Oscar Wilde etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Oscar Wilde etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ocak 2020 Salı

Ocak ayı okumaları

2019 dan kaç tane yarım kitap devrettim ben bile bilmiyorum. Bildiğim bir şey varsa 
önceliğimin yarım kalan kitapları bitirmek olacağı.

Azda olsa bir şeyler yazmak istiyorum sonra yazması ve takip etmesi  zor oluyor. 



Lawrence Durrell  - Labirent


2019 sahaflar festivalinden konusu ilginç geldiği için aldığım bir kitap. Konusundan daha ziyade tarzı değişikti. Kişileri tasvir etmekten labirente gelemedik. Az biraz yazarı araştırdım. Dedim herhalde kitap yazarı İskenderiye dörtlemesinden o kadar ki kişilerden  hikayeye gelmedi. Tam hikayeye geldi ki kitap bitti. Onca detay verdin de akıbetleri ne oldu niye vermedin e mi ! Ben mi kaçırdım emin değilim. Üç kişinin akıbetini öğrenemedim. Buna rağmen kitabı ve yazarın dilini sevdim.

Murathan Mungan  - Mahmut İle Yezida


Daha önce yazarın kaf dağının ardı adlı kitabına  başlayıp bitirmemiştim. Dili ağır gelince son hikaye kalmıştı. Beyoğlu 2019 sahaflar festivalinde yazarın kitabını tereddütle aldım, severek okudum. Yazarın Mezopotamya üçlemesinden biri. Bir oyun olur ki oyun okumayı pek sevmem. Buna rağmen sevdim.
Oldum olası imkansız aşk muhabbetini anlamamışımdır. Birbirinizle olamayacaksanız denk gelip de aklınıza farklı fikirler sokmayın dimi ! Yok illa bir yerlerde denk gelinecek o anaların canı yanacak.

Oscar Wilde - Lady Windermere'in Yelpazesi


Kitabı Beyoğlu sahaflardan almıştım. Vakit sınırlı olunca pek bir şey araştırmadan serden 4 kitap almıştım. Eve geldikten sonra oyun olduğunu öğrendim. Oyun sevmesem de bunu sevdim. Düşündüm de 2020 de okuduğum ikinci oyun ve ikisini de sevdim. Demek ki daha önce güzel bir oyuna denk gelmemişim. Artık seviyorum diyeceğim J
Efendim yazarın dilini seveceğimi düşünerek aldım kitabı . Kitapta az biraz ilerleyince kitabın pek tanıdık geldiğini gördüm. İzlediğim ve saçma bulduğum bir filme benziyor. Oyun 1892 de yazılmış izlediğim film o kadar eski değil tabi. 
Filmi buldum geldim  Gizemli Kadın ( A Good Woman )  

Efendim kitabın yazıldığı yada  filmin çekildiği dönemi bilmediğimiz için bazı şeyleri anlamakta zorlanabiliriz. Sosyetenin samimiyetini birbirlerinde ağırlanmalar, balolar falan pek anlamıyorum. Demek ki biraz daha Jane Austen okumalıyım J
Filme nazaran kitabı güzel buldum. Tavsiyemdir.

Melih Arat  - El Yazısındaki Sır


E kitap olarak daha önce okumaya niyetlenip bitiremediğim bir kitap. Yanıma kitap almadığım zaman ara ara okuduğum ve e kitap olarak okuduğuma pişman olduğum bir kitap.
İçindeki verileri uzun araştırmalar sonucunda tespit ettiklerini yazmışlar. O yüzden bir kere okuyup geçmek yerine ( gerçekten ilgi alanınıza giriyorsa tabi ) baş ucunda basılı olarak bulundurup ihtiyaç olunca bakılmalı. Aslında bizim gibi sıradan insanlar için bir esprisi olan kitap değil. Yazıma bakarak kişiliğimi analiz ettim tamam da devamında ne olacak. Bana bir öneri sunmuyor haliyle sadece tespit ediyor. Bir işveren olsam birilerini işe alsam da kararsız kalsam belki yazıya bakarım. O da ülkemiz için imkansız. En ucuz kim çalışır ya da en torpilli kim. Piyasa özeti bu sonuçta.  Eee kitabı niye okudum o vakit ? Cevabı bende bilmiyorum. Sadece merak da olabilir. İlla bir cevap olmak zorunda değil. Bu kitabın ardından sadece  Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın Marifetnamesine bakmak yetecek . En azından bizden diyeceğim de herkes de bir cerrahi müdahale var.

