müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Aralık 2019 Pazartesi

2019 Okumaları

2019 okumalarını yıl başında hedefledim mi emin değilim. Bildiğim bir şey varsa elimde mevcut olan kitapları bitirmeden başka kitap almayacağıma karar vermemdi. Uydum mu? Pek sayılmaz.
Bu kararı verip de uymamak genel bir davranış olsa gerek kiminle konuşsan ''aynen ayne'' diyip duruyor. 
Neler aldığımı keşke vaktinde not alsaydım. Neler almış ve neleri okumuşum.  En azından 2020 de planlar yapmama yardımcı olurdu.

2020!
 Çocukluk hayallerimin yanında ne kadar uzak bir tarih. Hiç gelmeyecekmiş gibi. Halbuki çok çabuk geldi. Geçmez dediğimiz sıkıntılar geçti. Hiç ayrılmayalım dediğimiz arkadaş ortamları dağıldı. Dağıla dağıla kendi başımıza kaldık.
O kadar yalnız kaldık ki kalabalık yorar oldu. ''Yalnızlık ne güzel nimet'' der olduk. 
...

2019 nasıl geçti?
Ben bile bilmiyorum nasıl geçti.
Yine hastalıklı geçti. Her şeyin başının sağlık olduğunu, gerisinin pek önemli olmadığını hatırlattı.
...
Kalabalıktan kaçıp kaçıp kitaplara sığınsam da kitap okuma hızım hep ağırdı. Pek paylaşmasam da . Hatta hiç paylaşmadım.
...
Dinlenmek amaçlı spora gidiyorum, etamin işliyorum.
Etamin işleyip kenara atsam da dinlendiriyor.
Dikiş dikmeyi gerçekten öğrendiğimde kenara attıklarımı değerlendiririm diye umuyorum.

Aralarda da kitap okuyorum işte.


İstatislik rapor tutmayı severim. Kaç kitap okumuşum, hangi yayınevinden , hangi ülkeden  ne tarz okumuşum. 
Yeni yazarlar, yeni türler  keşfetmiş miyim mesela.

...
Babil kraliçesi - Selami İzzet Seder - İlkay yayınları
Mehmet Ali Bey-   Ayyar Hamza 


Beyazıt sahaflardan arkadaşa kitap alıyordum 3 kitap 20 lira indirim yapmak yerine dördüncü kitabı alın dedi. Baktım baktım bir şey bulamayınca bunu aldım.  Beğenmedim gittim geri vermeye. Normalde beğenmediğimi birine veririm ciddi zaman kaybı kimsenin zamanını alamam dedim. Yerine Mehmet Ali Bey'in  Ayyar Hamza'sını aldım.  Onu da beğenmedim ama geri vermeyeceğim. Öğretmen olan kuzene vereceğim. 


Benim beğenmeme bakmayın iki yazarında sevenleri çok. Hatta Mehmet Ali Bey'in   pek çok eseri tiyatroda sahnelenmiş. Okuduktan sonra bir iki oyununu izlediği ve beğenmediğimi hatırladım.

Can yayınları indirimi

 Geçen sene 7 liradan almış okumamıştım.


Yazarın okuduğum ikinci kitabı. Latin Amerika edebiyatı sevmediğimi söylemiş miydim :(
gerçi tecrübelerim Marquez, Luis Borges ve Mario Vargas tan ibaret :)


Değişik bir tarz. 

Necip Mahfuz edebiyatı diyeceğim.  Bir tane mi olumlu bir şey olmaz memleketin ile ilgili.
A. Maalouf ta benzer kültür ama onun kitapları rahatsız edici değil.  
Memleketini zalimce eleştirmesi dışında gayet akıcı bir kitap




Hasan Ali Toptaş - Everest Yayınları

Gölgesizler ,  Heba


Yazar uzun zamandır okuma listemdeydi. Liste dediğime bakmayın bildiğiniz defter. Neler okumuşum, neler okumalıyım diye tuttuğum. Defter bitince okunmayan kitaplar yeni deftere geçiriyorum sürekli. Yazarda uzun zamandır defter defter gezdi de en son 2019 da okundu. Bu da benim ayıbım olarak kenarda kalsın : )
...


