13 Haziran 2013 Perşembe

Efrasiyab'ın Hikayeleri - İhsan Oktay Anar

Yazarın okuduğum 4. kitabı.
İlk olarak Puslu kıtalar atlasını okumuştum. Orada yaramaz bir çocuk vardı, Efrasiyab diye. Onun devamı gibi bir şey sanmıştım, alakası yokmuş.


Kitabı geçen sene ramazanda Beyazıt sahaflardan almıştık. Daha doğrusu kuzenin benim için  almıştı. Ben kabul etmemiştim. Geçenlerde halama gitmiştim, gitmişken kitabı da aldım geldim.

Birbirinden bağımsız gibi  gözüken hikayelerden oluşuyor. 
Ölüm ve Cezzar dede arasında gecen olaylarda ilave edilmiş. Ölüm anlatılan her hikaye için Cezzar dedeye bir saat ömür bahşedeceğini söyleyerek birbirlerine hikaye anlatmaya başlarlar. 
Hikaye anlatırken de Uzun İhsan Efendiyi bulmaları gerekmektedir.

Hikayeler birbirinden sıkıcı ve saçma. 

Yazarın diğer kitaplarına nazaran dil oldukça sade. 
Şu kelimeyide anlayamadım, anlam karmaşası mevcuttu diyebileceğim hiç bir yok.

Mini alıntılar.

Çirkinliği gördüğü dünyanın tersine, güzelliği ancak, hayran olduğu dahi ressamların tablolarında buluyor, oysa bu sanatçıların, kendisinin çirkinlik bulduğu dünyada güzelliği gördüklerini kafası pek almıyordu. Bu hali ile o, Tanrı'nın insanlara öğrettiği iyiyi tanıyan, fakat iyinin tadını çıkarmak yerine başkalarını kötülükle itham eden bir ahlakçı gibiydi. Kısacası güzellik adamın içine girmemişti. Gerçi güzelliğe aşıktı ama vasıl olamamıştı. Kavuşunca meşk, kavuşamayınca aşk olduğu galiba doğru idi.

Geçmişime bakıyorum da, hayat bugüne kadar bana hep güzel şeyler göstermiş: Bu dünyada her şey güzel. Çirkinlik diye bir şey yok; kim bilir, sadece aldanarak ve büyük bir budalalıkla, ondan çirkinliği görenler çirkindir belki. Ama ben  dünyayı korku duygusu ile değil, güzellikle tanıyorum.Benim ona baktığım gibi dünyada bana bakıyor ve gülümsüyor, ben ona neden gülümsemeyeyim.

Uzun alıntılar yapmak ne zormuş. Vazgeçtim yazmayacağım.

Amat hakkında yazdıklarıma bakmak isterseniz tık tık

Kitabı beğenmedim. O yüzden  yazarın başka bir kitabı ile takas etmek istiyorum.
Sanki benim kitabım :)

Bu yazıyı yazarken kitabın sahibine takas listesine koyuyorum dedim. Hiç tepki vermedi.
Ablam ''ben okuyayım sonra verirsin'' dedi.
Başlangıcı başka kitapla yapmasını söyledim.

Sırada Kitab-ül Hiyel ve Yedinci Gün var.
Artık seneye mi okurum bilinmez :)

Haa bu arada merak eden olursa İSG sınavından geçtim. Cevaplarımı bildiğim için sürpriz olmadı. Ablam 2 puanla kaçırdı. Ablam umursamamış gibi davranıyor belki içten içe üzülüyordur bilemem.
Bana bakıp teselli olmasını söyledim. Geçmiş olduğum halde hala iş bulamadım :(
Görüştüğüm firmaları anlatsam benimle birlikte oturup ağlarsınız. En iyisi kardeşime ağlayayım. Beni yanına alsın ( kardeşim iki buçuk yıllık İSG uzmanı). Çok güzel tanımıyor numarası yaparım ben  :)

Keyifli okumalar.
Esenkalın.

6 yorum:

  1. İhsan Oktay Anar ne kadar öenmli bir yazardır edebiyet tarihinde ama ben hiç bir kitabını okumadım
    ne üzücü :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geç olsun güç olmasın :) Suskunlar dan başlaya bilirsiniz. Okuduğum kitaplar içinde en anlaşılırı desem yeri.

      Sil
  2. çok iyi bi yazar ya bu.
    çok da iyi bi hoca aynı zamanda.
    bu kitabını okumamıştım.
    not aldım.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitaplarında anlamadığım pek çok kelime yada sonucunu kavrayamadığım noktalar olsada tarzını beğeniyorum.

      Sil
  3. kuzi ben o kitabı okuyordum bir kısmını okudum gayet iyi gidiyordu gerçi en fazla otuz sayfasını okudum:) şimdi diyecekler ki okadar iyi gidiyordu da neden bitirmedin:)) istediğini yapabilirsin kitap senin ne de olsa ...

    YanıtlaSil
  4. Acemi Cadı =))) pardon blogger =D
    Canım....şu sıraları İSK uzmanı arayan firma yoğunluktaymış...netten malum başvuru sitelerinden başvurularını çoğaltmanı tavsiye üzerine ben de sana tavsiye ediyorum... =))))

    YanıtlaSil

Sizden alalım bir fikir....