kaktüs etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kaktüs etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Haziran 2015 Salı

kaktüs

Kaktüslerile tanışmam nasıl oldu bilmiyorum. En eski hatırlayabildiğim ilk okul yıllarında teyzemin balkonunda vardı.  Acaba batar mı diye tereddütle yaklaşmıştım. Balkonda büyük dayımda vardı.  Demek ki dayım teyzemi ziyarete gidiyormuş. Bize gelmezdi, bir kere 5 dayım aynı anda gelmişti,  babaannem hactan gelişti yada vefat etmişti.  Hangisinde geldiler hatırlamıyorum.  Bir defeda Türkiye turu gibi bir şey yapmıştılar öyle geldiler.
Yıllar çabucak geçti,  dayım bize gelmiş gelmemiş pek de umursamadığımız dönemler geldi çattı.  Yani hayat meşgalesi bizi sevdiklerimizden uzaklaştırdı.  Bizde akraba ile ilgilenmiyoruz madem çiçeklerle ilgilenelim dedik. Pek çok çiçek büyütmeye çalıştık. Bir kısmı balkondan düştü,  bir kısmı kurudu. 
Istanbul'a taşındığımız ilk yıllardan bir iki kaktüs kaldı. 
Biri kaynana yumruğu, öteki kaynana dili.
 Çiçeklere adı verildiğine bakılırsa kaynanalarda pek seviliyor olmalı :)
Kaynana dili dediğimiz geçen yıllarda çok güzel sarı çiçekler verdi. Bir sonraki seneye çiçeklerin yerinde meyve büyür dediler büyümedi.


Kaynana yumruğu dediğimizde zamanla büyüdü kocaman oldu ama çiçek vermedi. Saksıya sığımıyor, dikenlerden dolayıda değiştiremiyoruz. Arada bir kenardaki dallari kırılıp çoğaltıyoruz.
Iki sene önce komşuya dal verdik, bir sene içinde çiçek verdi. Bu senede bir çoşmuş bir çoşmuş ki anlatamam. Görelim diye saksıyı almış gelmiş.
Sizde görün istedim.


Göstermeye utanıyorum, bu da bizim çiçek. 


Bizden bu kadar efendim.

 


Esenkalın. 

1 Eylül 2014 Pazartesi

Ben döndüm

Blogumu sık sık güncellemesemde takip ettiğim blogları düzenli olarak ziyaret ederim.
Bir haftadır abimdeydim. Evde tabletde bilgisayarda var ama ben şifre giripde bloguma bakamadım.  
Kırk yıllık şifremi blog kabul etmedi.
Bu zaman zarfında neler yaptım.  Dört adet kitap okudum. Bol bol oyun oynadım. 
Çocuklara tablet almayı saçma bulanlardanım. Tamam biz küçükken ( düşündümde ilk okulda iken yoktu)  tetris vardı,  sık sık oynardık ama biz dönüşümlü kullanıldık. 
Parmak kadar çocuk icin ne lüzumsuz diyordum ki yeğenimin oldu. 

Anne baba aynı yerde çalışıyor.  Müşterinin biri notlarının hepsi beş olursa tablet alacağına söz vermiş. Bizimkide elinden bırakmıyor.  Halası da onunla oynuyor.
Ne yapabilirim benim çocukluğumda tablet vardı da ben mi oynamadım.  


16. Seviyede ejderha ve lise döneminde nur topu gibi tom var :)

Efendim ben yazmayı, okumayı daha da önemlisi sizleri özlemişim.  


Aa kaktüslerimi unuttum onlarıda özlemişim.  Birtanesi çürümük üzere akşam serininde bakım yapacağım. 
Annem geldi Amme süresini okuyacakmiş benimde dinlemem gerek.

Esenkalın. 




16 Ağustos 2014 Cumartesi

Fennari işler; şişe süsleme

Sebebi yada nereden türediği bilinmez. Boş işlere bizim orada fennari işler denir.
Ben çok severim fennari işleri.  Hem bir şeyin fennari/boş olması göreceli bir kavramdır.  Benim için gerekli olan başkası için boş/fennari olabilir.
Vakit geçirmek için uğraştığım herşey annem için fennaridir. 
Bakış açısı ne diyelim.

