Bir Ada Hikayesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bir Ada Hikayesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Aralık 2013 Çarşamba

Kış Okuma Şenliği - Kasım



40 puan; Bir Üçleme Okuyanlar

Ben üçlemeyi tamamlayamadım şimdilik iki kitap

Bir Ada Hikayesi - Yasar Kemal  

Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana
 Yapı Kredi Yayınları -  318 sayfa

Karıncanın Su İctiği
Yapı Kredi Yayınları - 508 sayfa

15 puan; Nobel Ödülü Almış Yazar

Çanlar Kimin İçin Çalıyor -  Ernest Hemingway      
    Bilgi yayınları -   496 sayfa

15 puan; Hiç Okumadığım Bir Ülke

Dorian Gray'ın Portresi - Oscar Wilde        
    Salyongoz yayınları  - 368 sayfa

10 puan: Sahaflardan Satın Alınmış Olan

İbrahim Efendi Konağı  -  Samiha Ayverdi
Kubbealtı Neşriyat 440 sayfa

10 puan; Adında Bir Hayvan adı olan

Ateşböceği yolu - Kristin Hannah
Pegasusu yayınları -  624 sayfa

25 puan; Mustafa Kemal Atatürk hakkında yazılmış olan

Gazi ve Fikriye - Hıfzı Topuz
Remzi kitapevi - 286 sayfa


İbrahim Efendi Konağı ağır olmakla birlikte, geneli kafa yormayan bir çırpıda okunan kitaplardı. O yüzden kitapları okurken zorlanmadım hemencecik  bittiler.
Toplam 2874 sayfa okumuşum. Puanlama nasıl yapılmalı bilemedim sonuçta serinin üçünü okumadım. Seri puanını eklemezsek 75 puan ediyor.

Gelecek ay buluşmak dileği ile esenkalın.

2 Aralık 2013 Pazartesi

Kitap Listem - Kasım


Kitapları toplu yorumlama fikrini beğendim. Blogger okuyucusu olarak aynı anda bir kaç kitabı görmek benim için daha avantajlı oluyor, bu yüzden bende toplu olarak yayınlayacağım.
Bu listem dört âdet kitaptan oluşuyor. Bir kısmını ara vermeden okudum, bir kısmını kitap aralarında. Bir kısmını sevdim, bir kısmını gereksiz buldum. 



İbrahim Efendi Konağı - Samiha Ayverdi

Yazarın okuduğum üçüncü kitabı daha önce Mabette Bir Gece ve Hancı'yı okumuştum.  Kitabı Beyoğlu sahaflardan almıştım. Yılbaşı gelmeden okumaya niyetim vardı okuma şenliği bahanesi oldu.


Kitap romanmış gibi gözükse de değil.  Daha çok bir dönem denemesi. Osmanlının son dönemlerinde bir konak üzerinden İstanbul da/Osmanlı da yaşam gözler önüne seriliyor. Kahve kültürü, misafir ağırlama,  ramazan hazırlıkları, ramazan geceleri, bayramlar ve pek çok şey.  
Şaşalı bir hayattan sefil bir konuma düşüşü. 
Asıl zenginliğin köşkler, konaklar, mücevherler olmadığını, hepsinin gelip geçici olduğu güzel bir dille anlatılmış. 

Güzel bir dil demişken kitabın dili ağır, günümüz gençlerin anlayamyacağı kelimeler mevcut. Bir kısım kelimelerin açıklaması dip not olarak mevcut.
Ben kitabı beğendim, tavsiye edilir efendim.
Okuyun, okutun.

Ateşböceği Yolu - Kristın Hannah

Yazarın daha önce kış bahcesini okuyup beğenmiştim. Bunu beğendim mi? Henüz kara veremedim. Bir önceki kitapla kıyaslayınca cinsellik çok fazla idi, olmasa da olurdu. 11 yıllık yatılı okul hayatımda dünya etrafında dönsün isteyen  kadar pek çok insan vardı. Lise dönemimde böyle bir arkadaşım vardı. Yanlış arkadaş seçimi olduğunu fark ettiğimde fazlasıyla takıntı sahibi olmuştum. Pek çok takıntımın kaynaklarıdırlar. Onlar yaptığı için en saçma şeylerden tiskinmişimdir. O yüzden gazeteci kızımıza sinir oldum.

 Bir dostluk hikayesi diyorlar kitap için. Ne kadar derdimi anlatınca anlayacağını bilsem de ben anlatmadan bilsin isterim. Madem dost bilsin di mi?



