Poe tavsi eden birini hatırlamıyorum. Gazetelerin kitap eklerinden Morgue Sokağı Cinayetini not almışım yıllar öncesinden.
Not aldığım defter bittikçe yeni deftere geçiyorum. Her yeni defterde bir önceki deftere not alınıp okumayan kitapları da geçiriyorum.
Poe kaç deftere yazıldı da okunmadı ben unuttum.
Aradan zaman geçti. Okuduğum kitaplardan Babil Serisinin ön yazısında ve Paul Auster tavsiyelerinde karşıma çıktı Poe. Kuyu ve sarkaç, Şişede bulunan not muhakkak okunmalı diye notlar aldım. Yine olmadı.
Sultanahmet kitap fuarına gidince yazarın bulduğum bir kitabını aldım. En azından kalemini görmüş olurum.
Sonuç? Ne desem bilemedim. Belki ilk kitap için yanlış seçimdir. Başka kitabı okuyunca yorum yapmak daha sağlıklı olacaktır.
İkinci kitabı kendime doğum günü hediyesi olarak aldım, umarım beğenirim.
Ne yazmalıyım ya da ne hissetmeliyim emin değilim.
33. yaş kadının en güzel yaşıdır diye en güzel şeylerin bu yaşta olmasını bekledim ama olmadı.
Yaş ilerledikçe bir insan bu kadar mı sıkıcılığa doğru gider gördüm. Hem hayat sıkıcı hem ruhum .
Hep bir depresif.
Çok şükür sağlığım sıhhatim yerinde, memnun olmasam da bir işim var beni meşgul eden.
Yinede yaşlanmak üzüyor ya da yalnız yaşlanmak üzüyor diyeyim.
...
Benden bir yaş küçük kuzenimin mini mini bir oğlu oldu.
Başka bir kuzeninde doğum günü var, ailecek oturmuş yaş almaktan bahsediyoruz.
Halam ''herkesin doğum tarihini biliyorum '' dedi. Benim ki de muallakta ya ''hadi söyle ne zaman doğdum '' dedim. ''35 yıl önceki olay ne biliyim ne zaman'' dedi :)
35 'e bir kala espri yaptık güldük eğlendik de düşününce bir tuhaf oldum.
Otuzdörde bastım da ne oldu. Ne kattım çevremdeki insanlara, hayata!
En basitinden kendimi nasıl geliştirdim.
...
Söyleyecek çok şey var ama toparlayamıyorum.
...
Umarım bir sonraki yaş günü notum kıpır kıpır ruh hali ile olur.
Yazarı bilmeyen yoktur. Kitabı da bir kitapta okuyup not almışım. Kitap fuarına gidince almış oldum. Kendime yeni kitaplar almak için ( okumasak ta kenara kitap yığmak bir bende yoktur : ) ) elimdeki kitapları okuyup bitireceğim.
Yayınevinden daha önce kitap okumamıştım. Dört kitabı aynı anda alırken çeviri konusundan biraz şüphelerim vardı. Bu kitabı beğendim herhangi bir rahatsızlık duymadım. Şuan okuduğum kitap çeviriden mi kendinden mi bilinmez pek sevemedim.
Kitabın ameliyat kısımları, yaptığı deneyler inanılmaz tiskinç geldi.
Muhtemelen benzer deneylerin hali hazırda yapıldığını bilmek midemi bulandırmıştır.
Kitabın mide bulandırıcı olması sadece ameliyat kısmı değil, insanoğlunun nankör olması. Bir kez daha gördük.
Hiç bir işe yaramadan pek çok şey isteyen insan evladı!
Eskiden de böyle idi ama bu aralar daha çok ruhumu yorar oldu bu profildeki insanlar.
Mümkünse benden uzak durun. Profesör böyle düşünmüş olmalı ki kitap sonunda güzel bir sürpriz var :)
Kitabı ilk nerede duydum hatırlamıyorum. Muhtemelen bir yudum kitap gönderimi ile tanıdım ki aklımda yazarın dili yer etmiş. Kitap fuarına gidince aklımda başka kitaplar vardı. Dergah yayınlarından beğendiğim kitaplar şuan ki ruh halime ağır gelince bu kitabı almış oldum. İyi ki de almışım. Şuan tamda bu kitaba ihtiyacım vardı.
Masal tadında etkileyici bir dil. Hangi satırı çizsem hangisini paylaşsam emin olmadım.
Bir birinden bağımsız ama bir bütün halindeki pek çok hikaye var. Her biri ayrı merak uyandırıcı.
Alıntılar ''insan yalnızca aklına güvenince, önce bir suyu kirletip, sonra onun berraklığın inandırır kendini. o kirli suya damlattığı ne varsa, hepsini de insanca bir meşrulukla onaylar. bir gün kalbime yeniden çağrıldığımda, bir başına kalmış aklın kirlettiği sulara son bir kez baktım. son bir kez baktım ve dalgaları birbirine çarparak parçalanan on yılımı gördüm orada."
"anladım ki; kalbinden uzak düşenin kalbini üfleyip, onu yeniden içimize konduran bir kuş nefesi vardır."
"cevher kararmadıkça, her hayat için tetikte duran bir mucize vardır." ''Uğurlayan, uğurladığıyla beraber pek çok mesafeye bölünüyordu. '' '' Bazıları, kimsenin anlayamayacağı bir eziyetin nöbetini tutarlar, bir türlü kapatamazlar dünyayla aralarındaki uçurumu.”