  Uzun zamandır şişe süslemeyi düşünüyordum.  Netten pek çok örnekler inceledim, nasıl yapılır kendi çapımda öğrendim. 


Başararısız olma ihtimaline karşılık masrafa girmedim. Mevcut olan duvar boyasını kullandım.  Şişe içlerini boyama kısmında başarılı olamadım.  Içindeki fazla boya çıksın diye ağzı aşağıda bir gece beklettim, sabaha tüm boyanın aktığını gördüm. Cam boyası olsa akmayacağı aşikar. 


Dış kısımlarının hoyanmasında sorun yok.
Neyse masraf yapmadan boyama hevesimi almış oldum. 
Geçen gün Menekşe Abla ile Eminönüne gittik. Ben erken gidip tahtakalede dolaştım.  Henüz nerede ne var bilmesemde tahtakalede dolaşmayı seviyorum. 


Ben çok açılmadım uzun zamandır almak istediğim hasır ipten bir tane aldım.  Minik mandallar olmazsa olmaz. 
Iki adet kaktüs ve ablam resim çekilirken kullansın diye renkli gözlük. 
Gözlüğü beğenmedi,  aynalı istemişti beğenmediğim için almadım.  
Kaktusler uygun olunca iki tane aldım.  O fiyata çok çeşit yoktu. Bir tanesi ablamın aldığının bir çeşidi.  


Şişe süsleme için çocuk gibi heyecanlandım. Akşamdan planlar yaptım.  Sabahda tüm materyallerimi önüme döktüm.  
Kopanaki ve fermuarlar ablamın iş yerinden.  Mandallar farklı zamanlardan tahtakaleden. Yapıştırıcılar babam sağolsun. 
404 ' ün tüm çeşitleri vardı.  İpi sararken civisiz civi diye adlandırılanı kullandım.  Kopanakiler için şeffaf zehir kullandım.  Zehir diyorum çünkü beni mahvetti. Eldiven kullanmadım parmaklarım yandı. Gözlerimde yandı.  
Kullanırken ipin üzerinde hafif hafif buharlar bile tüttü.
Yaptığım hiç akıl karı değil biliyorum. Siz yapmayın diye anlatıyorum. Birde ne kullanmam gerektiğini söylerseniz fena olmaz.



İlk etapta şişeleri hazırladım. 


Zor kısım bundan sonra.  Ne kullansam ki. 



Her ihtimali tek tek değerlendirdim.


En sonunda bunlara karar kıldım.  Kalemlik üzerinde mandallı uğur böceği büyük kaçtı belki değiştiririm.


Şimdilik böyle kalacaklar.  Nerede nasıl kullanırım karar vermedim.  Aklım çerçeve yapmak var. İçinde de anahtar. En kısa zamanda tahtakaleden anahtar ve çerçeve bakılacak.  

Benden bu kadar. Sizin fennari fikirlerinizi alalım. 


14 Ağustos 2014 Perşembe

küçük mutluluklar; kaktüs

Küçük şeylerden mutlu olabilmek  ne güzel. Tüm gün minik bir kaktüslere bakıp bakıp mutlu oldum.

Ablamla netten seracı bulmuş bakıp duruyoruz, ne alsak diye. 
Neymiş kendimiz gidip görmeliyiz. Böyle diye diye seraya gidemedik. Ablam onun yerine eminönünden kaktüs almış. Annem görmesin diye kamufle etmiş.  


Sabah züccaciye den plastik renkli kase alıp altlarını deldim. Daha önce pet bardağa diktiğim kaktüsüde değiştirdim. 


Daha önce yaşadığım olaydan dolayı kaktüslere gözüm gibi bakıyorum.  
Saksılarını değiştirdim her gün büyüme oranlarına bakıyorum.

 Halamın çiçeklerini kıskandım.  Halam köyden dönene kadar büyümezseler halama emanet vereceğim.


Artık 13 çeşit kaktüsüm var bakalım yaz sonuna kadar ne kadar büyüyecekler yada kaç tanesi yaşayacak.  Bir tane kurumak üzere :(

Net yoktu beklerken aklımda kırk bin düşünce vardı sokaktaki gürültüden hepsi uçtu gitti.
 Karşı komşunun oğlunun asker düğünü var.
Tüm sokak inledi ama oyun oynamayı beceremiyorlar. 
Küçük ablama diyoruz git bir yol yordam göster gürültü yaptıklarına değsin. 

