3 Aralık 2012 Pazartesi

Zavallı Necdet

Emanet aldığım kitaplardan birisiydi zavallı necdet.  Aslında aynı anda okuduğum başka kitaplarda var. Canım kitap okumak istemiyor her kitaptan 5 er sayfa okuyup bırakıyordum. Baktım böyle olmuyor. İnce bir kitapa başlayayım hemen bitsin dedim. Aldım elime kitabı.


Ablama konusunu okuyorken benim en çok dilime doladığım konu olan ince hastalıktan ölürler şimdi dedim. Biraz dalga geçtim ama okumaktan da geri durmadım. 

Bir kitabı neden beğenmeyiz, bizi sarmayan nedir? Dilimi, konusumu, yazarımı, çevirmeni mi, yazım hataları mı? Hepside olabilir.
Kitabın yazım hataları çok fazla idi ablamın deyimi ile ''fuara yetiştirmeye çalışmışlar gibi'' gereksiz kesmeler mi dersiniz, kelime hatalarımı deseniz hepsi mevcuttu.
Olay İstanbul'un çeşitli semtlerinde geçiyor. Başka dertleri olmadığı için en ufak şeylerde hasta olup yataklara düşen, sürekli yer değiştiren narinin tipler.  Necdet ne iş yapar çözebilmiş değilim. Değiştirdiği yerleri düşünüce bu değirmenin suyu nereden geliyor dedim. 
Zavallı necdet, cidden zavallı. Kendini beğenmiş uyuz insan. 
Asıl kahramanlarımız meliha ve necdet  benim hiç haz etmediğim tiplerdi.  İstediklerini elde edemesinler istedim. 

Özetle kitabı beğenmedim. Şiddetle tavsiye etmem :)

Cidden zaman kaybı, okumaya değmez. yazarın adını da yeni duygum diyeceğim ama o benim cahilliğim. 

4 yorum:

  1. O yazım hataları adamı öldürüyor zaten , ben de bu günlerde pek okuyamıyorum, az az okuyup bırakıyorum, bol ve güzel okumalı günler bize:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende ince fazla kafa yorulmayacak kitaplar okumaya çalışıyorum. Hiç yoktan iyidir.

      Sil
  2. Bende beyaz balina yayınlarından okumuştum aynı kitabı ve gerçekten çok beğenmiştim. Yine olsa yine okurum yani.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben zengin şımarık insanları sevemiyorum. Okuduğum kitaplarda olunca kitabı da sevemiyorum.

      Sil

Sizden alalım bir fikir....