Ahmet Mithat efendi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ahmet Mithat efendi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şubat 2014 Salı

Okuma Şenliği - Ocak ayı

Zaman ne çabuk geçiyor. Daha dün okuma şenliğine başlamıştık bugün üçüncü ay yazısını yazıyorum. 

Bu ay iyi okuyamadığımı düşünüyordum yazıya dökünce fena bulmadım :)


10 puan Altın kitap yayın evinden bir kitap okumak

Saçma bulduğum kategori olur kendileri. Yayın evi bana destek çıkmadı ki okuyayım diyerek diretmiş olsam da bir süre sonunda okudum. Bu katogoride Dan Brawn okumayanı vuruyorlar diye bende okuyayım dedim :) 
Kitabı beğendim. Macera sevenlere tavsiye ederim. 

Dan Brawn - İhanet Noktası- 512 sayfa

15 puan Türk edebiyatında klasik kabul edilen

Çalıkuşu falan yazmamı bekliyorsanız yanılıyorsunuz. Daha önce okumuştum. 
Çalıkuşunu 5. sınıfta iken ablam almıştı lise bitene kadar her yıl olmasa da sık aralıklarla tekrar okudum/izledim. O dönemde Sefiller, Çalıkuşu ve Sara'nın Öyküsü favori kitaplarımdı.

Ahmet Mithat Efendi - Müşahedat - Kum saati yayınları- 364 sayfa

25 puan yasaklanmış bir kitap okumak. 

Aklımda Gazap üzümlerini okumak vardı. Abime giderken elimin altında taşınabilinecek ebatlarda bir kitaba ihtiyaç vardı. O yüzden bu kitap okundu.

Anne Frank'ın Hatıra Defteri -  Epsilon yayınları- 263 sayfa

25 puan biyografi yada otobiyografi okuyanlar

Bu kategoriye karar veremedim gitti. En son Kimya hatun okundu. O da mecburi; abime giderken yanımda ince kitap getirme...
Ne saçma bahane demeyin İstanbul da yolculuk yapmak ne zor biliyor musunuz?

Sinan Yağmur - Aşkın gözyaşları III kimya Hatun -  Karatay yayınları - 263 sayfa

15 puan 600 sayfadan fazla kitap  okuyan

Üşenmediğim bir zaman yorum yazacağım.

Goncorov - Oblomov - Beda yayınları- 684 sayfa


Oblomov'u bitirmem biraz zaman alsada okuma hızımdan memnunum.  Toplamda 5 kitap, 90 puan ile 2164 sayfa okuma yapmışım.  Geriye sadece kış temalı kitap kalıyor.  Sürekli fikir değiştirsemde son kararım "sultanı öldürmek" olacak gibi.
Benden bu kadar efendim, esenkalın. 

21 Ocak 2014 Salı

Müşahedat - Ahmet Mithat Efendi

Kendi bilgisayarım sürekli sorun çıkarsa da kendisine alışığım, rahat olmasa da yazılarımı yazıyordum. Bir haftadır abimdeyim,  daha önce fark etmemiştim ne çok ''n'' harfini kullanıyormuşuz. Bir yazı yazmak istedim burnumdan geldi. Klavyenin harfi yok işin yoksa kes kopyala. 

Uzun zamandır Türk klasiklerinden okumayı düşünüyordum. Geçen yıl bu zamanlar ( tamam tamam bu zamanlar değil, mayısta ) çengiyi okuduğum için Ahmet Mithat Efendiden daha ziyade Refik Halid Karay düşünüyordum. Kitap bulamayınca Müşahedat'a başlamış bulundum. Başlar biraz ağır gelse de daha sonra yazarın tarzını anlayınca zorlanmadan okunuyor. 
 alıntı

 “kırk beygir gücünde yazı makinesi” diye bilinen yazarın pek çok eseri mevcut olsa da ben sadece 3 tanesini okumuşum :( 

Yazarımız yazım aşamasında ki romanı ve bu romana konu olan birbirinden farklı kişiler etrafında dönüyor kitap. 
Cahillik ve onun getirdiği sefillik bu kitapta da mevcut. 
O devirde mirasyediler çok mu meşhurdu acaba? Çengide de miras yedi tüm varlığını tükettikten sonra düzgün iş sahibi oluyordu. 

Bu arada çok fazla yazım hatası vardı. İlk başlarda ayırma çizgilerini düzelttim ama sonu gelmiyor. Daha önce bu yayın evini okudum mu  ( kum saati yayınları) hatırlamıyorum. Belki sadece bu kitap böyledir başka kitaplara da bakmak lazım. 

Kitap güzeldi tavsiye ederim. 
Esenkalın efendim.

30 Mayıs 2013 Perşembe

Çengi - Ahmet Mithat Efendi

Kitabı bitireli bir kaç gün oluyor. Elimdeki kitabı bitireyim ikisini birlikte yazarım dedim ama o da bitmiyor. 
Çengiyi  uzun zaman önce sahaflardan almıştım. Bu gün yarın okurum diye diye bu güne geldim. 

Evden çıkmaya üşeniyorum, birde elimin altında okunmayı bekleyen o kadar çok kitap var ki. En iyisi onları bitireyim dedim. 


Sanki çalışıyormuş gibi hafta sonu miskin miskin evde oturdum, bol bol kitap okudum kafa dinledim. 

Çengiyi bir günde bitirdim. Son 30 sayfaya gelince ara verdim. Kitaba dönünce beni bir sürpriz karşıladı. 
Kitap beklediğimden farklı çıktı. Sırf son sayfalar için okunur.


Kitaba acayip sinir oldum. Ne biçim insanlar var dedim. Evinden hiç çıkmayan mı dersiniz yoksa oğlunu hayal dünyasında yaşatan mı. Bu saçma insanların çocuklarının birbirlerini sevdiğini düşünün. 
Düşünemediniz biliyorum. 
Bende düşünemedim. ''Boş bir sevda uğruna tüm servet tüketilir mi?'' dedim. 


Arada bir Türk klasikleri okumak lazım. 
Yesilçam tadında hem kızıp, hem seviliyorlar.
Keyifli okumalar.
Esenkalın.