Sanatsal yazılarım yarım kaldı  :)

 Ben gidiyorum sessiz kuytu köşe arayacağım. 

30 Haziran 2014 Pazartesi

kaktüs yetiştirme başarısızlığım

Her güzel olayı paylaşıyorum da başarısız olduğum durumu neden paylaşmayayım. Bana sorsanız kaktüs severim 6 -7 çeşit ile kendi çapımda bir koleksiyoner bile olabilirim. 
Gülmeyin yoksa kaynana dillenirini salarım üzerinize. Ne pis dikeni vardır anlatamam. 
Hem koleksiyoncularda 3 -5 çeşitle başlıyorlar.  Bir anda bilir kişi ol5dim, sanki ömrümde koleksiyoncu gördüm. 

Kaynana dili ne derseniz. Kaktüs diyince ilk aklınıza gelen kaktüs olur kendileri. Her yerde göze çarpar. Bizim eve de 10 sene önce geldi.  Ablam minik bir dal getirmişti.  Büyüdü büyüdü kocaman oldu. 3 defa balkondan düştü yılmadı yine büyüdü. En son geçen sene çiçek verdi görseniz çok güzel
 ( resim 1a, çiçeklerin bir kısmı )


Her bir dalın ucunda çiçekler acıverdi. Halam çiçekden sonra meyve verir dedi. Minik bordo meyveler yıl boyunca durdu bekledi. Bende küçük çocuk gibi gittim geldim inceledim. Ha bugün ha yarın olgunlaşacak diye. En çok sevenin gözü değermiş derler. Doğru olmalı ki meyve olgunlaşmadan balkondan düştü.  Kocaman ağır saksı nasıl düşer demeyin. Rabbim meyveyi görmeyi nasip etmemiş. 
Daha önce de düştüğü için parçaları herbir saksının dibine dikişiz. Bu yaz sadece bir çiçek açtı. 


Kaynana dili ve yumruğu aldı başını gitti. Diğer kaktüslerde iş yok.


Bunlarda sorunsuz büyüyenlerden. Sağdaki iki senede bu hale geldi.


Güzel güzel büyüyenlerden ortaya karışık yaptım bakalım büyüyecek mi?
Mavi olan eski ve tuttular. Pembeyi bugün diktim. Hiç ümit yok. Mavi olan tutunca şımardım, kaktüsleri yoldum. Ablam yapma etme dedi nafile. Sonra ki rezilliğim ise kaktüsler köklesin diye suya koymam oldu. Suda çürüdüler :(


 Bu kaktüs de akrabadan yeni geldi.


Ah ah bu turuncu hiç büyümedi.


   
Ön sırada sağda olan kaktüs alındığında tepesinde çiçek vardı bende kopardım hemen büyüdü. 

Bu yazıyı yazmama sebep olan kaktüs önde solda ve oradaki kalonşenin yanında. Kendisine parmak kaktüs deniyor. Üçüncü de kesin tuttu diyordum ki baharda solmaya başladı. 
Büyüdü diye sevindim dalları kopardım halama verdim bir güzel büyümüş bizde iş yok :(



Halamın kaktüsleri ile veda ediyorum. Öndeki çiçeğin 12 adet tomurcuğu varmış. En arkada da bahsettiğim kaktüs. 

