Aile Saadeti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aile Saadeti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ağustos 2019 Çarşamba

Ali Ayçil - Kovulmuşların Evi

Yazarı yeni  keşfedince arayı açmadan ikinci kitaba başladım. İlk kitap hikayeydi, ikinci kitap deneme. Deneme ama ne deneme.  Anne baba ilişkileri, ölüm ve bir yere ait hissetme.
Her bir denemede  kendimden bir şeyler hissettim. 
az okudum çok düşündüm.


Genel olarak kitabı güzel bulsam da ard arda bir kaç yazısı okunmaz. 


Ali Ural ve Ali Ayçil'i baş ucuma ara ara okunana yazarlar olarak bıraktım :)

Alıntı ;

Bazen gidecek hiçbir yerim olmuyor benim, Bir korkuluk gibi dikilip duruyorum insanların ortasında. Bu bayatlamış gezegende, bu ıssız hükümdarlıkta ne kadar yer adı ve ne kadar sıfat varsa, antik bir uygarlıktan kalma ölü sözcüklere dönüşüyor.

...

Sükûnetini koruyabildiğimiz tek yer mezarlıklar. Artık dinlenmek için oraya gidebiliriz!

...

İşler her zaman olduğu gibi kötüye gidiyordu. Ve işi kötüye giden herkes gibi biz de,bir işimiz varmış,bir iş yapıyormuşuz edasıyla sürekli meşgaleler uydurup duruyorduk kendimize. Ama ne yaparsak yapalim,kötüye giden işler için ürettiğimiz bahaneler yine de koca bir günün içini doldurmaya yetmiyordu. Hep bir görüşmemiz varmis gibi yapıyorduk, hep gelme ihtimali olmayan bir çeki bekliyorduk....

...

Bilmiyor muyum sanki, insan, ilk insandan beri yalnızca bir tekrardan ibarettir.


16 Temmuz 2013 Salı

Aile Saadeti - Tolstoy

Kitabı elimde gören abla '' hani sen Rus edebiyetı sevmiyordum '' dedi. Evet Rus edebiyatına sinir oluyorum. Sürekli dram var. Hayatın gerçeklerini oturduğum mühitte görüyorum zaten. Kitaplar benim için kacacağım, sığınacağım bir yer olduğu için biraz daha neşeli, iç acıcı olmasını bekliyorum.


Kitap kuzenimin, uzun süredir okunmayı bekliyordu. Bir süre önce binbir zorlukla Başkasının Karısını okumuştum. İkinci Rus edebiyatı beklesin dedim. Kitap incecik bir çırpıda biter, ben koca güne yaydım o ayrı dava.

Esas kızımız annesinin ölümünden sonra deprosyondadır. Yıllardır görmediği vasisi aynı zamanda babasının arkadaşı gelince hayatını değiştirme kararı alıyor. Kibarcık davranışlar, iltifatlar derken beklenen son. Beklenen son derken, ne beklemiştim ki?
 120 sayfalık kitabı uzatmaya gerek var mı?

İnce kitaptan alınabilecek notlar.

Ona vücudumun değil ruhumun güzel yanlarını göstermemin  benim daha iyi ve daha şerefli olduğumu hissediyordum. Bana öyle geliyordu ki saçlarım, ellerim, alışkanlıklarım iyi yada kötü nasıl olursa olsun Mihayloviç onları hemen fark ediyor ve daha ilk görüşte hemen beğeniyor. Diş görünüşüme fazladan bir şey eklemem gerekmiyordu.
(cümle düşük ama anlamlı)

Babama olan yakınlığı sebebi ile artık onun sevgisini kazanmıştım, fakat yine de bu sevgiyi kendi kişiliğimle kazanmak istiyordum.

Sadece başkaları kendisiyle ilgilendiğinde yaşamasını bilen, yalnız kalınca ise miskinleşen ve kendini kaybeden kız budaladır. Çünkü onun için her şey başkalarına iyi görünebilmek içindir, hayat ise kendisi için anlamsızdır.

Kitap güzeldi, tavsiye ederim.
Klasik gibisi yok. Her ay olmasada iki ayda bir klasillerden mi okusam ne?

Esenkalın.