Samiha Ayverdi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Samiha Ayverdi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Haziran 2014 Çarşamba

bahar okuma şenliği


Bir etkinlik daha biter. 
Etkinlik başlamadan önce katılmasam mı acaba dedim. Katagorileri görünce "çok kolay ya" dedim. Başladım, kolay olmadığını gördüm.  Hatta listede değişikliğe gidip ince kitaplar seçtim.
Listeden once istatistik bilgiler verecegim. Biliyorum ki en merak edilen kısım burası :)

12 katagoride 16 adet kitap okumuşum. Bu kitaplardan  10 tanesi Türk yazara ait. Zaten 6 kitap son katagori için okundu.
Daha önce okumadığım 6 yazardan kitaplar okudum( hikaye kitabı hariç).
Listemde 5 tane kadın yazar var.


16 kitap, 4682 sayfa ile etkinliği bitirmiş bulunuyorum. 


1. Kategori (10 puan): Tavsiyelerine güvendiği birinin önerdiği bir kitabı okuyanlara (En az 200 sayfa).


2. Kategori (15 puan): Bir şiir kitabı okuyanlara (Sayfa sınırlaması yok).


3. Kategori (15 puan): Herhangi bir edebiyat ödülü kazanmış bir kitap okuyanlara (En az 200 sayfa).

1999 Yunus Nabi ödülü
4. Kategori (15 puan): Bir öykü kitabı okuyanlara (Sayfa sınırlaması yok).

5. Kategori (20 puan): Adında bir çiçek adı olan veya "çiçek" sözcüğü geçen bir kitap okuyanlara (En az 200 sayfa).


6. Kategori (20 puan): Şimdiye kadar hiç bir kitabını okumadığı bir kadın yazardan bir kitap okuyanlara (En az 200 sayfa).

 7. Kategori (20 puan): İlk kitabı 2010 yılında veya daha sonrası yıllarda çıkmış bir yazardan bir kitap okuyanlara (En az 200 sayfa).

8. Kategori (20 puan): Sinemaya uyarlanmış bir kitabı okuyup filmini izleyenlere (En az 200 sayfa).

George  Orwell -  1984, Can yayınları, 250
9. Kategori (20 puan): Kütüphanesinde en uzun süredir okunmayı bekleyen o kitabı okuyanlara (En az 200 sayfa)

Köprü,  Ayşe Kulin, Everest yayınları, 240

10. Kategori (25 puan): Kendisi doğmadan en az 100 yıl önce yazılmış bir kitap okuyanlara (En az 200 sayfa).

İnanç,  Jane Austen, Altın kalem, 244

11. Kategori (25 puan): Rus edebiyatından bir kitap okuyanlara (En az 200 sayfa).


12. Kategori (45 puan): Aynı yazardan en az 1.200 sayfa kitap okuyanlara.


Samiha Ayverdi, Kubbealtı Neşriat, 1254

İstanbul Geceleri, 271
İnsan ve Şeytan, 256
Hey Gidi Günler Hey, 264
Küplücedeki Köşk, 286

Aa etkinlik gibi etkinlik yazısı da bitmiş. 
Bir sonraki etkinlikte buluşmak üzere, esenkalın efendim. 

19 Mayıs 2014 Pazartesi

Mayıs okumaları

Kuzenim blogumda kitaptan başka yayın olmadığı icin sıkıcı buldugunu söyledi. Bende onu dinledim ve tek tek kitap yayınında vazgecip toplu yapayım dedim.

Toplu yayın yapmanın dezavantajı insan unutuyor. Hangisi önce,  hangisi sonra?


Han Duvarları

Lisedeyken sık sık şiir kitabı okurdum. Felsefe hocamızdan isterdik, bizi kırmazdı. Neden şimdi okumuyorum dedim ve evdeki en ince kitaptan başladım. Ömer Erinç'in şiir kitabında 13 sayfaya zor geldim. Baktım olmuyor, bıraktım siiri. Ben kim şiir okumak kim. 
Daha sonrada kitap okuma şenliği kapsamında han duvarlarına başladım. Kitabı lise döneminde severek okuduğum için sahaflarda görünce hemen almıştım.  Hemencecik okudum mu? HAYIR :(
Şiir düz yazı gibi okunmuyor ki. Ilk başlarda günde bir kaç tane daha sonra haftada bir kaç. 
Nihayetinde bitti. Bir aydan uzun süredir elimde kaldı o ayrı. 

Dünya Edebiyatından Seçme Öyküler

Kitap yıllardır kitaplıkda duruyordu. Kim almış, nerden gelmiş  bilmiyorum. Tek bildiğim daha önce rast gele birkaç hikaye okuduğumdu. 


Bir yazardan öyküler okumak yerine dünya edebiyatından seçmeler okumak daha güzel. 


Liste pek uzun olmasada güzeldi. 

Istanbul Geceleri

Tamam Samiha Ayverdi'nin yazılarını beğeniyorum,  elimdeki kitapları da bitirmek istiyorum ama insan kendine bu kadar eziyet eder mi a dostlar.
Okuma şenliği kapsamında aynı yazardan 1200 sayfa okumak diye bir katogori var. O kapsamda kendimi zorluyorum. Dil ağır zor okunuyor. 