31 Ocak 2014 Cuma

Çiçekler


Fark ettim de uzun zamandır bloga uğramıyorum. Çok meşgulüm ondan diye cümle kurmak isterdim ama meşgul falan değilim. Boşluk çok ne yapsam şaşırdım o yüzden yani. 
2 hafta abimde kaldım. Bir haftadır da evdeyim. Abimde kaldığım süre zarfında ince ince üç adet kitap okudum. Toplamda 600 sayfadan fazladır. Ne oldu ise bir haftadır okuyamıyorum. Okumuş olduğum Oblomov'un tembelliği bana mı geçti ne :) Yada yegenin ahı falan mı tuttu. Benim elimden kitap düşmedi desem yeri çocuğu bıraksam  sabahtan akşama kadar maç izleyecek. Çocuk bir sayfa kitap okuyor kaç sayfa kaldığını hesaplıyor, birde halası kaç sayfa okumuş onu kıyaslıyor. Kitaptan sıkılıyor maç izliyor. Sorun bana Galatasaray- Gaziantep sporun son 10 yılın maç durumunu söyleyeyim. Programı 3 defa izledik!
Akşamları da bol bol dizi izledim. Son bir kaç senenin tv izleme süresini 2 haftada yaptım. İzlemediğim dizi kaldımı bilmem. Karadeniz dizilerine baktım, ne dram öyle ya. Harun öldü mü, kaldı mı? Emine Nihan'ı görünce ( tersi de olabilir)  tepkisi ne oldu? Artık bunları merak ediyorum sevgili okur :)
TV izlerken de başlamış olduğum etamin masa örtüsünü işledim. Bitti sayılır, kenar düzeltmeleri kaldı. Ütüleyip ondan sonra resmini çekeceğim. Ütüsüz etaminlerim nette imzam olmuş (kuzen ütüsüz olmalarından benim olduğunu anlamış mış ) o yüzden ütülenmeyi bekliyor. 
Galiba bunları yazmak için gelmemiştim. 
Yazmayı, konuşmayı çok fena özlemişim. Ne saçmalarsam katlanacaksınız artık. 

Geçen gün Eminönünden madonoz ( maydanoz değil tamam mı)  tohumu alıyordum  kaktüslerede bakayım dedim. Ezük müzük kaktüsler 3,5 normal parmak kadar olanlar 7 lira. Madem  A101'e kaktüs gelecek almayayım dedim. Sokağımda A101 var ama hiç gitmiyorum. Onun yerine çubuk tarcının nasıl bir şey olduğunu bilmeyen elemanın yerine gidiyorum. Neyse saat kurmuşum (ayıptır söylemesi onlara kadar uyuyorum da) erkenden gidip kaktüs bakaçağım.  Saat çaldı baktım hava soğuk kim kalkacak bir kaktüs için. 


Ablam işe gitmeden gidip bakmış üç adet almış, pinti ( ben gitsem her çeşitten toplardım). Birini de halama vermiş, halamdan aşkın gözyaşlarını almış. Halam daha öncede bu çiçekten vermişti yazın kuşlar yedi onu. 


Kitaplıkta önceden var olan kaktüsleri kaldırmam gerektiği yönünde uyarı aldım. 
Çok çirkinlermiş, hiç de bile. 
Az kalsın kahveyi taşırıyordum. İşim güçüm var, meşgulüm ben gidiyom esenkalın.

25 Mayıs 2013 Cumartesi

Ankara

Ankara diye başlık attım okuyanda içinde Ankara hakkında bilgi verecek sanar. 

Ankara'ya büyük ablam ile gittik. Otobüsün çogunluğunun sınava gidenlerden oluşacağını tahmin ediyorduk ama bu denli kalabalık beklemiyorduk.
Herkes ders çalışıyordu. Acaba birisi çıksa ders anlatsa daha mı faydalı olur dedik zira sağdan soldan gelen sesler farklı farklı insanın kafası karışabiliyor. Birisi elektirik, öteki maden çalışıyor olmuyor :)
Eve dönünce hem resim bakıyoruz hem anlatıyoruz, küçük ablam şaşkınlıkla ''arkalarda beyaz saçlı yaşlı adam var'' dedi. Bizde ''he o tarz amcalarda sınava giriyor'' dedik. Gidip diyecektim amcam git köye yerleş organik tarıma başla ama hanım kız çizgimi bozmayayım dedim :) 

Berbat bir yolculuk geçirdik. Dolmuş gibi her durakta durduk. 6 saat sürecek yolculuk 8 saat sürdü öldüm yorgunluktan. Ha birde muavin çok suratsızdı. Hiç güzel hizmet etmedi.


Ankara da arkadaşımızda kaldık. Sağolsun Şeyma sabah 7 buçukta kahvaltı hazırlamış. 


Uykusuz kalan ablam pek memnun kalmadı :)

Sınavdan sonra Anıtkabir'e gidecektik. Ablamın migreni tutunca bende üniversiteden arkadaşıma gittim. 

Millet evlenmiş barklanmış çoluk çocuğa karışıyor ben hala işsizim :(
Eskileri yad ettik. Bol bol güldük eğlendik. 

