bayramlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bayramlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Eylül 2016 Perşembe

Bir haftalık tatil # 3 köy gezmece

Eskiden köye giden çok olmazdı, son zamanlarda köye rağbet arttı. Geçen sene ilk defa köyde su sorunu yaşadık. Çocukken köy filmleri izler anlam veremezdim, insanlar neden su için kavga eder ki, kazsın toprağı su çıkarsın,  kendine kuyu yapsın derdim. Ahh masum çocukluğum ne bilsin su denen şeyin ne büyük nimet olduğunu ve kolay bulunamadığını.
Neyse efendim bu seneden köye giderken kalabalık bir ortam bekliyordum ama yanılmışım. Fındıklar toplanmış ve kalabalık şehirlere dönüş yapılmış. Haliyle köyde genç kimse kalmamış.
Resme bakarak aslında köyümüzün boş olduğunu görebilirsiniz.


Tam orta kısım bizim mahalle, asıl köy sağ üst kısımda kalabalık olarak ilerliyor. 
Biz ortanın en altındaki evdeyiz, en üst tepede büyüklerimizi ziyaret etmemiz gerekiyor. 


Kamyonun üstünde süper yolculuktan sonra tepelerin tadını çıkardık.


Her bir köşede ayrı ayrı  resim çekildik.



Şu köşede kaç resim çekildik biz bile sayamadık. 3 kardeş sıra ile en az on poz çekilmişizdir. Bloğa kendimi koymadım, ablam kendini paylaşıyor zaten bende paylaşsam bir şey demez. 

Şu merdivende düzgün poz vereceğim diye kendimi paraladım. Önümden gelen giden eksik olmadı. 



Köy evlerinde en sevdiğim kare olur yere yakın oflanlar.  Merdiven ve merdiven altında yer sofrası ca 
 ''Oflan nedir?'' dediğinizi duydum. 
Bizim oralarda bu mutfak dolaplarına oflan ya da terek denir.  Aslında terek Gümüşhane, Bayburt  yöresinde daha çok kullanılır. Evin hanımıda Bayburtlu, 40 yıllık eşini bu yıl kaybetti, kendisi ile ile ilgilenecek çocuğu olmadığı için kalabalığa yakın küçük bir ev yapacaklar kendisine ( tepede sadece 2 ev var ). Anlayacağınız 10 sene sonra bu evden sadece temeller geriye kalır.  Onca yaşanmışlıklar evin hanımı ile birlikte toprak olur. 

 
Bu oflanda ikinci evden. Ev kışları pek kullanılmasa da. Bakımı sürekli yapılıyor. Temiz ve sağlam bir ev. 



Bayramlaşmaya değilde fotoğraf çekilmeye gitmiş gibi her köşesinde ayrı ayrı poz verdik.




Veee son. 
Serinin devamı olacak şimdilik köye veda edeyim.

Esenkalın.




19 Eylül 2016 Pazartesi

Bir haftalık tatil # 1

Bir haftalık tatil ne çabuk geçti. Halbuki köyde iken uzun süre orada imişim gibi hissediyordum, günler ağır aksak ilerliyordu. Günler bitmiş ve iş başı yapmışım bile. 
Peki nasıl geçti 7 gün?


 Cumartesi sabah 5 de yola çıktık. 15 saatlik bol yayılmalı bir yolculuktan sonra Trabzon'a vardık. Akşam geç vakitlerde evde olunca sadece yemek yedik ve yattık. Sabah güneşli bir güne uyanınca karadeniz de bulunmaz bir nimet dedik ve soluğu denizde aldık.


Samayer sahil


 4 saat sonra aç, susuz ve bitap şekilde eve döndük.


Kurbanın ilk günüde evde oturduk, gelen 3 - 5 kişiyi ağırladık.

 

Mis gibi temiz havayı içimize çektik.


Vefat eden büyüklerimizi ziyarete ettik.  


Gittikçe kuruyan dereye ( yanbolu çayı ), çimento fabrikası ve karayolları çalışma alanlarına  bakıp çocukluğumuzu düşündük. 

İki günüde böyle geçirmiş olduk. 

Bayramın ikinci günü yaylaya gittik. O başka postta.
Şimdilik bu kadar. 

6 Ağustos 2014 Çarşamba

Otağtepe

Ablam uzun zamandır gidelim diye tutturmuştu. Arkadaşda kitap okumak için ideal yer diye söylemişti.  Tamam tamam ta karşı tarafa kitap okumaya gitmem.  Hoş avrupa yakasında bir yerede sadece kitap okumaya gitmem. Havalar çok sıcak.  Kafamı dahi camdan dışarı çıkarasın yok.

Otağtepeye bayramda gittik. 


Gittimiğimizde kapanmasına 20 dakika kalmıştı.  



Yirmi dakikada tüm köşeler olmasada pek çok yerini adımladık.



Her merdivende, her bankta oturduk resim çekildik.



Kardeşimi çileden çıkardık "birde burada çek" diye.


 Yirmi dakika kısa olduğu için her şey yüzeysel kaldı.  Manzaranın tadını çırakamadık. 

En kısa zamanda tekrar gitmeli, manzaranın tadı çıkarılmalı ve kitap okunmalı. 
 Esenkalın. 

31 Temmuz 2014 Perşembe

Göksu deresi

Yıllar geçtikçe bayramlar daha mı sıradanlaşıyor ne. Alelade bir tatil  gibi geçti.  
Akrabaların pek çoğu şehir dışında idi. Var olanlar ilk gün bizde toplandı bayram birgün de bitti.
Ikinci gün gezelim dedik, herzaman ki biz hir türlü karar veremedik. Nereye gitsek diye. Ortak karar deniz kenari idi. 

En son göksuda karar kıldık.  


Benim gezme anlamışım sokak sokak gezmektiktir ama sıcak hava izin vermedi. Bizde öğretmen evinde oturduk. Manzara güzel yolu düşen uğramadan geçmesin.


Türk klasiklerinin olmazsa olmazıdır göksu deresi. Bir sandal sefası muhakkak yapılmalıdır. Yoksa o roman yarım kalır. 


Sandal sefası yapamayınca resmettik geldik. :(


 Daha serin havada arkadaşlarla gitmeyi düşünüyorum. Belki sandal sefası da yaparız. 


Eski zamanlarda göksu nasıldı diye merak ederseniz buyrun.



Acaba kitap severlerle toplanıp Türk klasikleri okumaya mı gitsek.  Şaka şaka,  yeni tanışan insanlar kitap okumaz  muhabbet eder  dimi.

 Esenkalın efendim.