15 Mart 2017 Çarşamba

Amok Koşucusu - Stefan Zweig

Yazarı üçüncü kitabı karşınızdayım. Kitabı bitirdim ne yazacağıma karar veremedim. 
Nasıl bir ruh halidir bilemedim. Zaten bilsem bu satırları yazmaz intihar etmiş olurdum. 
Her biri birbirinden sürükleyici 7 hikaye. Yedi hikayede de ölüm son çare olarak gösterilmiş. Ya intihar edecek yada öldüreceksin. 
Nasıl bir ruh hali, nasıl?
Cidden anlamakta zorlanıyorum. 

Son hikayeyi bitireli dakikalar oldu. Bilmediğim bir ülkedesin evine gitmek için çaba gösteriyorsun. Onca zaman savaşmış yaralanmış yıpranmışsın. Neden savaştın, sonuç nedir bilemiyorsun. Dilini konuşacak tek bir insan yok. Düşünüyorum da intihara gerek yok.
 Bu acıya; belirsizliğe, konuşacak bir insan evladının olmayışına kalbimin dayanbileceğini sanmıyorum. 
Zor dostlar, yalnızlık zor. 
Yazarın dili o kadar güzel ki birbirinden iç karartıcı hikayeleri kaldırıp bir köşeye atamıyorsunuz. Sizi doğrudan içine çekiyor. Sonunu bilmelisiniz, bir çıkış yolu bulmalısınız. 
Hele ki yeşilcam filmlerindeki gibi mutlu sonla biten hikayelerle büyütülmüş bünye dumura uğruyor. Neydi bu şimdi diyor. 
Ben kitabı E - kitap olarak okudum. Son hikaye bitti, sayfalar takıldı galiba dedim. 
Bittiğine inanamadım. 

Kitabın içerisindeki hikayeler.

Bir çöküşün öyküsü ( ayrı bir kitap olarak da satılıyor ),
Madalya ( daha önce bir yerde okumuştum ama neresi çıkaramadım ),
Bezginlik,
Amok  koşucusu,
Ay ışığı sokağı,
leporella,
Leman ölü kıyısındaki olay. 


8 yorum:

  1. Çok merak ettim böyle ince kitaplar bazen insanı alt üst ediyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ince deyip geçmemek lazım.

      Sil
  2. Mail geldi ..
    O kadar mutlu oldum ki..
    Çok teşekkür ederim❤

    YanıtlaSil
  3. okumalar yeniden hız kazandı sanki , :) sevgiler ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ama ara verip AOF derslerine çalışacağım :)

      Sil
  4. okumadım ama bu yazar çok seviliyo bizde :)

    YanıtlaSil

Sizden alalım bir fikir....