fotolar yok. Üç tane flaş belleğe baktım hiç birinde yok. Düğün dernek, köye git gel derken hangi foto nereye kaydedildi karıştı. Telefonlarda da foto bırakmadım. Hiç beklemediğim bir anda başka bir dosyanın içinden çıkar inşallah.














