Türk klasikleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türk klasikleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ocak 2023 Perşembe

Yeni yıla girerken


2020 yılında o kadar çok kitap aldım ki 2021 de okuma düzenimi takip edebilmek için excel listesi oluşturmuştum. Aldığım kitapları tarih ile listeledim diğer bir sütunda okuma tarihi ve kısa bir cümle ile yorum yazdım. Okumaya teşvik için çok işe yaradı. 

Galiba 2023 yılı içinde aynısını yapacağım. 

Okumaktan daha ziyade ''neden bu kitap?'' sorununa cevap vermek bile insanı mutlu ediyor. 

Oruç Aruoba hiç okumadım. Başlangıç için uygun bir kitap mı bilemiyorum. 

Faik Baysal'ın tarzını kasvetli bulsam da dilini sevmişimdir. 

Cengiz Aytmatov dan en son Kasandıra Damgası'nı severek okumuştum. Elvada Gülsarı'yı merek ediyorum. İlk başlayacağım kitap olacak galiba. 

bilinçaltının gücünü neden aldım ben de bilmiyorum :)

Gave bilgi sahibi olduğum bir kitap değil. Türk klasikleri okumayı severim. Hiç bir fikrim olmayan kitabı da beğenmeyi umuyorum. 

Evliya Çelebinin seyahatnamesini aynı sahaftan iki cilt halinde daha önce almıştım. Daha bitirmeden başka bir yayınevinden aldım. Artık okurken kıyaslar okurum. 

Hayır deme sanatını uzun zamandır merak ediyordum. İnce bir kitap çabuk biter diye düşünüyorum. 

Sinan Canan pandemi dönemi keşfettiğim kişilerden biridir. Önce Can Sonra Canan videolarını bitirdikten sonra sosyal medya canlı yayınları izleyip notlar alıyordum. Hiç kitabını okumadım umarım beğenirim. 

10 Mart 2014 Pazartesi

Mahur Beste- Ahmet Hamdi Tanpınar

Daha önce Ahmet Hamdi Tanpınar okudum mu emin olamıyorum. Bir yerden başlamak lazım dedim ve mahur besteden başladım. Neden Mahur Beste? Hep sözü edilir üzerine şiirler, şarkılar yazılan olay nedir, ne değildir merak ettiğim içim. 
Peki aydınlandım mı? Hayır. 

Kitaba başlayınca Behçet Bey'in hayatını okuyacağımı sanıyordum. Kısa bir Behçet Bey girişinden sonra Behçet Beyin çevresindekilere ufak ufak değiniliyor. Her biri üzerine uzun uzun romanlar yazılabilecek kişiler ucundan  ucundan değinilerek geçilmiş. Kendimi bir filmim fragmanını izlemişim gibi hissediyorum. Tamam Fragmanı izledim, filmin tamamını izlemeliyim diyorum ki kitap bitmiş.

Kitap hakkındaki düşüncelerim tam olarak böyle fragman var ama film yok. Belki başka filmlerde aralara sıkışmış karekterleri bulurum di mi?
O yüzden en kısa zamanda başka kitaplarını okumalıyım.
Keyifle kalın.

4 Şubat 2014 Salı

Okuma Şenliği - Ocak ayı

Zaman ne çabuk geçiyor. Daha dün okuma şenliğine başlamıştık bugün üçüncü ay yazısını yazıyorum. 

Bu ay iyi okuyamadığımı düşünüyordum yazıya dökünce fena bulmadım :)


10 puan Altın kitap yayın evinden bir kitap okumak

Saçma bulduğum kategori olur kendileri. Yayın evi bana destek çıkmadı ki okuyayım diyerek diretmiş olsam da bir süre sonunda okudum. Bu katogoride Dan Brawn okumayanı vuruyorlar diye bende okuyayım dedim :) 
Kitabı beğendim. Macera sevenlere tavsiye ederim. 

Dan Brawn - İhanet Noktası- 512 sayfa

15 puan Türk edebiyatında klasik kabul edilen

Çalıkuşu falan yazmamı bekliyorsanız yanılıyorsunuz. Daha önce okumuştum. 
Çalıkuşunu 5. sınıfta iken ablam almıştı lise bitene kadar her yıl olmasa da sık aralıklarla tekrar okudum/izledim. O dönemde Sefiller, Çalıkuşu ve Sara'nın Öyküsü favori kitaplarımdı.

Ahmet Mithat Efendi - Müşahedat - Kum saati yayınları- 364 sayfa

25 puan yasaklanmış bir kitap okumak. 

Aklımda Gazap üzümlerini okumak vardı. Abime giderken elimin altında taşınabilinecek ebatlarda bir kitaba ihtiyaç vardı. O yüzden bu kitap okundu.

Anne Frank'ın Hatıra Defteri -  Epsilon yayınları- 263 sayfa

25 puan biyografi yada otobiyografi okuyanlar

Bu kategoriye karar veremedim gitti. En son Kimya hatun okundu. O da mecburi; abime giderken yanımda ince kitap getirme...
Ne saçma bahane demeyin İstanbul da yolculuk yapmak ne zor biliyor musunuz?

Sinan Yağmur - Aşkın gözyaşları III kimya Hatun -  Karatay yayınları - 263 sayfa

15 puan 600 sayfadan fazla kitap  okuyan

Üşenmediğim bir zaman yorum yazacağım.

Goncorov - Oblomov - Beda yayınları- 684 sayfa


Oblomov'u bitirmem biraz zaman alsada okuma hızımdan memnunum.  Toplamda 5 kitap, 90 puan ile 2164 sayfa okuma yapmışım.  Geriye sadece kış temalı kitap kalıyor.  Sürekli fikir değiştirsemde son kararım "sultanı öldürmek" olacak gibi.
Benden bu kadar efendim, esenkalın. 