Fark ettim de kitap bana dost bildiğim ama dost olmayanları hatırlattı. Bu yüzden burada bırakacağım.
Kitabın sonunda çok ağlamışım başıma ağrılar girdi. Bir daha ağlak bir şey okumam.
Tamam taman okurum ama yakın zamanda değil :)


Kitap ne anlatıyor bir giriş yapıverseydin demeyin. Onun yerine bu yazıyı okuyun.


Karıncanın Su İçtiği  - Yaşar Kemal

Ada serisinin ikinci kitabı, ilki geçen listemde vardı. Fırat suyu kan akıyor baksana güzeldi beğenmiştim ama farklı geldi. İkinci kitapta Poyraz Musa, Vasili ve Lena anayı bulacağımı sanmıyordum meğersem devammış.

İlk kitapta Poyraz Musa hiç kimsenin yaşamadığı Rumlar tarafından boşaltılmış bir adaya (karınca adası) yerleşir. Vasili adanın yerlisi, adayı terk etmez ve ilk adaya yerleşeni vuracağına yeminler eder. Bir süre birbirinden köşe bucak kaçarak yaşarlar.  Poyraz Musa kendini öldürmek için arap çöllerinden onu takip eden kişileri bildiği için tedirgin bir hayat sürer ta ki Lena adaya gelene kadar. ardından vasili ile dost olurlar.
İlk kitabı özet geçtim ki ikinciye gelebileyim. İkinciyi  de bir sonraki kitapla özetleyeceğim :)


İkinci kitapta adanın yeni misafirleri vardır. Kadri kaptan ve anası melek hatun, Giritli ağaefendi ve kızları, Baytar cemil, Nişancı veli ve torunları...

Her gelen kendi hikayesi ile gelir. 
Savaş, kıyım  gören eski insan olur mu? Eski hatıralar gözünün önüne gelse de zevk verir mi? 
Kitapla birlikte  Mezopotamya dan Girit'e pek çok yerin savaş hikayesini okuyacaksanız.

Okuyun okutun efendim. 


Gazi ve Fikriye - Hıfzı Topuz 

Daha önce Hıfzı topuz okumadım. Daha doğrusu bitirmedim. Emanet kitap alıp başlamış bitiremeden iade etmek zorunda kalmıştım. 
Aklımda Hıfzı topuz okumak vardı. Kuzenimden Camlıcanın üç gülünü aldım. Okuyup geri vereceğim güya bir yılı aşkındır okunmayı bekliyor. 


Bu kitap babamın kitaplığından. 
Beğendim mi? Kesinlikle hayır. Yazmaya yeni başlayan birisi daha güzel yazardı eminim. Duygu yok. Atatürk profili daha faklı çizilebilirdi. Hangi meyhanede ne içtiler, kimlerle içtiler, imkanlar elvermedi istediklerini içemediler...
Atatürk'ün içtiğini herkes biliyor tamam, o kadar ön plana çıkarılmaması gerekir bence. 
Kitabın tek güzel yanı fotoğraflı olması. Eski fotoğraf bakmasını severseniz fotoğrafları başka yerden de bulabilirsiniz. 

Benden bu kadar.
Esenkalın efendim.

14 Kasım 2013 Perşembe

Kitap listem


Ve olan oldu her şeyden çabuk sıkılan acemi blogger blogdan da sıkıldı.  Post girmeye üşendiğim için tüm kitapları bir yazıda paylaşıyorum. 
Sıkılan  arkası yarın şeklinde okur. Okumamazlık yok yani :)


Dorıan Gray'ın Portresi -  Oscar Wilde

Öğrencilik yıllarımda arkadaş okuyordu ''etkileyici, kesinlikle okumalısın'' demişti. Düzenli bir okuma olmasa da arada bir elime alıp rastgele okuyordum. Aklımda diyaloglar kalmıştı.  Beyoğlu sahafta görünce hemen aldım.  Kış etkinliğinde okurum düşüncesi ile başlamamıştım.
Dorian Gray'ın Potresi doğal olarak Doriandan bahsediyor. Benim favorim Lord Henry.  Lord Henrinin hayata bakışı olayları yorumlamasına bayıldım. Her yere geç gitmesine sinir oldum o ayrı dava. Neymiş efendim zaman kaybi imiş. Ben dakik insanın geç   kavramım randevu saatinden on dakika öncesidir. Bu kitabi okurken birisini bir saat bekledim. Neymiş efendim muhabbet bölünmesin diye telefona bakmamış. Bu konuda takıntılıyım ya  Rabbim beni bu şekilde imtihan ediyormuş.



