Mine Söğüt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mine Söğüt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ekim 2014 Cuma

Ağır aksak okumalar


 Mevsimlerden mi bilinmez kitap okuyamıyorum.  Daha doğrusu okuduğumu sanıp yazıya dökünce okumadığımı fark ettim.
Minicik gibi gözüken kocamaaan kocaman kitaplar okudum halbuki.
Neden eziklik psikolojisi yaptım ki.



Böyle düşünmeme sebep olanları görmemezlikten geleceğim,  yokmuşlar gibi davranacağım.



Efendim neler neler okumuşum.

Üç Anadolu Efsanesi


Kitap alışverişi yaptığımda öylesine sağa sola bırakmıştım kitapları.  Kitaplığı düzenlediğim gibi Yaşar Kemal kitaplarımı elime aldım.  
Fazla beklemeden okumaya kararlıyım. 
Çantada taşınabilincek en ince kitap, beklemeden bir çırpıda bitti. 
Köroğlu efsanesini herkes bilir.
Alageyik ve Karacaoğlan hikayesini daha önce duymamıştım.
Türk sineması tadında kahramanlık, mertlik ve sevdalık hikayeleri.
Yaşar Kemal okumayanlara başlangıç kitabı olarak tavsiye ederim. 

Deli Kadın Hikayeleri


Allahım birileri benimle acil ilgilenmeli. Piskopat hikayeler nasıl beğenilir.  Ben normal değil miyim yoksa.
Yazarın okuduğum ikinci kitabı.
Daha önce kırmızı zaman'ı okuyup ilginç bulmuştum.  Arayı açmadan okuyayım dedim.
Hikayeler birbirinden ilginç ve hüzünlü.
Daha doğrusu iç karartıcı.
Cizimlerde bir o kadar iç karartıcı.
Icim karardı,  bunlar nasıl hikayeler desemde beğendim :)
Insan evladı çelişkiler dolu.

Erenlerin Bağında


Lisede iken beğenerek okumuştum.  Ikinci kez okudum ve beğendim.  
Okuyunuz efendim.

Hacı Ağa


Yazarın daha önce Kör Baykuş adlı eserini okumuştum.  Arayı açmadan ikinciyi okuyayım dedim.
Çıkarları doğusunda hareket eden, halkı sömüren uyuz bir karekterimiz var. Okuyorsunuz ve size yabancı gelmiyor çünkü "oooo, senden çok var" bu şarkı hacı ağa için değildi ama cuk oturdu.
Bu arada hacı ağa yalancı hacı.
  Haca gitmemiş ama güzel numara yapıyor.

Özetle dört tane kitap okumuşum.  Dördünüde tavsiye ederim.
Esen kalın. 

18 Haziran 2014 Çarşamba

bahar okuma şenliği


Bir etkinlik daha biter. 
Etkinlik başlamadan önce katılmasam mı acaba dedim. Katagorileri görünce "çok kolay ya" dedim. Başladım, kolay olmadığını gördüm.  Hatta listede değişikliğe gidip ince kitaplar seçtim.
Listeden once istatistik bilgiler verecegim. Biliyorum ki en merak edilen kısım burası :)

12 katagoride 16 adet kitap okumuşum. Bu kitaplardan  10 tanesi Türk yazara ait. Zaten 6 kitap son katagori için okundu.
Daha önce okumadığım 6 yazardan kitaplar okudum( hikaye kitabı hariç).
Listemde 5 tane kadın yazar var.


16 kitap, 4682 sayfa ile etkinliği bitirmiş bulunuyorum. 


1. Kategori (10 puan): Tavsiyelerine güvendiği birinin önerdiği bir kitabı okuyanlara (En az 200 sayfa).


2. Kategori (15 puan): Bir şiir kitabı okuyanlara (Sayfa sınırlaması yok).


3. Kategori (15 puan): Herhangi bir edebiyat ödülü kazanmış bir kitap okuyanlara (En az 200 sayfa).

1999 Yunus Nabi ödülü
4. Kategori (15 puan): Bir öykü kitabı okuyanlara (Sayfa sınırlaması yok).

5. Kategori (20 puan): Adında bir çiçek adı olan veya "çiçek" sözcüğü geçen bir kitap okuyanlara (En az 200 sayfa).


6. Kategori (20 puan): Şimdiye kadar hiç bir kitabını okumadığı bir kadın yazardan bir kitap okuyanlara (En az 200 sayfa).

 7. Kategori (20 puan): İlk kitabı 2010 yılında veya daha sonrası yıllarda çıkmış bir yazardan bir kitap okuyanlara (En az 200 sayfa).

8. Kategori (20 puan): Sinemaya uyarlanmış bir kitabı okuyup filmini izleyenlere (En az 200 sayfa).

George  Orwell -  1984, Can yayınları, 250
9. Kategori (20 puan): Kütüphanesinde en uzun süredir okunmayı bekleyen o kitabı okuyanlara (En az 200 sayfa)

Köprü,  Ayşe Kulin, Everest yayınları, 240

10. Kategori (25 puan): Kendisi doğmadan en az 100 yıl önce yazılmış bir kitap okuyanlara (En az 200 sayfa).

İnanç,  Jane Austen, Altın kalem, 244

11. Kategori (25 puan): Rus edebiyatından bir kitap okuyanlara (En az 200 sayfa).


12. Kategori (45 puan): Aynı yazardan en az 1.200 sayfa kitap okuyanlara.


Samiha Ayverdi, Kubbealtı Neşriat, 1254

İstanbul Geceleri, 271
İnsan ve Şeytan, 256
Hey Gidi Günler Hey, 264
Küplücedeki Köşk, 286

Aa etkinlik gibi etkinlik yazısı da bitmiş. 
Bir sonraki etkinlikte buluşmak üzere, esenkalın efendim. 