Kendime güveniyorum,  son bir kitap daha.
Gaza geldim mi? Yok artık :)


Efsane Iskender Pala

Kitabın ismi benim için Efsane değil Barboros. Bir türlü efsane demek aklıma gelmiyor hep Barboros.
Bir aydır okuduğum kitaplar o kadar ağrıdı ki Iskender Pala ilaç gibi geldi. Gündüz Samiha Ayverdi ( Efsane bittiğinde 65. Sayfaya gelmiştim ) akşam Barboros okudum. 


Kitap Barboros'u an, anlatsada ben sidi can'ı merak ettim durdum. Gerçekte kimdir, sırrı nedir, Billure'yi bulacak mı?
O yuzden kitabın sonunu yavan buldum. Son ana kadar heyecanlı gitti son anda yazar sıkılmışda bir an önce bitsin diye hemen yazıvermiş gibi.   Ne oluyoruz, bitmemeli dedim ama bitmiş.


Köprü - Ayşe Kulin

Utanarak yazıyorum, Menekşe ablanın verdiği kitapları bitiremedim. Aklımda başka bir kitabı okumak vardı, başladım da. Bitiremeyince bunu okuyayım dedim.
Kitap hakkında bir fikrim yoktu. Kapağı açmamla fikir sahibi oldum. Recep Yazıcıoğlu hakkında pek çok şey bildiğim için kitap yabancı gelmedi, bildik hikayeler. Samiha Ayverdi okurken araya girmiş oldu ( 110. sayfadayım Ha gayret bitecek).

Son bir ay kala KPSS'ye hazırlanmaya karar verdim. Sadece iki denemeye girerek başlamış oldum. İkisi de kötü geçti. Ders çalışmak ne uyuz bir şeymiş öyle. Rabbim hazırlananlara kolaylık versin. 
Esenkalın efendim. 

30 Nisan 2014 Çarşamba

Hey gidi günler hey - Samiha Ayverdi

Kitaba  daha önce başlayıp bırakmışım.  Sayfaya gelene kadar daha önce okuduğumu unutmuşum.  
Kitap bir önceki kitaba göre daha sade bir dile sahip. 


Daha önce Küplücedeki Köşk adlı kitabı okumuştum.  Bazı konulara iki kitapda da yer verilmiş.  Biraz sıkılmadım değil.  

Benzer hikayeler muhabbetine rağmen kitabı beğendim,  tavsiye ederim.  

Çooook yorgunum,  halbuki sokağa dahi çıkmadım. Yorgunluktan parmaklarımı dahi hareket ettiresim yok. Ben gidiyorum.

22 Nisan 2014 Salı

Insan ve Şeytan - Samiha Ayverdi

En son okuduğun iki kitapta beni zorladığı için bu kitaba başlarken tereddütlerim vardı.  Genel olarak Samiha Ayverdi nin dili ağır üzerine zorla okuma eklenince bitiremem sandım. 

Kitabın dili tahminimden daha rahattı bir çırpıda bitti. 


Kitabı okurken kelime dağarcığımın ne kadar sınırlı olduğunu gördüm.  

 Bığâne ilgisiz demekmiş. Diyerek bilmediğim kelimeleri sizinle paylaşacaktım. Bir baktım Türkçe karekterleri olmayan tablet kullanıyorum. Bığâne'nin ı'si şapkalı olacak ama yazamadım.  Sırf teknolojinin yüzünden canım bilgi birikimimi sizinle paylaşamıyorum.

Şebeklik yaptığıma bakmayın,  durum içler acısı. 
Efendim ben rezil durumumu bir nebze düzeltmek için kitap okumaya gidiyorum. Siz kalın sağlıcakla.  Kitabı soracak olursanız güzeldi,  okuyun efendim.
Esenkalın.  

30 Mart 2014 Pazar

Küplücedeki Köşk - Samiha Ayverdi


Samiha  Ayverdi okumalarım devam ediyor.

Kitabı Beyoğlu sahaflardan almıştım.  Arayı açmadan okuyayım dedim. Hem bu sene elimde okunmayı bekleyen kitapları okumaya karar verdim, kararımda durmalıyım.



Kitap biyografi, anı, deneme olarak sınıflandırılmış. Neden anı derseniz ön sözden alıntı yapmak istiyorum.

Onun maksadı, kaybetmemiz gerektiği halde elimizden çıkan maddi manevi kıymetlerle yeni nesilleri buluşturmaktır.  Çünkü içinde doğduğu ve büyüdüğü toplumun değerleri anlaşılmaz bir hızla insanımızdan uzaklaşıyor,  yeni nesiller onun teneffüs ettiği güzelliklerden mahrum bir dünyaya gözlerini acıyor.