Kitabı beğenerek bir çırpıda okudum. Okumamış olanlara tavsiye edilir. 

Kısa notlar;

Renkli tuvalde ruhu açığa vurulan ressamın kendisidir.

Bilinçle Korkaklık aynı şeylerdir. Bilinç şirketin piyasada bilenen adıdır.

Basit keyiflere bayılırım ben, karmaşık ruhların son sığınağıdır onlar.

Hayır işleri ile uğraşanlar,  bütün insanca duygularini yitiriyorlar. Bu onların ayırt edici özelliği.

Var olan her güzel şeyin ardında trajik bir şey gizliydi. En sıradan çiçeğin açması için bile dünyanın doğum sancısı çekmesi gerekiyordu...

Evlenmenin gerçek kusuru insanı bencil olmaktan alıkoymasıdır. Bencil olmayan kişilerde renksiz kişilerdir.

İyimserliği küçümserim ben. İyi şeyler düşünmemizin nedeni, kendi kendimizden korkmamızdır.

Yaşadığımız çağda ancak en gereksiz şeylerin bizim ihtiyacimiz olduğunu anlayamıyorlar!

Dedikodular hiç ilgimi çekmez.  Yeniliğin çekiciliğinden yoksundurlar.

Belkide insanın en rahat göründüğü an rol yaptığı andır.

Bu bencil düşünceler Henri'ye ait. O devirde insan duymaya pek alışkın değil, bu devirde ise normal.

Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana - Yaşar Kemal



Kitap Zamanının eski sayılarında seri hakkında yorum okuyup kitapları not almıştım. Kış ayları etkinlik kapsamında okuyayım dedim. Halbuki elimde okunmayı bekleyen metal fırtına 1, 2 var. 

Bir mübadele romanı bekliyordum. Belkide öyledir. Benim çıkardığım ise savaş yaralarının kim olursa olsun insanları derinden etkilediği ve yalnızlıktı. 


Hancı - Samiha Ayverdi



Beyoğlu sahaflardan almıştım. Yazarın okunmayı bekleyen dört adet kitabı var elimde bir yerden başlamak lazım diye kış etkinliği başlayana kadar en incesini alıp başladım. Her kitap arasında 40 - 50 sayfa okuyarak bitirmiş oldum. 
Akıcı, edebi bir dili var okumanızı tavsiye ederim. 

Çanlar Kimin İçin Çalıyor- Ernest Hemingway



Daha önce yazarın kitabını okumamıştım. Aklımda ihtiyar adam ve deniz vardı ama incecik olduğu için onu etkinlik bittikten sonra okumaya karar verdim.
Daha önce savaş kitabı  okumuş ve beğenmiştim. Bunu da beğeneceğimi umuyordum ama umduğumla kaldım. Kitap 495 sayfa, sürekli kendini tekrar edip duruyor. Koca kitapta hikaye yok gibi bir şey. Hele vicdan 3 -5 satır. Bir insan neden Amerika dan kalkıp İspanya ya savaşmaya gelir, amacı ne? Olayların tekrarı yerine bir amaç anlatılmış olaydı iyiydi.
Son dönemde parklarda yatan Suriyelileri görünce ablama ''ben olsam ülkemde kalır, bildiğim yerde ölmeyi beklerdim'' demiştim. Ablamda benim düşüncemin yanlış olduğunu, intihar yerine geçeceği için Rabbimizin bu tarz şeyleri yapmaktan kullarını men ettiğini söylemişti. Bu olayın ardından olası bir durumda kendini öldürmeyi düşünen insanları okumak içimi kararttı.
Biri ustura taşır, biri yakasına zehir saklar, birileride arkadaşından kendisini öldürmesini ister, arkadaşta kabul eder. Çok vefakar arkadaş!
Bir rivayete göre yazar intihar ederek hayatına son vermiş.
Beğenen muhakkak olur ama ben beğenmedim.

Şimdilik listen bu kadar. Kitap okumaya ara verip biraz dergi okumaya karar verdim.
Daha sonra ne okuyacağım henüz karar vermedim. Okuma şenliği listem bu şekilde, genel olarak değişiklik yapacak gibiyim.
Esenkalın.