altın kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
altın kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Aralık 2017 Çarşamba

Reha Oğuz Türkkan - Gökşin

Kitaba nasıl giriş yapsam bilemiyorum.  
Ilk olarak kitaptan mı yazardan mı bahsetsem? Yoksa saçma kitap yurdu siparişimden mi?
En en baştan başlayayım. Kitaba kitap yurdu kelepirlerde rastladım.  Hiç bir zaman sipariş vermediğim sepetime attım. Uzun zaman orada bekledi.
Göktürk' e kitap siparişi verecektik bende hemen araya kendi kitabımı sıkıştırdım.  Tek sorun ablamın kitap yurdundan kendimizin alacağı yönünde sipariş bilgisi geçmesi oldu. 

Gidip kendim alacaksam internetten neden sipariş vereyim !
Gidip alamayınca ilgililere kitapları eve göndermelerini istedik. Kargo ücretini bizim ödememiz gerektiğini söylediler. Bu bilinen birşey kabul ettik ve kitapları bekledik, bekledik gelmediler. Sipariş takibine bakalım dedik ve siparişin iptal edildiğini gördük.  Yeniden sipariş verildi ve geldi. 
Adresle ilgili hata yapılmıştı kargo firması aradı bilgi aldı. 
Özetle siparişten menmun kalmadım. Belki bizden kaynaklı bir iletişimsizlik olmuştur.


Kitaba başladım başlangıç kolaydı zamanla kişiler, mekanlar, ve insan türleri birbirine karıştı tam olarak neler vardı aktaramayabilirim. 
Biraz yüzeysel şekilde kitabı özetleyeyim. Günümüzde arkeolog/ antropolog Alper  Hazar Gölünden bir taş bulur. Pek çok üniversiteye  ve araştırma merkezine gider ama müspet cevap alamaz. 
En son Kızılderili modern bir şaman'a danışır ve olaylar burada başlar. 
Ortasında organik bir nesne olan taşımız zamanda yolculuk yapmaya yarayan bir geçit görevi görür ve bu iki kişiyi Amerikadan alır geçmişe, Asya ya gönderir.  
Geçmişte oyalanan ikili yaşadıkları kabilede doğum kutlamasında kullanılan işaretin taşın üzerindeki işaret ile benzerlik gösterdiğini fark ederler. Bu taşla ilgili araştırma burada bitiyor. Ilerleyen aşamalarda taşın sırrı araştırılmıyor bile. 
Neyse efendim bu taşla duvar yazısını kıyaslama aşamasında bebeğin babası ve bu ikili zamanda sıçrama yaparak tahmini 1000 yıl daha günümüze yaklaşırlar.


Bu devirde de ( Tunç Çağı )  hikayeleri en son birleşecek bir kaç kişi var.
Hikayeler birleşmeden önce herkezin yolu bir obadan geçiyor, 

Kimber Oymağı

Kızıl gtoklar ve budur şaklaplar (akçiller)  bir arada yaşıyor.  
Her gelen geçen misafir ediliyor. Tek ortak düşman insan yiyen şeveyler. Kendileri Çin ve Moğolların atası.

Kitap kahramanların gelecek olursak.

Gökşin

Gökşin Yıltuz, o devre göre isim Köğkçün . 

Pek asi o devirde. Ural dağlarında tek tanrı inancı yokken tek yaratıcı fikrini savunuyor ve bu sebepten obadan kovuluyor. 
Istikamet ana yurt Altaylar.
Onun ardı sırada onun gibi düşünenler yollara düşüyor. 
Bunlardan biri Ilbırın. Daha sonra hazreti İbrahim'in soyu olacak.
Bir diğeri mecer-er. 
Bir süre kızla birlikte yolculuk yapıyor.  Sığındıkları Kimber oymağından kovuluyor ve yolları bir daha kesişmiyor.