Anı gibi anlatılarak toplumsal pek çok konuya değinilmiş.
Daha once Ibrahim Efendi Konağını okumuştum.  Kitapta konağını adı geçiyor.
Konular birbirinden bağımsız o yüzden ara verilerek okunanilir. Ben okurken ara vermedim,  yer yer sıkıldığımı belirmem gerek. Diğer kitapları daha yavaş araya başka kitaplar koyarak okuyacağım.
Keyifli okumalar.
Esenkalın. 

2 Mart 2014 Pazar

Kış Okuma Şenliği



Bir okuma şenliğininde sonuna gelmiş olduk. Klişe olmuş bir cümle " zaman ne çabuk geçiyor"
Bazı kitapları severek okudum, bazılarını katogoriye uygun başka kitap bulamadığım için.  Bazıları emanet bazıları kitaplığımda okunmayı bekleyenlerden. 
15 farklı katogoriden 17 adet kitap okuduk. 
Bunlardan 9 tanesi Türk yazar, 8 tane yabancı kitaplar. Seri kitabı haricinde iki adet kitap Samiha Ayverdi den okumuşum. 9 adet kitabı kütüphaneden ödünç almışım.  Elimdeki kitaplarin 4 tanesini sahaflardan almışım. 
Çok uzatmadan kitap listeme geçiyorum. 

10 puan Altın kitap yayın evinden

Dan Brown - Ihanet noktası,  512 sayfa

10 puan sahaflardan yada kütüphaneden alınmış

Samiha Ayverdi -  Ibrahim Efendi Konağı,  Kubbealtı Neşriyat,  426 sayfa


10 puan adında bir hayvan var olan


Kristin Hannah - Ateşböceği yolu, Pegasus yayınları,  480 sayfa

15 puan 600 sayfadan uzun

Goncarov - Oblomov, beda yayınları, 684 sayfa

15 puan nobel ödüllü almış yazar

Ernest Hemingway - Canlar kimin için çalıyor,  Bilgi yayınları, 496


15 puan Türk edebiyatında klasik

Ahmet Mithat Efendi - Müşahedat, Kum saati yayınları 364

15 puan hiç Okumadığım Bir Ülke

Oscar Wilde - Dorian Gray'ın Portresi,  salyongoz yayınları,  357 sayfa



20 puan sinemaya uyarlanmış kitap 

Jose Saramago - Körlük,  can yayınları,  360 sayfa

20 puan kış mevsimine uygun teması olan

Ahmet Ümit - Sultan Öldürmek,  everest Yayınları,  512 sayfa



25 puan yasaklanmış bir kitap okumak

Anne Frank'ın Hatıra Defteri,  Epsilon yayınları,  341 sayfa

25 puan Atatürk ile ilgili bir kitap

Hıfzı Topuz - Gazi ve Fikriye,  286 sayfa

25 puan en az 5 adet kitabı yayınlanmış bir yazarın ilk kitabı

Samiha Ayverdi - Batmayan gün,  Kubbealtı Neşriyat,  335 sayfa



25 puan biyografi yada otobiyografi okuyanlar

Sibel Eraslan - Siret-i meryem,  Timaş yayınları 350 sayfa

30 puan okuma yazmayı öğrendiğim yıl yazılan kitap


40 puan bir üçleme yada aynı seriden 3 kitap okumak

Yaşar Kemal - Bir ada hikayesi yapı kredi yayınları

Tanyeri Horozları,  441 sayfa


7225 sayfa ile listem tamamlanmış oldu. Bunca yazıyı 7225 sayfa için mi yazmışım ya :( 17 kitap icin sayfa sayısı az geldi gözüme.  
Listeyi hazırlarken " bunu ne zaman okumuşum?" Dediğim kitaplar oldu. O kadar iz bırakmışlar :) 
Türk olarak Ahmet Mithat Efendi, Samiha Ayverdi ve Yaşar Kemal kitaplarını tavsiye ederim. Yabancı olarak Oblomov ve Dorian Gray'ın Portresini tavsiye ederim. 
yazacak çok şey var ama bu kadarla sonlardırsam iyi olur.
Esenkalın efendim. 

19 Şubat 2014 Çarşamba

Şubat okumaları 2


Bir başka tembel insan yazısı ile karşınızdayim :)
Eskiden blog daha mi eğlenceli idi, yoksa ilk heveslerden mi blogları oku oku bitmezdi.
Bu aralar tüm blog aynı kitabı okuyor, aynı kozmetik ürünlerini kullanıyor gibime geliyor.
Hal böyle olunca bloga bakasım gelmiyor.
Kitapları da ard arda bitirmişim madem unutmadan yazıvereyim.

Ilk kitap olan bilim tarihi sohbetlerini uzun zamandır okumayı düşünüyordum.  Ablam güz doneminde yüksek lisans başvuru sınavında işine yarar diye almıştı.  Sınavı merak ediyorsanız ablam sınavı geçip yedek listede idi ama asıllardan sıra gelmedi.

Fuat Sezgin adından önce kurmuş olduğu müzeyi tanıdım.  Gulhane parkı içinde Islam bilim sanat muzesi.
Müze benim çocukluk hayellerimin toplandığı nokta. Müzede pekçok materyal bulunsada benim favorim usturlaplar. Küçükken astronot olmayı hayal ederdim.


