15 Ekim 2013 Salı

Kardeşçikler

Nabrut blogunda abi sahibi olmak hakkında yazı yazmış. Abi -  kardeş, abla -  kardeş oyunları hakkında var mı ekmek istediğiniz demiş. Bende bu soruyu bekliyormuşum taa gittim çocukluğuma. 
Ne uzak yolmuş öyle :)
Her fırsatta ablalarımdan bahsediyorum da sadece üç kardeşmişiz gibi mi algılanıyor acaba. Biz 5 kardeşiz ben dört numarayım. Aramızda da yaş farkı yok. Hepimiz art ardayız. 
Büyük ablamla yabancı gibi büyüdük desem yeri. Onu nenem büyüttü, kontes vari pek kibarcıktır. Ben köyde büyüdüm gayet kazmayım :) Üniversitede arkadaşlarım ablalarımla konuşmalarımı duyunca şok olurdu.  Büyük ablam ''buyur beybi'' der küçüğü '' ne var?'' Bende ikisinin arasıyım, dengeliyim desem olmayacak. Kendime özgü uyuzluklarım var tabi ki. 


Küçük ablam ergenken tüm şarkıcılara/oyunculara hayran olmasada pek çoğuna hayrandı. Defterinin arasında resim biriktirirdi. Uzakdoğu vurdulu - kırdılı film oyuncularının resimlerini bir defterin arasına koymuştu. Bende onları oradan alıp yerine İlyas salmanın resmini koymuştum. Sonuç güzel bir dayak :)
Her daim küçük ablamla uğraşırdım. ''Git bugün seni dövmeyeçeğim'' derdi. Ben Nihale misali zorla kaşınırdım. Arada sırada ablam hatırlatıyor ''döveyim mi seni'' der bende ''sana sarılırım'' derim. Kendisine dokunulmasından hoşlanmaz.  Ay küçük abla demek ne sıkıcı sanki gerçekte ablamı diyorum yazdım gitti Ayla. Titiz, düzenli pratik vede uyuz (düzenli değiliz diye başımızın etini yiyor) ablamın adı Ayla.
Aylanın her daim günlükleri olurdu. Benden gizli bir şeysi olmazdı ama ben günlük gizli olduğu için hep merak ederdim. Hep yakalanırdım. Daha doğrusu okurken yakalanmazdım ama okuduğumu anlardı. Bir keresinde defteri çekmeçeden almadan önce ipten çerçeve yaptım defterin etrafına tekrar yerine koyacağım güya yine anladı. Ben yine dayak yedim.
Ne ezikmişim ben ya :)
Küçük Emrah bana acıyıp teselli edecek.
Şimdilik bu kadar devamı ne zaman gelir bilemem.
Benden daha anormal aile ilişkileri olan paylaşabilir.
Esenkalın.
Gitmeden resimde beni bulun demeyeceğim. Tanıyanlar bile bilmiyor.

5 yorum:

  1. :)Kalabalık kardeşlere oldum olası imrenirim , tek olduğumla alakalı bir durum herhalde.Ne güzelmiş, diğerlerinin hikayelerini okumak isterdim:)

    YanıtlaSil
  2. Ne tatlı anlatmışşsın.
    Aslında telefeondan çoktan okudum pc açınca cevap yazrım dedim unutmuşum.
    şimdi aklıma geldi nerden?
    Resimdeki hangisiydi ki acaba diye :D
    görsel hafıza işte

    YanıtlaSil
  3. hangisi olduğunu söylememişsin ama :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En sağda yeşil tulumlu olan benim. Kendimi bildim bileli sacım hep kısa idi, annem beni dayıma götürürdü. Erkek kuaförüne gittiğim için hep utanır, ezilir büzülürdüm.

      Sil
    2. yerim ben seni:D
      benim erkek kuaförü bir dayım falan olmadığı halde neden hep saçım kısacıktı ?! :( kendimi bildikten sonra hiç kestirmedim ama!

      Sil

Sizden alalım bir fikir....