kum saati yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kum saati yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ocak 2014 Salı

Müşahedat - Ahmet Mithat Efendi

Kendi bilgisayarım sürekli sorun çıkarsa da kendisine alışığım, rahat olmasa da yazılarımı yazıyordum. Bir haftadır abimdeyim,  daha önce fark etmemiştim ne çok ''n'' harfini kullanıyormuşuz. Bir yazı yazmak istedim burnumdan geldi. Klavyenin harfi yok işin yoksa kes kopyala. 

Uzun zamandır Türk klasiklerinden okumayı düşünüyordum. Geçen yıl bu zamanlar ( tamam tamam bu zamanlar değil, mayısta ) çengiyi okuduğum için Ahmet Mithat Efendiden daha ziyade Refik Halid Karay düşünüyordum. Kitap bulamayınca Müşahedat'a başlamış bulundum. Başlar biraz ağır gelse de daha sonra yazarın tarzını anlayınca zorlanmadan okunuyor. 
 alıntı

 “kırk beygir gücünde yazı makinesi” diye bilinen yazarın pek çok eseri mevcut olsa da ben sadece 3 tanesini okumuşum :( 

Yazarımız yazım aşamasında ki romanı ve bu romana konu olan birbirinden farklı kişiler etrafında dönüyor kitap. 
Cahillik ve onun getirdiği sefillik bu kitapta da mevcut. 
O devirde mirasyediler çok mu meşhurdu acaba? Çengide de miras yedi tüm varlığını tükettikten sonra düzgün iş sahibi oluyordu. 

Bu arada çok fazla yazım hatası vardı. İlk başlarda ayırma çizgilerini düzelttim ama sonu gelmiyor. Daha önce bu yayın evini okudum mu  ( kum saati yayınları) hatırlamıyorum. Belki sadece bu kitap böyledir başka kitaplara da bakmak lazım. 

Kitap güzeldi tavsiye ederim. 
Esenkalın efendim.

9 Temmuz 2012 Pazartesi

Okuduklarım

Evde var olan bir kaç pc yi toplasam bir pc eder mi bilmiyorum.  Kardeşimin demesine göre 3 bilgisayarada ben virüs bulaştırmışım. Çektiğim resimleri sadece kardeşimin bilgisayarına gönderebiliyorum, onunda çalışma süresi 10 dakikayı geçmiyor. Resimleri bilgisayara yüklemeyi başarıyorum ama bloga yüklemek zaman alıyor. Kendi pc den yorum yapamıyorum. Ablamın ki de çok yavaş. Neyse nete girebileceğim 3 adet bilgisayarın varlığına şükredip gecikmelide olsa okuduğum kitaplardan bahsedeceğim.


Osmanlı devletinin yıkılışında Yemen isyanları genel olarak sıkıcı idi. Osmanlının göndermiş olduğu görevlilerin Arapça bilmemesi halkın derdini anlatmasında sorun oluştursa da asıl sorun; adeletsiz yöneticiler ve misyonerlerin yapmış oldukları gizli prapagandalar. 

Uzun bir ada sahip romanı daha önce okuyup okumadığımı hatırlamıyorum. Yer yer böyle bir şey okumuştum desem de sonunu hatırlayamadım. Her neyse baş kahramanımız herkes tarafından sevilmese de ben çok sevdim. Gerek Mansur olsun gerekse Zehra sanki aileden biri gibi sevdim. Kahramanların kişiliği kadar yazıldığı döneme de ışık tutun roman muhakkak okunmalı.


Şeyh Şamil'in 100 mektubu; adından da anlaşılacağı üzere Çeçen halk direnişini anlatıyor. Kitabın başında dönem hakkında tarihi bilgi veriyor daha  sonra mektuplar geliyor. Mektuplar 3- 4 satırdan ibaret, mektuptan çok arkadaki notlar okunsa yeridir.
Mektuplarda numaralar var ve kitabın arkasında mektuplar hakkında açıklama yapılıyor.


Muhayyelat; Doğu edebiyatı tadında masal içinde masallar var. O kadar uzuyor ki başı neydi oluyor insan.

Bu post yayınlandığında ben başka kitaplar bitirmiş olurum muhakkak. Onları da gecikmeli olarak yayınlarım :)

İyi okumalar...