Kitap hakkındaki düşüncelerimi yazmam gerekiyordu galiba :) kitap bir röportajın yazıya dökülmüş hali.  Hal böyle olunca dilini beğenemedim.  Bazı yerler tekrar ediyordu. Tekrarlar sıksada bilim tarihi hakkinda fikir sahibi olmama engel olmadı.

Yüz yıllık yalnızlık

Daha önce kitaba başlayıp yarım bırakmışım.  Yazar ayları bahanesi ile kitabı tekrar okumaya kararverdim.


Kitabı bitirdim, ne yazacağıma karar veremedim. 
Kitabı sevdim mi sevmedim mi bilemedim. 
İlk sayfaları daha önce okuduğum için kim kimdir zorlanmadım. Daha önce okurken kitabın başındaki krokiye bakıp bakıp durmuştum. Bu sefer kişileri oturtabildim. 

Kitabı bitirene dek sinir mi oldum, acıdın mı, merak mı ettim duygularımı anlayamadım. 
Nasıl bir aile ya kimse kimse ile ilgilenmiyor. Daha doğru bu nasıl ilgi dedim. kitaptaki yalnızlık o kadar dokundu ki çarpık ilişkiler gözüme batmadı. Tamam gözüme battı ama yalnızlık kadar değil.

Kitabı kütüphaneden ödünç aldım. Oldukça eski bir kitap. 82 basım benden yaşlı. Hem kitap eski hemde konu karmakarışık farklı bir duygu içinde okudum.

Kitaplar konusunda aç gözlü olduğumu birkez daha ispatlamış oldum. Geçenlerde bir kitap severin günlüğü  fazlalık kitaplarını dağıtıyor.  Gündüz baktım " elimde okunmayi bekleyen bir sürü kitap var" dedim kitaplara talip olmadim. Aksam baktım kitapların bir kısmı duruyor. Dayanamadim iki kitaba talip oldum. Kitaplar cuma günü geldi. Iç sese buradan teşekkürler.


Cumartesi günü menekşe abla "kitap alacağım Beyazıt'a gidelim" dedi. Kendisi bir, ben ise dört kitap ile döndüm.  Menekse abla benim gibi değil.  Alıp alıp yığmıyor okudukça alıyor.  


 Geç keşfetmis olduğum samiha ayverdi den iki adet kitap aldım.  Efsane ve memleket hikayelerini uzun zamandır okumak istiyordum bulmuşken aldım.  
6 adet yeni kitabim oldu,  ne zaman okurum bilemem. 

Benim gibi olan pek çok kişi var biliyorum. 

Bol kitaplı günler,  esen kalın efendim. 

2 Aralık 2013 Pazartesi

Kitap Listem - Kasım


Kitapları toplu yorumlama fikrini beğendim. Blogger okuyucusu olarak aynı anda bir kaç kitabı görmek benim için daha avantajlı oluyor, bu yüzden bende toplu olarak yayınlayacağım.
Bu listem dört âdet kitaptan oluşuyor. Bir kısmını ara vermeden okudum, bir kısmını kitap aralarında. Bir kısmını sevdim, bir kısmını gereksiz buldum. 



İbrahim Efendi Konağı - Samiha Ayverdi

Yazarın okuduğum üçüncü kitabı daha önce Mabette Bir Gece ve Hancı'yı okumuştum.  Kitabı Beyoğlu sahaflardan almıştım. Yılbaşı gelmeden okumaya niyetim vardı okuma şenliği bahanesi oldu.


Kitap romanmış gibi gözükse de değil.  Daha çok bir dönem denemesi. Osmanlının son dönemlerinde bir konak üzerinden İstanbul da/Osmanlı da yaşam gözler önüne seriliyor. Kahve kültürü, misafir ağırlama,  ramazan hazırlıkları, ramazan geceleri, bayramlar ve pek çok şey.  
Şaşalı bir hayattan sefil bir konuma düşüşü. 
Asıl zenginliğin köşkler, konaklar, mücevherler olmadığını, hepsinin gelip geçici olduğu güzel bir dille anlatılmış. 

Güzel bir dil demişken kitabın dili ağır, günümüz gençlerin anlayamyacağı kelimeler mevcut. Bir kısım kelimelerin açıklaması dip not olarak mevcut.
Ben kitabı beğendim, tavsiye edilir efendim.
Okuyun, okutun.

Ateşböceği Yolu - Kristın Hannah

Yazarın daha önce kış bahcesini okuyup beğenmiştim. Bunu beğendim mi? Henüz kara veremedim. Bir önceki kitapla kıyaslayınca cinsellik çok fazla idi, olmasa da olurdu. 11 yıllık yatılı okul hayatımda dünya etrafında dönsün isteyen  kadar pek çok insan vardı. Lise dönemimde böyle bir arkadaşım vardı. Yanlış arkadaş seçimi olduğunu fark ettiğimde fazlasıyla takıntı sahibi olmuştum. Pek çok takıntımın kaynaklarıdırlar. Onlar yaptığı için en saçma şeylerden tiskinmişimdir. O yüzden gazeteci kızımıza sinir oldum.