28 Mayıs 2014 Çarşamba

Mayıs Okumaları 2


Okuma şenliği kapsamında bir liste hazırlamıştım. Baktım liste bitmiyor, listede değişiklik yapıp ince kitaplara okudum.

Kırmızı Sardunya - Faik Baysal

Bu yıl yeni yazarları tanımaya karar verip kendime bir liste yapmıştım. Az çok listemi eksiltmeye başladım. Listeyi eksiltmek hoşuma gitse de ev ödevi verilmiş öğrenci psikolojisi yapıp liste dışına çıkmak istiyorum. 
Kırmızı sardunya da tam olarak bu ruh halinin ardından okundu. 
Kütüphaneden ödünç aldım, bir çırpıda okudum.
 Kitabı aldığımda kitap hakkında bir bilgim yoktu. İç içe iki hikaye kitabından oluşuyor.



İlk Hikaye kitabımız Kırmızı sardunya. 5 farklı hikayeden oluşuyor.

İkinci kitap; Sancı meydanı. 9 adet hikayeden oluşuyor.
Hikayeler genel olarak karamsar.
Karamsar olması kitabı sevmeme engel olmadı. Fark ettim ki ben hikaye okumayı seviyorum.
İlerleyen zamanlarda yazarın başka kitabını okumayı düşünüyorum. 


Kırmızı Zaman - Mine söğüt

Mine Söğüt kimdir, ne yazar hiç bir fikrim yoktu. Ta ki yazar ayları kapsamında Mine söğüt adı geçene kadar. Okuma şenliği kapsamında daha önce kitabını okumadığım bir kadın yazardan kitap okuma katogorisi vardı. Benim aklımda Safiye Erol vardı. Samiha Ayverdi'den 1200 sayfa okumak bana çok ağır geldiği için vazgeçip kafa dağıtacak bir kitap okumaya karar verdim. 



Kitaba başlamadan önce çoook eskilerden bir hikaye okuyacağım sandım ama yanıldım. Kitabın zamanı yok gibi. Daha doğrusu kitapta var gidi ama birbiri ile çelişen durumlar söz konusu olduğu için zamansız diyeceğim. 

İncecik kitapta belli başlı bir kaç karekter var.

Hiç kimseyle iletişim kurmayan, kırmızı kayığında bolca vakit geçiren Zaman Dayı

Fakirlerde görülmeyecek bir rahatsızlık olan alerjiye  sahip küçük kız Hüsran 

Mahallenin delisi Halat Niyazi

Küçükken babası tarafından terk edilmiş Botan

Mezarcı Kambur. 

Hikayedeki karakterlerin bir noktada birleşmesini bekliyordum ama bu noktanın bu kadar silik olmasını beklemiyordum.

Kitabı beğendim mi? Henüz karar veremedim. Dilinin akıcı olduğu ve farklı bir tarzı olduğu tartışılmaz.
Yakın bir dönemde yazarın yeni bir kitabını okur muyum? Şuan için okuyacağımı sanmıyorum.

Kitaptan kısa alıntılar

Sıradan insanların yaşamları bile şaşırtıcı öykülerle doludur.

Sırlarla yaşamak büyük bir hünerdir.

Küçükken anneannem bana, sonsuz zamana algısından bahseden bir masal anlatmıştı: Çocuklar zamanı algılayamadıkları yaşlarda, tüm evrene hakim olan o tanrısal sonsuzluğu hissedebilirlermiş. bu onları huzurlu ve korkusuz yaparmış. Zamanı algılayamadıkları için zamanın geçişini de farketmez ve kendilerini ölümsüz bilirlermiş. "Sen" demişti. "Şimdi o sınırsız zaman algısının büyüsündesin; zamanın geçip gittiğini farkettiğin an büyüyeceksin.


Delilere sır konusunda güvenilmeyeceğini sananlar çok yanılırlar. Bir deli değer görürse tüm sırları saklayabilir, çünkü deli, kara kutunun içini, onu hiç açmadan da görebilir.

Işık vurduğu yeri aydınlatır ama her zaman görmeyi kolaylaştırmaz; bazen gözleri kamaştırır; akla olmadık hayaller sızdırır.

Yaşamanın ilk şartı bir gün mutlaka ölmektir.

Vicdan, Tam kalbimizin altında duran bir organ...
Vicdan, bir bebeği ilk ağlatan,
Bir ölüyü son terkeden...
Vicdan...

hayat tuhaflıklarla doludur ve katlanılabilir olmasını bu tuhaflıklara borçludur.


Yusufcuk - Samiha Ayverdi

Okuma şenliği kapsamında aynı yazardan 1200 sayfa okumak diye bir katagori olmasa bu kitapları ne zaman okurdum bilmiyorum. Kitapları alıp alıp stok yapmışım, okumuyorum da amaç ne. Allahdan bir etkinliğe katıldım da okunmaya bekleyen kitaplar okundu. 



Son Ayverdi kitabı dili ağır olsada güzeldi. Iki kitapta biraz sıkıldım genel olarak Ayverdi kitapları güzeldi. 

Bir sonraki kitap postuna kadar esenkalın efendim.