Ebubekir Hazım Tepeyran  -  Küçük Paşa 


Kitap hakkında bilgi sahibi değildim. Sahaflara özellikle eski kitap almak için gitmiştim. Varlık yayınları gereksiz pahalı olunca farklı yayınevlerine yöneldim.
Bir gezi yazısı beklerken köy romanı ile karşılaştım. Sefil mi sefil, vizdansız mı vicdansız. Çocukluğumuz da üvey ana kavramını karanlıklarda burundan solucan veren insan figürü ile korkutulma sebebimiz buymuş demek. Demek ki eskiden de zalim kişiler varmış.  
Efendim kitapları eski basım tercih etmem şuan ki basıma göre daha zengin kelime dağarcığının olması. Altını çizer yeni kelimeler öğrenirim dedim de cümlenin gidişatını bile anlamadığım oldu L
Ah cahil ben.
...
Ocak ayı okumalarının ilk postası bu şekilde. Devamı gelir mi, kitap okur muyum bilemiyorum. 
...
Sınava hazırlandığımı söylemiştim ya dördüncü kez başarılı olamadım :(
Ciddi anlamda insanın moralini bozuyor, hayata karşı motivasyonunu düşürüyor. Hiç bir şey yapasım gelmiyor. 
 Ders çalışmaya başlamam gerek o yüzden aklımdaki gibi bir okuma yapamayacağım. En azından mayısa kadar . 
Benden bu kadar , sizler neler yapıyorsunuz? 

...

Allah'a emanet olun. 

5 Mart 2017 Pazar

Oscar Wilde'nin Son Vasiyeti - Peter Ackroyd

Bir sahaf kitabı ile karşınızdayım. 
Beyoğlu sahaflardan bilinçli olmadan aldığım bir kitap. Aldıktan sonra neden aldım ki dedim. Biyografi severim ama yazar kimdir, neler yazar, tarzı nasıldır bilmiyordum. 
Son dönemde bir kaç kitap okumaya çalışıp yarım bırakınca severek aldığım kitaplardan soğumayayım dedim ve bu kitaba başladım. En azından okuyamazsam tanıdığım sevdiğim bir yazara haksızlık etmemiş olurum düşüncesi ile. 
Kitap / yazar beni fena bozdu. '' sen beni beş dakikada harcanacak kitap sandın ama değilim'' dedi. 
Kitabın dili güzel. Yazarın bencilliği, tuhaf kişiliği çok güzel aktarılmış. Hatta kitabı Oscar Wilde'nin kendisinin yazdığını bile itiraf edebilirim. Dil olarak o kadar benziyor yani.

Yazarın sürgün yıllarında parasız pulsuz, kendini beğenmiş, insanlara tepeden bakan, birazda sapkın yalnız günlerini birlikte yaşıyoruz.



Her satırın altını çizmediysemde pek çoğunun altını çizdim. 
Kitabı beğendiğim diye bir çırpıda okuduğumu düşünmeyin. Ağır aksak günde en az 10 sayfa okuyarak bitirdim.
Kitabın sonlarına doğru edebi bir dil olmaktan çıkıp günlük moduna geçiyor.  Mahkeme süreçleride sıkıcı idi. Aslında sıkıcı bulma sebebim oğlancılıktı.
Yazara göre eserlerindeki başarı çift kişilikten geçiyor.  Bu konuda yorum yapmayacağım,  daha doğrusu güzel şeyler yazamayacağım. O yüzden bu kısmı es geçiyorum.

