Sinan yağmur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sinan yağmur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ağustos 2013 Cumartesi

Kitap okuma şenliği


Okuma şenliğini duymayan kaldı mı?  96 kişi katılmış duyulmayacak gibi değil. 
Almak istediğim pek çok kitap var o yüzden elimde okunmayı bekleyen kitapları yaz sonuna kadar bitirmeyi planlıyordum. O zaman zarfında işim olur istediğim kitapları da alırım diyordum ki hala işsizim :(

Elimde ki kitaplardan az çok bir liste oluşturdum. Sadece doğum tarihi muhabbeti var.
Listem sürekli değişiyor. İlk listem bu şekilde idi. Listeye uydum mu? Tabi ki hayır.

Bu vakte kadar okuduğum kitapları listelemek gerekirse;


5 puan: Yukarıdaki kuralların hepsini boşverip canının istediği herhangi bir kitabı okuyanlara.

Everest yayınlar- 202 sayfa

5 puan: Genel kural en az 200 sayfalık kitap okumak olsa da 150 sayfadan kısa bir kitap okuyanlara.

paraf yayınları 120 sayfa

20 puan: Esas mesleği yazarlık olmayan bir kişinin yazdığı bir kitabı okuyanlara.
( Nazan Bekiroğlu KTÜ'de öğretim görevlisi )


Timaş yayınları- 224 sayfa

10 puan: Bir serinin ilk kitabı dışındaki bir kitabını okuyanlara.


Karatay akademi - 279 sayfa

20 puan: Türü kurgu olmayan bir kitap okuyanlara


Nefes yayınları -  222 sayfa

Şimdilik 1047 sayfa okudum ve  60 puanlık kısmı tamamladım. Zaman ne gösterir devam edebilir miyim bilemem. Elimden geldiğince devam edeceğim. 

Başlangıç hızlı olsun diye ince kitapları seçmiştim. Önümdeki liste kalın kitaplardan oluşuyor. 

İlk olarak okumak istediklerim.


Nar Ağacı, Doğudan Uzakta, Bozkırın Efendisi, İncir kuşları yada Habeşistan da Dört Mevsim. 
Elimde  Mavi saçlı kız var ama okumak istemiyorum.
Ay sonuna kadar üç buçuk kitap ( nasıl bir ölçü bu ya) bitirmeyi düşünüyorum. 

Henüz hangi kitap hangi kategoride belirlemedim. Okuyup bitirene kadar belirlerim. 

Keyifli okumalar. 

Kalın sağlıcakla. 

3 Ağustos 2013 Cumartesi

Aşkın Gözyaşları - Sinan yağmur

Sinan yağmur okumayan kalmamıştır herhalde. Bir ben bu vakte kadar okumamışımdır. 
 Elimizin altında aklın gözyaşları II vardı ama okuyasım gelmiyordu. Fuara gitmişken ablam serinin geri kalan kitaplarını da aldı.
Hallacı Mansur dan bahsettiğinin anlayınca okuyayım madem dedim. Hep merak etmişimdir. Hallacı Mansur nasıl yaşamış, neden öldürülmüş diye. Üniversitede bir arkadaş vardı sürekli sözünü açar ama detay bahsetmezdi. Kendide detay bilmiyordu ya ondan ( valla sordum bilmiyordu ). 


Kitabın ilk üç tanesi (Mevlana, şems, kimya hatun) bildik olaylar olduğu için içimden okumak gelmiyordu. 
Bu kitabın başlarında da Mevlana ve Şems var. Şems Hallacı Mansur'u örnek veriyor ve başlıyor anlatmaya. 
İlk başlarda bildik hikaye diye sıkılırken Hallacı Mansur kısmına gelince daha çok sıkıldığımı fark ettim. İlk kısımlar kadar duygu verilememiş. Belki yeterli bilgi toplanamadığı için bir yanı eksik kalmış hissi veriyor.

Kitabın yarısını bir günde okudum diğer yarısını bir haftada okudum desem yeri. Sonlarda zorlanmış olsam da kitabı beğendim.  Hallacı Mansur hakkında bilgi veren başka kitap okumadığım için iyi yada kötü diyemeyeceğim. Benzer konuda kitap bilen varsa söyleyebilir. Farklı kaynaktan da okumak isterim. 

Sinan Yağmurun dili beklediğim gibi çıkmadı yada Nazan Bekiroğlu'ndan sonra yavan geldi. 

Sizde yazarı tanımak için benim kadar beklemeyim bir kitabından başlayın derim. 

Kalın sağlıcakla.

28 Temmuz 2013 Pazar

Beyazıt kitap fuarı

Bu Ramazan arkadaşlarla bir araya gelemedik. Birlikte bir yerlere gidelim dedik,  bula bula Kuru Ali Babayı bulduk. Daha önce sakin bir dönemde gidip yemeğimi yediğim için kalabalığı görünce şok oldum. Fasülyeciler ve cami arası olduğu gibi masa dolu idi. 
Onca masadan hizmet kalitesini tahmin edersiniz. 
20 kişilik yer ayırtmıştık lakin 10 kişilik masa ayrılmış. İtiraz edince dövülmekten beter olduk. Hizmet kalitesi kötü idi. Sipariş veremedik. Kuru fasülye çorba ile kalktık. Ha çay müessesedenmiş! Küçük ablam çay sever olarak ikram edilen çayın bir şeye benzemediği kibarca belirtti ( ablam kibar mıydı ya).
Yapmış oldukları kabalıktan dolayı özür dilemiş olsalar da özür dilemiş olmak hiç bir şey ifade etmiyor. 



Namazları Süleymaniyede kıldık. İlk defa üst katına çıktım manzara çok güzeldi. Ramazan bitmeden teravihe gidin derim. 


İftardan önce ve sonra kitap fuarına gittik. Ben bir şey almadım ablam ve kuzenler aldılar. 
Ben benimmişim gibi kullanırım zaten :)


Memleketteki kuzenin 5 ağustos doğum günü. Rahat insan ne istediğini söylemiş :) X mağazasından gömlek. Almadan önce resim çekip göndereceğiz. 
 Kardeşinden de İmzalı kitap istemiş.
  

Bunlar minik kuzenin kitapları. Fuardan justın kitabı alan bir bizimkidir. 
Kitap çeşitliliğine bir bakar mısınız. 
Kuranı Kerim, Cemalnur Sargut, Oktay usta ve Justin. 
 Kuranın dışı mor içi pembe. Gençlere cazip gelsin diye herhalde.  
 

Bunlarda öteki kuzenin. Üçü de almak istediklerim. O kadar aradım benimde Hayatüs Sahabam olsun diye bulamadım. Riyazü's Salihin ben okurken 3 ciltlik olanından okumuştum. Sadenin de sadesi olmuş.
Haytüs Hasabe ve Riyazüs Salihin 35 lira. 


Bunlarda ablamın aldıkları. 
3 kitaba 25 lira verdik.
 Kitabın ikinci cildi vardı o yüzden üçünü aldık. Yani ablam aldı. 
Bir bahane ile Sinan Yağmur okuyacağım. Hamuş'a başladım bile. 50 sayfa okudum hemen yazı yazmaya geldim. 


Toplu bir bakış.

Ramazanın son on gününe de girdik.

Günlerinizin kandil sevinci ile geçmesi dileği ile dualarınızda bizleri de eksik etmeyin der ve acemi blogger  kaçar. 
Esenkalın. 

Geçen seneki Beyazıt Kitap fuarı için tık tık