 Bir dostluk hikayesi diyorlar kitap için. Ne kadar derdimi anlatınca anlayacağını bilsem de ben anlatmadan bilsin isterim. Madem dost bilsin di mi?



Fark ettim de kitap bana dost bildiğim ama dost olmayanları hatırlattı. Bu yüzden burada bırakacağım.
Kitabın sonunda çok ağlamışım başıma ağrılar girdi. Bir daha ağlak bir şey okumam.
Tamam taman okurum ama yakın zamanda değil :)


Kitap ne anlatıyor bir giriş yapıverseydin demeyin. Onun yerine bu yazıyı okuyun.


Karıncanın Su İçtiği  - Yaşar Kemal

Ada serisinin ikinci kitabı, ilki geçen listemde vardı. Fırat suyu kan akıyor baksana güzeldi beğenmiştim ama farklı geldi. İkinci kitapta Poyraz Musa, Vasili ve Lena anayı bulacağımı sanmıyordum meğersem devammış.

İlk kitapta Poyraz Musa hiç kimsenin yaşamadığı Rumlar tarafından boşaltılmış bir adaya (karınca adası) yerleşir. Vasili adanın yerlisi, adayı terk etmez ve ilk adaya yerleşeni vuracağına yeminler eder. Bir süre birbirinden köşe bucak kaçarak yaşarlar.  Poyraz Musa kendini öldürmek için arap çöllerinden onu takip eden kişileri bildiği için tedirgin bir hayat sürer ta ki Lena adaya gelene kadar. ardından vasili ile dost olurlar.
İlk kitabı özet geçtim ki ikinciye gelebileyim. İkinciyi  de bir sonraki kitapla özetleyeceğim :)


İkinci kitapta adanın yeni misafirleri vardır. Kadri kaptan ve anası melek hatun, Giritli ağaefendi ve kızları, Baytar cemil, Nişancı veli ve torunları...

Her gelen kendi hikayesi ile gelir. 
Savaş, kıyım  gören eski insan olur mu? Eski hatıralar gözünün önüne gelse de zevk verir mi? 
Kitapla birlikte  Mezopotamya dan Girit'e pek çok yerin savaş hikayesini okuyacaksanız.

Okuyun okutun efendim. 


Gazi ve Fikriye - Hıfzı Topuz 

Daha önce Hıfzı topuz okumadım. Daha doğrusu bitirmedim. Emanet kitap alıp başlamış bitiremeden iade etmek zorunda kalmıştım. 
Aklımda Hıfzı topuz okumak vardı. Kuzenimden Camlıcanın üç gülünü aldım. Okuyup geri vereceğim güya bir yılı aşkındır okunmayı bekliyor. 


Bu kitap babamın kitaplığından. 
Beğendim mi? Kesinlikle hayır. Yazmaya yeni başlayan birisi daha güzel yazardı eminim. Duygu yok. Atatürk profili daha faklı çizilebilirdi. Hangi meyhanede ne içtiler, kimlerle içtiler, imkanlar elvermedi istediklerini içemediler...
Atatürk'ün içtiğini herkes biliyor tamam, o kadar ön plana çıkarılmaması gerekir bence. 
Kitabın tek güzel yanı fotoğraflı olması. Eski fotoğraf bakmasını severseniz fotoğrafları başka yerden de bulabilirsiniz. 

Benden bu kadar.
Esenkalın efendim.

14 Kasım 2013 Perşembe

Kitap listem


Ve olan oldu her şeyden çabuk sıkılan acemi blogger blogdan da sıkıldı.  Post girmeye üşendiğim için tüm kitapları bir yazıda paylaşıyorum. 
Sıkılan  arkası yarın şeklinde okur. Okumamazlık yok yani :)


Dorıan Gray'ın Portresi -  Oscar Wilde

Öğrencilik yıllarımda arkadaş okuyordu ''etkileyici, kesinlikle okumalısın'' demişti. Düzenli bir okuma olmasa da arada bir elime alıp rastgele okuyordum. Aklımda diyaloglar kalmıştı.  Beyoğlu sahafta görünce hemen aldım.  Kış etkinliğinde okurum düşüncesi ile başlamamıştım.
Dorian Gray'ın Potresi doğal olarak Doriandan bahsediyor. Benim favorim Lord Henry.  Lord Henrinin hayata bakışı olayları yorumlamasına bayıldım. Her yere geç gitmesine sinir oldum o ayrı dava. Neymiş efendim zaman kaybi imiş. Ben dakik insanın geç   kavramım randevu saatinden on dakika öncesidir. Bu kitabi okurken birisini bir saat bekledim. Neymiş efendim muhabbet bölünmesin diye telefona bakmamış. Bu konuda takıntılıyım ya  Rabbim beni bu şekilde imtihan ediyormuş.



Kitabı beğenerek bir çırpıda okudum. Okumamış olanlara tavsiye edilir. 