Yazara ölmeden önce çağının sanat dünyasını yazması öneriliyor,  kendisi yazma geregi duymuyor çünkü kimseyi beğenmiyor.
Ne kibir ama! Beğenilme sebebide buradan geliyor galiba. Ah kendi ile çelişen Acemi blogger.


Fırsatınız olursa okumanızı tavsiye ederim. 
Bu arada yazarın başka kitaplarını okuyan var mı? Netten baktım pek çok kitabı var. Birini veya bir kaçını okumak isterim ama hangi kitap?

4 Aralık 2013 Çarşamba

Kış Okuma Şenliği - Kasım



40 puan; Bir Üçleme Okuyanlar

Ben üçlemeyi tamamlayamadım şimdilik iki kitap

Bir Ada Hikayesi - Yasar Kemal  

Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana
 Yapı Kredi Yayınları -  318 sayfa

Karıncanın Su İctiği
Yapı Kredi Yayınları - 508 sayfa

15 puan; Nobel Ödülü Almış Yazar

Çanlar Kimin İçin Çalıyor -  Ernest Hemingway      
    Bilgi yayınları -   496 sayfa

15 puan; Hiç Okumadığım Bir Ülke

Dorian Gray'ın Portresi - Oscar Wilde        
    Salyongoz yayınları  - 368 sayfa

10 puan: Sahaflardan Satın Alınmış Olan

İbrahim Efendi Konağı  -  Samiha Ayverdi
Kubbealtı Neşriyat 440 sayfa

10 puan; Adında Bir Hayvan adı olan

Ateşböceği yolu - Kristin Hannah
Pegasusu yayınları -  624 sayfa

25 puan; Mustafa Kemal Atatürk hakkında yazılmış olan

Gazi ve Fikriye - Hıfzı Topuz
Remzi kitapevi - 286 sayfa


İbrahim Efendi Konağı ağır olmakla birlikte, geneli kafa yormayan bir çırpıda okunan kitaplardı. O yüzden kitapları okurken zorlanmadım hemencecik  bittiler.
Toplam 2874 sayfa okumuşum. Puanlama nasıl yapılmalı bilemedim sonuçta serinin üçünü okumadım. Seri puanını eklemezsek 75 puan ediyor.

Gelecek ay buluşmak dileği ile esenkalın.

14 Kasım 2013 Perşembe

Kitap listem


Ve olan oldu her şeyden çabuk sıkılan acemi blogger blogdan da sıkıldı.  Post girmeye üşendiğim için tüm kitapları bir yazıda paylaşıyorum. 
Sıkılan  arkası yarın şeklinde okur. Okumamazlık yok yani :)


Dorıan Gray'ın Portresi -  Oscar Wilde

Öğrencilik yıllarımda arkadaş okuyordu ''etkileyici, kesinlikle okumalısın'' demişti. Düzenli bir okuma olmasa da arada bir elime alıp rastgele okuyordum. Aklımda diyaloglar kalmıştı.  Beyoğlu sahafta görünce hemen aldım.  Kış etkinliğinde okurum düşüncesi ile başlamamıştım.
Dorian Gray'ın Potresi doğal olarak Doriandan bahsediyor. Benim favorim Lord Henry.  Lord Henrinin hayata bakışı olayları yorumlamasına bayıldım. Her yere geç gitmesine sinir oldum o ayrı dava. Neymiş efendim zaman kaybi imiş. Ben dakik insanın geç   kavramım randevu saatinden on dakika öncesidir. Bu kitabi okurken birisini bir saat bekledim. Neymiş efendim muhabbet bölünmesin diye telefona bakmamış. Bu konuda takıntılıyım ya  Rabbim beni bu şekilde imtihan ediyormuş.



Kitabı beğenerek bir çırpıda okudum. Okumamış olanlara tavsiye edilir. 

Kısa notlar;

Renkli tuvalde ruhu açığa vurulan ressamın kendisidir.