Ece Hatun
Eşleri saldırıda ölen kadınlar ile yola  düşüyor. 
Gökşin'in izine Kimber oymağında rastlıyorlar.  Bizim kadın grubu  burada üçe bölünüyorlar. Bir kısmı obada evlenip yeni türlerin oluşmasını sağlıyor, bir kısmı amozonların atası oluyor, bir kısmıda ece hatun ile ergonokona doğru yola çıkıyor.

Yalnız yolcu Kızıltuğ
Tuğurlardan bir yiğit.  Efsanelerde duyduğu Altay dağlarındaki gizli yurda (ergonokon ) doğru yola çıkar.
Onunda yolu Kimber oymağında geçer.  Hatta oradan birisi ile de evlenir. Bu evlenme hikayesinde onu beğenen kız kendi eli ile sadak hazırlayıp oğlana taktim ediyor bu şekilde evleniyorlar.  Bir an o sadak günümüzde bulundu dedim ama değilmiş.

Uzun lafın kısası bol olaylar sonra ergonakondan çıkış hikayesine dönüyor hikaye.
Dağılan boylar toplanıyor ve yeni yurda yerleşiyorlar. Hikaye burada bitiyor.
Arada pek çok detayı var ama değinmeyeceğim.

Kitabı beğendim mi?

 Farklı desem beğenmediğimi anlar mısınız?
 Konuyu işleyiş biçimi pek amatör buldu. Cevapsız kalan pek çok şey vardı. 
Yinede kitabı zaman kaybı olarak görmüyorum.

Yazar hakkında bir şey yazmaya üşendim. Daha doğrusu kendisi beklediğimden farklı çıktı o yüzden anlatmaya başlasam bitmez diye uğraşmayacağım.

Efendim bu tarz tarihi romanları seviyorsanız size Bozkır'ın Efendisini tavsiye ederim.
Yazı yazmak ne zormuş unutmuşum.  O yüzden burada bitireceğim
Kalın sağlıcakla. 

5 Eylül 2014 Cuma

Albert Camus

Sürekli tekrar ediyorum "bu sene okumadığım yazarlara öncelik tanıyacağım" diye.  Albert Camus da bu yazarlardan biri. 

Beklentim olmadan başladım ve severek iki kitabını okudum.

  Kitapların arasında bir yada iki kitap var. Ard arda aynı yazar, farklılık oluşturmaz diyordum ki ters köşe oldum. 

Ilk olarak yabancı'yı ardından veba yı okudum. Söyleyecek bir şey varsa iki kitabı da ayni yazar yazmış olamaz. 


Yabancıyı okurken karakter nekadar soğuk gelsede yer yer kendinizden bir sey buluyorsunuz. "Aman  olsada olur olmasada olur" dediğimiz pek çok anlar olmuştur. Yabancıyı okuduktan sonra "sonumuz böyle olmamalı,  sen şaşırtma" demek zorunda hissettim.
Karekterin imanında zayıflık var ondan böyle boş diyordum ki son anda içi huzur buldu.


Vebada  ise onca olumsuzluklara rağmen hayatta kalma cabası var, yılmamak var. Gerçi doktor biraz Yabancıyı anımsatıyor. 


Bu arada yabancının sinema uyarlaması varmış. Ilk olarak 1967 yılında italyan yönetmen tarafından daha sonra 2001 yılında Türk yönetmen tarafindan. 
Kim mi?
 Zeki Demirkupuz tarafından,  yazgı olarak.

 İtiraf etmeliyim ki daha önce Zeki Demirkubuz filmi izlemedim.

26 Mart 2014 Çarşamba

Ivan Denissovic'in Bir Günü

Yazar hakkında hiç bir fikrim olmadasa kitabı not almışım.   Yazar aylarında A. Soljenitsin okunuyor olmasını baha ederek kitaba başlamış bulundum.
Kitabı yazar ayları ve okuma şenliği kapsamında okudum.

