29 Mayıs 2012 Salı

Malavi

Geçen gün üniversiteden arkadaşımla görüştüm. Kendisi evlenip İstanbul'a yerleşmiş, bir adet vefasız arkadaşa sahip (en son üç yıl önce görüştük), hoş bir insandır.  Hediye olarak Malavi'den gelmiş bir kolye hediye getirdi. malavi'de yetişen bir meyvenin tohumundan yapılan kolye resimde gördüğünüz gibi.


Hangi meyve; elmada meyve, armutta, erikte dediğinizi duyabiliyorum. Bende sordum ama arkadaş bilmiyor.
Her neyse benim gibi Malavi nerededir nasıl bir ülkedir diye bilmeyenler için beraber öğrenelim diyorum.

   Konum

Malavi Cumhuriyeti, güneydoğu Afrika'da bulunan ülkedir. Tahmin ettiğiniz üzere tropik iklim özellikleri mevcut, güney yarım kürede bulunduğundan en sıcak aylar ekim ve kasım aylarıdır.



Halkın %60'ı okur yazar olan Ülkede dil İngilizce ve Malavicedir.  Yerli inanç sisteminin yanında İslamiyette giderek yaygınlaşmaktadır.



Tarım ve hayvancılığın yanı sıra Malavi gölünden dolayı turizim ve balıkçılıkta yaygındır. 



daha fazla resim içim buraya tık tık

Yasakları, hastalıkları bol bir ülke ama size güzel yanını gösteriyorum.
Çoooooook kötüyüm nihhaha :)

Bir öğretmen edası ile açıklama yaptığımın farkındayım.




5 yorum:

  1. :) İlginç ve güzel bir hediye..
    Eskiden bizim köyde bir ağaç vardı böyle balonumsu meyve tarzı çiçekleri vardı içinden de bu tarz boncuklar-tohumlar çıkardı. Babannem onlardan tespih yapardı. Sanırım bu da onun gibi bir şey :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle hoş geldiniz, sanırım bahsettiğinizi biliyorum bizde kolye yapar sonra ateşe atardık. Ateşte patlama özelliği vardı.

      Sil
  2. menekşe violet)30 Mayıs 2012 05:22

    Ne güzel şehirsin sen İstanbul!.. Hüner bağında senin kadar tatlı meyve veren, sencileyin güzel çiçekler açtıran bir şehir daha var mıdır acaba?

    Biliriz ki eskiden beri bütün güzel üretimler senin bağrında hayat bulur, bütün yüce işler seninle planlanır. Her işin kemal derecesi sende tamamlanır, her izzet ve şeref sende anlam kazanır. İyiden ve kötüden her şey sende yapar seyranını, güzelden ve çirkinden her şey seninle sürer devranını. Sen ne güzel şehirsin İstanbul!..

    Ne güzel şehirsin sen İstanbul!.. Kudret haritasında şiirlerin ve şarkıların birer hatıraya durduğu, hayatın ve sanatın birer hatıra olduğu sencileyin bir şehir daha var mıdır acaba!.. Boğaziçi'nde ve Haliç'te, Emirgan'da ve Üsküdar'da bin yıl yaşamış gibiyken bir hayat... Sen yeryüzünün kudret kalemiyle çizilmiş en güzel yapısı, sen ömürlerdir bitmeyen masalların kırkıncı kapısı... Hani Urfalı söz ustasının Hayriye'de dediği gibi, "Ne kadar âlemi devr etse sipihr / Bulmaz İstanbul'a benzer bir şehr (Felek dünyayı ne kadar dolaşırsa dolaşsın, yine de İstanbul'a benzer bir şehir bulamaz)". Yani ki sen ne güzel şehirsin İstanbul!..

    Ne güzel şehirsin sen İstanbul!.. Koylarda asude uykulara varan dolunay, arasa, tarasa, acaba yeni bir güne uyandıkça hayatı yenileyebileceği bir başka şehir bulabilir mi?!.. Lale bahçelerinde Sadabad'ın uzak hatıralarını arayan yıldızlar acaba Nedim'in "Ey şûh Nedîmâ ile bir seyrin işittik / Tenhâca varup Göksu'ya işret var içinde" haykırışını hâlâ dinliyorlar mıdır? Yahut Dellalzade İsmail Dede Efendi'nin "Al yanına bir dilnüvâz / Gönlünce gez zevk et bu yaz / Başdan başa işte Boğaz /Gönlünce gez zevk et bu yaz." bestesini duyuyorlar mıdır. Sahi sen ne güzel şehirsin İstanbul!.. (malavi çok sıcak yaa.belki gitmek var,dönmek yok:)))

    YanıtlaSil
  3. :) menekşe ablacım hoşsun, teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. iskender pala'nın kendisi de hoş,yazıları da hoştur böyle.zaman gazetesinde yazmıştı.ben de siteye ekledim işte...

      Sil

Sizden alalım bir fikir....