Pazar günü Keçiörende oturan kuzenimize kahvaltıya gittik. 
Kendisi pek hamarat. 
Bol resimli bir Ankara yazısı yazamıyorum madem Melek ablanın el işlerine yer vereyim. 

Herkesin evinde olmasa da babaannelerin evinde muhakkak örgüden meyve vardır.



 Bizim evde mısır vardı daha yeni çöpe attık. 
Melek abla buzdolabı duvara çarpmasın diye örmüş çok şirinler.

Çok güzel iğne oyası yapıyor.  Anneme göstermek için örnekleri çektim. 


Maymun iştahlı acemi blogerde yapmak istiyor. Benim yapanlardan neyim eksik. 


Bu da mini havlu. Özellikle annem için çektim.


 Annem bize çeyiz için yaptırmış. Desenleri görseniz havlunun yarısı pullarla dolu. Yazık emeğe o kadar işleniyor madem bir yere kullanılsın. 
Bir ara annemin yaptırdıkları iğne oyaları da paylaşayım aklımda iken.

Melek ablanın maharetleri bunlarla kalmıyor. Bereler atkılar bebe yelekleri de vardı.  Ben resimleri anneme göstermek için çektiğim için manken olarak ablamı kullandık. O yüzden siz göremeyeceksiniz.

Çok şık kırkyama pikeleride unutmamak gerek. Sağolsun ablamlar (biri arkadaş olur) kadının evine uyumaya gitmiş gibi fosur fosur uyudular pikeler kullanılıyordu o yüzden  resmetmek uygun düşmezdi. 
Onlar uyurken acemi blogerin göz kapakları da kapanıyordu ama direndi. Tüm çocuk dergilerini tek tek okudu/okudular. 
Ufaklık 7 yaşında idi. Normalde kimse ile konuşmazmış bizim cazibemize dayanamadı :)
 Bol bol bilim çocuk inceledik. Nasıl imrendim anlatamam. Benim çocukluğumda yoktu (ezik ben ), olsa belki kıymetini bilmezdim oda var. 
Dönüş yolculuğunu anlatmak niyeti yazı yazmaya başladım yazı başka alanlara kaydı. Onuda başka zamana anlatırım. 
Tabi bu kadar uzun bir yazıyı görüp, hala takip ediyorsanız :)



Bu çiçek ne derseniz. İlk defa bir kaktüsüm açtı. Sizinle paylaşayım dedim.
Anneler gününde almıştım, mini tomurcukları vardı taşırken kırmıştım sadece bu kaldı. Resim çekeceğim diye onuda kırdım o ayrı dava. 
Başka bir kaktüsde tomurcuk vermiş bakalım ne zaman açacak. 

Yazıyı sonuna kadar okudunuz mu? Yazarken bir kaç seferde yazdım, o derece sıkıcıyım yani :)

Esenkalın.


2 Aralık 2012 Pazar

Dağ

Uzun süredir sinemaya gitmiyordum. Uzun süren sinema arasını Dağ ile kapatmış olmak hoş muydu? Bilmem. Ablamla sürekli sinemaya gidelim deyip duruyorduk ama uygun zaman bulamıyorduk. Dün nasıl oldu ise hepimizin boş anına denk geldi. Küçük ablam ve arkadaşı Moskovanın şifresine gitmek istediler. Bende devam filmlerinin güzel olmayacağı ve komedi için sinemaya mı gidilir düşüncesi ile gitmek istemedim. O yüzden ablamlarla (ablam ve yengem) dağ filmini bilet almış bulunduk. 

Dağ

Öncelikle ses ayarları berbattı. Konuşulanlar anlaşılmıyordu. Konu desen havada kalmış güzel anlatılmamış. Dram desem değil macera desem hiç değil. Ne olduğunu bende çözemedim. Ne olduğunu anlamadan film bitti.


Filmi bir AVM de izlemiştik. Çıkışta birz gezelim dedik ve yolumuz praktiker'e düştü. Kasanın yanında kaktüsler 3 lira yazıyordu. Bir heves aldım. Arabada dönerken çiçeğini de kontrol ettim genelde iğneyle yapıştırıyorlar bu gerçekmiş dedim. Sabah kalkıp ablama gösteriyordum ki çiçeğinin yapıştırma olduğunu fark ettim. Birde üzerine 3 lira yazmasına rağmen kasadan geçerken 5 lira alınmış. Tamam kaktüs için 5 lira çok değil ama yapılanda hoş değil.