Bilinçle Korkaklık aynı şeylerdir. Bilinç şirketin piyasada bilenen adıdır.

Basit keyiflere bayılırım ben, karmaşık ruhların son sığınağıdır onlar.

Hayır işleri ile uğraşanlar,  bütün insanca duygularini yitiriyorlar. Bu onların ayırt edici özelliği.

Var olan her güzel şeyin ardında trajik bir şey gizliydi. En sıradan çiçeğin açması için bile dünyanın doğum sancısı çekmesi gerekiyordu...

Evlenmenin gerçek kusuru insanı bencil olmaktan alıkoymasıdır. Bencil olmayan kişilerde renksiz kişilerdir.

İyimserliği küçümserim ben. İyi şeyler düşünmemizin nedeni, kendi kendimizden korkmamızdır.

Yaşadığımız çağda ancak en gereksiz şeylerin bizim ihtiyacimiz olduğunu anlayamıyorlar!

Dedikodular hiç ilgimi çekmez.  Yeniliğin çekiciliğinden yoksundurlar.

Belkide insanın en rahat göründüğü an rol yaptığı andır.

Bu bencil düşünceler Henri'ye ait. O devirde insan duymaya pek alışkın değil, bu devirde ise normal.

Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana - Yaşar Kemal



Kitap Zamanının eski sayılarında seri hakkında yorum okuyup kitapları not almıştım. Kış ayları etkinlik kapsamında okuyayım dedim. Halbuki elimde okunmayı bekleyen metal fırtına 1, 2 var. 

Bir mübadele romanı bekliyordum. Belkide öyledir. Benim çıkardığım ise savaş yaralarının kim olursa olsun insanları derinden etkilediği ve yalnızlıktı. 


Hancı - Samiha Ayverdi



Beyoğlu sahaflardan almıştım. Yazarın okunmayı bekleyen dört adet kitabı var elimde bir yerden başlamak lazım diye kış etkinliği başlayana kadar en incesini alıp başladım. Her kitap arasında 40 - 50 sayfa okuyarak bitirmiş oldum. 
Akıcı, edebi bir dili var okumanızı tavsiye ederim. 

Çanlar Kimin İçin Çalıyor- Ernest Hemingway



Daha önce yazarın kitabını okumamıştım. Aklımda ihtiyar adam ve deniz vardı ama incecik olduğu için onu etkinlik bittikten sonra okumaya karar verdim.
Daha önce savaş kitabı  okumuş ve beğenmiştim. Bunu da beğeneceğimi umuyordum ama umduğumla kaldım. Kitap 495 sayfa, sürekli kendini tekrar edip duruyor. Koca kitapta hikaye yok gibi bir şey. Hele vicdan 3 -5 satır. Bir insan neden Amerika dan kalkıp İspanya ya savaşmaya gelir, amacı ne? Olayların tekrarı yerine bir amaç anlatılmış olaydı iyiydi.
Son dönemde parklarda yatan Suriyelileri görünce ablama ''ben olsam ülkemde kalır, bildiğim yerde ölmeyi beklerdim'' demiştim. Ablamda benim düşüncemin yanlış olduğunu, intihar yerine geçeceği için Rabbimizin bu tarz şeyleri yapmaktan kullarını men ettiğini söylemişti. Bu olayın ardından olası bir durumda kendini öldürmeyi düşünen insanları okumak içimi kararttı.
Biri ustura taşır, biri yakasına zehir saklar, birileride arkadaşından kendisini öldürmesini ister, arkadaşta kabul eder. Çok vefakar arkadaş!
Bir rivayete göre yazar intihar ederek hayatına son vermiş.
Beğenen muhakkak olur ama ben beğenmedim.

Şimdilik listen bu kadar. Kitap okumaya ara verip biraz dergi okumaya karar verdim.
Daha sonra ne okuyacağım henüz karar vermedim. Okuma şenliği listem bu şekilde, genel olarak değişiklik yapacak gibiyim.
Esenkalın.