Yazarı oyunca anne olduğu zamanlarda takip ederdim . Araya zaman girdi unuttum gitti diyeceğim diyemiyorum. Kuzenlerim severek takip ediyorlar. Madem bu kadar seviliyor takip edeyim dedim. Sevdim. En az kitabını sevdiğim kadar. 
...
Gabrial Marquaz 

konu genel olarak mide bulandırıcı olsa da bir şekilde merak edip okuyor insan. 

Kırmızı pazartesi,
Kitap bir bana mı yarım kalmışlık hissi verdi. Konuşacak çok şey vardı zaman yoktu gibi . 

...
sahaf kitaplarım 
2018 sahaf kitaplarını say say bitmez :/ 
Haliyle 2019 başında kitaplar bitti. 


Erzurum Yolculuğu - A. Puskin - Iş Bankası yayınları
Kitabı başka bir seyahatnamede atıf yapıldığı için not almıştım. Tam bir hayal kırıklığı oldu. içeriğinde bir şey yok desem yeri. O kadar ki sadeydi. 

Çöl Masalları Tayfun Pirselimoğlu - İthaki yayınlar

fikir sahibi olmadan  aldığım bir kitap . Değişik bir tarz. Genel olarak yazarın hayal gücü farklı. İlginç hikayeler var. Fakat hikayelerin bağlanma mevzusu olmamış. 

...

Alemdağda Var Bir Yılan  - Saik Faik Abasıyanık - İş Bankası Yayınları


Kırmızı pazartesiyi ofisteki herkes okuyunca başka bir kitap okuyalım tartışırız dedik. dört kişinin başladığı kitabı sadece ben bitirdim . Okurken bir sevdim bir sevdim anlatamam !
...
Kırmızı Defter -  Paul Auster - Can Yayınları


Yazarın okuduğum 123 kitabı. Şaka şaka o kadar olmadı. Dördüncü kitabı, daha önce okuduğum kitapların taslakları gibi bir his oluşturdu. 
...
Operadaki hayalet  Caston Leroex 



Operada hayalet olmadığını biliyordum ama böyle bir şey de beklemiyordum .

Mürebbiye -  Hüseyin Rahmi Gürpınar


Yazarın tarzını daha önceden bildiğim için zorlanmadan zevkle okudum. 

Ömer Seyfettin  - Yüksek Ökçeler

Komşumuz tavsiye etmişti. Severek okudum. Eski basım olması da ayrı güzel. Daha sık eski basım okumalıyım.  


Ömer Seyfettin denince aklıma sürekli Beyaz Lale gelir. Resmen çocukluk travması! Hangi mantık o kitabı ilk okul çocuğuna okutur ki. 
Bu yaşımda bile zor geliyor bu tarz hikayeler okumak. ( Şuan devşet hikayelerini okuyorum Ömer Seyfettin'in bomba adlı hikayesinde kaldım. ) Yazarken bile kolumun dermanı çekiliyor, uyuşuyor. 

Okur yeğenime veririm dedim de vermeyeceğim.  Birbirinden muzip, okurken zevk aldığım hikayelerden aynı zevki almayacağı için bir süre daha benimle kalacak. Zaten eline verdim dilinden dolayı bir şey anlamadı.

Bu arada 2019 sahaf kitabı olur kendisi. Yeni yıl hedefim 2019 sahaf  kitapların yarısını,  daha eski sahaf kitaplarının  hepsinin bitirmek. Aman ne büyük hedef demeyin ne kadar zor bilirsiniz. İnsanın aldıkça alası gelir. 

Ali Ayçil Kitapları

2019 'un bana kazandırdığı güzel yazarlardan biri
Yazarı ilk nerede duydum emin değilim. Ramazanda kitap fuarına gidince çok gezmeden bir kaç kitap almıştım. Sur kenti ile o şekilde tanıştım. Güzel masal tadında bir  kitap. Yazarın başka kitabını okumak istiyorum dedim. Okuyucu yorumları ile kovulmuşların evine başladım. Aynı yazar farklı tarz. Bu kez deneme kitabı ama ne deneme. Ölüm, aile ilişkileri ve geçmişten kopamama üzerine biraz ağır kitap. İkisini de tavsiye ederim. 
Timaş yayınları, Dergah yayınları