21 Ocak 2014 Salı

Müşahedat - Ahmet Mithat Efendi

Kendi bilgisayarım sürekli sorun çıkarsa da kendisine alışığım, rahat olmasa da yazılarımı yazıyordum. Bir haftadır abimdeyim,  daha önce fark etmemiştim ne çok ''n'' harfini kullanıyormuşuz. Bir yazı yazmak istedim burnumdan geldi. Klavyenin harfi yok işin yoksa kes kopyala. 

Uzun zamandır Türk klasiklerinden okumayı düşünüyordum. Geçen yıl bu zamanlar ( tamam tamam bu zamanlar değil, mayısta ) çengiyi okuduğum için Ahmet Mithat Efendiden daha ziyade Refik Halid Karay düşünüyordum. Kitap bulamayınca Müşahedat'a başlamış bulundum. Başlar biraz ağır gelse de daha sonra yazarın tarzını anlayınca zorlanmadan okunuyor. 
 alıntı

 “kırk beygir gücünde yazı makinesi” diye bilinen yazarın pek çok eseri mevcut olsa da ben sadece 3 tanesini okumuşum :( 

Yazarımız yazım aşamasında ki romanı ve bu romana konu olan birbirinden farklı kişiler etrafında dönüyor kitap. 
Cahillik ve onun getirdiği sefillik bu kitapta da mevcut. 
O devirde mirasyediler çok mu meşhurdu acaba? Çengide de miras yedi tüm varlığını tükettikten sonra düzgün iş sahibi oluyordu. 

Bu arada çok fazla yazım hatası vardı. İlk başlarda ayırma çizgilerini düzelttim ama sonu gelmiyor. Daha önce bu yayın evini okudum mu  ( kum saati yayınları) hatırlamıyorum. Belki sadece bu kitap böyledir başka kitaplara da bakmak lazım. 

Kitap güzeldi tavsiye ederim. 
Esenkalın efendim.

30 Mayıs 2013 Perşembe

Çengi - Ahmet Mithat Efendi

Kitabı bitireli bir kaç gün oluyor. Elimdeki kitabı bitireyim ikisini birlikte yazarım dedim ama o da bitmiyor. 
Çengiyi  uzun zaman önce sahaflardan almıştım. Bu gün yarın okurum diye diye bu güne geldim. 

Evden çıkmaya üşeniyorum, birde elimin altında okunmayı bekleyen o kadar çok kitap var ki. En iyisi onları bitireyim dedim. 


Sanki çalışıyormuş gibi hafta sonu miskin miskin evde oturdum, bol bol kitap okudum kafa dinledim. 

Çengiyi bir günde bitirdim. Son 30 sayfaya gelince ara verdim. Kitaba dönünce beni bir sürpriz karşıladı. 
Kitap beklediğimden farklı çıktı. Sırf son sayfalar için okunur.


Kitaba acayip sinir oldum. Ne biçim insanlar var dedim. Evinden hiç çıkmayan mı dersiniz yoksa oğlunu hayal dünyasında yaşatan mı. Bu saçma insanların çocuklarının birbirlerini sevdiğini düşünün. 
Düşünemediniz biliyorum. 
Bende düşünemedim. ''Boş bir sevda uğruna tüm servet tüketilir mi?'' dedim. 


Arada bir Türk klasikleri okumak lazım. 
Yesilçam tadında hem kızıp, hem seviliyorlar.
Keyifli okumalar.
Esenkalın.

9 Temmuz 2012 Pazartesi

Okuduklarım

Evde var olan bir kaç pc yi toplasam bir pc eder mi bilmiyorum.  Kardeşimin demesine göre 3 bilgisayarada ben virüs bulaştırmışım. Çektiğim resimleri sadece kardeşimin bilgisayarına gönderebiliyorum, onunda çalışma süresi 10 dakikayı geçmiyor. Resimleri bilgisayara yüklemeyi başarıyorum ama bloga yüklemek zaman alıyor. Kendi pc den yorum yapamıyorum. Ablamın ki de çok yavaş. Neyse nete girebileceğim 3 adet bilgisayarın varlığına şükredip gecikmelide olsa okuduğum kitaplardan bahsedeceğim.


Osmanlı devletinin yıkılışında Yemen isyanları genel olarak sıkıcı idi. Osmanlının göndermiş olduğu görevlilerin Arapça bilmemesi halkın derdini anlatmasında sorun oluştursa da asıl sorun; adeletsiz yöneticiler ve misyonerlerin yapmış oldukları gizli prapagandalar. 

Uzun bir ada sahip romanı daha önce okuyup okumadığımı hatırlamıyorum. Yer yer böyle bir şey okumuştum desem de sonunu hatırlayamadım. Her neyse baş kahramanımız herkes tarafından sevilmese de ben çok sevdim. Gerek Mansur olsun gerekse Zehra sanki aileden biri gibi sevdim. Kahramanların kişiliği kadar yazıldığı döneme de ışık tutun roman muhakkak okunmalı.


Şeyh Şamil'in 100 mektubu; adından da anlaşılacağı üzere Çeçen halk direnişini anlatıyor. Kitabın başında dönem hakkında tarihi bilgi veriyor daha  sonra mektuplar geliyor. Mektuplar 3- 4 satırdan ibaret, mektuptan çok arkadaki notlar okunsa yeridir.
Mektuplarda numaralar var ve kitabın arkasında mektuplar hakkında açıklama yapılıyor.


Muhayyelat; Doğu edebiyatı tadında masal içinde masallar var. O kadar uzuyor ki başı neydi oluyor insan.

Bu post yayınlandığında ben başka kitaplar bitirmiş olurum muhakkak. Onları da gecikmeli olarak yayınlarım :)

İyi okumalar...