Kısa notlar;

Renkli tuvalde ruhu açığa vurulan ressamın kendisidir.

Bilinçle Korkaklık aynı şeylerdir. Bilinç şirketin piyasada bilenen adıdır.

Basit keyiflere bayılırım ben, karmaşık ruhların son sığınağıdır onlar.

Hayır işleri ile uğraşanlar,  bütün insanca duygularini yitiriyorlar. Bu onların ayırt edici özelliği.

Var olan her güzel şeyin ardında trajik bir şey gizliydi. En sıradan çiçeğin açması için bile dünyanın doğum sancısı çekmesi gerekiyordu...

Evlenmenin gerçek kusuru insanı bencil olmaktan alıkoymasıdır. Bencil olmayan kişilerde renksiz kişilerdir.

İyimserliği küçümserim ben. İyi şeyler düşünmemizin nedeni, kendi kendimizden korkmamızdır.

Yaşadığımız çağda ancak en gereksiz şeylerin bizim ihtiyacimiz olduğunu anlayamıyorlar!

Dedikodular hiç ilgimi çekmez.  Yeniliğin çekiciliğinden yoksundurlar.

Belkide insanın en rahat göründüğü an rol yaptığı andır.

Bu bencil düşünceler Henri'ye ait. O devirde insan duymaya pek alışkın değil, bu devirde ise normal.

Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana - Yaşar Kemal



Kitap Zamanının eski sayılarında seri hakkında yorum okuyup kitapları not almıştım. Kış ayları etkinlik kapsamında okuyayım dedim. Halbuki elimde okunmayı bekleyen metal fırtına 1, 2 var. 

Bir mübadele romanı bekliyordum. Belkide öyledir. Benim çıkardığım ise savaş yaralarının kim olursa olsun insanları derinden etkilediği ve yalnızlıktı. 


Hancı - Samiha Ayverdi



Beyoğlu sahaflardan almıştım. Yazarın okunmayı bekleyen dört adet kitabı var elimde bir yerden başlamak lazım diye kış etkinliği başlayana kadar en incesini alıp başladım. Her kitap arasında 40 - 50 sayfa okuyarak bitirmiş oldum. 
Akıcı, edebi bir dili var okumanızı tavsiye ederim. 

Çanlar Kimin İçin Çalıyor- Ernest Hemingway



Daha önce yazarın kitabını okumamıştım. Aklımda ihtiyar adam ve deniz vardı ama incecik olduğu için onu etkinlik bittikten sonra okumaya karar verdim.
Daha önce savaş kitabı  okumuş ve beğenmiştim. Bunu da beğeneceğimi umuyordum ama umduğumla kaldım. Kitap 495 sayfa, sürekli kendini tekrar edip duruyor. Koca kitapta hikaye yok gibi bir şey. Hele vicdan 3 -5 satır. Bir insan neden Amerika dan kalkıp İspanya ya savaşmaya gelir, amacı ne? Olayların tekrarı yerine bir amaç anlatılmış olaydı iyiydi.
Son dönemde parklarda yatan Suriyelileri görünce ablama ''ben olsam ülkemde kalır, bildiğim yerde ölmeyi beklerdim'' demiştim. Ablamda benim düşüncemin yanlış olduğunu, intihar yerine geçeceği için Rabbimizin bu tarz şeyleri yapmaktan kullarını men ettiğini söylemişti. Bu olayın ardından olası bir durumda kendini öldürmeyi düşünen insanları okumak içimi kararttı.
Biri ustura taşır, biri yakasına zehir saklar, birileride arkadaşından kendisini öldürmesini ister, arkadaşta kabul eder. Çok vefakar arkadaş!
Bir rivayete göre yazar intihar ederek hayatına son vermiş.
Beğenen muhakkak olur ama ben beğenmedim.

Şimdilik listen bu kadar. Kitap okumaya ara verip biraz dergi okumaya karar verdim.
Daha sonra ne okuyacağım henüz karar vermedim. Okuma şenliği listem bu şekilde, genel olarak değişiklik yapacak gibiyim.
Esenkalın. 

4 Kasım 2013 Pazartesi

Kış Okuma Şenliği


Yaz boyu okuma şenliğini duymayan kalmadı. İlk etkinliğe 72 katılımcı olunca ve onların takip ettiklerini de düşününce pek çok kişi duymuştur. 
Etkinlik devam ediyor.
Okuma şenliğinin kış versiyonu 3 kasım itibarı ile başlamış bulunmakta. Bir önceki etkinliğin az biraz gelişmiş modülü.
 4 ay içerisinde 15 kategori için toplam 17 kitap okunacak. 
Listemi kısmen oluşturdum. 
Aklımda Menekşe ablanın verdiği kitapları ve sahaftan aldığım kitapları bitirmek var ama uygun bir kategori bulamadım. Allah dan sahaf kitapları bölümü var, Samiha Ayverdi'nin kitaplarını okuyacağım. 
  