Edgar Allan Poe Kitapları 

Bu yıl tanışıp sevdiğim yazarlardan biri. Her yerde  Poe diye yazdım durdum. Bu sefer yazmayacağım siz okuyun .
Kuyu ve Sarkaç, can yayınları
 Bir Kudüs Öyküsü, İlgi kültür sanat yayınları 


Dünya Klasikleri - Rus Edebiyatı

Rus edebiyatı sevmeyen yoktur. İki kitapta farklı dönemlerde geçiyor. 
Babalar ve Oğullarda kuşak çatışmasını görürken Köpek kalbinde insanoğlunun nankörlüğünü görüyoruz. 
 Bildiğim bir yayınevi olmadığı için biraz tedirgin olarak alsam da severek okudum kitapları, tavsiye ederim. 
İlgi kültür sanat yayınları 

     
Alakarga Yayınları 

Yayınevini keşfedeli iki sene oluyor. Pek duyulmamış güzel kalemler var. Şirinevler de  gittiğim bir sahaf var. Eskiden yolum düşünce giderdim. Bu sene kitap için yolumu o kalabalığa çeviriyorum. 
Bu üç kitap biraz, yok yok baya ağır geldi. Ağır ağır ilerledi, zorlayarak bitti. 
Buna  rağmen Cem Kalemder'in Klanını aldım. Sakin bir kafayla okurum. 


Kayıp Gergedanlar -Cem Kalender
Güvercinler Zamanı - Şermin Şahin
Ayakları Pürdikkat Refakatçi Haydutlar - Özcan Doğan


Erlend Loe - Doppler - YKY

İlk defa Norveç edebiyatı okudum. Doppler okunması gereken değişik bir karakter .


Yekta Kopan  - Sakın Oraya Gitme - Can Yayınları 

Yekta kopan da ilk defa okuduğum yazarlardan. Bana hitap etmedi dememek için yazarın  bir kitabını daha okuyacağım.  
 Kitap yurdu 5 kitap 15 TL kampanyasından aldım.
 Şuan okumak gibi niyetim olmasa da kenarda dursun diye aldığım kitaplarım var. Sizlerinde var biliyorum :)


Susanna Tamaro - Kökler, Yollar ve Bitik Bedenler 

Yazarın okurken en çok sıkıldığım kitabı . İlginçtir içinde kürtaj yaptırmak teması yok. Diğer okuduklarımda vardı. Tabi bir arayış, bir yere ait hissedeme duygusu bu kitapta da vardı. 
Kitap yurdu 5 kitap 15 TL kampanyasından . 



Sem ve Pervane Münire Danış  - Timaş Yayınları

Kitapta altını çizdiğim o kadar çok satır var ki. Tembellik etmeyip ayrı bir postu hak ediyor. 


Yeri gelmişken bu iki kitap en sevdiklerimden :)

Üç Kızkardeş - İclal Aydın


Bazı kitaplar benlik değil .

Carbon kitap cep boy

Serinin kitaplarını merak ediyordum. cep boy olunca sade mi olur diye tereddüdüm vardı. Denemek amaçlı dört kitap aldım ikisini hemen okudum. yollarda çantada taşımak için ideal bir boy.

Ferdayı Garam - Mehmet Rauf 

Türk klasiklerini severim de bu karakterlere sinir oldum. Bir aile büyüğü de çıkıp ergenlerin deprosyonunu terlikle kovmadı ya :)
Şaka bir yana diline bayıldım. 


Gece uçuşu - Antoin De Saint Exupery
Küçük prensle tanıdığımız yazarın daha gerçekçi bir romanı. Roman mı hikaye mi emin değilim. Anıları deseler ona da inanırım. Savaş dönemi ruh halini bol uçuşlarla anlatıyor. Kısacık bir kitap. O kadar kısa ki bir şeyler yarım kalmış izlenimi uyandırıyor. 
...
Galiba tüm kitaplar bu kadar. 

Genel istatistik raporlar tutmak gerekirse genel olarak can yayınları okumuşum. 


Ardından İlgi kültür yayınları.


Okuduğum çok kitabı / yazarı sevsem de Ali Ayçil ve Münire Danış favorim yazarım oldu.



