konser etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
konser etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ekim 2022 Pazartesi

Beypazar

Tarihi dokusunu koruyan yerleri her zaman sevmişimdir. 


Uzaktan şehri görünce ben burayı çok severim dedim ama keşfedemedim. 


Tarihi çarşıya tam girdik geziyoruz yağmur çiselemeye başladı. 


Meşhur bir kaç tane mekan var zaten onlardan birine girdik oturduk, sağanak yağmur başladı. 



Yağmur dinince dolaşmaya devam ettik. Kapanmak üzerine Hamam müzesine gittik. Küçük bir yerdi, görevli personel gerekli bilgileri de verdi. Biraz daha gezdikten sonra meydanda yapılacak olan Sevcan Orhan konserine katıldık. 45 dakika gibi uzun bir süre bekledik. Yarım saat müzik dinlemiştik ki yağmur tekrar yağmaya başladı. Koşarak arabaya yetiştik. sağanak yağmuru arkamızda bırakarak oturduğumuz semte geldik ki bir damla yağmur yok :)





Küçük şirin bir yer. Tekrar gitmeyi düşünüyoruz. Giderken boş şişe ile gidip maden suyu çeşmesinde su alacağım. Kendimi Tornavi, Balahor'a gitmiş gibi hissetmezsem olmaz :)

Not: Bu geziyi ağustos ayında gerçekleştirdik. 

 

1 Şubat 2019 Cuma

Ocak 19

Sevgili günlük,

Var olmayan takvim yaprakları hızlı bir şekilde uçuşurken bir yaprağa notlar alayım istedim. Not alayım ki yıllar sonra hatırlanacak bir anım bulunsun.
...
Kaç kere yazdım sildim bilmiyorum. 
Nereden başlasam  yada yıllar sonra neyi hatırlamak benim için önemli, emin olamıyorum.
Bildiğim bir şey varsa içinde bulunduğumuz bir şeyden memnun kalmama durumu ruhumu fazlasıyla yoruyor. Ortam değişikliği yapmak istiyorum. Ortam değişikliği iyi gelir mi ki?Yorgun insan profili her yerde aynı. Ne değişecek !

Bazı şeyleri görmemek için kendimi kitaplara verdim. 

En hızlısından kitap okumaya giriştim. Sanki dersiniz ki görev verilmiş. O vakit o kitap okunmazsa otuz saniye içinde kitap kendini infilak edecek. Tüm kelimeler, noktalar, virgüller etrafa saçılacak.

Eve gidilecek dinlenecek ve kitap okumaya başlanacak.

Bu hevesle yıllardır okunmayı bekleyen kitaplarımı bitirebilirim galiba 😊




Gölgesizler - Hasan Ali Toptaş 

Yazarı bir kenara not alalı uzun zaman oluyor. O kadar çok övüldü ki hayal kırıklığına uğramaktan korkup erteledim. Nasip bu güne imiş. 
Tek bir şey söyleyeceğim. Benim gibi yapmayın ertelemeyin bir an önce yazarla tanışın.

Babil Prensesi - Selami İzzet Sedes - Kum Saati Yayınları

Beyazıt Sahaftan almıştım. Tarz olarak geçmişle günümüz arasında gidip geldiğini düşünerek almıştım ama değilmiş. Müsait olduğum bir ara aynı sahafa gidip takas yapmak istiyorum. Tabi yapılıyorsa. 

And Dağlarında Terör - M . Vargas Llosa - Can Yayınları

Geçen sene D&R ' nin 7 liralık kitap kampanyasından almıştım okumak bu güne nasipmiş.
Yazarın okuduğum ikinci kitabı. Pek tarzım olduğunu söyleyemeyeceğim. İlk kitaba göre biraz daha derli toplu olsa da sevdim diyemem. 
:)

Hırsızlar Sokağı - Mathıas Enard - Can Yayınları

Bu kitapta D&R'nin 7 liralık kitaplarından. Alırken kitap yada yazar hakkında bir fikrim yoktu. Muhtemelen Necip Mahfuz tarzıdır dedim. Eh biraz anımsatıyor. 
Oldukça akıcı bir kitap. 
Kitap bitince ben bu kitaptan ne öğrendim sorusunu kendinize sormayacaksanız okuyun, aksi takdirde bir değer katmıyor insana. 
Kitap ergenlik hevesi yüzünden evden kovulan  birini hayatını anlatıyor. Evden kovulduktan sonra hayatta kalma mücadelesini, kendini geliştirme çabasını kitaplar eşliğinde görüyoruz. Yazar kendini ibni Batutaya benzetiyor. Pek çok örnekler veriyor.  Seyahatnameyi okumuş biri olarak örnekleri zerre hatırlamadım. 

Benim Hüzünlü Orosbularım - Gabriel  Garsial Marqouz - Can Yayınları 

Yazarın daha önce yüzyıllık yalnızlığını okumuş beğenmiştim. Bu kitabın hikayesini saçma olsa da  akıcı ve çılgınca buldum. Farklı bir tutku.

Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu - Şermin Yaşar



Kuzenlerim Şermin hanımın hayranı,  sürekli takip eder dururlar. Bende kuzenler vasıtasıyla tanıdım kendini.  Doğallığına hayran olsam da ne kitabını okumuş ne de bir etkinliğine katılmıştım. Kuzenden akıcı bir kitap istedik getirdikleri içinden ilk bunu okudum. Oldukca akıcı ilginç hikayeler.  

