Tolstoy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tolstoy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ağustos 2013 Cumartesi

Kitap okuma şenliği


Okuma şenliğini duymayan kaldı mı?  96 kişi katılmış duyulmayacak gibi değil. 
Almak istediğim pek çok kitap var o yüzden elimde okunmayı bekleyen kitapları yaz sonuna kadar bitirmeyi planlıyordum. O zaman zarfında işim olur istediğim kitapları da alırım diyordum ki hala işsizim :(

Elimde ki kitaplardan az çok bir liste oluşturdum. Sadece doğum tarihi muhabbeti var.
Listem sürekli değişiyor. İlk listem bu şekilde idi. Listeye uydum mu? Tabi ki hayır.

Bu vakte kadar okuduğum kitapları listelemek gerekirse;


5 puan: Yukarıdaki kuralların hepsini boşverip canının istediği herhangi bir kitabı okuyanlara.

Everest yayınlar- 202 sayfa

5 puan: Genel kural en az 200 sayfalık kitap okumak olsa da 150 sayfadan kısa bir kitap okuyanlara.

paraf yayınları 120 sayfa

20 puan: Esas mesleği yazarlık olmayan bir kişinin yazdığı bir kitabı okuyanlara.
( Nazan Bekiroğlu KTÜ'de öğretim görevlisi )


Timaş yayınları- 224 sayfa

10 puan: Bir serinin ilk kitabı dışındaki bir kitabını okuyanlara.


Karatay akademi - 279 sayfa

20 puan: Türü kurgu olmayan bir kitap okuyanlara


Nefes yayınları -  222 sayfa

Şimdilik 1047 sayfa okudum ve  60 puanlık kısmı tamamladım. Zaman ne gösterir devam edebilir miyim bilemem. Elimden geldiğince devam edeceğim. 

Başlangıç hızlı olsun diye ince kitapları seçmiştim. Önümdeki liste kalın kitaplardan oluşuyor. 

İlk olarak okumak istediklerim.


Nar Ağacı, Doğudan Uzakta, Bozkırın Efendisi, İncir kuşları yada Habeşistan da Dört Mevsim. 
Elimde  Mavi saçlı kız var ama okumak istemiyorum.
Ay sonuna kadar üç buçuk kitap ( nasıl bir ölçü bu ya) bitirmeyi düşünüyorum. 

Henüz hangi kitap hangi kategoride belirlemedim. Okuyup bitirene kadar belirlerim. 

Keyifli okumalar. 

Kalın sağlıcakla. 

16 Temmuz 2013 Salı

Aile Saadeti - Tolstoy

Kitabı elimde gören abla '' hani sen Rus edebiyetı sevmiyordum '' dedi. Evet Rus edebiyatına sinir oluyorum. Sürekli dram var. Hayatın gerçeklerini oturduğum mühitte görüyorum zaten. Kitaplar benim için kacacağım, sığınacağım bir yer olduğu için biraz daha neşeli, iç acıcı olmasını bekliyorum.


Kitap kuzenimin, uzun süredir okunmayı bekliyordu. Bir süre önce binbir zorlukla Başkasının Karısını okumuştum. İkinci Rus edebiyatı beklesin dedim. Kitap incecik bir çırpıda biter, ben koca güne yaydım o ayrı dava.

Esas kızımız annesinin ölümünden sonra deprosyondadır. Yıllardır görmediği vasisi aynı zamanda babasının arkadaşı gelince hayatını değiştirme kararı alıyor. Kibarcık davranışlar, iltifatlar derken beklenen son. Beklenen son derken, ne beklemiştim ki?
 120 sayfalık kitabı uzatmaya gerek var mı?

İnce kitaptan alınabilecek notlar.

Ona vücudumun değil ruhumun güzel yanlarını göstermemin  benim daha iyi ve daha şerefli olduğumu hissediyordum. Bana öyle geliyordu ki saçlarım, ellerim, alışkanlıklarım iyi yada kötü nasıl olursa olsun Mihayloviç onları hemen fark ediyor ve daha ilk görüşte hemen beğeniyor. Diş görünüşüme fazladan bir şey eklemem gerekmiyordu.
(cümle düşük ama anlamlı)

Babama olan yakınlığı sebebi ile artık onun sevgisini kazanmıştım, fakat yine de bu sevgiyi kendi kişiliğimle kazanmak istiyordum.

Sadece başkaları kendisiyle ilgilendiğinde yaşamasını bilen, yalnız kalınca ise miskinleşen ve kendini kaybeden kız budaladır. Çünkü onun için her şey başkalarına iyi görünebilmek içindir, hayat ise kendisi için anlamsızdır.

Kitap güzeldi, tavsiye ederim.
Klasik gibisi yok. Her ay olmasada iki ayda bir klasillerden mi okusam ne?

Esenkalın.