Yılda iki defa sınava hazırlanmam bitap okuma hızımı ciddi anlamda düşürdü. 
Buna rağmen okuma hızımdan memnunum. 

 Çoğunu paylaşmadım. Gönül her birini paylaşmak isterdi ama olmuyor. 2019 da iki telefon alıp dört telefon değiştirince her bir telefonla farklı şeyler çek. Çektiğin fotoğrafları saklayamama sorunu hevesini kaçırıyor. 
Yok aslında telefonumun kırılması. Aldığım telefonun daha 6 ay dolmadan çalınması falan derken insanın teknolojik nimetlere karşı hevesini kaçırıyor. Bir de şahane giden iş yaşamımı düşününce . İş dışında en sakin şekilde kalmaya çalışıyor insan. 
Bu yıl kış hiç gelmemiş olsa da gün ışığına hasret kaldım. Bir ışık yakalayamıyorum ki. Kitaplarımı, çiçeklerimi, etamin işlemelerimi fotoğraflayayım. 

 Blog dışında geçen sene arkadaşların zoru ile instegram hesabı açtım. Kendilerine blogumun olduğunu söyledim ama adını söylemedim. Çünkü onları burada çekiştireceğim :/



aman ne şahane profil :/

Anlatılacak o kadar çok şey var ki. Neyi sıralasam bilemiyorum o yüzden burada bırakacağım. Belki okuyup paylaşmadığım  kitapları blogda /  instegramda paylaşırım. 

Şimdilik hoşça kalın. 

Dinledikçe içinize huzur dolan bir iki parçayı kitap önerisi ile birlikte  aşağıya not eder misiniz :)

31 Mayıs 2019 Cuma

Kendime şarkılar

Bir benim çevrem mi sıkıldı hayattan, hep bir şikayet hep bir koşuşturma. 
Bir şeyler yapıyoruz ama elle tutulan bir şey yok. 

Ee günler neyin peşinde koşarak geçiyor. 
Eskiden nelerle meşgul olurmuşuz da şikayet etmiyorduk. Tamam şikayet ediyorduk ama anlık şeylere. Şuan hiç bir şey bizi memnun etmiyor.
:( 

Dinlediğim şarkılar bile hüzünlendiriyor. 
Halbuki ne güzel bir tınısı var. Dinledikçe huzur bulmam gerek.

 İçimdeki yaşama sevincine sesleniyorum. 
Tükenmeden dermanım gelip beni bulur musun ? 


Geçen aylarda neşeli neşeli Ümmüşen dinliyordum.

Cemre bu yıl yön çevirsin diye çok bekledim. 
Baharsız yürekler yerine  yine kara topraklara düştüğünden  olsa gerek hevesim kaçtı. 
:)





Sürgün baharı da es geçmeyelim.  

Sevmeyi senden öğrendim Dinleyip kuşları hikayeleri duymayı Yola çıkmayı senden öğrendim

Ne hoş sözler, bir babaya yazılmış. :)
Rabbim acısını göstermesin.



Sizler nasılsınız. İç sesiniz neler dinleyip nelere yoruyor dinlediğini ?  






4 Şubat 2018 Pazar

Drina'da Son Gün - Faik Baysal

Bir kitapı okurken arka fonda müzik dinler misiniz? Dinlemeseniz bile bir hikaye ile ufak bir tınıyı birbiri ile bağdaştırır mısınız?


Lizeta Kalimeri 'nin bu parçasını uzun zaman önce keşfetmiştim. Şarkı sözlerini okuyunca cakkıdı cakkıdı oynama hissi versede dinlerken hüzünlü. 
 Kitabı okurken de nedense birbirlerine yakışacağını düşündüm. 

Kitaba gelecek olursak.

Kitap hakkında hiç bir fikrim yoktu. Sahafta Faik Baysal görünce hemen aldım.


Yugoslavyanın dağılmasına giden süreci bir aile üzerinden okuyoruz. Benzer konuda neler okudum diye hatırlamaya çalışıyorum.  Türk yazarlardan savaş dönemi olarak aklıma incir kuşları geliyor, onuda sevememiştim. Bu kitabı severek zevkle okudum.
Bir ada hikayesini okurkende böyle zevkle okumuştum. Burada savaş dönemi anlatılıyor.  Bir ada hikayesinde ise savaş görmüş insanın ruh hali anlatılıyordu.