Bloglarda, okuduğum kitaplardan yada gazetelerden ilgimi çeken kitapları not alırım. Eski defterimde sayfalar dolusu listem var. Kitap, yazar yada tür pek çok listem vardır. Yeni yıla girmeden eski defterimdeki listeyi azaltmayı düşünüyorum.  O yüzden kategoriler için bir kaç örnek verip o anki ruh halime göre gerçek liste şekillenecek. 

1. Kategori (10 puan): Altın Kitaplar Yayınevi’nden çıkan bir kitap okuyanlara.

Yayın evinin her katılımcıya sponsor olamayacağını düşününce çok gereksiz bir kategori olarak gördüğümü itiraf etmem gerek. 
Henüz ne okuyacağıma karar vermedim. Kitap okuma hızı ve kitapların bıraktığı etkiye göre değerlendirilecektir. 
Elimde ihanet noktası var ama okur muyum?

2. Kategori (10 puan): Kütüphaneden ödünç alınmış veya sahaftan satın alınmış bir kitap okuyanlara.

Yeni kitap almayı düşünmediğim için pek çok kitabı kütüphaneden ödünç alacağım zaten. Bu katogoride Samiha Ayverdi okumayı düşünüyorum. Beyoğlu sahaflardan 4 adet kitabını alıp okumadım. Artık hangisi olursa.

3. Kategori (10 puan): Adında bir hayvan adı olan bir kitap okuyanlara.

İsim, Şehir, Hayvan
Hayvan Çiftliği,
İki Yeşil Su Samuru 

4. Kategori (15 puan): 600 sayfadan uzun bir kitap okuyanlara.

Oblomov - Gonçorov
Beda yayınları- 684 sayfa
Geçenlerde sahaftan aldım bekletmeden okuyacağım.
  
5. Kategori (15 puan): Nobel Edebiyat Ödülü kazanmış bir yazarın bir kitabını okuyanlara.

Aklımda Necip Mahfuz ve Ernest Hemingway okumak var. Hangisini okurum bilemedim. 

6. Kategori (15 puan): Türk edebiyatında klasik kabul edilen bir roman okuyanlara.

Henüz karar veremedim. 


7. Kategori (15 puan): Hiç okumadığınız bir ülke edebiyatından bir kitap okuyanlara.

Oscar Wılde - Dorıan gray'in Portresi
Daha önce İrlanda edebiyatından kitap okuyup okumadığıma emin olamıyorum. Okuduysam da yazarın nereli olduğunu bilmiyorumdur. 



8. Kategori (20 puan): Sinemaya uyarlanmış bir kitabı okuyup filmini izleyenlere.

Uzun zamandır okumak istediğim kitapları bu listede değerlendirebilirim. 
Filmi/dizisi çekilmeyen kitap kalmamış.

Körlük, Mutluluk, Fikrimin İnce Gülü, 1984...
bu liste uzar gider.

  
9. Kategori (20 puan): Adında kış mevsimine ilişkin bir sözcük olan veya konusunda kış teması olan bir kitap okuyanlara.

Lizbon'da kış - Antoino Munoz Molina

 Konusunda kış teması olan kitap bulursam heme değiştirebilirim. Konusu ilgimi pek çekmedi. 

10. Kategori (25 puan): Yasaklanmış bir kitap okuyanlara.

Pınar Kür- Yarın Yarın
Gazap Üzümleri

 11. Kategori (25 puan): Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk hakkında yazılmış bir kitap okuyanlara.

Gazi ve Fikriye - Hıfzı Topuz
Dönem dönem babamın kitaplarından okumayı düşünüyordum.  Hıfzı Topuz'un başka bir kitabı kenarda bekliyor. Ortaya karışık hem okumak istediğim yazar, hem babamın kitaplığından. 

 12. Kategori (25 puan): Yayınlanmış en az beş kitabı olan bir yazarın ilk kitabını okuyanlara.

Henüz karar veremedim aklımda pek çok yazar var. Daha sonra karar veririm. 

13. Kategori (25 puan): Bir biyografi veya otobiyografi okuyanlara.

Yüksek lisans yapmayı düşündüğüm bölüme hazırlık olsun diye İslam bilim adamlarının hayatlarını ve eserlerini okumayı düşünüyordum. Yalnız sayfa sayısını uygun bir kitap bulabilir miyim bilmiyorum. 
Şimdilik 
İbn-i Kemal ve Düşünce Tarihimiz - Sayın Dalkıran

14. Kategori (30 puan): Okuma yazmayı öğrendiğiniz yıl ilk kez yayınlanmış bir kitap okuyanlara.
  
Tahmini 1990- 1991 yılında okula başlamışım.
Orhan Pamuk Kara Kitap 

15. Kategori (40 puan): Bir üçleme veya aynı seriden üç kitap okuyanlara.

Yaşar Kemal Ada Hikayesi
Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana
Karıncanın Su İçtiği
Tanyeri Horozları
Çıplak Deniz, Çıplak Ada (Türk Klasiklerine saysam mı ki)


Liste yapmak ne zor işmiş böyle. Kitabı okuyacağım elimde yok, elimde var sayfa sayısı tutmuyor derken son liste bu şekilde. Pek çoğunu kütüphaneden alacak gibiyim. Şuan elimde sadece resimdekiler var. Zamanla alır mıyım belli olmaz.

