Nar Ağacı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nar Ağacı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Eylül 2013 Pazartesi

Kitap Okuma Şenliği - Ağustos

Bir heves başladığım kitap okuma şenliği devam ediyor. 
Kitap hedefim üç buçuktu, ben dört buçuk okumuşum. Aklımda yarım kalan kitabı da bitirmek vardı. Bitiremeyince nedense kendimi hiç kitap okumamışım gibi hissediyorum. 
Okuma şenliği için kitap almayı düşünmüyordum o yüzden elimde var olan mavi saçlı kıza başlayacaktım. Baktım abimde Mor kaftanlı selanik var onu aldım emanet olunca ''üç günde okur, veririm'' dedim ama yok okunmuyor. Üç günde zorla 100. sayfaya geldim. Resmen okumaktan soğudum. 

Yarım kalan kitaplar (Adaş kitaba da giriş yaptım, sıkıldım) dışında okuduklarım Aşağıdaki gibi.


20 puan -  Hiç görmediğim ülke

Alfa yayınları- 320 sayfa

15 puan - Yasaklı kitap

Alkım yayınları- 319 sayfa

25 puan - 400 sayfadan uzun

Timaş yayınları - 533 sayfa

15 puan - Kendi dışında herkesin okuduğu

Yapı kredi- 457 sayfa

Toplam 1629 sayfa ile 75 puan yapmışım. 

Şuan adında renk geçen kitabın 100.  sayfasındayım. Ardından adaşım olan kitabı okuyacağım. Geriye Doğum tarihi kalıyor. Elimde uygun kitap yok. Kütüphaneden bakacağım. Pek fazlada alternatif yok. 

Benden bu kadar. 

Geçen ay okuduklarıma bakmak isterseniz tık tık

Herkese keyifli okumalar. 

Bakalım kimler ne okumuş.

3 Eylül 2013 Salı

Nar Ağacı - Nazan Bekiroğlu

Kitaba başlarken ağır başlamış olsam da son kısımları hızlıca bitti. 
İlk 200 sayfayı kaç günde okudum bilmem ama son 300 sayfa iki günde ağlaya sızlaya okundu onu biliyorum. 

Özellikle Zehra ve Büyükhanım'ın yolculukları Setterhan'a göre  çok etkiledi.  Setterhan için erkek adam çabuk alışır mantığımı güttüm ne?
Fark ettim ki ben ayrılık hikayeleri seviyormuşum. İlk İsmail ayrıldı. Ardından Siranuş hanım ve asıl kahramanlar. Ne kadar zorlanarak okusam da ayrılık olmayınca gerçekçi, durmuyor benim için. Tabi güzel bir dille anlatılması da var. 
Zehra Trabzona geri dönünce onun yerine koşa koşa Hacıbey'e varasım geldi. Ev nerede kestiremedim, yoksa koşacaktım :)
Gözlemci pek çok yeri  yürüyerek geçti de bana pek yakın gelmedi mesafeler. Deniz doldurulmuş deniyor o yüzden evin yerini tam olarak anlayamadım. Hoş deniz doldurulmasa imiş Trabzon merkezi pek bilmem ya :)

Kitabı pek çok kişi okudu. O yüzden ben uzun uzun yazmayacağım. yok ben okumadım merak ettim diyorsanız. Kültürelfte çok güzel bir yazı var. Oraya bakabilirsiniz. Hatta izlemeye alabilirsiniz. Pek çok blogda güzel yorumlar olsada benim aklıma şuan gelmedi.
Beğendiğim yazılar bulunca kendi yorumumun altında link vermeye karar.
Ben beğendim sizde okuyun diye.
İlk karalama defterini bakın ardından kitap sohbetçisi'ne bakmayı ihmal etmeyin.

Bol okumalı güzel günler dilerim.

Kalın sağlıcakla.


1 Eylül 2013 Pazar

Nar Ağacı

 Uzun zamandır okumak istiyordum. Menekşe abla doğum gününde alınca geçiktirmeden okuyayım dedim. Normalde daha hızlı okurum ama bu kitabı hızlı okuyamıyorum. Okuduklarımı sindirmem lazım. Kitabı bitirmeden yapılan yorumları okumayı sevmiyorum aslında. Nereden aklıma geldi ise nette geziniyordum bir baktım ki kitap 800 sayfa imiş yazar tarafından sadeleştirilmiş.


Nar ağacı'nın kendi sitesi var. Siteye baktım çıkarılan bölümler diye başlık var ama 3 sayfa. Çikarılan 300 sayfanın yerini 3 sayfa tutar mı ki? Keşke yazar iki cilt şeklinde çıkarsa idi. Ben hiç şikayet etmeden okurdum. 
Kitabı henüz bitirmedim. Hatta 200.  sayfalardayım. Kitabı okuduktan sonra sitedeki resimleri videoları izleyeceğim. Hatta üç sayfayı ve yazarın röportajını çıktı alıp kitaba ilave edeceğim. 

Yazara rica edelim bir sonraki basımda 800 sayfa olarak yayınlansın. 
Arayı açmadan kitabıma döneyim. En son İsmail Gülcemal'a binip gidiyordu. İçim elvermedi devam etmeye ( Benim abimin adı da İsmail  ) koştum geldim bekli elinde sayfalar olan vardır. ''Şuradan ulaşabilirsiniz'' falan dersiniz. Yüreğime su serpilir.
Hadi ben uzatmadan kitabıma dönüyorum. 
Kalın sağlıcakla.