Ivan Denissovic'in bir günü bana cok ağır gelmiş olmalı ki bir haftada okudum. Diğer hikayeleri de aynı şekilde. Tamam biraz abartıyorum. 373 sayfalik bir kitap bu kadar sürede okunmamalı, kendime kızıyorum.  İçimden kitap okumak gelmiyor, kendimi ancak bukadar zorluyorum. 


Kitabın tarzını çözemedim desem yeri. Roman diye geçiyor,  bence hikaye. Içinde 6 tane hikaye var. Hikayelerden biri 100 sayfa sürerken diğeri 2 sayfa sürebiliyor. Kitap hatalı mı basıldı diye düşünmeden edemiyor insan.

Efendim kitap hakkında yazacağımı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.  Bildiğiniz Rus Edebiyatı.  Sefil insanlar  ve sanki onlarla birlikte yaşıyormuşsun hissi uyandıran başarılı yazarlar. Yazarın herhangi bir kitabını okumanızı tavsiye ederim. Yok ya tavsiye etmiyorum, zaten merhamet izliyorum öleceğim dramdan üzerinede rus edebiyatı sıkıyor. Bir kaç neşeli kitabın ardından belki okunur. 
 Ben çok saçmalamadan gideyim. 
Esenkalın.  

4 Şubat 2014 Salı

Okuma Şenliği - Ocak ayı

Zaman ne çabuk geçiyor. Daha dün okuma şenliğine başlamıştık bugün üçüncü ay yazısını yazıyorum. 

Bu ay iyi okuyamadığımı düşünüyordum yazıya dökünce fena bulmadım :)


10 puan Altın kitap yayın evinden bir kitap okumak

Saçma bulduğum kategori olur kendileri. Yayın evi bana destek çıkmadı ki okuyayım diyerek diretmiş olsam da bir süre sonunda okudum. Bu katogoride Dan Brawn okumayanı vuruyorlar diye bende okuyayım dedim :) 
Kitabı beğendim. Macera sevenlere tavsiye ederim. 

Dan Brawn - İhanet Noktası- 512 sayfa

15 puan Türk edebiyatında klasik kabul edilen

Çalıkuşu falan yazmamı bekliyorsanız yanılıyorsunuz. Daha önce okumuştum. 
Çalıkuşunu 5. sınıfta iken ablam almıştı lise bitene kadar her yıl olmasa da sık aralıklarla tekrar okudum/izledim. O dönemde Sefiller, Çalıkuşu ve Sara'nın Öyküsü favori kitaplarımdı.

Ahmet Mithat Efendi - Müşahedat - Kum saati yayınları- 364 sayfa

25 puan yasaklanmış bir kitap okumak. 

Aklımda Gazap üzümlerini okumak vardı. Abime giderken elimin altında taşınabilinecek ebatlarda bir kitaba ihtiyaç vardı. O yüzden bu kitap okundu.

Anne Frank'ın Hatıra Defteri -  Epsilon yayınları- 263 sayfa

25 puan biyografi yada otobiyografi okuyanlar

Bu kategoriye karar veremedim gitti. En son Kimya hatun okundu. O da mecburi; abime giderken yanımda ince kitap getirme...
Ne saçma bahane demeyin İstanbul da yolculuk yapmak ne zor biliyor musunuz?

Sinan Yağmur - Aşkın gözyaşları III kimya Hatun -  Karatay yayınları - 263 sayfa

15 puan 600 sayfadan fazla kitap  okuyan

Üşenmediğim bir zaman yorum yazacağım.

Goncorov - Oblomov - Beda yayınları- 684 sayfa


Oblomov'u bitirmem biraz zaman alsada okuma hızımdan memnunum.  Toplamda 5 kitap, 90 puan ile 2164 sayfa okuma yapmışım.  Geriye sadece kış temalı kitap kalıyor.  Sürekli fikir değiştirsemde son kararım "sultanı öldürmek" olacak gibi.
Benden bu kadar efendim, esenkalın.