Kimler ne okuyacak diye merak eden varsa ev sahibine tık tık

 Keyifli okumalar. 

28 Haziran 2013 Cuma

Fırtına - Wılbur Smith


Aklımda almayı planladığım pek çok kitap var, ama önce elinde okunmayı bekleyen kitapları bitirmem gerekiyor. Bazen sıkılsam da okumalara devam ediyorum. Bu kitapta Menekşe ablanın verdikleri içinde idi. Netten baktım adı sanı duyulmamış. Bir tek Allah'ın kulu bile yorum yazmamış. Hiç mi okunmamış yoksa yorumlanmaya değmemiş mi bilinmez. 
Kitap Güney Afrikada geçiyor diye başlarken aklımda bir takım tahminler vardı
 İlkel kabile diye tabir ettiğimiz, ama aslında düşünce olarak medeni tabiri içindeki insanlardan daha iyi düşüncelere sahip yerliler hakkında sanıyordum ama değilmiş. 
Savaş desem değil, aile desem değil, aşk desem hiç değil. 
Tam olarak ne anlatmak istemiş bilemedim. 


Fildişi avcılığı yapan Sean avcılığı bırakıp savaşa giriyor, savaş bitiyor yerleşik düzene geçiyor, çitflik kuruyor, evleniyor barklanıyor, politikaya atılıyor falan filan. 
Onca işi yapabilecek kadar yetenekli ama bir oğlunu yetiştiremeyecek kadarda yeteneksiz bir baba.
 İki Farklı kadında gayri meşru çocuklarının var olduğunu düşünüce benim için değersiz bir varlık oldu çıktı. Zaten yazarda senin düşünceni merak ediyordu demeyin. Tek okur olarak okuyucunun görüşleri önemlidir :)

Kısa notlar;

 Kendi kendine ''Tıpkı eski bir geminin karinasına yapışıp toplanan kabuklu hayvanlar ve yosunlar gibi kafamda kurgular birikmiş'' dedi. '' bu beni yok etmeye hazırlanıyor. Eğer o tecrübeli avcılara olduğu  gibi bende şimdi kaçmaya kalkarsam bir daha asla avlanamam.

Yerde yatan yenik adam, çok çarpışmış, acı çekmiş ve sevdiklerini kurban vermişti.
Onun başında galip adam da çok çarpışmı, acı çekmiş ve sevdiklerini kurban vermişti.
Oyun savaştı. Ödül bir toprak parçası. Yenilginin cezası da ölümdü.

''Biz yaşamaya devam edeceğiz. Hepsi bu kadar. Biz devam edeceğiz'' ''fakat bunun amacı neydi? Neden savaştık?'' ''Bilmiyorum, vaktiyle bunu açıkça biliyordum ama artık unuttum''


Kitap eziyet gibi idi. 365 sayfa bir haftada okunur mu? Okunuyormuş. 

Aslında bebek pikesi yapmayı düşündüğüm için netten etamin modelleri çıkarmaya çalışıyorum. O yüzden kitap bir haftada bitti. Pikeyi 3x4 şeklinde böleceğim için aynı ebatlarda 12 adet model bulmaya çalışmak zaman alıyor. 

Birkaç model çıkardım gibi ama ebatları uymuyor. 
Tavsiyesi olan var mı?







Bu arada hangi kitabı okusam karar veremedim. Malum doğum günüm  vardı bir zamanlar. Menekşe abla ''istediğin bir şey var mı?'' dedi. Bende bir şey alma yaş almış başını gidiyor doğum günümü hatırlamak istemiyorum dedim ama almış.
 Nar ağacı almayı düşündüğüm kitaplar içinde idi, sağolsun menekşe abla almış. Düğümlere üfleyen kadınları geçen gün sahaftan aldım. Biraz yıpranmış ama olsun.   

İkisinden biri ama hangisi?


Resmini çekmeyi unutmuşum Samiha Ayverdi'nin İnsan ve Şeytan kitabını da aynı anda okumayı düşünüyorum. 


Bu ne dediğinizi duyar gibiyim. Ablama hediye gelmiş el yapımı benim hoşuma gitti o yüzden paylaşayım dedim. Belki yapmak isteyen çıkar. 


Ampulün içerisinde yay gibi burulmuş  renkli  kablolar var. Direğin altında da bir çift oturuyor. 


El emeği olduğu için değerli, ama anlayana.
 Pek çok insan el emeği yerine gösterişli hazır hediyelerden hoşlanıyor. 

Neyse ev kızı dünyalar kadar yığılmış ütüsünü gider. Reklam filmi olsaydı elinde ütüsü ile birisi fırlar gelirdi ama yok. Acemi blogger ütü yapsın dursun :)

Aa Menekşe ablaya teşekkür etmedim ya ben. Adımı asiye olarak değiştireceğim bir dönemde sakin kız olma yolunda desteklerin ve  hediye için kocaman teşekkürler.

Ben çok uzattım kalın sağlıcakla.