Kayıp Gergedanlar - Cem Kalender - Alakarga roman


Yazarı bilmem etmem. Yayınevini yeni tanımış tarzını beğenmiştim. Yeğenime kitap bakarken kendime de bir iki kitap aldım. 
Yazarın iki kitabı vardı.  Klan ödüllü olduğu için sıkıcı olacağını düşündüm. 

Okurken inanılmaz gerildim. Maraş da anneleri ardından intihar eden kardeşleri düşündüm ruhum sıkıldı ara verdim ...
Özetle kitabı hem merak edip hemde rahatsız hissederek okudum.  
Kitabın Kafkaesk tarz olduğunu okudum, zor bir şeyler bekliyordum ama bu kadar değil. 

Değişik bir tarz, hadi sizlerde okuyun. Okuyun ki beraber yorum yapabilelim.
O kadar kuyu muhabbeti geçti. Suna Hanım'ın çocukluğu ile bağlantısını bekledim, Sümer Bey le ilgili bir gelişme bekledim. Gergedanları, çobanı, sazlıktaki çocukların mantıklı açıklamasını bekledim. 
Bir son bekledim de bekledim. 
Hepsini tek tek tartışmak istiyorum. Okuyanlar burada mı?



Ocak ayı okumalarım bu kadar.

Bunlar haricinde 2 konser ve bir matinaya gittim.
Matinadan paylaşım yapmayacağım. 
Kısaca konserlere değineceğim. 

İlki Şerefiye Sarnıcında oldukça ilginç ve güzel bir konserdi. Az kişilerle  harikan bir ortamda yeni bir tarzla tanıştım. 
Mehtap Demir ismini duymadım etmedim. Naif bir ses ve duruş imkanınız varsa canlı dinleyin.



İmkanınız varsa Sarnıç Konserlerine katılınız. 

İkinci konser oldukca kalabalık bir ortamda oldu.

Resul Dindar

Kendisini severek dinlerdim.  İlk defa canlı dinleme imkanım oldu, bir heyecan duymadım.  Belki bunda ortamda etkili olmuştur.

Ocak ayı bir şekilde geçti. Rabbim güzel günler göstersin. 

13 Ekim 2014 Pazartesi

Istanbul Kültür A.Ş

Zaytung haberi olsa belediye eli ile kültürleniyoruz diye manşet geçerdi.  Neyse ki blog yazarı belediye eli ile kültürlenmeyi abes bulmuyor. Hatta severek katılıyor.
Geçen sezonu nasıl kapadım hatırlamasam da yeni sezona güzel bir şekilde başladık.
Cumartesi gündüz arkadaşlarla ev oturmasına gittik. Günün sonun da iki kişi Zekai Tunca konseri için evden çıktık. Çıkarken büyüklerimizden biri ''dünya yanıyor, siz konsere mi gidiyorsunuz'' demiş bulundu. Bende sessizce çıkıp dışarıda çemkiriyorum. '' ben konserde iken kendisi hatim mi yapacak sanki'' diye. Arkadaş hemen uyardı ''söyleyebiliyorsan yüzüne söyle'' söyler miyim? Tabi ki hayır :)

Konser saatinden önce mekana varınca konsere kadar aynı mekanda yapılan Sibel Eraslan'ın seminerine katılalım dedik. Kendisi sıcak kanlı, samimi birisi.
Arkadaşın kardeşi Sibel hanımın annesinin fizyoterapisti imiş. Hemen muhabbete girdiler. Hatırlamaz diye düşünmüştüm ama Ayşegül'ü hemen hatırladı.


Seminer Medeniyet okumaları üzerine, bir kaç ay sürecek. Başlangıç olarak yaradılıştan bahsetti. Araf süresinde bahsedilen yaradılış ile Kitab-ı Mukaddesde (tevrat - incil)  bahsedilen yaradılış kıyaslandı.
Gelecek ay İbni Batuta'nın seyahatnamesi ( Rıhle) ile batılı bir  seyyahın seyahatnamesi kıyaslanacak. Batılı seyyah kim bende bilmiyorum. Norvel olarak not almışım. Tüm alternatif isimleri düşündüm ama seyahatname bulamadım.
Sibel Hanım menediyet okumaları için pek çok kitap ismi verdi. ''gençler kendi kütüphanelerini daha bilinçli oluştursun'' dedi. Gençlik geçti de bakıyım nasıl kitaplığım var dedim. Onca kitap içinde sadece üç tanesini okumuşum.
Mantıku't  Tayr
Nizamülmülk
Kutad GuBilig

Fırsat buldukça seminerlere katılmaya çalışacağım.

Seminerden sonra konsere gittik. Daha önce ramazan etkinliğinde Zekai Tunca dinlemiştim. Oldukça  sakindi, Kültür A.Ş. ile biraz farklı geldi. Fazla konuşmasın sadece şarkı söylesin dedim. Bazı hareketlerini onun yaşında birine yakıştıramadım. Sahneye bakmayacağım, sadece dinleyeceğim sahneye bakmayacağım diye naz yapsam da severek dinledim.
Hem ağlar hem giderim hesabı :)
Galiba yazmayı özlemişim.
Esenkalın.