Neyse yarın saksı alıp değiştirme yapacağım hatta bir iki dalını yolup çoğaltmayı düşünüyorum.

Benden bu kadar daha doğrusu yeğenimle çok  sanatsal yılbaşı kartı hazırlıyoruz benim işime dönmemi istedi o yüzden ben kaçar.
Esenkalın. 

29 Ağustos 2012 Çarşamba

Kaktüs


Çiçekleri her zaman sevmişimdir. Kalın yapraklı çiçekleri cılız çiçeklere nazaran daha çok severim. İncecik narin çiçekler güzel dursa da hemen kırılacak, solacak izlenimi verdiği için benim tercihim kaktüs yada sukulent cinsleri olmuştur. 


Bunlar bayramda gezmesinden. Varlığını unutmuştum.

Mısır çarşısının yanları, arka taraflar çiçekçiler, pet shoplar. 


Hepsi birbirinden güzel.



taş kaktüs 15 lira


Sarkan tesbih misali adını bilmediğim hoş bir çiçek. Satıcıya cekebili miyim dedim. ücret ödersin dedi. Bende reklam yapıyorum siz ödeyin dedim. Tabi ki öyle bir şey olmadı. Resmimi çektim. Satıcıda başka müşteri ile ilgilendi.


mamalar ne alaka ise,


Renkli kaktüsler 40 lira idi. Arkalarda başka renklerde vardı, kalabalık olduğu için her şeyi çekemedim. 


En çok yetiştirilen mini kaktüsler 2,5 - 3 - 5 lira civarında. Almak isteyen olursa seçenekler bol. Bir göz atın derim.

Benden bu kadar. Allah'a emanet olun.

6 Temmuz 2012 Cuma

Kısa günün karı

Okullar tatile girince kuzenim geldi. Havalar sıcak olduğu için dışarıya çıkmak istemesem de kuziyi eve hapsetmek de istemem. Önce ki gün kendisine para koleksiyonumu gösterdiğim için o da para almak istediğini söyledi. O yüzden başlangıç sahaflar oldu. Gitmişken bir şeyler aldık tabi.


Aklımda kalan bir iki kitap, temizleyici ürünler, Kore meraklısı kuzi için kore bayrağı, eski paralar, falan filan...

Çok fazla alıçı gözüyle bakma pazarlık edeceğiz dedim 11 adet paraya ( çin, malezya, hindistan) 5 lira verdik. 2 adet kore parası ve aşağıda gördüğünüz 2 adet para koyma kabına (özel adını bilmiyorum) 5 lira verdik.


Bit kadar dükkan olduğu için dışarıda idim o arada adam kızımızı kandırmış. Kaplardan biri 1,75 lira, 2 adet para 1,5 lira ben olsaydım yanına bir adet daha isterdim. 


Kuzinin yurt dışındaki arkadaşlarına göndermek için kart postal aldık. Arkadaşımında yurt dışından mektup arkadaşı varmış, kart gönderiyormuş. Yeri söylemişti ekonomik oluyor demişti, bir bakalım dedik. Her birinde 10 adet kart var ve 1 lira. Bende aldım hemen arkadaşa göndereceğim.


Gezerken arkadaş aradı akşam görüşebilir miyiz diye. sağ olsun bana kaktüs getirdi. Dikenleri renkli. İnşallah kurutmam. 
Teşekkür ederim Gülşencim.


Bu arada bir arkadaşla  ( fatma ablacım ) görüştüm rafting yapıyormuş :) 

daha önce bir yazımda adının geçmesini istemez düşüncesi ile bir arkadaş diye bahsettiğim  fatma abladan af diler kendisine iyi tatiller dilerim :) gelmeden önce oku olur mu :)

madem gülşenin adı geçti seninde geçmeli değil mi?


Gezdiğim yerlerde bol bol fotoğraf çekildim, lakın yükleme konusunda sorunlar yaşıyorum o yüzden bunlarla yetiniyorum. 

Neyse esen kalın...