Yazarın dilini seviyorum, farklı bir yönü var. "Elleri sesinin rengindeydi" diye bir kitap adı düşünün.  O kitap bize hissettiklerimizi renklerle aktarsın. Mavi bir ses mesela bana güven veriyor. Pembe bir dokunuşta şefkat çağrıştırıyor. 

Bu kitapta ise pencereden bakınca gök yüzünü görmüyoruz. Küçük bir gök parçası bize camdan bakıyor.  Tamam ikisi aynı şey ama ifadeler aynı değil. 



Güzel olmayan hikaye etkileyici bir dille aktarılmış.  Okumanızı tavsiye ederim. 

4 Mart 2017 Cumartesi

Neler Dinliyorum # Kent Şarkıları

İnsanın ruh haline göre dinlediği müziklerde değişiyor. Evde iş  yaparken ( temizlik, yemek gibi ) hareketli bir şey dinlemeyi seviyorum. Son zamanlarda evde iş yapmayınca ofis ortamında bir şeylerle meşgul olurken arka fonda sakin, huzur veren bir şeyler dinlemeyi seviyorum. Daha önce Dünyadan sesleri ve Radyo Voyage dinlediğimi söylemiştim. Bu sefer  dinleyince huzur değilde hüzün hatırlatan bir gruptan bahsedeceğim. 

İlk Deniz anlatıyor mu beni sana adlı parçayı dinledim. Ardından hayat devam ediyor  klibini izledim. İzlerken de hayat hep aynı tekrar dan mı ibaret dedim. Hep aynı şey ! Bir çıkmaz, kendi içinde dönüp durduğum izlenimi verdi. 


Grup 2011 de kurulmuş, yeni sayılırlar. Kim ki bunlar derseniz. Tık tık

En sevdiğim  parçalardan bir iki mısra ekliyorum.



Biriktirdiğin onca sevinci dök aksın kirpiklerinden.
...

Deniz anlatıyor mu beni sana 
Hatırla sesimi dalga dalga 
Sularda esen yel ben miyim ki 
Sor suyun rüzgarına 

Deniz anlatıyor mu beni sana 
Hatırla adımı koylarında 
Hala mı uzaktayım yoksa yanı başında 
Kalbinde güzel uykuda 

...

Zaman geçiyor öyle böyle geçiyor 
Her şey anılaşıyor 
Zaman geçiyor öyle böyle geçiyor 
Hayat devam ediyor 

Bazen gidesin gelir uzak ülkelere 
Bazen sığınasın gelir 
Bir değer tutar seni tutar sımsıkı 
Sonra kalasın gelir 

...


Söz&Müzik: Erkan Güneş

15 Mayıs 2012 Salı

Ney Dinletisi

Geçen cumartesi sevgili arkadaşım  Menekşe ile ney dinletisine gittik. Bir saat süren dinletide neyzen Ender Doğan ve saz arkadaşları vardı.  Her bir parçanın bestecisini söylemiş olsalar da benim gibi musiki cahilinin aklında kalmıyor.  



Ney'i dinler kendimizden geçeriz de tarihini bilir miyiz? Kamıştan yapılmış olduğu ve tasavvuf müziklerinde kullanıldığı dışında bir bilgiye sahip olmayınca öğreneyim de sevgili blogger arkadaşlarımla paylaşayım dedim.

Dicle ve Fırat nehirleri arasındaki bölgede, Mezopotamyada yaşayan Sümerler tarafından, M.Ö. 3000 yıllarında kullanıldığı sanılan nefesli bir çalgıdır. Sümer dilinde Nİ olarak adlandırılmış olup çok saygın bir yeri vardı. Buradan Asya ve Orta Anadolu kavimlerine geçmiştir. Türkler, İslamiyeti, kabul öncesi eğlence ve diğer müzikli toplantılarında bu sazı benimseyip kullanılmışlardır. 

Pek çok neyzen var olmakla birlikte duyunca benim gibi şaşıracağınız iki isim vereceğim. Mehmet Akif Ersoy ve Sultan III Selim 
Sözü daha fazla uzatmayacağım eminin benim yazacaklarımdan daha çok bilgiye sahipsiniz.